AGRAFİ
AGRAFİ hakkında diğer dizin sayfaları >>AGRAFİ
Özet:AGRAFİ i. (a bulzl. eki, ve yun. graphein, yazma). Nöroloji. Hareketlerde herhangi bir bozukluk ile ilgili olmayan yazı yazma imkânsızlığı: Agrafi genellikle bir afazi ile braber bulunur, (L)
Etiketler:AGRAFİ, ilgili olmayan, yazı yazma
AGRAFİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AGRAFİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ZENCİ AFRİKASI
ZENCİ AFRİKASI hakkında diğer dizin sayfaları >>ZENCİ AFRİKASI
Özet:ZENCİ AFRİKASI
Siyah derililerin çoğunlukta bulundukları topraklara verileri ad.
Etiketler:Africaine, ağaç cinsi, alınan tedbir, Aral gölü, Arap cumhuriyeti, Araplar, Ateş, Atlantik, Atlantik çağ yazarları, Atlantik kıyısı, AV, Ava gitmek, Avrupa kıtası, bağlama sistemi, batı müziği âletleri, belli olmak, Beyaz, büyük yatırım, çalgı, çocuklar, coğrafî, çömlek, dağ sırası, dil hâkimiyeti, dilbilimci, diller, dini misyon, dini şarkılar, dini tören, Dokuma, Ege kıyısı, ekonomi, Esnek, estetik, Fildişi, Fildişi sahili, flüt, Fonetik, Frank birliği, fransız asıllı, fransız dans, fransız edebiyatı, Fransızca, fransızca eser, fransızca roman, Gana halkı, Geçmiş, gelenek, genç yazar, gramer, güçlü adam, Güney Afrika, Güzel Sanatlar, Habeşistan, heykel, heykeltraş, Hıristiyan, ihracat, iktisadî gelirler, iktisadi gelişme, ilgili olmayan, imparator, imparatorluk devri, imparatorluk zamanı, İnci balığı, İran devletleri, İşçi sınıfı, Jose, kabile, Kadın köle, kale kalıntısı, Kamerun, kapital, katıksız arap, kızılderili, köleler, köpek, Krallık, kültür, Kuyumcu, Kuzey Afrika, lavta, Lehçe, Leopold, Libya, Louis, Madagaskar, madde, maden yatakları, masal, masal şairi, medeni imparatorluk, Mısır, Moritanya, musiki, müzik, müzik dili, ormanlar, polifonik, Portekiz, Roman sanatı, romancı, rus etnografı, Rus sömürgeciliği, sahalar, SAHRA, sanat eseri, Sanat tarihi, Şarkılar, saz şairi, Senegal, seramik, ses borusu, Sierra Leone, şiir sanatı, sinir sistemi, siyasi memur, şöhret, süsleme, süsleme sanatı, süslenmiş, Tarih öncesi, tarihçi, Tavşan, taze ot, ticaret, Tiran lehçesi, Tunç, türk halk müziği, türk idareci, türkü, verilen emir, yakınlığı olmayan, yastık, Yazlar, yıllık gelir, yunan dili, yunan şairi, Yunanistan, zarlar, ZENCİ AFRİKASI, zenci köle, zenci sanatı, zengin bölgeler
ZENCİ AFRİKASI hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ZENCİ AFRİKASI hakkında >>
Adliye nezareti
Adliye nezareti hakkında diğer dizin sayfaları >>Adliye nezareti
Özet:Adliye nezareti, Osmanlı imparatorluğunda batı usulünde kurulan adliye teşkilâtının bağlı olduğu en yüksek makam (XIX. yy.). Önce «Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye» (1837 sonları) kuruldu.
Etiketler:ABDURRAHMAN, Adalet dergisi, adalet teşkilatı, Adliye nezareti, Cevdet Paşa, ceza mahkemeleri, devlet teşkilâtı, Hariciye nezareti, hukuk, hukuk ilmi, ilgili olmayan, kanun, mahkeme, müsteşar, Osmanlı imparatorluğu, rus idaresi, teşkilât
Adliye nezareti hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Adliye nezareti hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADLİ
ADLİ hakkında diğer dizin sayfaları >>ADLİ
Özet:ADLİ sıf. (ar. adl, adalet’ten adli). Adaletle ilgili, adalete ait: Adli teşkilâtımızda ve kanunlarımızda radikal bir inkılâp isteyenler de yalnız garpçılardı (Peyami Safa). Bu sebeple siyası, adli, malt ve sair inkişafımıza mâni kuyuda muhalifiz (Yahya Kemal).
Etiketler:ADALET, ADLİ, Adlî sicil, ADLÎ TIP, alınan tedbir, askeri birlikler, Askeri Ceza Muhakemeleri, Askeri mahkeme, askerî mahkemeler, Askerî mahkemesi, Ayan beyan, baş vurmak, caiz olmayan, ceza mahkemeleri, Ceza ve hukuk işleri, Cumhuriyet savcısı, devlet teşkilâtı, Dini uygulama, Emniyet, emniyet müdürlüğü, hukuk ilmi, Hukuk ve adalet işleri, ilgili makamlar, ilgili olmayan, inceleyen ilim, istatistik, kanun, mahkeme, mahkum oldu, Milletlerarası, muhakeme etme, organlar, Peyami Safa, REFAKAT, resmî makamlar, Rütbeler, Sahte para, savunma sistemi, siyasi haklar, siyasî hürriyet, taleb etmek, Tarih düşürmek, Ticaret mahkemesi, tıp kolu, Türkiye, Türkiye tarihleri, yargı organları, yargılama, Yetkili, zabıta teşkilâtı
ADLİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADLİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADİYABATİK
ADİYABATİK hakkında diğer dizin sayfaları >>ADİYABATİK
Özet:ADİYABATİK sıf. (yun. adiabatos, girilmez’den fr. adiabatique). Fiz. ve Meteorol. Isı iletmeyen, ısı iletimine engel olan.
Etiketler:ADİYABATİK, ara vermeden, ay çevrimi, Basınç, cisimler sistemi, dinamik basınç, ilgili olmayan, ısı iletimi, isim yapma, kanun, sıcak hava, sıcak hava kütlesi, Sıcaklık, silindir, sinir sistemi, su buharı, temin etme, Termodinamik, yoğunlaşma noktası, yükselmek anlamı
ADİYABATİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADİYABATİK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADET
ADET hakkında diğer dizin sayfaları >>ADET
Özet:ADET i. (ar.
Etiketler:ADET, beş kıta, Bizans, Gerçek, Halid Ziya Uşaklıgil, hukuk, ilgili olmayan, koyu olmak, pozitif sayılar, RAKAM, Yarım Asır
ADET hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADET hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADA
ADA hakkında diğer dizin sayfaları >>ADA
Özet:ADA i. Dört tarafı su ile çevrili kara parçası: Hâli bir adaya çıkacaktık, bir kulübe yapacaktık (S. F. Abasıyanık).
