Ateş Ülkesi köpeği
Ateş Ülkesi köpeği hakkında diğer dizin sayfaları >>Ateş Ülkesi köpeği
Özet:Ateş Ülkesi köpeği, Ateş Ülkesi yerlilerinin ilkel hayatını paylaşan ve onlara yardımcı olan köpek, (L)
Etiketler:Ateş Ülkesi köpeği, ilkel hayat, köpek
Ateş Ülkesi köpeği hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Ateş Ülkesi köpeği hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ATATÜRK (Mustafa Kemal)
ATATÜRK (Mustafa Kemal) hakkında diğer dizin sayfaları >>ATATÜRK (Mustafa Kemal)
Özet:ATATÜRK (Mustafa Kemal), türk asker ve devlet adamı (Selanik 1881-İstanbul 1938).
Etiketler:ABDULLAH BEY, acele olarak, Adliye müfettişliği, Akademi üyesi, Akıl hastalığı, Alman cumhuriyeti, amasya kararları, Amasya protokolleri, Ankara savaşı, Aral gölü, aşiret bey, aşiret hayatı, askeri birlikler, Askeri mahkeme, askerî müdahale, At arabası, Atatürk, Atatürk köşkü, Av koruma, Avusturya başkenti, Avusturya hükümeti, Ayan beyan, Ayan Meclisi, Aydos dağı, Babıali, bağlama sistemi, balkan orduları, basılan tahta, birbirinden uzaklaştırmak, Birinci Dünya savaşı, Bizans devri, bizans hâkimiyeti, Bizans imparatorluğu, Bizans imparatoru, bulgar bilgini, bulgar hükümdar, Büyük İskender, Büyük Millet meclisi, Büyük Nutuk, Çanakkale, Çanakkale muharebeleri, Çar imparatorluğu, cephe kumandanlığı, cesaret üstü, ceza mahkemeleri, Çin imparatoru, Çocuk hastalığı, Çok partili dönem, Cumhuriyet devri, Cumhuriyet Halk partisi, Cumhuriyetin ilanı, cumhurbaşkanı, dağ sırası, deniz parçası, Deniz piyade subayı, devlet adamı, din bilgini, din ilkeleri, dini misyon, dini öğrenim, Dini uygulama, Diplomatik misyonlar, dış siyaset, Dolmabahçe sarayı, Dünya gazetesi, Düşmanlar, edebiyat hayatı, eğer takımları, Elam şehri, enerji yokluğu, evlenme muamelesi, fiil kökü, Fırka başkanlığı, Frank birliği, fransız gazeteci, fransız hukuk bilgini, fransız ordusu, fransız yazar, fransızca eser, fransızca roman, Galata köprüsü, Gelecek günler, Gelecek zaman, genç yazar, genel sekreter, güç birliği, günlük gazete, Halk dili, Halk Eğitimi, Halk partisi, Hareket ordusu, Harp akademisi, Harp okulu, Hoş kokulu, Hukuk öğrenimi, hukuk okulu, ilim adamı, ilk günler, ilkel hayat, İmparator sarayı, imparatorluk devri, imzalanan antlaşma, ingiliz hukuk bilgini, İnkılâp müzesi, inkılâpçı takımı, insan sesi, İran devletleri, işle meşgul, ısrar eden, istikbal, İskenderun, italyan diplomatı, italyan gazetesi, kahramanca döğüş, kanunlar deyimi, kız barı, köklü sap, kolordu kumandanı, Kula halı, kurmay başkanı, kurmay başkanı, kurmay sınıfı, Kurtuluş savaşı, kuş bilgini, kutsal Doğan, Lozan konferansı, Lozan müzesi, makedonyalı general, Mali yönetimi, meclis üyesi, Med savaşları, Medeni ayet, medeni imparatorluk, Meşrutiyet, meydan muharebesi, meydan savaşı, Millet meclisi, Millet meclisi üyesi, milletvekili meclisi, milli duygular, Millî konsey, Millî Kurtuluş, millî meclis, Millî Mücadele, milli müze, Millî Savunma, milli takım, milli takımları, Mısır valisi, modern bilgin, Modern Sanat müzesi, Napolyon orduları, Noel Baba, Orta Asya Türkleri, Osmanlı devleti, osmanlı