» eksik bir yanı olan hakkında arşivlenen resim, video, animasyon vs. gibi kayıtlar görüntüleniyor.

Google
Özel Arama

SAKAT

SAKAT hakkında diğer dizin sayfaları >>SAKAT

Özet:

SAKAT sıf. (ar. sakat). Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan (canlı): Ben gör­düğünüz gibi, bir sakat askerim. Bu köye çekilmiş oturuyorum ve size askerlerinizin, köylülere ettikleri ezadan şikâyete geli­yorum (Y. K. Karaosmanoğlu).

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 01 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 12:20 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı SAKAT hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Anayasa, Anayasa mahkemesi, asker, Askeri mahkeme, bağlı olmayan, Bel sinir ağı, Devlet, ek sözleş­me, eksik bir yanı olan, Hasta, iş kazası, Özel mahkeme, SAKAT, sinir sistemi, sözleşme şartları, su taşıyan, yanlış hüküm, yaramaz

SAKAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAKAT hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

Sakarya Meydan muharebesi

Sakarya Meydan muharebesi hakkında diğer dizin sayfaları >>Sakarya Meydan muharebesi

Özet:

Sakarya Meydan muharebesi, Kurtuluş savaşı sırasında Türklerle Yunanlılar ara­sında yapılan meydan muharebesi (23 ağus­tos – 13 eylül 1921).

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 01 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 11:50 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Sakarya Meydan muharebesi hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Açık sarı, Afyon, alana dikey, alay etmek, Alay karargâhı, alınan tedbir, Ankara, Askeri mahkeme, askerî mahkemeler, askerlik alanı, Atatürk, Atatürk köprüsü, av malzemesi, bakanlıklar, Bursa, Bursa kuşatması, Büyük Millet meclisi, cephe kumandanlığı, cephe kuman­danlığı, Demiryolu, demiryolu malzemesi, eklem, eksik bir yanı olan, Emniyet, Eskişehir, Garp cephesi, harekât üssü, içinde bulunulan, Irmağın ucu, isim yapma, İzmir, kara Samsun, Kars, Kastamonu, Konya, Kurtuluş savaşı, Kütahya, Kütahya bölgeleri, mahkeme, makineli araçlar, meydan muharebesi, Millî Savunma, Ordu, SAĞLIK, sağlık hizmetleri, sahipsiz arazi, Sakarya, Sakarya ırmağı, Sakarya Meydan muharebesi, samî dili, Samsun, savunma araçları, Se Done ırmağı, sıcak hava, silâh, siper tüfeği, Süvari, süvari kuvvetleri, tedavi etmek, tümen kumandanlığı, türk ordu­su, türk subayı, Türk uçakları, Türkiye, Türkiye Büyük Millet meclisi, Van, yapılan menziller, yeme ihtiyacı, yok eden, Yunan birlikleri, yunan dili, Yunanlı

Sakarya Meydan muharebesi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Sakarya Meydan muharebesi hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

SAHİH

SAHİH hakkında diğer dizin sayfaları >>SAHİH

Özet:

SAHİH sıf. (ar. şıhhat’ten sahih). Esk. Gerçek, hakikî, doğru: Peyker birden, se­sine bütün ifadesinin samimiyetini koyarak cevap verdi: — O kadar sahih ki, işte şimdi [...] Feridun’u görmek ihtiyacını hissediyo­rum (H. Z. Uşaklıgil). — Gel bak, doğru bak amma… — Sahih be!. Kolları, göğüsleri açık.. (Ahmed Rasim). || Sağlam, sıhhatli, esen.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 29 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 15:21 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı SAHİH hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Ahmed Rasim, Arapça, Dilekçe, eksik bir yanı olan, fiil kökü, Fikir, Gerçek, PEYKER, SAHİH, Üsküdar

SAHİH hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAHİH hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

SAĞIR-DİLSİZ

SAĞIR-DİLSİZ hakkında diğer dizin sayfaları >>SAĞIR-DİLSİZ

Özet:

SAĞIR-DİLSİZ blş. sıf. ve i. Hem sağır hem dilsiz olan (kimse), [özellikle doğuştan ve­ya konuşmağa başlamadan önce sağır olan.]

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 28 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 17:21 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı SAĞIR-DİLSİZ hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Almanya, bebek, Bel sinir ağı, bozuk mal, çocuklar, Coğrafya, doğuştan, eksik bir yanı olan, enfeksiyon, eskiçağ, Halk Eğitimi, hastalık, Hollanda, iç organları, ilâçlar, iltihap, İşitme yolu, KABAK, kızamık, konuşmama, mik­rop, öğretmen, öğretmen okulu, organlar, parmak izleri, RHESUS, Rhesus faktörü, sağ tarafı, SAĞIR-DİLSİZ, SAĞIRLIK, teknik öğretim

SAĞIR-DİLSİZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAĞIR-DİLSİZ hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

RUBİNSTEİN (Helena)

RUBİNSTEİN (Helena) hakkında diğer dizin sayfaları >>RUBİNSTEİN (Helena)

Özet:

RUBİNSTEİN (Helena), amerikan uyruklu polonyalı estetik uzmanı kadın (Krakow 1870 – New York 1965).