Etiketler:ADA, Adaçayı, Afrika topluluğu, akarsu, akarsuyun kenarı, Amerika kıtası, arslan, Atlas okyanusu, Avustralya, Ayı yavru, Bali adası, balıkçı, belli olmak, beş kıta, Beyaz, bitkiler, Botni körfezi, Bretagne, Britanya, Büyük Britanya, Büyük Britanya adaları, buzul erime suları, canlılar, Charles, coğrafî, Darwin, deniz parçası, denizci, Ege adaları, Ege denizi, Ege kıyısı, eleman, Endonezya, Geçmişte yaşamış, gemici, gemicilik tarihi, gümüş, Halid Ziya Uşaklıgil, Hollanda, ilgili olmayan, körfez, Korsika, koyu olmak, Küba, küçük soğan, küçük tekne, kuşlar, Kuzey İrlanda, Madagaskar, Madagaskar adası, maymun, Maymun türü, mercan, mercan oluşumları, Milletlerarası, Müsait olmayan, Okyanus, Okyanus adaları, Ortaçağ, sinek, soğan, taş yığınları, Tavşan, tavşan türü, volkan, Yavru kuş, Yazlar, yere yakın, Yılan evi
ADA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ACIGÖL
ACIGÖL hakkında diğer dizin sayfaları >>ACIGÖL
Özet:ACIGÖL, Göller yöresinde dışarıya akıntısı olmayan bir göl; yÜksk. 836 m.; yüzolç. 158 km2; uzunluğu 27 km.; en fazla genişliği 9 km. Afyon, Burdur ve Denizli illerinin toprakları arasında güneybatı-kuzeydoğu doğrultulu bir çanak içinde yer alan gölün güneyinde ve kuzeybatısında, yükseltisi 1 500-2 000 m. arasında dağlar bulunur.
Etiketler:ACIGÖL, Afyon, Burdur, Demiryolu, deniz akıntısı, Denizli, Göller yöresi, Gölün suyu, güneybatı, ilgili olmayan, karayolu, klorür, krater gölü, magnezyum, Nevşehir, sodyum, su birikintileri, tuz gölü, volkan, volkanik, volkanik arazi
ACIGÖL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ACIGÖL hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ABİS
ABİS hakkında diğer dizin sayfaları >>ABİS
Özet:ABİS i. (yun. abyssos, dipsiz’den fr. abys-se). Okyanusların çok derin kısmı ve daha özel olarak, güneş ışığının erişemediği kesim.
Etiketler:ABİS, acayip yaratık, Araştırma, çok dikenli, Dikenli bitki, Dikenli kabuk, ek gram, enzim, fosil hayvan, görme, güneş, Güneş hayvanları, haşin tabiat, hayvanlar, ilgili olmayan, iskelet, kayaç, kemik, kireçli kayaçlar, meksika, oksijen, Okyanus, organlar, PİCCARD, protein, SAFHA, sayma, Sünger, Tabiatta bulunan, yassı balık, yumuşak
ABİS hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ABİS hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SANTRAL
SANTRAL hakkında diğer dizin sayfaları >>SANTRAL
Özet:SANTRAL i. (fr. central, merkezî’den). Elektr. Elektrik santralı, elektrik üretecek bir fabrikayı meydana getiren tesislerin tümü.
Etiketler:açık kanal, Adana, Akdağ, Aksaray, alışveriş merkezi, Amerika Birleşik devletleri, Anka kuşu, atom bombası, Atomlar arasında, Av üretme, Ay tutulma, Ayakkabı fabrikası, Aydın, Ayırım yapma, Ayırmak işlemi, Bağdat, Bakır işletmeleri, Bodrum, Boğa, boğaz, Burgaz adası, büyük yatırım, çekirdek enerjisi, dağ kütlesi, dekorasyon, Deri sanayi, Dış Ticaret, döküm, duru temiz, eğitim, elektrik motorları, Elektron, Elektronik, enerji yokluğu, Ereğli, Gazi caddesi, geleneksel olay, Gelibolu, gerilim şebekesi, gruba bağlı, Gümrük binası, Güneş tutulması, Güzel kadın, Halat, havalimanı, Hidrolik akümülatör, hukuk, Hüküm, ihracat, ilgili olmayan, ince kemik, indir, ingiliz, İngilizce, ingilizleri seven, inşaat, ırmak, ispanyol, istanbul Hukuk fakültesi, İstanbul Üniversitesi, İyi niyet, kalaya verdikleri ad, kapalı olmayan, kapalı yer, kara Samsun, Kars, Kartal, Kavak, kemik, Kerem ile Aslı, komiserlik merkezi, Kooperatif, Köy evleri, Kozmetik, küçük havuz, küçük lokanta, küçük saçak, kütle ağırlığı, Lima üniversitesi, liman, lise, Lokanta, macar, maden ocağı, mahkeme, maliye işleri, Maltepe, Mecidiyeköy, Med savaşları, Mimar, Muhasebe, OLYMPOS, ortak dil, panoramik, parfüm, paslanmaz çelik, pazar yeri, PEND, PENDİK, PER, PERA, personel, petrol borusu, Petrol üretimi, PINAR, POMPA, PORTA, PORTE, PORTER, PRES, proje, RAF, RAHAT, RAHATSIZLIK, RAM, RANİ, RANT, rastgele, REC, REFERANS, reklam, REM, REME, Renk, resim, Resim fakültesi, REST, REZ, REZAN, Rhöne kıyısı, RIKA, RİN, RNA, ROMEN, ROS, Sadık olmayan, Saf teknik, sağlık hizmetleri, sakin hava, Samsun, sanayi merkezleri, sancak, savaş ekonomisi, Sedef otu, şehir, ses borusu, sigorta, Silivri, Spor, Sultan, Süt veren, Taş devri, tek yönlü ışıma, tekstil, Telefon, temiz olma, termik akümülatör, termik elektrik santralı, tersane, ticaret, ticaret alanı, ticaret merkezi, tıp kitabı, Trakya, Tuna, Turistik merkez, ümit verme, üreteç, üretim maliyeti, Üsküdar, Yalova, yeni bitmiş, yoğunlaşma noktası, Yün Gömlek, zeytin, ziraat
SANTRAL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SANTRAL hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SANDIK
SANDIK hakkında diğer dizin sayfaları >>SANDIK
Özet:SANDIK i. (ar. sanduk’tah). İçine çeşitli şeyler konan kapaklı, dört köşe ev eşyası: İçinde bulgur, tarhana, erişte torbalarının durduğu bu.sandıktan etrafa hafif bir küf kokusu yayılıyordu (Sabahattin Ali). ||
Etiketler:ağaç işleme, akıl yürütme, altın bilezik, banka memuru, Boğazköy, Cehennem, cenaze, cenaze tapınağı, ceviz ağacı, cilâ ağacı, Emniyet, eskiçağ, eşyanın yapımı, Filistin, güzel koku, Hıristiyan, İbadet eden, ilgili olmayan, kapalı kutular, kapalı olmayan, Kardinal Kuşu, koku alma, kristal, kristal yapı, küçük kutu, küçük tekne, Kudüs, Kudüs mabedi, levha, Levhalar, manastır, marangozluk, Mazarin, mihrap, Napoli, Napoli müzesi, Omurga, Ordu, Rönesans, sabun taşı, sandık, Sandık içi, sandık yapımı, Sandıklar, sayma, tahta oyma, Tapınak, Ürdün, Van, yapılan tapınak, yiyecek, yürütme
SANDIK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SANDIK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SANAT
SANAT hakkında diğer dizin sayfaları >>SANAT
Özet:SANAT i. (ar. şancat). Bir duygunun, bir tasarının veya güzelliğin ifadesinde kullanılan metotların tümü; bu metotlar sonucunda ulaşılan üstün yaratıcılık: O güne kadar kimsenin dokunmadığı sanat konuları açıyordu bize (Y. Z. Ortaç).
