ADRENALİN
ADRENALİN hakkında diğer dizin sayfaları >>ADRENALİN
Özet:ADRENALİN i. (lat. ad, üzerinde ve ren, bobrek’ten fr. adrenaline). Biyokim. ve Andoktrinoloji.
Etiketler:ADRENALİN, ADRENOLİTİK, alkol, ameliyat, böbrek, Damar, damar atışı, doktrin, fizyoloji, formül, hipertansiyon, kalp atışı, kollapsüs, krom, paroksistik, tedavi
ADRENALİN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADRENALİN hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADIVAR (Halide Edib)
ADIVAR (Halide Edib) hakkında diğer dizin sayfaları >>ADIVAR (Halide Edib)
Özet:ADIVAR (Halide Edib), ünlü türk kadın romancısı, prof. (istanbul 1884-ay.y. 1964). Abdülhamid II devrinde Ceybi hümayun başkâtipliği, Yanya ve Bursa’da Reji müdürlüğü yapan Mehmed Edib Beyin kızı.
Etiketler:Abdülhamid, ADIVAR, alman edebiyatı, Almanca, ANTONİUS, Arapça, beş kıta, böbrek, Can çekişme, cinayet, çoban kızı, çocukluk, Columbia, Columbia üniversitesi, divanı harb, edebiyat, Edebiyat fakültesi, edebiyat hayatı, edib olma, Fatih devri, gazete, genç kız, genç yazar, Hamlet, harbiye, hikayeler, Hindistan, Hümayun, İstiklâl, İstiklâl harbi, istiklal savaşı, konferans, kültür, makale, Millî Mücadele, Mütareke, Mütareke dönemi, New York, pedagoji, profesör, Psikoloji, REKOR, romancı, ruh hali, safir, şair, SALTANAT, Sanat hayatı, Sanat tarihi, sanat yazarları, savaş esirleri, Shakespeare, sinek kurdu, siyasi hayat, şöhret, sosyal, Sultan, Suriye, Tarih ve Edebiyat Makaleleri, tarihi romanlar, tıp kitabı, tiyatro eserleri, tiyatro yazarı, türk kadın yazarı, türk tiyatro, türkçe, Türkiye, üniversite, Üsküdar, Viyana, Yün Gömlek, zarlar
ADIVAR (Halide Edib) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADIVAR (Halide Edib) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADENOM
ADENOM hakkında diğer dizin sayfaları >>ADENOM
Özet:ADENOM i. (yun. aden, bez’den fr. adenome). Patol. Başlı başına bir organ (meme adenomu, yağ bezi adenomu) veya bir kaplama dokusu olan (rektal adenom) bezlerde görülen zararsız ur. || Prostat adenomu, üretra etrafındaki bezlerin büyümesinden ileri gelen ve halk arasında prostat büyümesi diye anılan zararsız ur.
Etiketler:ADENOM, böbrek, böbreküstü bezi, Cerrah, Prostat, PROSTATEKTOMİ, salma su, Sıkıntı, tedavi, yağ bezleri
ADENOM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADENOM hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Addison hastalığı
Addison hastalığı hakkında diğer dizin sayfaları >>Addison hastalığı
Özet:Addison hastalığı, 1855′te Thomas Addison tarafından tarifi yapılan hastalık. Patojenik bakımdan, böbrek üstü bezlerinin hastalanarak çift taraflı harap olmaları şeklinde tarif edilir.
Etiketler:Addison hastalığı, böbrek, böbrek yetersizliği, denge bozukluğu, dil bozukluğu, hastalık, hormon, organizma, tedavi, tüberküloz, yetersiz, yorgun
Addison hastalığı hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Addison hastalığı hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADDİSON (Thomas)
ADDİSON (Thomas) hakkında diğer dizin sayfaları >>ADDİSON (Thomas)
Özet:ADDİSON (Thomas), ingiliz hekimi (Newcastle on Tyne civarında, Long Benton 1793-Brighton 1860).