donanması, Osmanlı imparatorluğu, osmanlı sarayı, Osmanlı-Rus savaşı, Osmanlılar devri, para yardımları, parti yönetimi, pön savaşı, Reform sonucu, Roma generali, Roma valisi, roman kahramanı, ruh hali, rus donanması, Rus işgali, Sabah gazetesi, Sağlam yapılı, sahne önü, Sakarya Meydan muharebesi, sakin hava, SAKIZ adası, Samsun, sanat eseri, Sanat hayatı, Sanat öğrenimi, Sanat tarihi, saray nazırı, Saraybosna, şehir yolu, şehrin kurucusu, Sinop ili, sivil tıbbiye, siyasi haklar, siyasi hayat, siyasî hürriyet, Sosyal düzen, Sosyal düzen, Stuart ailesi, Sultan Gelin, Sultan Mahmud, suriye toprakları, süvari kuvvetleri, takım tezgâhı, tanınmış yazar, taraf tutma, tarihi belge, tehlikeli sonucu olan, Temiz kimseler, terk etme, topçu alayı, topçu subaylar, toplantı merkezi, toplum meseleleri, tümen kumandanlığı, türk gazeteci, türk hukuk bilgini, türk idareci, türk ilim adamı, türk köyü, Türk medeni kanunu, türk ordusu, türk subayı, türk yazar, Türkçe öğretmek, Türkiye cumhuriyeti, Türkiye cumhuriyetinin başkenti, ümit verme, ünlü hükümdar, üstüne atma, Vakitler, Van gölü, ya hiç anlamı, Yakın arkadaş, yakın dostu, yapma uydu, yasama gücü, yedi tepe, Yeni Çağ kabinesi, yıldırım sesi, yıllık gelir, yönetim bölgesi, Yunan birlikleri, yunan dili, yunan harfleri, Yürütme gücü, Yürütme yetkisi, ziyaret etme, Zübeyde Hanım
ATATÜRK (Mustafa Kemal) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ATATÜRK (Mustafa Kemal) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ATARDAMAR
ATARDAMAR hakkında diğer dizin sayfaları >>ATARDAMAR
Özet:ATARDAMAR blş. i. Yüreğin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer kısımlarına kan götüren damar: İncecik boruyu tıkar bizden bir pıhtı // Atardamarda sinik bir gizli ses (B. Necatigil).
Etiketler:akciğer dokuları, Akciğer dokusu, akciğer hastalıkları, anatomi bilimi, aort bozuklukları, aort hastalıkları, Aort iltihabı, Aortun daralması, atardamar, Ayı yavru, bağ dokusu, cerrahî işlem, Çift kabuklu yumuşakça, çift organlar, dağ sırası, damar bozuklukları, doku bozukluğu, doku uzantısı, Dokubilimi, dolaşım organları, esnek kanal, Geri gelme, Göğüs boşluğu, Gövdesi dik, Hayvan embriyonu, hayvan hastalıkları, hemen gelmek, İç hastalıkları, içderi iltihabı, ilkel balık takımı, ilkel hayat, iltihaplı hastalıklar, iltihaplı yaralar, ince yapılı, kabuklu yassı böcek, Kafadanbacaklı, kan dolaşımı, karındanbacaklı, Kemik dokusu, kılcal damar, kılcal damarlar, küçük soğan, memeli hayvan, mikroplu hastalık, Pıhtı hali, sinir dokusu, sinirlerin bozukluğu, su kanalı, süngerler takımı, toplardamar, yapılan tedavi, Yavru kuş, Yumuşakça türü
ATARDAMAR hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ATARDAMAR hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
AŞAMAK
AŞAMAK hakkında diğer dizin sayfaları >>AŞAMAK
Özet:AŞAMAK geçi. f. (aş-mak ve fiilden fiil yapma eki -a-’dan aşamak). Çıkılması veya geçilmesi gerekli dönem ve basamakları aşmak. || Esk. Yenmek, üstün gelmek, alt etmek: tbşir Varvar’ı aşadı mı? Dedi. Hakir, beli aşayup tarumar ettik Varvar’ı, Kör Hüseyin Paşa’yı… (Evliya Çelebi).