Etiketler:Adlî sicil, ahlâk konuları, ahlâk kuralları, akademi seviyesi, akla gelen, Aksaray, alay etmek, alman sanatı, Arapça, Arkeoloji, Ayda insan, Beklenmedik, Bel sinir ağı, belli olmak, bilgi işleme, Ceza ve hukuk işleri, Cezanne, Daumier, dekorasyon, Dekoratif sanatlar, Delacroix, derli toplu, din bilgini, dinî eserler, Dini portre, Diyarbakır, doktrin, Edebi sanat, el sanatları, faydalı kuş türleri, fransız dans, fransız hukuk bilgini, fransız sanatçı, Gal prensi, genç kız, gravür sanatçısı, Gustave Courbet, Güzel Sanatlar, güzellik, güzellik salonu, Halk Eğitimi, halk şairi, harbiye, Heykeltıraşlık, Hile yaparak, ilgili olmayan, ilim adamı, inceleyen bilim, iş adamı, italyan seramikçi, kas gücü, Küçük sap, kuş bilgini, manevî önder, Midhat Paşa, Milli Arkeoloji, milli atelye, Millî eğitim, modern bilgin, Müzik akademisi, müzik bilgini, müzik dili, müzik eğitimi, müzik terimi, ölü külü, ortaçağ sanatı, para kazan, PORTRE, RASYONALİZM, ressam, Roma Tarihi, romalı hukuk bilgini, romalı hukukçu, Roman sanatı, romantizm, rönesans sanatı, RONSARD, Rus müzik bilgini, SADAKAT, Saf teknik, SANAT, Sanat okulu, Sanat tarihi, saray prensi, saygı sözü, seramikçilik, sinir sistemi, sırlı cam, süsleme ressamları, süsleme sanatı, Süsleme sanatları, tanrıçalar, taş yığınları, ters gitmek, Theophile, türk dili bilgini, türk hukuk bilgini, türk ilim adamı, türk musiki bilgini, türk ressamı, türk ses sanatçısı, yaratıcılık, yazı yazma, Yedikule, yere yakın, yolu izleyen, yunan dili, Yunan klasik devri, yunan mısraı, yunan şairi, yunan tanrıçaları, Yunanistan, yunanlı heykelci
SANAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SANAT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAHTEKÂRLIK
SAHTEKÂRLIK hakkında diğer dizin sayfaları >>SAHTEKÂRLIK
Özet:SAHTEKÂRLIK i. (sahtekâr’dan sahte-kâr-lık). Sahtekâr olma hali veya sahtekârca davranış, düzmecilik.
— G. santl. Bk. ANSiKL.
Etiketler:Akademi, Araştırma, av malzemesi, bağlı olmayan, Başkaları, Ceza ve hukuk işleri, Charles, çömlek, Delacroix, devlet teşkilâtı, düzmeci, eczacı, el sanatları, eşya saklama, Fildişi, Fotoğraf, fransız heykeltıraşı, Gotik sanat, Güzel Sanatlar, hapis hakkı, Helkel müzesi, heykeltıraş, ikinci cilt, ilgili olmayan, İşlenmiş suçlar, kafatası, kimyasal, laboratuvar, Morötesi, Ortaçağ, Ortaçağ keşişleri, Oxford, Polis teşkilâtı, ressam, Roma imparator, Roma kanunu, Roma Tarihi, Rönesans ressamı, ruh hali, RUHSATNAME, rus heykeltıraşı, rus yazarı, SAĞLIK, sahtekâr, SAHTEKÂRLIK, sakat etmek, Sakat olma hali, Sanat tarihi, Satın alma, şehitler, senet, su taşıyan, su vermek, taklit etmek, taraf tutma, tarih yazarı, tarihi belge, TARİHÖNCESİ, teori, teşkilât, türk heykeltıraşı, Türk medeni kanunu, türk ressamı, türk uzmanlar, Uzakdoğu, uzmanlaşmış hekim, Van Gogh, X ışınları, yasaklamak, yazı yazma, yok eden, yunan heykeltıraşı, yüz ifadeleri, zabıta teşkilâtı
SAHTEKÂRLIK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAHTEKÂRLIK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAHA
SAHA hakkında diğer dizin sayfaları >>SAHA
Özet:SAHA i. (ar. saha). Alan: Yusuf yere atlayarak hayvanların başını tuttu ve ağır ağır bir kum sahayı geçti (Sabahattin Ali). Beykoz’dan başlayarak aşağıda ta Kuzguncukta kadar devam eden sahayı kaplardı (A.Ş. Hisar). Bu, münevverleri dil, tarih, arkeoloji sahalarında araştırmalara yönelten [...] asil bir ilim hasretiydi (Ş.S. Aydemir), // Esk. Avlu.
Etiketler:Akdeniz harekatı, ameliyat, amiral, Araştırma, Arjantin, Arkeoloji, Atlantik, Atlantik kıyısı, Ayılma, bağlı olmayan, Bel sinir ağı, böcek, Bolivya, Brezilya, Britanya, canlılar, Cerrah, Coğrafya, Deniz kıyısı, Deniz kuvvetleri, Embriyon, Filipinler, Frank birliği, Gelecek zaman, gerçek olarak, Guatemala, gümrük birliği, harekât üssü, Hedefe atış, Honduras, içinde bulunulan, İkinci Dünya savaşı, ilgili olmayan, İrlanda, İrlanda denizi, kanada, kapalı olmayan, kapalı yer, kolay olan, Kolombiya, Kuzey İrlanda, Kuzey Peru, Libya, magnetik, Mıknatıs, Nikaragua, ölü yumurta, organizma, Panama, SABAHAT, SAHA, tayin etmek, ticaret alanı, Türkiye, Ürdün, Uruguay, uzay gemisi, Venezuela, yerleşme sahası, yeşil renkli, yok eden, yumurta
SAHA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAHA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SABİT
SABİT hakkında diğer dizin sayfaları >>SABİT
Özet:SABİT sıf. (ar. şebât ve şübüt’dan sabit). Yerinden oynamayan, yer değiştirmeyen, durağan: Sabit nokta. Sabit yıldızlar. || Deney veya uygulama yoluyle açıklanmış veya tanıtlanmış: Cinayeti sabit olmamıştır (Cevdet Paşa).
Etiketler:Açı birimi, akan irin, arıtma araçları, Ayılma, bağlı olmayan, çekim eki, Değişmez, ergime noktası, ergime yolu, erkek adı, gezegen, hareket noktası, ilgili olmayan, ince ses, ismin çekim ekleri, İstiklâl, katılan madde, Kaynama noktası, KENE, kolay olan, logaritma, malı olmayan, radyoaktif cisimler, SABİT, Sabit nokta, Sağlam hal, Sermaye, üstü açık yer, uzunluk birimi, Yalıtkanlık, Yıldız, yıldızlar ilmi, yük taşıma araçları, yüz hareketleri
SABİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SABİT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RÜŞT , RÜŞD
RÜŞT , RÜŞD hakkında diğer dizin sayfaları >>RÜŞT , RÜŞD
Özet:RÜŞT veya RÜŞD i. (ar. rüşd). Esk. Doğru yolu bulma. || Ergin hale gelme, buluğa erme: Ve rüşt yaşına kadar bir binada kapalı kalacaksın derse, bu kız bir bedbahttır (F.R. Atay).