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 16 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 4:10 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RUBİNSTEİN (Helena) hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Afrika, Avrupa, Avustralya, deri hastalıkları, eksik bir yanı olan, elmas, estetik, Güzel kadın, güzellik, Kadın köle, koleksiyon, laboratuvar, Londra, meksika, Mobilya, Modigliani, New York, Paris, Picasso, RENOİR, RUBİNSTEİN, tablo uzmanı

RUBİNSTEİN (Helena) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RUBİNSTEİN (Helena) hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540)

Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540) hakkında diğer dizin sayfaları >>Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540)

Özet:

Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540)

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 15 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 12:59 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540) hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Afrika, Alman imparatorluğu, alman şairi, arap şairi, Çay özü, Char­les I, Danimarka, edebiyat, Eflatun, eksik bir yanı olan, flaman dili, Floransa Rönesansı, Fransız düşünürü, Fransız Filolojisi, Galler, germen prensleri, gözde ressam, gramer, hava akımları, Hayal kırıklığı, hümanist, ibranice, İran şairi, İspanyol hükümdarları, İspanyol imparatorluğu, ispanyol rönesansı, italyan, italyan şairi, izin almak, Klasik Rönesans, Krallık, krallık ailesi, Kristof Kolomb, Kuzey Afrika, Kuzey iran, Kuzey Peru, macar istilâsı, meksika, Michelangelo, Milano, millî edebiyatı, müzik bilginleri, müzik bölümü, müzik dili, Ortaçağ, ortaçağ sanatı, ortak dil, Paris, Portekiz, portekizli mimar, portekizli mimar ailesi, portekizli ressam, QUATTROCENTO, RAFFAELLO, reformcu, reformcu filozof, Ren kıyısı, rica eden, Roma devri, rönesans sanatı, Rotterdam, Rum Ali Ağa, soğuk hava, Taş devri, taze ot, Ti­caret merkezi, yakın dostu, Yunan klasik devri, yunan şairi, Yüzü kara

Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Rönesans Klasik Rönesans (1500-1540) hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

ROOSEVELT (Franklin Delano)

ROOSEVELT (Franklin Delano) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROOSEVELT (Franklin Delano)

Özet:

ROOSEVELT (Franklin Delano), amerika­lı devlet adamı (Hyde Park 1882-Warm Springs 1945). Başkan Theodore Roosevelt’in kuzeni; onun yeğeni Anna Eleanor Roo­sevelt ile evlendi (1905).

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 12 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 4:20 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı ROOSEVELT (Franklin Delano) hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:akla aykırı, asgari ücret, Atlantik, atom bombası, avukat, Aydın, Bankalar grubu, Birleşmiş Milletler, Britanya, Büyük Britanya adaları, Chicago, çocuk maması, çocuk oyunu, cumhurbaşkanı, demokrasi, denizci, devlet adamı, De­mokrat, dinî görüş, Doğu eyaleti valisi, eksik bir yanı olan, Federal cumhurbaşkanı, Filipinler, Franklin, güvenlik, halk oyunu, Harvard, ingiltere, İşsiz kalmak, Japonya, Kars, kas gücü, Kredi açan, Küba, Küba buhranı, liberal, Maliye bakanlığı, maliye işleri, Milletlerarası, New York, Nikaragua, Ordu, Panama, pön savaşı, PORT ARTHUR, QUEBEC, ROOSEVELT, San Francisco, Satın alma, serbest bırakma, Serbest bırakmak, silâh gücü, sinir yolları, siyaset adamları, Tahran, taş örgü, teşkilât, Washington, Yeni Çağ kabinesi, Yorgunluk, Yüksek mahkeme

ROOSEVELT (Franklin Delano) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROOSEVELT (Franklin Delano) hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

REJİM

REJİM hakkında diğer dizin sayfaları >>REJİM

Özet:

REJİM i. (lat. regimen, yönetmek eylemi’nden fr. reğime). Yönetme, düzenleme tar­zı, düzen.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 12:08 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı REJİM hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:akarsu, Alpler, Amerika Anayasası, Anayasa, aşınma, başkanlık görevleri, beslenme imkânı, böbrek, bolluk, bozuk mal, buharlaşma, çocuk olma hali, çocuklar, Çoğalma, Devletin kurulması, dil bozukluğu, diyabet, diyet, doku bozukluğu, dönme hızı, Dordogne, Doubs, eksik bir yanı olan, fizyoloji, fransız fransa, Fransız Pireneler, Gebe kadınlar, Gümrük idaresi, Güney Amerika, hafif yiyecek, hastalık, hava akımları, Hava kuvvetleri, her akşam, hukuk, Hukuk dokto­ru, hükümet, idare hukuku, iklim şartları, ince kum, insanda görülen hastalıklar, insanların beslenmesi, ırmak, Jüralar, Kabarmalar, kanada, karaciğer, karaciğer hastalığı, Karmaşık eylemler, kaynağın suyu, Kızılnehir, Kolesterol, Kura hav­zası, Loire, Maden dağları, maden suyu, Massif Central, Meuse, okyanus iklimi, patoloji, personel, Pirene, Pireneler, POTAMOLOJİ, Potasyum, protein, PROTiT, REJİ, REJİM, RİZE, RİZE dağları, ruh hastalıkları, sağlık hizmetleri, Senegal, Serbest dönme, sıcak bölgele­r, sıcak su kaynağı, sindirim, sindirim hastalıkları, Sinop ili, Tanzimat, tedavi etmek, Tropikal, türk yemekleri, Türkiye, tuzlar, umumi hal­ler, üstünlük ifade eder, var olmama, vitamin, Vosges, Yağmur, yeme ihtiyacı, Yetişkin, yiyecek, yolu izleyen, Yüksek mahkeme, Yürütme gücü, Zayıflamak

REJİM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REJİM hakkında >>

Kategori Bilgi, Fransa, Maden | Yorumlar kapalı

RAHMET

RAHMET hakkında diğer dizin sayfaları >>RAHMET

Özet:

RAHMET i. (ar. rahmet). Merhamet et­me, acıma. | Halk dili. Yağmur: Yüzüne birkaç damla su değdi, önce rahmet düşü­yor sandı (N. Araz). Bulut asumana ağar // Yerlere rahmet yağar (Kuloğlu). || Esk. Hz. Muhammed. || Kur’anı Kerim.
— ÇEŞ. DEY. Rahmet okumak, Tanrı’nın merhamet ve lûtfu için dua etmek. Bir şeyin kaybı için üzülmek, // Rahmet okumamak, iyiliği için çalışmamak. || Rahmet okutmak, kötü bir kimseden daha da kötü çıkmak: Gelen müdür eskisine rahmet okuttu. || Rah­met olsun canına. Halk dili. «Allah rahmet eylesin» anlamında kullanılır. | Rahmeti rahmana kavuşmak, ölmek. || Allah (Mevlâ) rahmet eylesin (eyleye), «Tanrı mer­hametini onun üzerinden eksik etmesin» anlamında ölen bir kimsenin ardından söy­lenir: Mahmut beye Allah rahmet eyleye. Ama bir haber daha var (S. Kocagöz). || Allah’ın (Hakk’ın) rahmetine kavuşmak (ulaşmak veya ermek), ölmek: Devrinin en büyük evliyası olarak Hak rahmetine erdiği zaman, kendisini rüyada görenler ona soracaklardı (N. Araz).
— Esk. Rahmet-i Huda, Tanrı’nın merha­meti. || Rahmet-ul-lahi aleyh, Tanrı’nın rah­meti onunla olsun.
— Din. Tanrı’nın insanlara olağanüstü yar­dımı. Darda kalanları, yıkıma uğrayanları kurtarması.
— ANSiKL. Din. İslâm inançlarına göre «gufran» da denen rahmet, Tanrı’nın sevdiği kullarına karşı yüce bir yardımı anlamına gelir. Tanrı, dara düşen, yıkıma uğrayan, kendisine sığman müminlere yardım eder. İşledikleri suçlardan dolayı pişmanlık du­yanları, tövbe edenleri bağışlar. Rahmet, in­sanların, iradesi dışındadır, yalnız Tanrı is­teğine bağlıdır. Tanrı, ancak dilediğine rahmet gönderir. İnsan, her istedikçe, Tanrı’nın rahmeti yetişmez.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 19 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 15:48 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RAHMET hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Acıma, Af çıkmak, Âlemler, Allah, Başkaları, çok kederli, damla, derli toplu, Düşmanlar, eksik bir yanı olan, Ermişler, giyecek, günah, halk toplulukları, Hata eden, Hıristiyanlik, Hz. İsa, Hz. Muhammed, İslâm dini, kederli, manevî önder, merhamet, merha­met, öğüt verme, RAHAT, Rahat yaşayan, RAHMAN, RAHMET, tanrı, Yağmur, yiyecek

RAHMET hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RAHMET hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

RADYO

RADYO hakkında diğer dizin sayfaları >>RADYO

Özet:

RADYO i. (fr. radio). Radyo yayınlarını alıcı cihaz. (Bk. alici.) || Düzenli bir şekilde radyo yayınları yapan radyoelektrik istasyonu.
— Radyotek. Otomobil radyosu, otomobil­de kullanılmak üzere yapılmış radyo alı­cısı. Bk. ANSİKL.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 18 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 9:26 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RADYO hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Afrika, Ankara, Ankara Gazi Eğitim, Antalya, antlaşma, Asya, Bakır, deniz taşıtı, denizci, devlet hizmetleri, dinleyici, Dünya gazetesi, edebiyat, eğitim, eğlence, eksik bir yanı olan, Elektrik, Erzurum, gazete, Gaziantep, Güney Amerika, hafif müzik, Havacılık, imzalanan antlaşma, Kars, kol saatleri, kondansatör, konferans, Kopenhag, Kuzey Amerika, makale, musiki, müzik, Okyanus, Orkestra, otomobil, radyo, radyo istasyonu, radyo oyunları, radyo verici istasyonu, RADYOELEKTRİK, Radyotek, reklam, röportaj muhabiri, Telefon, telgraf, teori, tiyatro, Trabzon, türk halk müziği, var olmama, verici telsiz, Yosun

RADYO hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RADYO hakkında >>

Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı

PÜSKÜRTME

PÜSKÜRTME hakkında diğer dizin sayfaları >>PÜSKÜRTME

Özet:

PÜSKÜRTME i. (püskürtmek’ten püskürt­me). Püskürtmek işi.
— Elektr. Katodik püskürtme, seyreltilmiş bir gazdan elektrik akımı geçirmeğe da­yanan maden kaplama metodu. Eşanl. İYONOPLASTİ. Bk. ansikl.
— Metalürji. Püskürtme döküm, ergimiş madenî kalıp içine püskürterek yapılan dö­küm. || Tabanca ile püskürtme, bir parça yüzeyinin, tabancayle ergimiş maden veya alaşım (çinko, alüminyum v.b.) püskürtü­lerek korunması tekniği.
— Oto. Bir motorun yanma odasına, yan­mağa elverişli bir karışım meydana geti­rebilmek için belli oranda hava ile ka­rıştırılmış yakıtın basınç altında gönderil­mesi. (Eşanl. enjeksiyon.)
[Bk. ANSİKL] || Direk püskürtme, yakıtı doğrudan doğruya motorun yanma odasına püskürtme. (iç püskürtme de denir.) [Bk. ANSiKL] || Endirek püskürtme, yakıtın, motorun emme borularına püskürtülmesi. (Diş püskürt­me de denir.) Bk. ANSiKL.
— Zır. Püskürtme makinesi, bitkiler üze­rine böcek ve mantar öldürücü toz püs­kürtmeğe yarayan makine. || İlâç püskürt­me, hastalıklara karşı veya zararlı böcek­leri yok etmek için bitkilere toz ilâç saç­ma işlemi (msl. kükürt).
— Ansikl. Elektr. Fransa’da Houllevigue tarafından incelenen katodik püskürtme, ku­ru yoldan yapılan bir çeşit galvanoplasti-dir. içindeki gaz basıncı yüzde birkaç mi­limetre civa basıncına kadar düşürülmüş bir cam tüpün iki elektrodu vardır, in­dükleme bobini yardımıyle, bu iki elektrot arasında yüksek bir gerilim meydana geti­rilir. Tüpün içinde, katot ışınları halinde elektrik akımı meydana geldiği anda, tü­pün katot karşısına düşen iç çeperinin ya­vaş yavaş bir maden tabakasıyle kaplan­dığı görülür. Püskürtülen bu katot ışın­larının önüne bir cisim yerleştirilirse, bunun üzerinde oldukça ince ve düz bir ma­den tabakası birikir. Bu usuller, girişim­ölçerlerde kullanılan yarı sırlı cam levha­lar, fotoseller için tabakalar, çok yüksek değerli dirençler, koloidal maden eriyik­leri hazırlanır.