Etiketler:Alt kuşak, AŞAMAK, asılmış olan, basamak, gelenek, geleneksel olay, genel akımları, İkinci Dünya savaşı, iktisadi gelişme, ilkel hayat, kademe, kanun, kas gücü, Kristal şekeri, kültür, Medeni ayet, meslekî eğitim, mevzuat, mühendis, PROLETARYA, sendikacı, siyasi hayat, sosyal, teknik öğretim, yüksek idari
AŞAMAK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AŞAMAK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya
ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya hakkında diğer dizin sayfaları >>ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya
Özet:ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya
Etiketler:Afganistan, ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya, Asya kıtaları, Avrupa kıtası, Avrupa ovaları, Bakır, BATI AVRUPA, buğday, Çinhindi, Coğrafya, dağlık bölgeler, değişikliğe uğrayan, dünya meseleleri, enerji yokluğu, Ganj, halk toplulukları, Hindistan, ihracat, iklim şartları, iktisadî gelirler, iktisadi gelişme, iktisat, ilkel hayat, Irmağın ucu, Japon, Japonya, kabile, kömür, Kooperatif, küçük kabile, küçük kedi, liberal, maden kömürü, maden yatakları, makine, modernleşme, Moğol, Moğolistan, Nüfus yoğunluğu, ön Asya, Pamuk, Petrol üretimi, reform, S.S.C.B., Sen ırmağı, Sermaye, Sibirya, siyasî coğrafya, siyasi hayat, Süs bahçeleri, teşkilât, üretim, Uzakdoğu, Vietnam, Vietnam devleti, yarı göçebe, Yeryüzü, yoğunluk, zengin, zengin şehirler
ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ASYA Beşeri ve İktisadî coğrafya hakkında >>
AĞAÇ
AĞAÇ hakkında diğer dizin sayfaları >>AĞAÇ
Özet:AĞAÇ i. Sapı ve gövdesi dallarla dolu, büyük yüksekliklere ulaşan, uzun ömürlü, tamamen odunsu bitki: Kahvenin önünde, ağaçlar altında bir masanın etrafına oturduk (Yahya Kemal). || Kereste. || Tahta. || Odun. || Sopa, sırık, değnek, direk.
Etiketler:acı bitkiler, ağaç, ağaç cinsi, ağaç dikmek, Ağaç inşaat, ağaçsı bitki, Ahşap iskele, akarsu, akasya çiçeği, Akçaağaç, akdiken, alüminyum yaprakları, Amber çiçeği, anemone, ardıç ağacı, Areka cevizi, arpa yetiştirilen toprak, arpa ziraatı, asma yaprakları, Aydınlatma, aydınlatma aracı, bitkiler, Böcek cinsi, Borda kaplamaları, Çam odunu, CAMARA, Cennet, demir halkalar, Demir sanayii, deniz parçası, dikmek, dokuma sanayi, Doldurulmuş, duvar kaplama, fındık kurdu, Galya şehri, Germenler, gök ağacı, Gök tanrısı, gölgelik yerler, Gövdesi dik, hava tabakası, Hıristiyan, Hz. Muhammed, iktisadi gelişme, ilk ormancı, ilkel hayat, incir ağacı, insan sesi, isim yapma, İskele kerestesi, iskelet, kabartma, kalın duvarlar, Kapı, karabiber ağacı, kauçuk, Kavak, kayısı ağaçları, kemer püskülü, Kereste, kestane, kestane ağaçları, kına çiçeği, köknar, kristal yapı, kurşun silikatı, kurtçuk şekli, lahana, mantar, mantar çeşitleri, marangozluk, meşe ağacı, meyve, meyve daları, Mobilya, ön Asya, ormanlar, Ormanlarda yetişen, palmiye çiçekleri, palmiye cinsi, palmiye yetişen bölgeler, Pamuk sanayii, PELESENK, portakal, Romulus, ruh hali, Sanat tarihi, sandalye, SAPOTACEAE, ses kümesi, sinek kurdu, sırık yapımı, sıtma taşıyan, söğüt, su deliği, süsleme, toprak ürünleri, tropik bölgeler, ucu sivri bitkiler, uzun değnek, Yalancı akasya, yalancı çınar, yapılan tapınak, yaprak, yunan dili, ziraat
AĞAÇ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AĞAÇ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
AFANASİYEVO
AFANASİYEVO hakkında diğer dizin sayfaları >>AFANASİYEVO
Özet:AFANASİYEVO, S.S.C.B.’de (Güney Sibirya) bir köy; Minusinsk’in 100 km. kuzeyindedir. Bölgede görülen ilk bronz çağı adını bu köyden alır (M.Ö. III. binyıl sonu ile II. binyıl ilk yarısı).
Etiketler:AFANASİYEVO, bronz, çanak çömlek, çömlek, hayvan, ilkel hayat, kültür, silâh, sivri dağ, Taş devri, yarı göçebe, Yenisey ırmağı
AFANASİYEVO hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AFANASİYEVO hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAPKINLIK
SAPKINLIK hakkında diğer dizin sayfaları >>SAPKINLIK
Özet:SAPKINLIK i. (sapkın’dan sapkın-lık). Sapkın olma hali. || Herkesçe kabul edilenlere karşıt düşünce ya da kanıda olmak.