Etiketler:Aleyhisselâm, Ayan beyan, Ayılma, bağlı olmayan, Ergin, Ergin hale gelme, evlilik yolu, ilgili olmayan, İyi niyet, kapalı olmayan, kötüye kullanılma, mahkeme, reşit olmayan, Reşit Paşa, RÜŞD, RUST, sade olma, Saf hale gelmek, sakat etmek, Sakat hale gelme, Sakat olma hali, selam olsun, tayin etmek, temin etmek, var olmama
RÜŞT , RÜŞD hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RÜŞT , RÜŞD hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RUSÇA
RUSÇA hakkında diğer dizin sayfaları >>RUSÇA
Özet:RUSÇA i. (rus’tan Rus-ça). Leng. Rusya’da konuşulan islav dili.
Etiketler:Adriya Denizi, Ağızdan akan, Asya asıllı, Az konuşan, Baltık denizi, BATI AVRUPA, beyaz kol, bileşik kelimeler, bilgi hazinesi, bulgar asıllı, Bulgar kilisesi, Çay özü, Devletin kurulması, Doğu kilisesi, Dünya, Epigram, eski slav alfabesi, eskiçağ, Esnek, Felsefe, filolog, Fonetik, göç eden, gramer, hırvat asıllı, İkinci Dünya savaşı, ilgili olmayan, islav halkı, Kafkas, kafkas dilleri, Karadeniz, kas gücü, Katolik, Katolik kilisesi, konuşma dili, konuşmayan, küri dili, kutsal Doğan, Kutsal Kitap, kutsal yer, latince, lügat yazarı, Macaristan, Matbaanın icadı, Milletlerarası, millî edebiyatı, Moskova, Petro devri, Pravda, PROPAGANDA, resmî anıtlar, rus devleti, rus yazarı, RUSÇA, sade olma, sami lehçeleri, Sibirya, Sibirya adaları, sinir sistemi, tarih bilimi, Ukrayna, üstün olma, Yunan alfabesi, yunan harfleri, yunan kilisesi, Yunan klasik devri, Yunanca, Yüzü ak, Yüzü kara
RUSÇA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RUSÇA hakkında >>
Rus ve sovyet bilimi
Rus ve sovyet bilimi hakkında diğer dizin sayfaları >>Rus ve sovyet bilimi
Özet:Rus ve sovyet bilimi
Rusya’da bilim çok geç başladı. Bilimsel çalışmanın başlaması için, Büyük Petro-nun bütün yetkisini kullanması gerekti, özellikle teknolojiyle ilgilenen Petro, ülkeye birçok yabancı uzman getirtti ve Eukleides geometrisini eğitim programına aldı. Büyük Petro’nun ölümünden bir. yıl sonra. Petersburg’da, Paris Bilimler akademisini örnek alan bir akademi kurma yolundaki tasarı gerçekleşti. Akademide önce yalnız yabancı bilginler (isviçreli Euler, D. ve N. Bernoulli gibi) vardı.
Etiketler:ADLÎ TIP, Ağrı, akademinin kurulması, alman astronomi, Araştırma, araştırma enstitüsü, astronomi bilgini, astronomi bilginleri, astronotik incelemeler, Asya asıllı, Atkı işçisi, atom bombası, atom enerjisi, Aydın, Aydınlatma, Bilimler akademisi, Biyokimya, botanikçi, Butlerov, cumhuriyet, değişken genler, Deneysel Fizik enstitüsü, din bilgini, Duyu organı, elektrik enerjisi, elektroteknik problemler, Ermeni asıllı, Eukleides, Fizik enstitüsü, fizyoloji, fizyoloji bilgini, Frank birliği, Franklin, fransız asıllı, fransız bilgini, Füze üssü, Gelecek zaman, Gramın yüzde biri, güçlü adam, Hazar denizi, ilgili olmayan, ilim adamı, inceleyen bilim, inceleyen ilim, isviçreli kimyacı, isviçreli matematikçi, Kars, Kiev üniversitesi, kutup yıldızı, magnetizma, malı olmayan, Maliye bakanlığı, Maliye müdürlüğü, maliye yönetimi, maliyet, matematikçi, Mıknatıs, Milletlerarası, mineraloji bilgini, Nobel Kimya ödülü, Nükleer, nükleer enerji, nükleer fizik, olimpiyat, Ostrogradski, para çekmek, Paris, Petersburg, Petro devri, petrol yatakları, PETROVSK, psikoteknik, radyoaktif, Raman etkisi, REFLEKS, rus fizyoloji bilgini, Rus ve sovyet bilimi, Saatli bomba, Saf teknik, SAĞLIK, sıcak su kaynağı, sıcak su kaynakları, Sıcaklık, sinir sistemi, telgraf, tıp araştırmaları, tıp bilgini, Ukrayna, üniversite, üstün olma, üstü açık yer, uzay gemisi, Wroblewski, yatak odası, yönetim bölgesi
Rus ve sovyet bilimi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Rus ve sovyet bilimi hakkında >>
RUH
RUH hakkında diğer dizin sayfaları >>RUH
Özet:RUH i. (ar. rüh). Vücutta bulunduğuna inanılan maddesiz hayat ilkesi, hayatın özü, can, manevî benlik: Cismimden ayrılarak demin önümde giden ruhumun tekrar içime girdiğini duyuyorum (R. H. Karay). Ruhları ve vücutları birbirlerinden tamamıyle ayrılmamıştı (A. Ş. Hisar). ||
Etiketler:Ağrı, ahlâk dışı davranış, akla aykırı, Aldatan Kadın, Allah Kulu, alman mekanikçi, anlama yeteneği, Araştırma, asıl madde, Az konuşan, bağlama sistemi, bağlı olmayan, bilgi işleme, Birleştirme, bozuk mal, Büyük İskender, cevher olan, çocuk olma hali, Descartes, Descartes felsefesi, Descartes teorisi, dinî görüş, diyalektik maddecilik, Dünyanın yaratılışı, Duyu organı, Eflatun, etil alkol, evren ruhu, Evrensel alıcı, evrensel gök ilkesi, evrensel kanun, Farabi, felsefe doktrini, Gelecek zaman, gelecekten haber, Geri dönme, gezegen, gizli niyetler, göç eden, göz perdesi, gurbet, hayata bağlayan, her sabah, hikayeler, Hıristiyanlik, Hoş kokulu, Hz. İsa, Hz. Muhammed, ikili bağıntı, ilâhiyatçı, ilgili olmayan, İnançlar, ince kemik, inkâr eden, İslâm dini, İyi niyet, kabul törenleri, kemik zarı, kişiliği olmayan, koku alma, kol saatleri, kötü ruhlar, Köy evleri, Kutsal Kitap, kutsal yer, kuvvet verici, mekanizma, Metafizik, Molekül, mülayim olma, Mutasavvıf, Ortaçağ, panteist, Paulus, Phaidon, Psikoloji, Roma devri, Roma kanunu, Rücu hakkı, RUH, Ruh çağırma, ruhbilim, Rum Ali Ağa, Şaşma, sayma, saz semaisi, sinir sistemi, sınırsız, skolastik, Sofya, Tanrısal tabiat, Taş devri, Taş duvar, Tasavvuf, tasavvuf yolu, teslim etmek, Türk - Rus ilişkileri, türk musikisi, üreme evreleri, vücut hastası, yüce yer, Yunan klasik devri, Yunanistan, zenci halk
RUH hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RUH hakkında >>
Kategori Arkeoloji, Bilgi, Kimya, Psikoloji | Yorumlar kapalı
ROMANCERO
ROMANCERO hakkında diğer dizin sayfaları >>ROMANCERO
Özet:ROMANCERO i. (isp. k.). Gerek aynı dönemde yazılan, gerek aynı efsaneyle ilgili, ya aynı yazarın, ya da belirli bir yazar grubunun manzumelerini biraraya getiren ispanyol romance’ları derlemesi. || ispanyol edebiyatına has bir tür sayılan romance’lar bütünü: ispanyol romancerosu.