Etiketler:ADDİSON, böbrek, Bright hastalığı, hekim, ingiliz, ingiliz hekimi, koleksiyon, Londra, Londra civarı, profesör
ADDİSON (Thomas) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADDİSON (Thomas) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
A. C. T. H.
A. C. T. H. hakkında diğer dizin sayfaları >>A. C. T. H.
Özet:A. C. T. H. Tıp. (Adreno-Cortiko-Trofik Hormon’un kısaltması). İç ifraz. Böbrek üstü bezi kısır hormonunun üretimini uyaran hipofiz ön lobu hormonu. (Eşanl. kortikotrop hormon.)
Etiketler:A. C. T. H., böbrek, hormon, hormonun etkisi, iltihap, organizma, tedavi, üreme organı, üretim, üretim organı
A. C. T. H. hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: A. C. T. H. hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SANDAL
SANDAL hakkında diğer dizin sayfaları >>SANDAL
Özet:SANDAL i. (ar. sandal). Sert odunlu, kısa boylu ağaç. // Aynı ağacın odunu ve esansı. Bk. ANSîKL.
Etiketler:akciğer, Albüm, Ateş, Avustralya, ayrı tutulan, böbrek, Bombay, Hindistan, indonezya, Kuvvetli, meyve ağacı, reçine, SANDAL, Sandal ağacı, Sidik yolları, Tapınak, Terpen, Van, yağlı maddeler, yapılan tapınak
SANDAL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SANDAL hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SALGI
SALGI hakkında diğer dizin sayfaları >>SALGI
Özet:SALGI i. (salmak’tan sal-gı). Fizyol. Hücreler, özellikle epitelyumdaki salgı bezi hücreleri tarafından hazırlanan ve bir boşaltıcı kanalla başka bir organa veya dışarıya (dışsalgı) veya doğrudan doğruya kana (içsalgı) akıtılan madde.
Etiketler:Ayı yavru, bağırsak, bağırsak salgısı, Bel sinir ağı, böbrek, Cinsiyet belirme, Cinsiyet değişme, cinsiyet organları, Damar, Enerji kaynağı, enzim, epitelyum, hormon, içsalgı, karaciğer, Karaciğer fonksiyonları, KASLAR, mide, mide salgısı, Mukoza zarı, ölü yumurta, organlar, ortak yönler, PROTOPLAZMA, SALGI, Salgı bezleri, salgı hücreleri, salgı salmak, Sarı olma, sinir hücreleri, soluk organı, Sperma kanalları, tepkime, tükürük, Tükürük bezleri, Tükürük salgısı, Uçucu hayvanlar, uçucu maddeler, Van, yutak, zaman içinde hazırlanan, zamk gibi
SALGI hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SALGI hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAKATAT
SAKATAT hakkında diğer dizin sayfaları >>SAKATAT
Özet:SAKATAT çoğl. i. (ar. sakat > sakta’ûan sakatat). Kesilmiş hayvanın ciğer, işkembe v.b. iç organlarıyle başına ve ayaklarına verilen genel ad. // Esk. (Genellikle konuşmada, sözde yapılan) Yanlışlar, eksikler.
Etiketler:Beyin, böbrek, Fosfor, hayvan, iç organları, karaciğer, kızartma, organlar, protein, SAKATAT, vitamin
SAKATAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAKATAT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAĞRI
SAĞRI hakkında diğer dizin sayfaları >>SAĞRI
Özet:SAĞRI i. (esk. türk. k.). Anat. ve Zool. Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki omurga kısmı: Atın sağrısı.
