DEKALİTRE
Ocak 27th, 2012DEKALİTRE i. (fr. decalitre). 10 Litre değerinde hacim ölçüsü birimi (sembolü: dal). [L]
Etiketler:DEKALİTRE, hacim ölçüsüDEKALİTRE i. (fr. decalitre). 10 Litre değerinde hacim ölçüsü birimi (sembolü: dal). [L]
Etiketler:DEKALİTRE, hacim ölçüsüDEKALİN i. (fr. decatine). Kim. Dekahidronaftalenin ticarî adı. (Patlamalı motorlarda kullanılacak dekalin, ısı gücünü artırmak amacıyla benzolde eritilir.) [L]
Etiketler:DEKALİN, patlamalı motorlarDE KALB, Kuzey İllinois’te (A.B.D.), De Kalb idare bölgesinde şehir.
Chicago’nun 96 km batısındadır. 1838′de kuruldu; 29 000 nüf. İlk dikenli tel fabrikası burada açıldı ; bugün gelişmiş bir sanayi şehridir: tel, kablo, kamyon karoserisi, asfaltlama araçları, hendek açma makineleri, plastik ve kadın eşyası v.d. sanayii. Amerikan Çiftçilik Bürosu federasyonu (The American Farm Bureau federation) önce burada kuruldu (1912). Şehirde bir de tarihî anıt vardır: Ellwood House museum (1879′da yapıldı). Northern illinois üniversitesi de buradadır. (M)
Etiketler:A.B.D., DE KALB, Kuzey İllinoisDEKAHİDRONAFTALEN i. (fr. decahyd-ronaphtalene). Naftalenin nikel eşliğinde hidrojenlenmesiyle elde edilen, 188°C’de kaynayan CıoH18 formülündeki hidrokarbon (Esanl. DEKALİN.) [L]
DEKÂİK çoğl. i. Bk. DEKAYIK.
DEKÂKİN çoğl. i. (ar. dükkândan dekakin). Esk. Dükkânlar. (M)
DEKAHİDRATLI i. (fr. decahydrate’den). Kim. Bileşiminde on molekül su bulunan: Dekahidratlı sodyum karbonat Na2CO3, IOH2O. (L)
Etiketler:DEKAHİDRATLI, sodyum karbonatDEKAGRAM i. (fr. decagramme). Metrol. 10 gram değerinde kütle birimi (sembolü: dag). [L]
Etiketler:dekagram, kütle birimiDEKADRAKHMOS i. On drahmi değerindeki madenî eski yunan parası.
- ANSiKL Atina, M.Ö. V. yy.da, Marathon zaferi veya Salamis zaferi dolayısıyla, 43 gr ağırlığında gümüş dekadrakhmoslar çıkardı. Bu paraların bir yüzünde Athena’nın baş resmi, öteki yüzünde de bir baykuş başı vardı. Sicilya’da dekadrakhınos’ların basılması, Kartacalıların Himera’da bozguna uğratılmasının hatırası için M.Ö. 480 yılında demareteion’ların basılmasıyle başlar. Atinalıların M.Ö. 413′te Asinaros savaşında bozguna uğramaları, Kimon veya Euainetos imzalı dekadrakhmos’lar çıkarılmasına yol açtı. Bu paralar ilkçağ nara basma sanatının şaheserleridir. Siracusa’da atletizm yarışmalarının kutlanması sırasında ödül olarak bu paralar verilirdi. (L)
Etiketler:Atina, DEKADRAKHMOS, yunan parasıDEKADAN sıf. ve İ. (fr. décadent, düşen, gerileyen). XIX. yy. Avrupası’nda sembolist akımı hazırlayanlara verilen ad: Dekadan şairler (Bk. ANSİKL.)
|| XIX. yy. Türk edebiyatında Servetifünun akımını hazırlayan şairlere bu topluluğa karşıt tutumda olanların taktığı ad: Askın ekdâr-ü âlâmın-dant dekadanların saût-ı semen-fânımdan (Ahmed Rasim). işte dekadanlardan biri, Asar-ı ebediyete namzet (Cenab Şahabeddin). Bk. ansikl
— ANSiKL. ilk olarak Verlaine’in kullandığı dekadanlar terimi, G. Vicaire ve H. Beaaclair’in les Déliquescences d’Adoré Ftoupette (Adoré Floupette’in Bozulup Çöküşü) [1885] adlı eseriyle yayıldı. Anatole Baju çıkardığı dergiye Décadent (1886-1889) adını verdi. Bu dergide Verlaine’in yanında Maurice du Plessys, Laurent Tailhade, Rodenbach, Moréas yer aldı. Schopenhauer, Wagner, O. Redon. Baudelaire, Villiers de L’isle-Adam, S. Mallarmé, Tristan Corbière’den esinlendiğini ileri süren dekadan tutum, J.K. Huysmans’ın A Rebours (Tersine) [1884] adlı romanının kahramanı Des Esseintes’de dile geldi. İnce ve tuhaf bir güzellik kaygısı, benzersiz ve yapma şeylere olan özlemlerle burjuva bayalığının ve klasik düzenin dışına çıkmak isteyen bu tutum, kötümserliğe, hayale, aşırı duyuma, marazı temalara kaydı, yeni ve anlaşılması güç kelimeler uydurmaya yöneldi. Sonradan sembolizm ile kaynaşan dekadan’lığı yalnız Alfred Jarry ile Jules Laforgue temsil etti.