Etiketler:Antigua, ay çevrimi, Barcelona, Castilla, destan, dil kuralları, edebiyat, general, hikâye derlemesi, hikayeler, ilgili olmayan, ispanyol, İspanyol tiyatrosu, Leipzig, manzume, millî edebiyatı, milli tiyatro, Roman Derlemesi, ROMANCERO, Sevilla, Tiyatro metinleri, tiyatro yazarı, Viyana
ROMANCERO hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROMANCERO hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REN nehri
REN nehri hakkında diğer dizin sayfaları >>REN nehri
Özet:REN nehri, alm. Rhein, hollanda dilinde Rijn, Batı Avrupa’da nehir, Alpler’de doğar ve Kuzey Denizi’ne dökülür; 1 298 km.
Etiketler:açık kanal, Almanya, Alpler, Alsace, Amsterdam, antlaşma, Avrupa ovaları, Baden, Basel, Basel antlaşması, BATI AVRUPA, belçika, buğday, Büyük Menderes, buz örtüsü, Coğrafya, dağ kütlesi, Damar, Devlet, ekilen yer, Elçi, Elektrik, fransız filosu, fransız fransa, görevli, hidroelektrik, Hollanda, ilgili olmayan, ilkbahar, ingiliz, İsviçre, Kabarmalar, kas gücü, kömür, kömür damarları, kontrol etme, kütle ağırlığı, kuvars, Kuzey Denizi, linyit havzası, Lyon, Milletlerarası, mühendis, Ortaçağ, POLDER, proje, REN kütlesi, REN NEHRİ, Roman, romantik, Rotterdam, Sakin olma hali, Sevk eden, Sonbahar, Strasbourg, tarak, tarım, tarım merkezleri, tarım pazarı, tehlikeli sonucu olan, ticaret, Ticaret filosu, tıp kolu, Tiren denizi, tortu, Turizm, üretim, üzüm, Versailles, Viyana, Yağmur, yaramaz, yumuşak
REN nehri hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REN nehri hakkında >>
Persian
Persian hakkında diğer dizin sayfaları >>Persian
Özet:Persiankiwi: Twitter devrimcisi İranlı.
Persian Farsça Ad:
Kökeni İran olan kimse.
Farsça:
[1] İran’ın resmi dili.
[2] Hint-Avrupa dil ailesinin, Hint-İran dil grubuna ait İran Dilleri alt grubunda yer alan dil. Devamı >>
Etiketler:Açı birimi, ağız yoluyla, aile, Albüm, Allah, Altın, amerikalı kadın, amerikalı kimya, amerikan ordusu, Ankara, Ankara Meydan savaşı, asma türü, av köpeği, avukat, Ayakta durma, ayva tüyleri, Az konuşan, bağırsak, Bankalar grubu, Başbakan, bilgisayar, Boyun, çiftleşme, çıkmış olan, cumhurbaşkanı, dağ kütlesi, dava, demir, Deprem, deprem sonucu, devrim, devrimci, Din profesörü, doğa, duru temiz, eğik yazı, endişeli, erkek, erkek kardeş, erkek kardeşi, facebook, fal bakan, Farsça, felâket, fırça izi, Fotoğraf, fransız gazeteci, gazete, gazeteci, geçim kaynakları, genç kız, genç müzisyenler, gevşetme, Gizli dost, güvenlik, haber, Haberdar, hastalık, Hata eden, hayvan, hemen gelmek, her akşam, Hollanda, hollanda adası, Hüküm, hükümet, hürriyet yaratıcısı, iç sıkıntısı, ilgili olmayan, ilk müzisyen, ince bağırsak, ince kemik, ingiliz kadın, insan, internet, İran, iranlı yazar, işkence, ısrar eden, Kadın, kapalı olmayan, Karışık olmayan, KASLAR, kemik, kemik zarı, kimya profesörü, koltuk altları, körfez, Korku, Kulak kiri, Los Angeles, Lyon, Mahmud, makale, meclis başkanı, milletvekili, Oyun, oyun yazarı, para, parmak, Persian, Petro devri, Petrol, posta hatları, PROBLEM, profesör, proje, PROTESTO, RAB, RAHMET, resim, resimler, resmî olma, rus devrimcisi, Saçak kök, Saf hale gelmek, SAĞIRLIK, Sıkıntı, sınav, sosyal, Tahran, takma saç, taleb etmek, taş örgü, Telefon, tıp kolu, tıp profesörü, türk gazeteci, türk kadın yazarı, tuvalet, Twitter, uzun tüyler, var olmama, yalan söyleyen, yemek, yemek pişirmek, yiyecek, yoldan çıkmış, Yorum, Yuva yapmak
Persian hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Persian hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REAYA
REAYA hakkında diğer dizin sayfaları >>REAYA
Özet:REAYA i. (ar. ra’yye’den re< âyâ, otlatılan hayvan sürüsü).
Etiketler:Afrika, alınan vergi, Allah, Allah vergisi, alman mimarı, Almanca, asker, Avar imparatorluğu, Bağımsızlık savaşı, basamak, Birinci Dünya savaşı, çocuklar, Çoğalma, cumhuriyet, dava, deniz kanunu, eğitim, Elçilik, Ermenice, eyalet, Fatih, Fatih Sultan Mehmed, fransız uyruklu yazar, Fransızca, Fransızca öğretim, geçim kaynakları, gelenek, görevli rahipler, gümüş, güvenliği korumak, Haksızlık etme, halife Osman, hayvan, hekim, hıristiyan topluluğu, hukuk, Hüküm, Hükümdar, hükümet, Hz. İsa, Hz. Muhammed, İbadet eden, ibranice, ilgili olmayan, ingiliz, ingiliz askeri, İran hükümdarı, islam devleti, İslam ülkesi, italyan, italyan mimarı, İzmir, kamu güvenliği, Kanunî Sultan Süleyman, Karadeniz, Kira anlaşmaları, kiracı, koku alma, kürek, Matematik, Meşrutiyet, Mimar, Mısır, Mısır hükümdarı, Murad II devri, müslüman, öğretim, öğretmen, Osmanlı devleti, padişah, PEKSİMET, rahip, REAYA, Rum imparatorluğu, Selçuklu, Tanzimat, Tanzimat devri, tercüme, terfi etmek, ticaret, Tımar etme, Türk - Rus ilişkileri, Türk Ticaret kanunu, Türkiye, Türkiye cumhuriyeti, uzman, Van, vatan, vatandaş, Yavuz Sultan Selim, Yönetici, Yüz sürme, zengin bölgeler
REAYA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REAYA hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı
RACİNE (Jean)
RACİNE (Jean) hakkında diğer dizin sayfaları >>RACİNE (Jean)
Özet:RACİNE (Jean), fransız trajedi yazarı (La Ferte-Milon 1639 – Paris 1699). Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybeden Racine Port-Royal rahibeleri tarafından yetiştirildi.