Etiketler:Ağrı, aşık kemiği, Bel sinir ağı, böbrek, dağ kütlesi, Dayanıklı, düşey doğrultu, eklem, eklem bağları, Göden, kalça kemiği, kalın duvarlar, Kasaplık, KASLAR, kemiği birleştiren bağ, kemik, Kuyruksokumu, Memeli hayvanlar, Omurga, SAĞRI, sağrı kemiği, sağrı omuru, sinir ağrısı, sırt yüzü, su oluğu, uzun katmerli, yatay doğrultu
SAĞRI hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAĞRI hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RİTİM veya RİTM
RİTİM veya RİTM hakkında diğer dizin sayfaları >>RİTİM veya RİTM
Özet:RİTİM veya RİTM i. (yun. rhythmos, ölçülü ve düzenli hareket’ten lat. rhythmus > fr. rythme). Bir mısrada, bir müzik cümlesinde v.b. kuvvetli zamanlar ile zayıf zamanların düzenli aralıklarla tekrarlanması. Esk. ittirat. // Teşm. yol. Bazı olayların az çok düzenli bir biçimde ve almaşık olarak art arda gelmesi.
Etiketler:Araştırma, armoni, asker, atardamar, basit melodi, bilek arası, bilim adamları, bitkiler, biyoloji, böbrek, böcek, Böcek cinsi, böcekler grubu, çalgı, Damar, Değişmez, deniz, deniz kuşu, diyastol, döküm, Dokuma, Duyu organı, edebiyat, fizyoloji, fotosentez, Fotosentez olayı, Gece Şarkıları, gözlem, gürültü, hafif müzik, hayvanlar, içsalgı, kestane, kış uykusu, Kızıldeniz, konuşma dili, kuşlar, laboratuvar, latin, latin şairi, latince, Lirizm, memeli, Memeli hayvanlar, metabolizma, müzik, müzik dizisi, müzik dünyası, müzik sesleri, Opera, organik, Orkestra, Parti, Psikoloji, RİTİM veya RİTM, ritim vurguları, ritimli hareket, şair, Şarkılar, Sıcaklık, sinir, Sistol, solucan, solunum, solunum hareketleri, solunum sistemi, tanrı, temin etmek, türk edebiyatı, türk halk müziği, türk şairi, ünsüz uyum, Ural dağı, Uyanık, vurmalı çalgılar, yunan mısraı, yunan şairi, Yunanca, yüz hareketleri, Yüz sürme, ziraat
RİTİM veya RİTM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİTİM veya RİTM hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RETROPNÖMÖPERİTUVAN
RETROPNÖMÖPERİTUVAN hakkında diğer dizin sayfaları >>RETROPNÖMÖPERİTUVAN
Özet:RETROPNÖMÖPERİTUVAN i. (fr. ret-’ ropneumoperitoine). Tıp. Karınzarı arkasındaki hücre-yağ dokusu içine oksijen şırınga ederek karındaki çeşitli organları (pankreas, böbrekler, böbreküstü bezleri, karaciğer, dalak) görmeyi sağlayan teşhis metodu. (L)
Etiketler:böbrek, Hücre, iç organları, karaciğer, karınzarı, oksijen, organlar, RETRO, RETROPNÖMÖPERİTUVAN
RETROPNÖMÖPERİTUVAN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RETROPNÖMÖPERİTUVAN hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RENORENAL
RENORENAL hakkında diğer dizin sayfaları >>RENORENAL
Özet:RENORENAL sıf. (fr. reno-renal). Patol. Renorenal refleks, hastalanan bir böbreğin öteki böbrekte de aynı hastalığa yol açmasına sebep olan görevdeşlik refleksi (msl. refleks anüri). [L]
Etiketler:böbrek, Hasta, hastalık, patoloji, REFLEKS, RENORENAL
RENORENAL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RENORENAL hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REJİM
REJİM hakkında diğer dizin sayfaları >>REJİM
Özet:REJİM i. (lat. regimen, yönetmek eylemi’nden fr. reğime). Yönetme, düzenleme tarzı, düzen.