— Oto. Emme zamanında silindire gele­cek yakıt karışımını hazırlamakla görevli olan karbüratör, sayısız gelişimler geçir­diği halde birçok yönden hâlâ eksiklikleri vardır. Buharlaşma ile çalıştığı için, mo­tor rejim sıcaklığına ulaşmadıkça verimi düşük olmaktadır. Emme borusunun so­ğuk havalarda ısıtılmasına rağmen, karı­şım genellikle homogen değildir. Çalışması, pistonun inişiyle silindir içinde meydana gelen basınç düşmesinin değerine bağlıdır. Bu basınç düşmesi motorun dönme hızına göre değiştiğinden, hiç bir düzenek, re­jim ne olursa olsun hava ve yakıt oranı tam bir karışım sağlamağa yeterli değil­dir. Buharlaşma ile karbürasyon yerine, ya motorun yanma odasına, ya da emme su­pabı yakınında emme borusuna yakıt püs­kürtme yoluna gidilir. Böylece benzin ta­neciklerinin hava içinde asıltı halinde bu­lunduğu bir aerosol elde edilir; yoğunlaş­ma elektrik olaylarıyle önlendiği için bu karışım uzun süre kararlı kalır. Soğuk kar­bürasyon yerine sıcak karbürasyon uygu­lanırsa yakıt karışımı daha yoğun olur; bu da hem özgül gücün arttırılmasını, hem de, vuruntu tehlikesi yaratmadan sıkıştırma oranının yükseltilmesini sağlar.
Silindirler de daha iyi dolar; çünkü karbüratör memesi ortadan kalkmıştır. Püskürtülen yakıt miktarı yakıt pompasının ayarına bağlıdır; ya­kıt karışımı rejim ne olursa olsun sabit­tir.
• Direk püskürtme, dizel motorlarında uygulanan sistemden farklıdır. Püskürtme, sıkıştırma zamanında meydana gelir; pom­panın basıncı daha düşüktür (50 bar seviyesinde); fakat belli bir sürede verilen benzin miktarı çok daha azdır; bundan dolayı, pompa ve enjektör parçalarının ya­pımında aranan hassasiyet maliyet fiya­tının artmasına yol açar. üstelik, pompa ve enjektör bir kurutucu etkisi yapan ya­kıtla süpürüldüğü için bu organların yağlanması da önemli bir meseledir.
* Endirek püskürtme için direk püskürt­meden daha basit bir sistem yeterlidir; ay­rıca, direk püskürtmenin avantajlarından başka, yanma odasına girmeden önce gazların çalkalanması gibi bir üstünlük taşır, bu da yakıt karışımının homogenliğini arttırır. Karışımın oranı, motorun rejimine ve yüküne bağlıdır. Kalkış sırasında yakıt karışımını zenginleştirmek ve bazen yük­seltiye göre oranı ayarlamak iyi sonuç ve­rir. Yakıt beslenecek silindirlerin sayısı ka­dar enjektörle ve yalnız birkaç barlık bir basınçla basılır. Bu enjektörlerden her biri bir emme supabının yanına yerleştirilir; gaz karışımı, emme sırasmda, homogenliği­ni arttıran bir ön karışmaya uğrar.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 15 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 16:35 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PÜSKÜRTME hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ağız parçaları, Alüminyum, alüminyum tabakası, asit, asit püskürtme, ayar makinesi, Basınç, benzin, bitki, bitkiler, böcek, buharlaşma, buharlaşma yolu, çinko, Direk püskürtme, eksik bir yanı olan, eksiklik, Elektrik, emme borusu, Endirek püskürtme, fotosel, gaz tabakası, hastalık, Hava, hava pompası, hava tabakası, Kaplan, katot ışınları, Kükürt, kuru soğuk, makine, Malî avantaj, maliyet, mantar, Metalürji, metre, motorun pistonu, piston sabit, POMPA, pompa yardımı, PÜSKÜRTME, Saç kaplama, silindir, soğuk olmak, tabanca, yağ püskürtme tekniği, Yağlanma