Etiketler:beden eğitimi, cinayet, çocuk oyunu, çocuklar, Duygusal, eğitim, Euripides, Felsefe, fransız tiyatro yazarı, halk oyunu, Hava, hava perisi, hayat, ilgili olmayan, ilkel hayat, İskender, Kutsal, Louis, Main nehri, öğrenci, Ölüme bağlı, Oyun, Paris, piyes, piyes yazma, Port-Royal, RACİ, RACİNE, rahibe, rahip, REN NEHRİ, şair, Sen nehri, su perisi, tanrı, tarihçi, tiyatro, tiyatro eserleri, trajedi yazmak, Vergilius, yazar, yumuşatma, yunan trajedisi
RACİNE (Jean) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RACİNE (Jean) hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı
PUL
PUL hakkında diğer dizin sayfaları >>PUL
Özet:PUL i. Eskiden kullanılan akçeden küçük madenî para: Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul (N. F. Kısakürek). Gerçi ne parası, ne pulu, ne malı, ne mülkü var
(N. Araz).
— ÇEŞ.DEY. Bir pul etmemek, değersiz olmak. || Bir pula satmak, hiç önem vermemek, (birine karşı) sadakatsiz davranmak: Ben senin âşıkınım / Bir pula satma beni (Halk türküsü). || Para pul. Bk. PARA.
— Bot. üzerinde bulunduğu organa sımsıkı yapışık, şekil ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Bk. ANSiKL.
— Böcekbil. Çiftkanatlı böceklerde kaşıkçık. || Diviklerde düşen kanatın yerinde kalan çotuk. || Kelebeklerde ufacık bir sivri nokta ile kanatların derisine tutunan çok küçük plak. (Kelebeklerin kanadında sürekli olarak «toz» görünüşünde yer alan ve onlara gerek yansıma yoluyle [kimyasal renkler], gerek ışığın enterferans oyunlarıyle [fizik renkler] çeşitli renkler veren ve renklere parlaklık kazandıran kısımlar, bu pullardır.)
— Huk. Pul sahtekârlığı, devlet tarafından çıkartılan kıymetli evrakın bir türü olan pulun, yetkili olmayan kişilerce basılması. (Resmî evrakta sahtekârlık suçu sayılır. [Bk. sahtekârlık.])
— înş. Çatı kaplama işlerinde madenî örtü elemanıyle çivi başı arasına konan küçük boyutlu çinko veya bakır parçası.
— Mim. üst üste konmuş, düz veya hafif kabarık dairesel küçük plakalardan meydana gelen süsleme.
— Oyun. Tavla oyununda kullanılan yuvarlak küçük levha.
— Pulc. PTT idaresi tarafından, postanın alacağı ücretleri göstermek üzere çıkarılan basılı kâğıt. (POSTA pulu da denir.) [Bk. ANSiKL.] || Damga pulu. Bk. DAMGA.
— Saatçilik. Bir mihvere desteklik etmesi için, bir kol veya duvar saatinin platinine perçinlenmiş pirinç parça.
— Sürüngenler bilimi. Bazı deniz kaplumbağalarının bağasını kaplayan ve çeşitli eşya yapımında kullanılan madde.
— Süs. santl. Ortası delik maden levhacık. (Bk. ANSIKL.) || Pul iğnesi, pulun deliğinden geçecek kadar küçük ve ince iğne.
— Teknol. Vida, cıvata v.b. şeylerin boynuna geçirilen ortası delik madenî levha.
— Terz. Bir kumaşın üzerine süs olarak dikilen küçük, yuvarlak, ince ve delikli, maden, jelatin, sedef v.b. parçası. (Bk. ANSiKL.) || Pul işlemek, bir kadın elbisesinin üzerine pullar işleyerek süslemek.
— Zool. Balıkların, sürüngenlerin ve bir kısım kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levha. Bk. ANSiKL.
— ANSiKL. Bot. Pul’lara köksaplarda, bazı asalak bitkilerin (canavarotu) yer üstü saplarında, soğanlarda, bileşikgillerin bürümlerinde rastlanır. Bunlar ya tomurcuklarda olduğu gibi koruyucu veya soğanlarda olduğu gibi besleyici bir görev yapabilir. Kozalaklıların meyve yapraklarına da pul denir.
— Pulc. Ortaçağdan beri, yolların güvensizliği yüzünden, ağırlık ve mesafeye göre hesaplanan gönderme ücretini mektubu alan kimsenin ödemesi âdet olmuştu. Ama bu ödeme şekli dağıtım işini güçleştiriyordu. Kendisine bir şey gönderilen kimseye kabul etmemek hakkının tanınması da mektuplaşanların birtakım hilelere başvurmalarına yol açıyordu (adres üzerinde belirli değişiklikler yaparak veya zarfın üzerine önceden kararlaştırılmış bazı işaretler koyarak parasız haberleşmeyi sağlamak gibi). Ayrıca, ücret tarifesinin yüksekliği dolayısıyle gizli yapılan mektup ulaştırma işleri de büyükçe bir para kaybına sebep oluyordu. Buna karşı ilk defa, 8 ağustos 1653′te Paris’te petite poste’un kuruluşu sırasında, Paris parlamentosu danışmanı Renouard de Villayer bir çare bularak taşıma ücretinin önceden ödenmesi usulünü getirdi. Bu usule göre, gönderilmek istenen mektubun gönderme ücreti mektubun varışında alıcıdan değil de, mektup gönderildiği zaman mektubu gönderen kimse tarafından ödeniyor ve bu durum da bugünkü posta pullarının yerini tutan bir belgeyle mektubun üzerinde belirtiliyordu. Ancak, mektup gönderen kimsenin bu önceden ödeme işini postahanede yapması zorunluluğu bu usulün yaygınlaşmasını önledi. Bu durumu önlemenin tek yolu, ücret tarifesini hafifletmek ve sadeleştirmek (ücret değişikliklerini mektubun ağırlığına göre değil de gideceği yere göre uygulamak), ayrıca ödeme muamelesini elden geldiğince basitleştirmekti. İsveç’te De Treffenberg (1823), İngiltere’de Charles Knight (1834) ve Charles Whiting (1837-1838), Fransa’da da Piron (1838) ile Grasset (1839) bunun için, basılı veya üzeri damgalı kâğıt veya zarflar kullanmayı tasarladılar. 1819-1836 Arasında, bu sistem özellikle, gönderme işlerini tekelinde bulunduran Sardunya krallığı tarafından bile kullanıldı. Bu ülkedeki posta idaresi, yazışmaların ulaşımını tekelinde bulundurarak, özel ulaklarla gönderdiği mektuplar için bir çeşit mektup kâğıdı satıyordu. İngiliz James Chalmers’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838). Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışmadan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840′tan itibaren İngiltere’de kullanılmağa başlandı (10 ocakta bütün İngiltere toprakları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 mayısta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı), ücretin peşin ödendiğini gösteren bir belge olduğu için de, 28 ağustos 1848′den itibaren, Posta idaresi genel müdürü Etienne Arago’nun isteği üzerine, posta pulu usulünü Fransa da kabul etti. Oysa Fransa’da bu yenilik, daha önceleri, ücret indirimleri dolayısıyle hazinenin zorunlu olarak kayba uğrayacağı gerekçesiye birkaç kere reddedilmişti. 1 Ocak 1849′da Fransa’da posta ücretleri yeniden düzenlendi.