Etiketler:akarsu, Alpler, Amerika Anayasası, Anayasa, aşınma, başkanlık görevleri, beslenme imkânı, böbrek, bolluk, bozuk mal, buharlaşma, çocuk olma hali, çocuklar, Çoğalma, Devletin kurulması, dil bozukluğu, diyabet, diyet, doku bozukluğu, dönme hızı, Dordogne, Doubs, eksik bir yanı olan, fizyoloji, fransız fransa, Fransız Pireneler, Gebe kadınlar, Gümrük idaresi, Güney Amerika, hafif yiyecek, hastalık, hava akımları, Hava kuvvetleri, her akşam, hukuk, Hukuk doktoru, hükümet, idare hukuku, iklim şartları, ince kum, insanda görülen hastalıklar, insanların beslenmesi, ırmak, Jüralar, Kabarmalar, kanada, karaciğer, karaciğer hastalığı, Karmaşık eylemler, kaynağın suyu, Kızılnehir, Kolesterol, Kura havzası, Loire, Maden dağları, maden suyu, Massif Central, Meuse, okyanus iklimi, patoloji, personel, Pirene, Pireneler, POTAMOLOJİ, Potasyum, protein, PROTiT, REJİ, REJİM, RİZE, RİZE dağları, ruh hastalıkları, sağlık hizmetleri, Senegal, Serbest dönme, sıcak bölgeler, sıcak su kaynağı, sindirim, sindirim hastalıkları, Sinop ili, Tanzimat, tedavi etmek, Tropikal, türk yemekleri, Türkiye, tuzlar, umumi haller, üstünlük ifade eder, var olmama, vitamin, Vosges, Yağmur, yeme ihtiyacı, Yetişkin, yiyecek, yolu izleyen, Yüksek mahkeme, Yürütme gücü, Zayıflamak
REJİM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REJİM hakkında >>
RENİN
RENİN hakkında diğer dizin sayfaları >>RENİN
Özet:RENİN i. (fr. renin e). Biyokim. Hasta, kansız (kan dolaşımı bozulmuş) böbrek tarafından salgılanan enzim; yumacığın yanındaki hücrelerce salgılanır ve yüksek damar basıncı (hipertansiyon) mekanizmasında rol oynar.
Etiketler:atardamar, böbrek, Damar, damar basıncı, enzim, Hasta, hipertansiyon, Hücre, inaktif, mekanizma, RENİN
RENİN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RENİN hakkında >>
REANİMASYON
REANİMASYON hakkında diğer dizin sayfaları >>REANİMASYON
Özet:REANİMASYON i. (fr. reanimation). Ted. Had ve ağır hastalık hallerinde, suyuk ve fonksiyonlardaki dengeyi normale döndürmek amacıyle başvurulan fizik, kimyasal ve biyolojik yolların tümü.
Etiketler:Akciğer borusu, akıl bozukluğu, Akıl hastalığı, Alternatif akım, ameliyat, anestezi, antibiyotik, atardamar, bağlama sistemi, biyolojik metot, biyolojik olay, biyolojik özellik, böbrek, Böbrek nakli, böbrek yetersizliği, bozuk mal, Çarpma, Cerrah, cerrahî tedavi, Çocuk hastalığı, damar bozuklukları, dans etmek, deri solunumu, dikkatli ol, dil bozukluğu, Döndürmek, duyu kaybı, elektrik deşarjı, elektron tüpü, Elektronik, fonksiyon bozuklukları, Gramın yüzde biri, hastalık, kalp yetersizliği, kansızlık hali, kimyasal ilâçlar, komplikasyon, kontrol etme, Kulak kiri, kuvvet verici, maden suyu, Nabız bozukluğu, paroksistik, patoloji, reanimasyon, Sağlam yapılı, Sakin olma hali, ses borusu, sinir hastalığı, sinir yolları, solunum, Solunum deliği, solunum yetersizliği, solunumun durması, söz dinleme, su deliği, tedavi etmek, toplardamar, yabancı cisim, yağ giderici, zehirlenme halleri
REANİMASYON hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REANİMASYON hakkında >>
RADYOSİNEMATOGRAFİ
RADYOSİNEMATOGRAFİ hakkında diğer dizin sayfaları >>RADYOSİNEMATOGRAFİ
Özet:RADYOSİNEMATOGRAFİ i. (fr. radiocinematographie). Radyolojik teşhiste sinemanın kullanılmasına yer veren usul.