PÜSKÜRTME hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PÜSKÜRTME hakkında >>

Kategori Bilgi, Fransa, Maden | Yorumlar kapalı

PUSULA veya PUSLA

PUSULA veya PUSLA hakkında diğer dizin sayfaları >>PUSULA veya PUSLA

Özet:

PUSULA veya PUSLA i. (ital. bussola, kü­çük kutu’dan). Magnetik. Mıknatıslanma­yan bir maddeden yapılmış, ortasında, uç­ları daima Yer’in magnetik kutuplarına yönelerek kuzey doğrultusunu gösteren mıkna­tıslanmış bir ibre bulunan kutu; ibre, bir eksen üzerinde serbestçe döner veya hüküm­süz bir ipliğin ucuna asılmıştır: Pusula, uzun deniz seferlerinin yapılabilmesine im­kân verdi.
(Bk. ANSİKL.) || Eğitim pusulası, yatay bir eksen üzerine yerleştirilen ve mag­netik eğilimi, yani bulunulan bölgedeki Yer magnetik alanının doğrultusuyle ufuk ara­sındaki açıyı ölçmeğe yarayan mıknatıslan­mış ibre. || Magnetik değişim pusulası, bü­tün bir gün boyunca mıknatıslı ibrenin küçük oynamalarını gösteren âlet. (İbrenin oynamaları, magnetik çalkalanma günlerin­de çok daha büyük olabilir.) || Sapma pu­sulası, herhangi bir yerdeki sapmayı, yani magnetik meridyenin coğrafî meridyenle yaptığı değişken açıyı ölçen klasik pusula.
— DEY. Pusulayı şaşırmak, güç bir durum karşısında ne yapacağını bilememek: —Pey­gamberimiz kimdir? deyince, onlar da pu­sulayı şaşırdılar (Ş. S. Aydemir).
— Denize, ve Havc. Bütün doğrultuları magnetik kuzey doğrultusuna göre değer­lendirmeğe yarayan âlet. (Magnetik kuzey ile gerçek kuzey veya coğrafî kuzey ara­sında, sapma açısı denilen bir açı bulunur; harita üzerinde işaretlenen bu açı yardımıyle pilot veya kaptan, uçağının veya gemisinin gidiş yönünü tayin edebilir.)
[Bk. ANSİKL.] || Pusula dolabı veya sehpası, içine pusula, mıknatıs çubuklar ve pusulayı aydınlatan lambaların konulduğu silindir biçiminde dolap, (üzerinde pusulayı su, toz v.b.den korumağa yarayan meşin bir kılıf vardır.) || Pusula feneri, eski pusulalarda, pusula dolabının içindeki fener. || Pusula kartı, pusula kadranına yapıştırılan, yüzeyi otuz iki bölüme ayrılmış yuvarlak kart. (Pusula gülü de denir.) || Açıklık pusulası, magnetik güney açısını (açıklık) belirlemek için Güneş’in veya herhangi bir gökcismi­nin yerini tayin eden pusula.
(KERTERİZ PUSULASI da denir.) || Cayro pusula veya cayroskopik pusula. Bk. CAYROPUSULA. || Elektronik pusula, magnetik pusula ile oto­matik pilot arasında röle görevi yapan elektronik donatım. || El pusulası, deniz ge­zintilerinde, amatör denizcilerin kerteriz yapmak için kullandığı kenarına bir sap takılmış pusula. || Sivili pusula, pusula kartının salınımlarını önlemek için, kabında su ve alkol karışımı bulunan pusula. Bk. ANSİKL.
— İda. Esk. Pusula odası, Şeyhülislâm dairesine bağlı Fetvahanedeki üç kalemden bi­ri. (Burada fetva, isteyenlerin istekleri ya­zılırdı; müracaat edenler, bu yazıyle modaya giderek fetvayı yazılı veya ağızdan dinler­lerdi.)
— Ansikl. Magnetik. Pusula, Yer magnetik alanının doğrultusunu gösterecek şekil­de yerleştirilmiş mıknatıslı bir ibreden baş­ka bir şey değildir. Hareketli bir mıknatısla yapılmış elektromagnetik ölçü âletleri de bu adla anılır. Mıknatısın kutuplanma özelliği­ni ve Yer’in mıknatıs üstündeki yönlendirici etkisini ilk fark eden Çinliler oldu: M. ö. 120 yıllarına doğru yazılmış Cung Vey lügatinde bu olayların ifadesine rastlanır; cinli denizciler VII.-VIII. yy.larda mıknatıs­lı iğneyi kullandılar. Pusulanın kullanılışını Çinlilerden öğrenen Araplar da Avrupa’ya yaydılar. 1180 Yılına doğru yazılmış bir şiirde, «denizcilerin yoldaşı» çirkin kara bir taştan söz edilir. Yine o devirde yaşamış bir yazarın açıkladığına göre, bu «denizci­lerin yoldaşı», yarısına kadar su dolu bir cam kap çine konmuş mıknatıslı bir iğne­dir: iki saman çöpü üzerinde yüzen bu iğ­neye kalamit adı verilmiştir,
Gerçek pusulanın hikâyesi kesinlikle bilinmi­yor; bununla birlikte 1294′te Saint-Nicolas gemisinin demirbaş defterinde calamita cum apparitibus suis ve bir bussula de ligno kay­dına rastlanmıştır; bu da, pusula kelimesi­nin sicilya dilinden geldiğini gösterir. Rüzgârgülüyle birlikte, eksiksiz ilk pusulanın 1483′te portekizli Ferranda tarafından ya­pıldığı sanılır.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 15 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 12:25 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PUSULA veya PUSLA hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:alkol, Alüminyum, amatör, Aydın, büyük pusula, Çay özü, çember, çevre, çinli yazar, demir, denizci, dikdörtgen, doğa, düşey doğrultu, eğilim gösterme, eğitim, eksik bir yanı olan, Elektron, elektron akışı, Elektronik, esen rüzgâr, fener, fizik, fizikçi, formül, gözlem, güneş, Güney Portekiz, harita, içinde bulunulan, iğne, ingiliz, ingiliz fizikçisi, ipek, Islanmış, Kristof Kolomb, küçük kutu, kutuplanma, lügat yazarı, magnetik, metre, mide, Mıknatıs, mıknatıslı iğne, moda, ölçen cihaz, Ölüme bağlı, Portekiz, portekizli yazar, prizma, PUSULA veya PUSLA, Rüzgar, Saman, Şaşırmak, Şeyhülislâm, Sicilya, silindir, yapışık, yatay doğrultu, yatay hareket, yazar, Yuva yapmak

PUSULA veya PUSLA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PUSULA veya PUSLA hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

PUL

PUL hakkında diğer dizin sayfaları >>PUL

Özet:

PUL i. Eskiden kullanılan akçeden küçük madenî para: Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul (N. F. Kısakürek). Gerçi ne parası, ne pulu, ne malı, ne mülkü var
(N. Araz).
— ÇEŞ.DEY. Bir pul etmemek, değersiz olmak. || Bir pula satmak, hiç önem ver­memek, (birine karşı) sadakatsiz davran­mak: Ben senin âşıkınım / Bir pula satma beni (Halk türküsü). || Para pul. Bk. PA­RA.
— Bot. üzerinde bulunduğu organa sım­sıkı yapışık, şekil ve yapıca çok basit yap­rakların her biri. Bk. ANSiKL.
— Böcekbil. Çiftkanatlı böceklerde kaşıkçık. || Diviklerde düşen kanatın yerin­de kalan çotuk. || Kelebeklerde ufacık bir sivri nokta ile kanatların derisine tutunan çok küçük plak. (Kelebeklerin kanadında sürekli olarak «toz» görünüşünde yer alan ve onlara gerek yansıma yoluyle [kimyasal renkler], gerek ışığın enterferans oyunlarıyle [fizik renkler] çeşitli renkler veren ve renklere parlaklık kazandıran kısımlar, bu pullardır.)
— Huk. Pul sahtekârlığı, devlet tarafından çıkartılan kıymetli evrakın bir türü olan pulun, yetkili olmayan kişilerce basılması. (Resmî evrakta sahtekârlık suçu sayılır. [Bk. sahtekârlık.])
— înş. Çatı kaplama işlerinde madenî ör­tü elemanıyle çivi başı arasına konan kü­çük boyutlu çinko veya bakır parçası.
— Mim. üst üste konmuş, düz veya hafif kabarık dairesel küçük plakalardan mey­dana gelen süsleme.
— Oyun. Tavla oyununda kullanılan yuvarlak küçük levha.
— Pulc. PTT idaresi tarafından, postanın alacağı ücretleri göstermek üzere çıkarılan basılı kâğıt. (POSTA pulu da denir.) [Bk. ANSiKL.] || Damga pulu. Bk. DAMGA.
— Saatçilik. Bir mihvere desteklik etmesi için, bir kol veya duvar saatinin platinine perçinlenmiş pirinç parça.
— Sürüngenler bilimi. Bazı deniz kaplum­bağalarının bağasını kaplayan ve çeşitli eş­ya yapımında kullanılan madde.
— Süs. santl. Ortası delik maden levhacık. (Bk. ANSIKL.) || Pul iğnesi, pulun deliğin­den geçecek kadar küçük ve ince iğne.
— Teknol. Vida, cıvata v.b. şeylerin boy­nuna geçirilen ortası delik madenî levha.
— Terz. Bir kumaşın üzerine süs olarak dikilen küçük, yuvarlak, ince ve delikli, maden, jelatin, sedef v.b. parçası. (Bk. AN­SiKL.) || Pul işlemek, bir kadın elbisesinin üzerine pullar işleyerek süslemek.
— Zool. Balıkların, sürüngenlerin ve bir kısım kuşlarla memelilerin vücudunu kap­layan boynuzsu, sert levha. Bk. ANSiKL.
— ANSiKL. Bot. Pul’lara köksaplarda, ba­zı asalak bitkilerin (canavarotu) yer üstü saplarında, soğanlarda, bileşikgillerin bürümlerinde rastlanır. Bunlar ya tomurcuk­larda olduğu gibi koruyucu veya soğan­larda olduğu gibi besleyici bir görev yapa­bilir. Kozalaklıların meyve yapraklarına da pul denir.
— Pulc. Ortaçağdan beri, yolların güven­sizliği yüzünden, ağırlık ve mesafeye göre hesaplanan gönderme ücretini mektubu alan kimsenin ödemesi âdet olmuştu. Ama bu ödeme şekli dağıtım işini güçleştiriyordu. Kendisine bir şey gönderilen kimseye ka­bul etmemek hakkının tanınması da mektuplaşanların birtakım hilelere başvurmala­rına yol açıyordu (adres üzerinde belirli değişiklikler yaparak veya zarfın üzerine önceden kararlaştırılmış bazı işaretler ko­yarak parasız haberleşmeyi sağlamak gibi). Ayrıca, ücret tarifesinin yüksekliği dolayısıyle gizli yapılan mektup ulaştırma işleri de büyükçe bir para kaybına sebep olu­yordu. Buna karşı ilk defa, 8 ağustos 1653′te Paris’te petite poste’un kuruluşu sıra­sında, Paris parlamentosu danışmanı Renouard de Villayer bir çare bularak taşı­ma ücretinin önceden ödenmesi usulünü ge­tirdi. Bu usule göre, gönderilmek istenen mektubun gönderme ücreti mektubun varı­şında alıcıdan değil de, mektup gönderil­diği zaman mektubu gönderen kimse tara­fından ödeniyor ve bu durum da bugünkü posta pullarının yerini tutan bir belgeyle mektubun üzerinde belirtiliyordu. Ancak, mektup gönderen kimsenin bu önceden öde­me işini postahanede yapması zorunluluğu bu usulün yaygınlaşmasını önledi. Bu du­rumu önlemenin tek yolu, ücret tarifesini hafifletmek ve sadeleştirmek (ücret deği­şikliklerini mektubun ağırlığına göre değil de gideceği yere göre uygulamak), ayrıca ödeme muamelesini elden geldiğince basit­leştirmekti. İsveç’te De Treffenberg (1823), İngiltere’de Charles Knight (1834) ve Charles Whiting (1837-1838), Fransa’da da Piron (1838) ile Grasset (1839) bunun için, basılı veya üzeri damgalı kâğıt veya zarflar kullanmayı tasarladılar. 1819-1836 Arasın­da, bu sistem özellikle, gönderme işlerini tekelinde bulunduran Sardunya krallığı ta­rafından bile kullanıldı. Bu ülkedeki posta idaresi, yazışmaların ulaşımını tekelinde bu­lundurarak, özel ulaklarla gönderdiği mek­tuplar için bir çeşit mektup kâğıdı satı­yordu. İngiliz James Chalmers’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838). Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışma­dan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840′tan itibaren İngiltere’de kullanılmağa başlandı (10 ocakta bütün İngiltere toprak­ları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 mayısta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı), ücretin peşin öden­diğini gösteren bir belge olduğu için de, 28 ağustos 1848′den itibaren, Posta idaresi genel müdürü Etienne Arago’nun isteği üzerine, posta pulu usulünü Fransa da kabul etti. Oysa Fransa’da bu yenilik, daha ön­celeri, ücret indirimleri dolayısıyle hazi­nenin zorunlu olarak kayba uğrayacağı gerekçesiye birkaç kere reddedilmişti. 1 Ocak 1849′da Fransa’da posta ücretleri yeniden düzenlendi.