♦ Türk edebiyatında dekadan. Ahmed Midhat Efendi, Servetifünun dergisinde toplananlarla, dillerinden, sanat görüşlerinden bir şey anlaşılmadığını ileri sürerek dekadan diye alay etti. Sabah gazetesinde (10 mart 1897) yazdığı «Dekadanlar» başlıklı makalesi ile Servetifünun’a bağlı kalanların fransız dekadanlarına özendiklerini, bütün değerleri yıkarak, edebiyatta bir çöküşe, gerilemeye yol açtıklarını ileri sürdü. Ahmed Rasim, Mehmed Celâl, Rıfat Samih gibi, daha çok eski edebiyat anlayışına bağlı kalanlar Ahmed Midhat Efendiyi destekledi. Cenab Şahabeddin, Ahmed Hikmet, Hüseyin Siret ise onlara karşı, kendi görüşlerini ve sanat anlayışlarını savundular, edebiyata bir yenilik getirdiklerini ileri sürdüler. Uzun süren tartışmalardan sonra Ahmed Midhat Efendi karşı tarafın haklılığını kabul etti. Servetifünun’cui ar eski sanat kavramlarının, deyimlerinin çağ dışı kaldığını, edebiyatta yeniliğin ancak yeni yaratılacak kavramlarla, yeni anlatışlarla sağlanabileceğini, geçmiş sanat varlıklarının günümüz İçin gereksiz olduğunu savundular. Bu düşünceyle edebiyata duyulmamış arapça, farsça kelimeler, tamlamalar getirdiler. Divan şairlerinden daha çok yabancı kelime kullandılar, terkipler, türetmeler yaptılar. Sonunda dilleri eski ve aşırı ölçüde yapmacık olduğundan etkileri sınırlı kaldı. Edebiyata köklü, düzenli bir yenilik getiremediler.
♦ Dekadanlık i. Dekadan olma hali.
♦ Dekadans i. (fr. decadence). Düşüşün, gerilemenin, yıkılışın başlangıcı.
— Ed. Esk. Roma imparatorluğunun son yıllarındaki edebî dönem. (-> Bibliyo.) [ML]
DEKABRİSTLER çoğl. i. (rusça dekabr, aralık ayı’ndan). imparator Nikolay I’in saltanatının başlarında Petersburg’da Örgütlenen ve hükümete karşı olan gizli hareketin üyeleri.
— ANSiKL. Çeşitli gizli derneklerin üyelerini biraraya getiren bu gizli hareket, çar Aleksandr’ın ölümünde, mutlakiyetçi fikirleri bilinen Nikolay’ı tahttan uzaklaştırmak, tahttan vazgeçen ve polonya ordusu kumandanlığında bulunan kardeşi grandük Konstantin’İ yerine getirmek amacını güdüyordu. Gizli hareketi tertipleyenler Konstantin’i çar yaparak Rusya’da meşrutiyet’i kurmak istiyorlardı.
Bu hareketin başlıca ideologları Pestel, Rileyev, Muraviyev-Apostol, Kahovski, Bestujev-Ryumin, Kryukov, Borissov, Gorbaçevski ve Rayevski idi. Materyalizmden yana olan bu düşünceler, Herzen, Bielinski, Çerniçevski ve Dobroliyubov’u etkilediler. 26 (eski takvimle 14) aralık 1825′te, acemice örgütlenen gizli hareketin tertipçileri Petersburg’daki ordunun bir kısmını ayaklandırmayı, onlara «Yaşasın Konstantin!» ve hattâ «Yaşasın Meşrutiyet!» diye bağırtmayı bile başardılar. Hiçbir şey bilmeyen cahil askerler, Meşrutiyet’i Konstantin’in karısı sanıyorlardı. Kendisine bağlı kalan askerlerin yardımıyle Nikolay ayaklanmayı kısa zamanda bastırdı; liderlerden beşi idama mahkûm oldu, yüz yirmisi Sibirya’ya sürüldü. 1856′ya kadar sağ kalanlar, imparator Aleksandr II’nin çıkarttığı bir afla Rusya’ya döndüler. (L)
Etiketler:DEKABRİSTLER, imparator Aleksandr, PetersburgDEK i. (fars. dek). Esk. Hile, düzen, desise,
|| Dilencilik. || Tokuşma, çatışma. || Sıf. Sağlam, güçlü. || Çorak ye çıplak (arazi). || Dek etmek, aldatmak. || Esk. Deke düşmek (düşürmek), hileye, oyuna gelmek (getirmek): Razı oldular, güvey girdik. Eh iyi, ilkin deke düştüğümün hiç farkına varmadım (M.Ş. Esendal).