— ANSİKL. Radyografi ile bir organın ancak bir anlık çalışması tespit edilebilir. Radyosinematografi ise bir organın bütün hareketlerini inceleme imkânını verir. Radyosinematografinin pratik alanda uygulanabilmesi parlaklık amplifikatörünün kullanılması sayesinde mümkün olmuştur. Bu usul, yemekborusu, mide, onikiparmak bağırsağı, safra yolları, böbrek ve kalp boşluklarının muayenesinde değerli bilgiler elde etmeyi sağlar. (L)
Etiketler:böbrek, kan muayenesi, mide, Parlaklık, parmak, radyo, RADYOSİNEMATOGRAFİ, safra, safra yolları, sinema, yemek
RADYOSİNEMATOGRAFİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RADYOSİNEMATOGRAFİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RADYOGRAFİ
RADYOGRAFİ hakkında diğer dizin sayfaları >>RADYOGRAFİ
Özet:RADYOGRAFİ i. (fr. radiographie). Yalnız X ışınlarını geçiren bir kutudaki hassas bir film üzerinde X ışınlarının iz bırakması ve bu özellikten faydalanılarak resim çekme. (Bu iş için kullanılan kutu alüminyum gibi hafif bir madenden yapılır.)
— Sanay. Bk. radyometalografi.
— ANSiKL. Tıp. Radyografi için kullanılan röntgen filmi, genellikle X ışınlarının etkisiyle fluorışıl hale gelen iki levha arasına yerleştirilir. Bu levhalar X ışınlarının etkisini fazlasıyle artırır ve poz süresinin kısaltılmasını sağlar. Radyografi, akciğer hava peteklerinde bulunan havanın sağladığı kontrast sayesinde, özel bir hazırlığa ihtiyaç göstermeden göğsün ve kalbin görüntülerini verir. Kalsiyumla yüklü olan iskelet radyografide çok iyi belirir; içinde fazlaca kalsiyum tuzu bulunan anormal oluşumlar da (böbrek ve safra taşı, kireçlenmiş lenf düğümü, fibrom v.b.) çok iyi görülür. Organizmaya giren ve bileşiminde ağır bir maden bulunan yabancı cisimler de radyografilerde hemen seçilir.
Sindirim kanalı, böbrek, safra kesesi, dölyatağı, kalp ve damar gibi içorganlarm radyografide görünebilmesi için, sunî olarak, saydam olmayan bir maddeyle doldurulması gerekir. Sindirim kanalı için baryum sülfat, öteki organlar içinse, ağız veya şırınga yoluyle verilen iyotlu maddeler kullanılır. İçinde boşluk bulunan bazı organlar, gaz (azot) şırınga edilerek görünür hale getirilir; gaz, bu organları çevredeki dokulara göre daha saydam hale getirir. Eklem ve beyin radyografileri bu şekilde yapılır. Diş radyografisi 3X4 sm büyüklüğündeki bir filimle yapılır. Filim, muayene edilecek dişin veya bölgenin arkasına yerleştirilir; X ışını kaynağı dıştadır. Buna «ağız içi» metodu denir. Daha geniş veya ulaşılması imkânsız alanları muayene edebilmek için ağız boşluğunun dışına daha büyük boyutlu bir filim konabilir; buna da «ağız dışı» radyografi metodu denir.