Devamı >>

eksik bir yanı olan hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 13 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 15:01 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PUL hakkında bilgi içermektedir ve eksik bir yanı olan ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:alıp satma işi, altı köşeli, Anka kuşu, Ankara, Antil adaları, Arles krallığı, asalak böcek, asma yaprakları, Atatürk, Atma tarzı, Avrupa parlamentosu, Bakır, basılacak yer, basılan tahta, Basınç, besleyici madde, Bileşikgiller, Birinci Dünya savaşı, bitkiler, böcek, böcekler grubu, boynuz, canavarotu, Charles, çift kanadı olan, çinko, çocuk oyunu, daire parçası, dantel, dar kanatlı kuş, davul derisi, Değersiz, delik açma, demir, Demiryolu, deniz kuşu, denizci, derisi pullu, desen çıkarma, desen kâğıdı, dikdörtgen, dikilen taşlar, dış asalak, duvar kaplama, Edirne, eksik bir yanı olan, eleman, emir kâğıdı, fırça izi, fizik, geometri, geometrik, görev dağıtımı, Gövdesi dik, Göz kapağı, güzel kelebekler, halk oyunu, Hava kuvvetleri, hayvan, Hile yaparak, hükümet, ihtiyacı olmayan, ilgili olmayan, İmparatorluk dönemi, ince kemik, ingiliz kadın, işini sağlam tutan, iskelet, İstiklâl, İsveç, İznik, jelatin, kadife, kağıt, kahve, kahverengi, Kalay, Kaplumbağa, kaplumbağa türü, kelebek, kemik, kemikli balık, kertenkele, kimyasal, köpek, Kozalak, küçük kutu, küçük uzantı, kumaş, kürek, Kurtuluş, kuşlar, Kuvvet, latin, Londra, Lozan, Madagaskar, Madalya, makine, memeli, Meşrutiyet, meyve, meyve çeşidi, Meyve veren, Nar çiçeği, Ortaçağ, Osmaniye, Osmanlı devleti, paket, Paris, paris fransa, Parlaklık, parlamento, pirinç, Portekiz, POSTA, Posta birliği, posta kutusu, POSTAHANE, PUDRA, PUL, pulkanatlılar, resim, resimler, Rönesans, Sadeleştirmek, Sahte para, Sedef otu, sinir yolları, sivri kanatlı kuş, soğan, sulh hâkimi, süsleme, süslemek, süslenmiş, taahhütlü eşya, tahta kürek, tahta levhacık, tarih bilimi, tarihi belge, timsah, tiyatro, tomurcuk, Tuna, Türkiye, Türkiye Büyük Millet meclisi, türkü, Tütün, Uzakdoğu, uzun elbise, Vergilius, Viyana, yanar döner parçalar, Yapılan satış, yapışık, yaprak, yelpaze, yeşil renkli, Yıldız, yuva tutan, Yüz sürme, zamk gibi, zooloji

PUL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PUL hakkında >>

Kategori Bilgi, Fransa, Maden | Yorumlar kapalı

Google
Özel Arama
1

ansiklopedi - Copyright © 2009 Bilgi video, seri ilan, resim, osmanlı alfebesi, soğuk varlık, amonyak,

casino on line