+ Dekbaz blş. sıf. Esk. Hileci, kandıran. (M)
DEJOUX (Claude), fransız heykeltıraşı (Vadons, Franche-Comte” 1732-Paris 1816). Pigalle’in öğrencisiydi; Aziz Sebastianus’ın Can Verişi lejantlı eseriyle Akademi üyeliğine seçildi (1779). Mareşal Catinat’nın bir heykelini yaptı (Louvre müzesi). [L]
Etiketler:DEJOUX, fransız heykeltıraşı, Louvre müzesiDEJOTARUS, Galatia kralı (M.Ö. 115′e doğr. — öl. M.Ö. 40′a doğr.). Mithridates’e karşı yapılan savaşta, önce Lucullus, sonra Pompeius’un yardımcısı.
Senatodan Küçük Ermenistan’ın hâkimiyetini ve «Roma halkının müttefiki ve dostu» unvanını aldı. önemsiz bir tetrarkhes iken, senatoca krallığa yükseltildi, iç savaşta, Pompeis’u destekledi, sonra Sezar ile topraklarının çoğunu elden çıkarma pahasına uzlaştı. Sezar’ı öldürmek istemekte suçlandı. Cicero onu savundu: Pro Rege Dejotaro (Dejotarus’un Krallığı Yolunda). Sezar’ın öldürülmesinden sonra, topraklarını yeniden ele geçirdi. Oğlu Dejotarus II. kral unvanını aldı, fakat Galatia’da gerçekten saltanat sürüp sürmediği bilinmemektedir. (L)
Etiketler:Dejotarus, Galatia kralı, SezarDE JONG (Adrianus Michael), hollandalı romancı (Nieuvv Vosmeer 1888- Blaricum’da öldürüldü 1943).
Çocuk hikâyeleri, halk romanları, gezi hatıraları ve edebî denemeler yazdı. Merijntje Gijzens Jeugd (Küçük Merijntje Gijzens’in Çocukluğu) adlı 8 ciltlik romanında hollanda gençliğinin yaşayışım canlandırdı. (L)
Etiketler:DE JONG, halk romanları, hollandalı romancıDEJNEV burnu, S.S.C.B. kıyılarında burun. Sibirya’nın ucunda, Bering boğazı kıyısında. (L)
Etiketler:Bering boğazı, DEJNEV burnu, S.S.C.B., SibiryaDEJNEV (Semen İvanov), rus kâşifi (Velikiy Ustyug 1605-1673).
Bering boğazından geçen ilk insan olarak bilinmektedir. Sibirya’da kazak olarak çalışan Dejnev, Kuzey Asya’da birçok yolculuk yaptı (1638-1670). 1648′de Kolima’dan doğuya doğru yola çıktı ve Asya’nın kuzeydoğu ucunu dönerek Anadır’a ulaştı. Kuzeydoğudaki bu burun bugün Dejnev burnu olarak anılmaktadır. Böylece Asya ile Amerika’nın ayrı iki kıta olduğunu kanıtlayan Dejnev’in bu buluşu, 1736′da, tarihçi G.F. Müller tarafından gün ışığına çıkarılıncaya kadar Yakutsk arşivlerinde saklı kaldı. Bu arada, gerek Vitus Bering, gerek başka kâşifler de bu bölgeyi keşfetmiş oldular. (L)
Etiketler:Bering boğazı, DEJNEV, Kuzey Asya, rus kâşifi, SibiryaDEJNEKA (Aleksander Aleksandroviç), sovyet ressamı, heykelci ve desinatörü (doğ. 1899). Çocukluğundan beri sanayi ve spor hayatıyla ilgilendi ve konularını bu çevrelerden seçti. Moskova metrosu istasyonunun iki tavanını mozaikle süsledi. (L)
Etiketler:DEJNEKA, sovyet ressamıDEJ-İ SEPİD, Şehnamede iran ve Türk sınırları arasında bulunduğu bildirilen kale. Suhrab, iran’a yaptığı bir seferde Ferd Aferid’i yenerek kaleyi yıktı. (M)
Etiketler:DEJ-İ SEPİD, kale, Şehnamede