— G. santl. Resim alanında kullanılan radyografi, resimdeki eski izleri, resme eklenmiş olan kısımları ortaya çıkarır ve resmin eskiliği veya sahteliği konusunda kesin bir karara varmayı sağlar. (L)
Etiketler:ağız boşluğu, akciğer, Alüminyum, azot, azot bileşimi, baryum, baryum tuzu, Beyin, böbrek, dölyatağı, Hava, iskelet, kalsiyum, kireç, lenf organları, Levhalar, organizma, PETEK, radyo, RADYOGRAFİ, Röntgen, safra, Safra kesesi, sindirim, sindirim kanalı, sindirim süresi, şırınga, X ışınları
RADYOGRAFİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RADYOGRAFİ hakkında >>
PTOZ
PTOZ hakkında diğer dizin sayfaları >>PTOZ
Özet:PTOZ i. (yun. ptosis, düşme’den fr. ptöse). Patol. Askı kas ve bağlarının gevşemesi Sonucunda bir organın sarkması, düşüklük. || Genel ptoz, bütün karın organlarının düşüklüğü.
— ANSİKL. içorganların, özellikle böbrek, mide, kalınbağırsak, hattâ karaciğer düşüklüğünün birçok sebebi olabilir. Başlıca sebepleri şunlardır: karın çeperinin içorganları tutma yetersizliği (özellikle doğum yapmış kadında), zayıflama ve eskiden kullanılan çok sıkı korse. Ptoz’a karşı çeşitli şekillerde kemerler kullanılır. Bazen cerrahî müdahaleye başvurmak gerekir. (L)
Etiketler:bağırsak, böbrek, böbrek yetersizliği, Cerrah, cerrahî müdahale, kalın bağırsak, karaciğer, karaciğer yetersizliği, PTOZ
PTOZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PTOZ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PROTEİNÜRİ
PROTEİNÜRİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PROTEİNÜRİ
Özet:PROTEİNÜRİ i. (fr. proteinurie). Sidikte protein bulunması.
Eşanl. ALBüMİNÜRİ.
— ANSiKL. Proteinüri eski «albüminüri» teriminden daha geniş anlam taşır ve herhangi bir holoproteit’in vücuttan anormal atılışını ifade eder. Atılan maddenin molekül ağırlığı 70 000′den az ise holoproteid «albümoz»u söz konusudur; holoproteit’in kanda bulunması anormal olmakla beraber sidiğe geçip karışması herhangi bir böbrek hastalığıyle ilgili değildir. Ama, buna karşılık, holoproteit’in molekül ağırlığı 70 000′den fazlaysa, normal plazma unsurlarından biri (serin [veya serum - albümin] a, p, y globülinleri, heptaglobin v.b.) sidiğe karışıyor demektir; bunlardan birinin sidiğe karışması böbreğin çalışmasında bir bozukluk olduğunu gösterir. Bk. nefrit, nefroz. (L)
Etiketler:ALBÜMİN, albümin bulunması, albümoz bulunması, böbrek, kan albümin, Molekül, molekül ağırlığı, nefrit, protein, protein terimi, PROTEİNÜRİ, serum
PROTEİNÜRİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROTEİNÜRİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PROSTAT
PROSTAT hakkında diğer dizin sayfaları >>PROSTAT
Özet:PROSTAT i. (yun. prostates, önde duran’dan fr. prostate). Anat. Erkekte siyeğin başlangıç kısmını çepeçevre saran salgı bezi. (Bk. ansikl.) || Prostat kırbacığı, prostatın ortasından geçen kanal; yanlardan, meni keselerine bağlı iki kanalı da alarak verumontanum’a açılır. || Prostat siyeği, erkekte, siyeğin prostat içinden geçen başlangıç kısmı; ortasında verumontanum denen bir çıkıntı bulunur.
Etiketler:ADENOM, ameliyat, Apışarası, Başın tepesi, böbrek, Cerrah, cerrahî müdahale, cerrahî tedavi, Ergin, Erginlik çağı, gödenbağırsağı, iltihap, kestane, Prostat, Sidik torbası, sidik yolu, tedavi, yolunu değiştirme
PROSTAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROSTAT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PROBENESİT
PROBENESİT hakkında diğer dizin sayfaları >>PROBENESİT
Özet:PROBENESİT i. (fr. probenecide’dm). Eczc. Böbreklerin çalışmasını büyük ölçüde etkileyen (dinpropil)-sülfamil-4 benzoik asid’ın kısa adı.
