AŞİRET
AŞİRET i. (ar. ‘aşiret). Aynı asıldan gelen, birlikte yaşayan, gerekirse birlikte konup göçen insan topluluğu: Kendini şark aşiretlerinden birinin reisine damat olmuş sanabilirdi (R. N. Güntekin). Bk. ansİkl.
|| Göçebe, konan-göçen: Aşiretten imdad olmaz / Kaç kurtul kozan dağına (Kozanoğlu). || Kabile, uruk, boy: Marmara’ya, Adalar denizi’ne, Akdeniz’e kadar, Türk aşiretlerinin yürüyüşü turih destanlarının en büyüklerinden biridir (Yahya Kemal).
— Folk. Sivas dolaylarında halay biçimi oynanan bir halk oyunu.
— Huk. Bir soya bağlı, bir yere yerleşmemiş halk topluluğu. || [Vakıfta] Zürriyel. nesil.— Ansİkl. Arap kabile teşkilâtında ilk ve en küçük topluluk aşiret’tit. Bir büyük baba ile oğul ve torunlarından meydana gelen büyük aile anlamına kullanılır. Araplarda kabile teşkilâtında: çeşitli aşiretlerden bir fasıla, fasılalardan fahz, fahzlarclan amâre ve amârelerden kabile meydana gelmektedir. Türkçede bu kelime büyük aile anlamına değil, göçebe ve yarı göçebe hayatı yaşayan oymak ve boylar anlamına gelir, (M)
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
03 Eylül 2009 Tarihinde Saat 12:22 de sitemize eklenen bu döküman için Etiketler:ADALAR denizi, Aile reisi, Akdeniz, Araplar, AŞİRET, aşiret hayatı, büyük göçebe, destan, halk oyunu, kabile, küçük adalar, küçük kabile, Marmara, teşkilât, torunlar, türkçe, yarı göçebe, yürüyüş
AŞİRET hakkında bilgi içeren tüm dizin yazıları için tıklayınız: AŞİRET hakkında >>
Yorum yap
Eğer yorum yapmak istiyorsanız aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