Etiketler:alıp satma işi, altı köşeli, Anka kuşu, Ankara, Antil adaları, Arles krallığı, asalak böcek, asma yaprakları, Atatürk, Atma tarzı, Avrupa parlamentosu, Bakır, basılacak yer, basılan tahta, Basınç, besleyici madde, Bileşikgiller, Birinci Dünya savaşı, bitkiler, böcek, böcekler grubu, boynuz, canavarotu, Charles, çift kanadı olan, çinko, çocuk oyunu, daire parçası, dantel, dar kanatlı kuş, davul derisi, Değersiz, delik açma, demir, Demiryolu, deniz kuşu, denizci, derisi pullu, desen çıkarma, desen kâğıdı, dikdörtgen, dikilen taşlar, dış asalak, duvar kaplama, Edirne, eksik bir yanı olan, eleman, emir kâğıdı, fırça izi, fizik, geometri, geometrik, görev dağıtımı, Gövdesi dik, Göz kapağı, güzel kelebekler, halk oyunu, Hava kuvvetleri, hayvan, Hile yaparak, hükümet, ihtiyacı olmayan, ilgili olmayan, İmparatorluk dönemi, ince kemik, ingiliz kadın, işini sağlam tutan, iskelet, İstiklâl, İsveç, İznik, jelatin, kadife, kağıt, kahve, kahverengi, Kalay, Kaplumbağa, kaplumbağa türü, kelebek, kemik, kemikli balık, kertenkele, kimyasal, köpek, Kozalak, küçük kutu, küçük uzantı, kumaş, kürek, Kurtuluş, kuşlar, Kuvvet, latin, Londra, Lozan, Madagaskar, Madalya, makine, memeli, Meşrutiyet, meyve, meyve çeşidi, Meyve veren, Nar çiçeği, Ortaçağ, Osmaniye, Osmanlı devleti, paket, Paris, paris fransa, Parlaklık, parlamento, pirinç, Portekiz, POSTA, Posta birliği, posta kutusu, POSTAHANE, PUDRA, PUL, pulkanatlılar, resim, resimler, Rönesans, Sadeleştirmek, Sahte para, Sedef otu, sinir yolları, sivri kanatlı kuş, soğan, sulh hâkimi, süsleme, süslemek, süslenmiş, taahhütlü eşya, tahta kürek, tahta levhacık, tarih bilimi, tarihi belge, timsah, tiyatro, tomurcuk, Tuna, Türkiye, Türkiye Büyük Millet meclisi, türkü, Tütün, Uzakdoğu, uzun elbise, Vergilius, Viyana, yanar döner parçalar, Yapılan satış, yapışık, yaprak, yelpaze, yeşil renkli, Yıldız, yuva tutan, Yüz sürme, zamk gibi, zooloji
PUL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PUL hakkında >>
Forex ve Döviz Piyasaları
Forex ve Döviz Piyasaları hakkında diğer dizin sayfaları >>Forex ve Döviz Piyasaları
Özet:Döviz piyasaları
Yatırım, hedging, spekülasyon amacıyla yapılan hareketlerin gerçekleştiği döviz piyasaları 24 saat açıktır. Açılış Sidney ve Tokyo’da olur, Hong Kong ve Singapur, Bahreyn ile sürer Avrupa piyasalarına geçer. Frankfurt, Zürih, Londra’dan New York, Chicago piyasalarına ve Los Angeles ve San Fransisco’ya devam eder. İşlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazladır. İşlemlerde ağırlık Amerikan doları ve Alman markı, Amerikan doları ve yen üzerindedir. Günlük işlem hacmi, milyar dolar temelinde en fazla İngiltere, ABD, Japonya, Singapur’dadır.
Etiketler:Açı birimi, Ağırlık sistemi, alman parası, antlaşma, ARBİTRAJ, arz ve talep, belçika, Borç, Çay özü, Ceza işleri, Chicago, Coğrafya, Dalgalanma, devletçe satılma, döviz, düşünme yöntemi, düşünmek, edib olma, eğitim, ekonomi, Elektron, Elektronik, fizik, forex, Frankfurt, Fransızca, Gelecek günler, Gelecek zaman, haber, hazine bonoları, Hong Kong, hükümet, ihtiyacı olmayan, iktisadî gelirler, iktisat, ilgili olmayan, İngiliz altını, İngilizce, kağıt, kambiyo, kapalı olmayan, Kuzey Amerika, Londra, Lozan, Maliye bakanlığı, maliye işleri, Merkez bankaları, Merkez bankası, müsteşar, Orman genel müdürlüğü, para birimi, Paris, PERFORMANS, periyodik değişme, PROFESYONEL, Saat ticareti, senet, Singapur, sınırsız, tarihi belge, Telefon, teminat, Teminat karşılığı, temsil yetkisi, ticaret, Tokyo hükümeti, Türk Ticaret kanunu, türkçe, Türkiye, Türkiye bankaları, Yapılan satış, yastık, yürütme, Yürütme yetkisi
Forex ve Döviz Piyasaları hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Forex ve Döviz Piyasaları hakkında >>
PROPAGANDA
PROPAGANDA hakkında diğer dizin sayfaları >>PROPAGANDA
Özet:PROPAGANDA i. (lat. k.). Bir öğreti, düşünce, inanç v.b.ni başkalarına tanıtmak, benimsetmek amacını güden ve söz, yazı v.b. araçlarla gerçekleştirilen eylem: Kahvelerde okunan bu kaside, halk arasında fesi tutanları çoğaltmakta iyi bir propaganda olmuştu (Cahit öztelli). Papanın vekili mütemadiyen herif aleyhinde propaganda yapar, Selim Paşayı taciz ederdi (H. E. Adıvar). Seçim propagandaları.
Etiketler:Anayasa, Anayasası ilkeleri, cinayet, çok partili düzen, cumhuriyet, demokrasi, devrim, er meydanları, fiil kökleri, Fotoğraf, güneş değişmesi, halk toplulukları, Hürriyet, ihtilâl, İhtilâl Anayasası, iktidar, ilgili olmayan, insan, işini sağlam tutan, kabul törenleri, kahve, Kalabalık, kapalı olmayan, karanlık, karanlık konular, Komünist Partisi, konuşma dili, meşe kütükleri, mezhep hürriyeti, papa, PHİLİPPOS, PROGRAM, PROPAGANDA, radyo, rus ordu, sabah, Saklanmış olan, seçim mücadelesi, Seçim propagandası, sinema, siyasi parti, Sözlü İfade, televizyon, Türkiye, Türkiye cumhuriyeti, vatan, vatandaş
PROPAGANDA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROPAGANDA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PROLETER
PROLETER hakkında diğer dizin sayfaları >>PROLETER
Özet:PROLETER i. (lat. proles, soy’dan proletarius > fr. proletaire). Esk. Rom. En alt sınıftan, vergiden bağışık ve ancak çocuk yapabilmek bakımından yararlı sayılan yurttaş. | Bugün, emek gücünü kiraladığı veya sattığı kimsenin vereceği ücret dışında geçim kaynağı olmayan kimse.