— ANSiKL. Probenesit, böbrek sistemini etkileyerek ürik asidin atılışını arttırır, penisilin ve P.A.S. gibi bazı maddelerin atılışını yavaşlatır. Bu özelliklerinden dolayı, probenesit damla diyatezinde ürik asidi dışarı atmak, böylece kandaki miktarını düşürmek, penisilin, P.A.S. gibi maddelere yardımcı ilâç olarak bunların dışarı atılmasını geciktirmek amacıyle kullanılır. (L)
Etiketler:böbrek, diyatez, ilaç, PENİSİLİN, PROBENESİT, ürik asit
PROBENESİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROBENESİT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PİRAZİNAMİT
PİRAZİNAMİT hakkında diğer dizin sayfaları >>PİRAZİNAMİT
Özet:PİRAZİNAMİT i. (fr. pyrazinamide). Eczc. Pirazinoik asit amidinin kısa adı; tüberküloza karşı kullanılır. (Pirazinamit’in tüberkülostatik etkisi, paraaminosalisilik asitten [P.A.S.] daha fazla, streptomisin* ve izoniazit*ten daha azdır. Karaciğer, sindirim sistemi ve böbreklerde zehirlenmelere yol açtığı için, çok dikkatli kullanılması gereken bir tüberküloz ilâcıdır. Başka tüberküloz ilâçlarıyle birlikte verildiği zaman, Koch basilinin diğer antibiyotiklere karşı direncini azaltır.) [L]
Etiketler:antibiyotik, asit, böbrek, dikkatli ol, karaciğer, mide, PİRAZİN, PİRAZİNAMİT, tüberküloz
PİRAZİNAMİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PİRAZİNAMİT hakkında >>
PİRAMİT
PİRAMİT hakkında diğer dizin sayfaları >>PİRAMİT
Özet:PİRAMİT i. (yun. pyramis, ehram’dan fr. pyramide). Mat. «Piramidin tabanı» denilen bir düzlem çokgenle sınırlanan, «yanal yüzler» denilen bütün öbür yüzleri de, bu çokgenin çeşitli kenarlarmı taban olarak alan ve «piramidin tepesi» denilen ortak bir tepe noktasında birleşen üçgenlerden oluşan çokyüzlü: üçgen piramit. (Bk. ANStKL.).Geometrik şekil.
Etiketler:anatomi, Armut, Atom, Beyin, Beyin gövdesi, bilek arası, böbrek, çokgenin alanı, düz tabanlı, eleman, geometri, geometrik, Gövdesi dik, Hücre, Kabul eden, kaş çıkıntısı, kemik çıkıntısı, Kemik dokusu, kemik parçalar, kemik zarı, kesen düzlem, küçük uzantı, kuşun ortak adı, Matematik, meyve, Omurga, PİRAMİT, sinir dokusu, sinir hücresi, soğan, tabaka dokusu
PİRAMİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PİRAMİT hakkında >>
POLAKİÜRİ
POLAKİÜRİ hakkında diğer dizin sayfaları >>POLAKİÜRİ
Özet:POLAKİÜRİ i. (yun. pollakis, sık ve urein, işeme’den fr. pollakiurie). Patol. Sık sık ve az miktarda sidik çıkarma şeklinde işeme bozukluğu.
