» Çok anlayışlı hakkında arşivlenen resim, video, animasyon vs. gibi kayıtlar görüntüleniyor.

Google
Özel Arama

ARİF

ARİF hakkında diğer dizin sayfaları >>ARİF

Özet:

ARİF i. ve sıf. (ar. ‘irfan, bilme, biliş, anlayış’tan ‘arif). Bilgili, tecrübeli: Zekâi De­de merhum gibi kâmil ve arif bir üstad meşk ediyordu (Ahmed Rasim). || Sezgi ve anlayı­şa sahip: Anadolu âlim değildir fakat arif­tir (R. N. Güntekin). Arif söylemeden duyar sözleri (Dertli). || Erkek adı.

Devamı >>

Çok anlayışlı hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 14 Ocak 2010 Tarihi ve Saat 15:29 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı ARİF hakkında bilgi içermektedir ve Çok anlayışlı ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ARİF, Bilgili, Büyük konaklar, Çok anlayışlı, Gerçekler, sayı sıfatları, tecrübe edilmiş, Tecrübeli

ARİF hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ARİF hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

AKIL veya AKL

AKIL veya AKL hakkında diğer dizin sayfaları >>AKIL veya AKL

Özet:

AKIL veya AKL i. (ar. < -akl, köstek). İnsa­nın kendi davranışını bilmesine, yargılama­sına ve tayin etmesine yarayan kabiliyet: Kafamın içinde her hükmünü riyazi ölçüler­le ölçen, mantık miyarlarıyla ayarlayan, va­kıaların, tecrübelerin mihengine vurmaksızın hiç bir hükmü kabul etmeyen uğursuz bir şah­siyet vardı; Bu da benim aklımdı (Ziya Gökalp).

Devamı >>

Çok anlayışlı hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 06 Ekim 2009 Tarihi ve Saat 17:43 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı AKIL veya AKL hakkında bilgi içermektedir ve Çok anlayışlı ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:
ahlâk ilkeleri, AKIL, Akıl almak, akıl danışma, Akıl eksikliği, Akıl hastahanesi, Akıl hastalığı, akıl hastalıkları, Akıl hocası, akıl yürütme, akıllı kimseler, AKL, Akla gelmek, Aklı durmak, aklî muvazene, aktar dükkânı, Aptallık etmek, ayırt edememe, baş vurmak, bazı ilkeler, bilgi toplama, borç alma, Cihan Muvazenesi, Çok akıllı, Çok anlayışlı, Çok mâkul, dini inanç, dünya hayatı, elden ele geçme, en akıllı, fizik tecrübeleri, gönlü serbest, gülünç düşürmek, Hüküm günü, hüküm vermek, Hz. Muhammed, içgüdü, idare etme, idrâk edebilme, idrâk etme, idrak kabiliyeti, ihtisas sahibi, İlâh, ilim dalları, İran şahı, kabul etme, kabul törenleri, kendine gelme, kısa zaman, Korkunç hâdiseler, muhakeme etme, Namık Kemal, objektif, Ömer Seyfeddin, ruhi bozukluk, ruhi hal, Şarkı söyleme, tahta çıkarmak, tasnif etmek, Tertip etmek, vaz geçirmek, yaratıcı olmak, Yaşar Kemal, yol göstermek, Yola gelmek, zihin yolu, zihni bozukluk, zihni karışmak

AKIL veya AKL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AKIL veya AKL hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

REMİZ veya REMZ

REMİZ veya REMZ hakkında diğer dizin sayfaları >>REMİZ veya REMZ

Özet:

REMİZ veya REMZ i. (ar. remz), Esk. İşaret, alâmet: Âşık da şu kızdır ki, vela­yet remzi görüp bize âşık oldu (N. Araz).

Devamı >>

Çok anlayışlı hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 15:01 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı REMİZ veya REMZ hakkında bilgi içermektedir ve Çok anlayışlı ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:arap şairi, arap şairler, Cevdet Paşa, Çok anlayışlı, edebiyat, Gizli anlamlar, haber, Hz. İsa, Hz. Muhammed, İran şairi, kürek, Meyhane, REMİZ veya REMZ, şair, sevgili, tanrı, Tasavvuf, Türk Düşüncesi

REMİZ veya REMZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REMİZ veya REMZ hakkında >>

Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı

PEYGAMBER

PEYGAMBER hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYGAMBER

Özet:

PEYGAMBER i. (fars. peyam veya peyğâm, haber ve -ber, getiren’den peyam-ber, peyğüm-ber). Tanrı’nın emirlerini bildiren kimse: Bizim vali bey eskiden gelseydi pey­gamber olurdu. (M.Ş.Esendal). Çakmak­çılarda Yeni Han … «Yeni» dedimse Nuh peygamber zamanından kalma… (Kemal Tahir). [Eşanl. NEBİ. RESUL.] || özel ola­rak Hazret! Muhammed (bu anlamda, özel isimdir): Ey ulu Peygamberimiz nerdesin? / Dinle minaremde öten gür sesin (M.Â. Ersoy). / Teşm. yol. Tahmin veya rast­lantı sonucu geleceği, olacakları haber ve­ren kimse./ Yalancı peygamber, peygam­berlik taslayan kimse.
— ÇEŞ. DEY. Allah’ın emri Peygamberin kavliyle. Bk. KAVİL. / Nuh der peygam­ber demez. Bk. DEMEK.
— ANSiKL. Din. Tanrı ile insanlar arasında habercilik ve elçilik görevlerini yapan kim­selere değişik adlar verilir. Farsça’da «haber getiren» anlamında pey-amber (peygamber), Arapçada gene «haber ulaştıran» karşılığı nebi, «elçi» anlamına ge­len resul kelimeleri kullanılır. Bu kavram­larla nitelenen kimselerin islâm dinine göre Tanrı tarafından özel olarak görevlendiril­meleri gerekir.
Kur’an’da peygamber kelimesinin karşılığı olarak nebi ve resul’ün yanında beşır (se­vinçli haber getiren) [Bakara süresi, 119; Sebe suresi, 28; Fatir suresi, 24; Fussilet su­resi, 4 v.d.] ve nezir (ihtar edici, korkutu­cu, uyarıcı) [Fatır suresi, 24; Maide suresi, 19; Hud suresi, 25; Sebe suresi, 44 v.d.] kelimeleri de kullanılır. Din deyimleri arasında nebi ve resul kav­ramları bazen birbirinden farklı anlamlar­da kullanılır. Yeni bir şeriat ve yeni bir ki­tap getiren peygambere resul, yeni bir şeri­at ve kitap getirmeyen, yalnız kendisinden önce gelen bir resulün bildirdiği şeriat ku­rallarını uygulayan ve kitabını bildiren kim­selere de nebi adı verilir. İslâm inancına göre peygamberlerle öteki insanlar arasında maddî yaşayış bakımından bir ayrılık yok­tur; bütün peygamberler de birer insandır (Enbiya suresi, 7-8). Onları öteki insanlar­dan ayıran şey daha çok Cebrail aracılığıyle kendilerine Tanrı tarafından gönderi­len vahiy (bk. VAHİY) ve taşıdıkları bazı niteliklerdir. Bu nitelikler ismet (masum olmak ve günah işlememek), emanet (ken­dine güvenilir ve emin olmak), sıdk (doğru sözlü olmak, yalan söylememek), fetanet (akıllı ve anlayışlı olmak) ve tebliği şeriat’tır (Allah tarafından bildirilen şeriat hü­kümlerini ümmetlerine bildirmek). Kur’an’a göre her ümmete kendilerine doğ­ru yolu göstermek ve Tanrı’nın buyrukları­nı bildirmek için bir peygamber gönderildi (Yunus suresi, 47). Fakat bu peygamberle­rin hepsinin adları bildirilmedi. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin sayısı 25′tir: Âdem, Idris, Nuh, Hut, Salih, ibrahim, Lut, ismail, Ishak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Ilyas, Elyesa, Zulkifl, Yunus, Zekeriya, Yahya, Isa, Hz. Muhammed. Ayrıca Kur’an’da adı geçen Lokman, Zülkarneyn ve üzeyr’in peygamber oldukları kesin olarak bildirilmediğinden bunların peygamber veya veli sayılmaları konusunda görüş ayrılığı vardır. Kur’an birçok peygamberin kendilerine inanmayan kimseleri ikna etmek için Allah’ın kudreti ve izniyle tabiatüstü başarılar gösterdiklerini bildirir ve örnekler verir (bk. MUCİZE).
islâm inancına göre Allah bazı peygamber­lerine emirlerini bir kitapla bildirdi. Pey­gamberlerden Davud’a Zebur, Musa’ya Tev­rat, isa’ya incil ve Hz. Muhammed’e de Kur’an-ı Kerim adlı kitaplar indirildi. Bu kitapların dışında, bazı peygamberlere de Allah, emirlerini sayısı değişen sayfalarla (suhuf) bildirdi. Âdem’e 10, Şife 50, Idris’e 30, ibrahim’e 10 sayfa gönderildi. Bütün peygamberlerin tanrı katında ayrı ayrı de­receleri vardır, islâm dinine göre bunların en yücesi (ekmel) Hz. Muhammed’dir. ilk peygamber Âdem, son peygamber ise Hz. Muhammed’dir. Ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
♦ Peygamberan çoğl. i. Esk. Peygamber­ler.
♦ Peygamberane zf. Esk. Peygambere yakışır tarzda.
♦ Peygamberi i. Esk. Peygamberlik. Sıf. Peygamberle ilgili. (M)

Çok anlayışlı hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Mayıs 2009 Tarihi ve Saat 4:20 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PEYGAMBER hakkında bilgi içermektedir ve Çok anlayışlı ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Arapça, Çok anlayışlı, Davud, dini ayrılık, Farsça, Hz. İsa, Hz. Muhammed, insan, islâm peygamberi, kitap, Kur'an-ı Kerim, Lût peygamber, masum olmak, Musa peygamber, PEYAM, PEYGAM, peygamber, tabiat bakımı, tanrı, Yusuf suresi

PEYGAMBER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYGAMBER hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

Google
Özel Arama
1

ansiklopedi - Copyright © 2009 Bilgi video, seri ilan, resim, osmanlı alfebesi, soğuk varlık, amonyak,

casino on-line