# Sıf. Proleterlerle ilgili. (M)
Etiketler:çocuk, emek gücü, ilgili olmayan, PROLETER
PROLETER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROLETER hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PROHOROV (Aleksandr Mihayloviç)
PROHOROV (Aleksandr Mihayloviç) hakkında diğer dizin sayfaları >>PROHOROV (Aleksandr Mihayloviç)
Özet:PROHOROV (Aleksandr Mihayloviç), sovyet fizikçisi (Atherton, Avustralya 1916). 1923′te, ailesiyle birlikte S.S.C.B.’ye gitti ve Leningrad Devlet üniversitesinde öğrenim gördü. 1939′da Moskova Lebedev Fizik enstitüsüne araştırmacı olarak girdi ve radyoelektrik dalgalarının yayılması üstünde çalıştı. 1946′da, çizgisel olmayan salınımlar teorisi üstüne bir doktora tezi yaptı. 1947′-den 1950′ye kadar Veksler’in yanında elekromagnetik ışımanın senkrotron elektronlarıyle ilgili yayımı konusunda çalıştı. 1950′de asistan oldu; 1954′te Salınımlar laboratuvarı direktörlüğüne getirilerek Hertz tayfölçümüyle ilgilendi ve yardımcıları ile birlikte, billûrlardaki magnetik rezonans olaylarını inceledi. Meslektaşı Basov ile birlikte Prohorov da, 1964 Nobel Fizik armağanını amerikalı Townes ile bölüştü. (L)
Etiketler:amerikalı fizikçi, Avustralya, doktor, Elektrik, Elektron, fizik, fizikçi, ilgili olmayan, krom, laboratuvar, magnetik, Moskova, Nobel, Nobel armağanı, PROHOROV, radyo, sovyet fizikçisi, teori, Yardımcılar
PROHOROV (Aleksandr Mihayloviç) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROHOROV (Aleksandr Mihayloviç) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
POTAMOLOJİ
POTAMOLOJİ hakkında diğer dizin sayfaları >>POTAMOLOJİ
Özet:POTAMOLOJİ i. (fr. potamologie). Akarsuları inceleyen bilim.
— ANSİKL. Potamoloji’nın alanı büyük ırmakların incelenmesinden, derelerin ve geçici su akıntılarının incelenmesine kadar uzanır. Bu incelemeler iki büyük kısma ayrılır: ırmakların rejimlerini, debilerini ve bunların değişimlerini inceleyen ırmak hidrolojisi; ırmak akıntılarını, özelliklerini, çekici ve aşındırıcı güçlerini, derelerin ve ırmak yataklarının katı cisim taşımalarını
(şekilleri ve değişmeleri akıntıların gücünün başlıca sebebidir) inceleyen ırmak dinamiği.
Etiketler:Afrika, akarsu, Akarsu akıntıları, akıl azlığı, Almanya, Alpler, Amazon, Ankara, Avrupa ovaları, Avustralya, balık, belçika, Belgrad, bitki, bitki örtüsü, bolluk, Budapeşte, büyüklük ölçüsü, buz örtüsü, Calabria, çelik havan, çelik kasa, Çoğalma, Coğrafya, durgunluk, Eskişehir, felâket, Finlandiya, Fırat, fizik, fizik ölçüsü, Fizikî coğrafya, Ganj havzası, Genişlik, gözlem, Hollanda, hollanda adası, ilgili olmayan, ince çamur, inceleyen bilim, insan, İnsanı hatırlatan, insanın incelenmesi, Irmak hidrolojisinin sayısal temelleri, İsere ırmakları, Japonya, Kabarmalar, kalker tabakaları, kan yığılması, kanada, Kars, killi çamur, Kongo ırmağı, Mississippi, Nijer ırmağı, Ohio ırmağı, Paris, Paris havzası, PETEN, Pireneler, PORSUK, POTAMOLOJİ, Reunion adası, Rhöne ırmağı, Rusya, Rüzgar, Sel felâketi, sen ırmakları, Sibirya, sıvı miktarını Ölçme, sıvı sızması, Sonbahar, Sulama barajları, sulanan tarla, tehlikeli sonucu olan, tehlikeli taşkınlar, terleme, Tuna, Vietnam, Viyana, Yağmur, yazı, Yeni Zelanda, Yenisey ırmağı, yoğunluk, Yukarı Fırat, yüksek sıcaklık
POTAMOLOJİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POTAMOLOJİ hakkında >>
POSTULAT
POSTULAT hakkında diğer dizin sayfaları >>POSTULAT
Özet:POSTULAT i. (lat. postulatum, istenen şey’den). Mant. Aksiyom (belit) veya tanım olmayan önerme; ama doğrudan doğruya belirli olgulara bağlanır ve ispatlanamadığı için hiç değilse biçim bakımından varsayımsal bir özellik taşır. Esanl. KONUT.
— ANSİKL. Mant. Postulat kelimesinin ilk anlamı matematikle ilintilidir. Bu anlamda postulat, geometricinin, kendi başına apaçık ve mantıkça ispatlanabilir olmadığı halde, doğru sayılmasını istediği bir önermedir. Geniş anlamda «postulat» kelimesi, Kant’ta, apaçık ve ispat edilmiş olmayan, fakat doğruluğundan şüphe edemeyeceğimiz bir hakikatin bağlanabileceği tek ilke olduğu için kabul etmek zorunda bulunduğumuz bir önermeyi belirtir. Kant, pratik akıl adına, ahlâk için gerekli üç postulatı (hürriyet, ruhun ölümsüzlüğü ve Tanrı’nın varlığı), işte bu anlamda kabul etmiş ve ileri sürmüştür. Bunlar, «pratik aklın postulatlaradır. Kant, «ampirik düşüncenin üç postulatımı da şöyle açıklamıştır:
1. deneyin biçimsel şartları (yani sezgiyle ve kavramlarla ilgili) ile uygunluk halinde bulunan şey mümkündür;
2. deneyin maddî şartlarına, yani duyuma bağlı olan şey gerçek’tir;
3. gerçekle bağıntısı, deneyin genel şartlarıyle belirlenen şey de gerekli’dir.
— Mat. Klasik geometride, postulatların en ünlüsü, paraleller teorisinin dayandığı Eukleides postulatı’dır: Bir doğrunun dışındaki bir noktadan bu doğruya ancak bir paralel çizilebilir. Bolyai ve Lobaçevskiy, Eukleides’in bu postulatını kabul etmeyen bir geometri (eukleides’çi olmayan geometri) kurdular. Bu geometrinin postulatı şudur: Bir doğrunun dışındaki bir noktadan, bu doğruya tam iki paralel çizilir. (L)
Etiketler:Eukleides, geometri, ilgili olmayan, konut, Lobaçevski, Matematik, POSTULAT, ruhun ölümsüzlüğü, tanrı, teori, Uyuma
POSTULAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POSTULAT hakkında >>
PİEZOELEKTRİK
PİEZOELEKTRİK hakkında diğer dizin sayfaları >>PİEZOELEKTRİK
Özet:PİEZOELEKTRİK i. (fr. piezo-electrique). Elektr. Çeşitli cisimlere uygulanan basınç veya şekil değişiklikleri yüzünden meydana gelen elektrik olaylarının tümü
Piezo-elektrik sabiti, belli bir basınç altındaki piezoelektrik bir kristalin yüzeyleri arasında meydana gelen potansiyel farkı ile bu basınç arasındaki oran katsayısı.
Etiketler:akım frekansı, ARMATÜR, Basınç, Billur cismi, dans, Değişmez, Elektrik, ilgili olmayan, kondansatör, kristal, kristal yapı, kutuplanma, kuvars, Kuvvet, negatif kutup, optik, periyodik değişme, PİEZOELEKTRİK, PiEZOGRAFi, radyoaktif, radyoaktif cisimler, RADYOELEKTRİK, Ses titreşimleri, üretim
PİEZOELEKTRİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PİEZOELEKTRİK hakkında >>