Etiketler:böbrek, enfeksiyon, fizyoloji, gebelik, hastalık, Kadın, nefrit, patoloji, POLAKİÜRİ, Prostat, Sidik yolları, tüberküloz
POLAKİÜRİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POLAKİÜRİ hakkında >>
PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ
PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ
Özet:PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ i. (fr. pneumo-uretero-pyelographie). Hava verildikten sonra böbrek havuzcuğunun ve siyeğin radyografisini alma. (L)
Etiketler:böbrek, PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ, radyo, RADYOGRAFİ
PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PNÖMOÜRETEROPİYELOGRAFİ hakkında >>
PIHTILAŞMA
PIHTILAŞMA hakkında diğer dizin sayfaları >>PIHTILAŞMA
Özet:PIHTILAŞMA i. (pıhtılaşmak’tan pıhtı-laş-ma). Pıhtılaşmak eylemi, sıvı halden pıhtı haline geçme.
— Biyokim. Fiziksel (ısı) veya kimyasal (asit, alkol, madensel tuz) bir etkenin koloidal eriyik halindeki bir maddeye etki yaparak onun katılaşmasına ve topaklaşmasına yol açması: Sıcaklık, asit ortamda proteinlerin pıhtılaşmasına yol açar.
Etiketler:akciğer, akciğer yokluğu, Akciğer zarı, akyuvar, alkol, alkol oranı, Alüminyum, Alüminyum tuzları, Alyuvar, alyuvar miktarı, ameliyat, asit, asit fazlalığı, baryum, böbrek, buharlaşma yolu, damara şırınga, demir, eklem hastalıkları, elektrolit, enzim, ev ilâçları, fizik, hareket yokluğu, hastalık, herkesçe anılma, Hücre, jelatin, kalsiyum, kan hücresi, Kanda alkol, karaciğer, karaciğer hastalığı, karaciğer yetersizliği, kilidi açma, kimyasal, kimyasal ilâçlar, maden türevleri, metabolizma, opak madde, patoloji, PIHTI, PIHTILAŞMA, pıhtılaşmayı önleyici, Potasyum, protein, protrombin sentezi, serum, sindirim, sodyum, tedavi, tehlikeli durumlar, tromboz, tuz metabolizması, tuzlar, vitamin, yuva tutan
PIHTILAŞMA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PIHTILAŞMA hakkında >>
PFAUNDLER (Meinhard von)
PFAUNDLER (Meinhard von) hakkında diğer dizin sayfaları >>PFAUNDLER (Meinhard von)
Özet:PFAUNDLER (Meinhard von), avusturyalı çocuk hastalıkları uzmanı (İnsbruck 1872-ötztal 1947). 1900′de pediyatri doçenti, 1906′da Münih Pediyatri kiliniği müdürü oldu. Böbreküstü kapsülü raşitizmi, yeni doğmuş çocuğun emzirilmesi ve fizyolojisi konularıyle, Proteus ve koli basilini teşhise yarayan bir tepkime usulü buldu (Pfaundler tepkimesi). [L]
Etiketler:Avusturya, böbrek, çocuk, doçent, fizyoloji, hastalık, Münih, PEDİYATRi, PFAU, PFAUNDLER
PFAUNDLER (Meinhard von) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PFAUNDLER (Meinhard von) hakkında >>
Pekmez
Pekmez hakkında diğer dizin sayfaları >>Pekmez
Özet:PEKMEZ i. (esk. türk. bekmes’ten). özellikle üzüm, dut v.b. meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış suyu: Şekerimiz de bitmiş ama pekmez vardı, iki kaşık pekmez onun tadını verir dedim (B. Felek). Pekmezin olsun, sineği Bağdat’tan gelir (Atasözü). [Bk. ANSIKL.]
Etiketler:alkol, Anadolu, Atasözü, bağırsak, böbrek, Ceviz, Doğu Anadolu, enfeksiyon, hamile, hastalık, İçine akıtmak, İnsan yiyeceği, kalsiyum, Koyulaştırılmış, magnezyum, metabolizma, meyve, meyve suyu, mide, Pekmez, PEKMEZCİ, PEKMEZLİ, PEKMEZLİK, Potasyum, şeker, Suyu akıtmak, tortu, üzüm, yumurta
Pekmez hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Pekmez hakkında >>