Etiketler:Af çıkmak, Allah, Bel sinir ağı, büyücü, Büyücü aşk, din ilkeleri, doktrin, Düşmanlar, en dindar, Felsefe, Hıristiyan, Hıristiyanlik, Hürriyet, Hz. İsa, Hz. Muhammed, ilâhiyatçı, ilkel hayat, İmam mezhebi, İslâm, İslâm dini, islam ilahiyatçı, Katolik, kilise, malik olanlar, Meryem, Meryem Ana, musevî, müslüman, Mutasavvıf, ölüme mahkum, Osmanlı, Osmanlılar devri, peygamber, Protestan, Protestan mezhebi, REDDETMEK, SAPKIN, SAPKINLIK, Sığınma, zarlar
SAPKINLIK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAPKINLIK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Sanatın tarihi ve tenkidi
Sanatın tarihi ve tenkidi hakkında diğer dizin sayfaları >>Sanatın tarihi ve tenkidi
Özet:Sanatın tarihi ve tenkidi
• Saf teknik. Geçmişte, bir sanat tarihi veya sanat tenkidi kitabı, teknik gözlemlerin derlemesinden başka bir şey değildi. O sıralarda sanat, bir meslek olarak uygulanırdı. Bu mesleği düzenleyen yasalar vardı ve bilinmesi gereken bu yasalar, kitaplardan öğrenilirdi. Klasik çağdan önce bir yazarın orjinal nazariyeler ileri sürdüğü görülmemiştir. Hattâ Vitruvius’un temel bilgi kitabında incelediği yunan mimarlarının, meraklı oldukları matematik kavramlarından estetik bir sistem çıkarmağa kalkıştıkları bile söylenemez. Bu mimarlar, ölçüp biçerler, fakat formüllerden ve sayılardan ileri gidemezlerdi. Bu yunan mimarlarının görüşlerini derleyen Vitruvius da farklı bir şekilde davranmaz. Beş ciltlik Mimarî incelemesi’nde, mimaride üslûp kaygısının en küçük bir izi bulunmaz. Zaten Yunanlılardan bambaşka ölçüler uygulayan roma inşa sanatı da böyle bir düşünce ilham edemezdi. Bununla beraber “Vitruvius’un eseri, klasisizmin baş vurulan temel kitabıdır.
Etiketler:ahır sahibi, akademinin amacı, Akademinin kurucusu, ALACAHÖYÜK, Alanya müzesi, alınan bilgiler, alman sanatı, Anatole France, Ankara Arkeoloji müzeleri, Ankara Arkeoloji müzesi, Antalya müzesi, arazi bölümü, arkeoloji araştırmaları, Arkeoloji koleksiyonları, Asılmış olma, Atma tarzı, aydınlatma aracı, ayrı tutulan, Bergama kralı, bilginler derneği, bizans hâkimiyeti, bizans nazırı, Büyük Millet meclisi, Çanakkale, çelik sanayii, çırak yetiştirme, Demir sanayii, desen çıkarma, din ilkeleri, dini şarkılar, Dünya gazetesi, edebiyatçılar toplulukları, elbise askısı, eskiçağ sanatçıları, esnaf dernekleri, estetikçi, evrensel kanun, Folklor derneği, fransız asıllı, fransız cam ressamı, fransız coğrafya dergisi, fransız dans, fransız edebiyatı, fransız gazeteci, fransız mühendis, fransız sanat tenkitçisi, fransız sanatçı, Gaziantep, geçerek aşmak, geleneklere bağlılık, geleneksel olay, Goncourt akademisi, gözde ressam, gözlük çerçevesi, gravür sanatçısı, güçlü adam, günlük gazete, güzel gözlü, Güzel sanatlar öğretimi, Halk partisi, Hava arkeolojisi, Helkel müzesi, herkesçe anılma, hikâye derlemesi, hollandalı heykelci, hollandalı tarihçi, Hoş kokulu, hukuk fakültesi, Hukuk öğrenimi, ilkel hayat, imparator Augustus, İmparator Hadrianus, ingiliz mimar, İşçi sınıfı, İskenderiye Kütüphanesi, İsmail Galip, italyan asıllı, italyan gazetesi, italyan seramikçi, kas gücü, kişiliği olmayan, kıymetli eşya, kız barı, Konya il Halk kütüphanesi, krallık sarayı, krallık yönetimi, küçük cam şişe, maliye işleri, Maliye müdürlüğü, maliye yönetimi, Makedonya kralı, Milli Arkeoloji, milli atelye, Millî kütüphane, milli müze, Mimarlık akademisi, mimarlık kuralları, Mısır medeniyetleri, mistik görüş, modern bilgin, modern reklam, Modern Sanat müzesi, Müze binaları, Müzik akademisi, müzik bilginleri, müzik bölümü, öğretici mahiyet, özümleme olayları, plastik sanatlar, Pontus kralı, Rahip okulu, Roman sanatı, Romantik okul, rus asıllı ressam, rus edebiyat tenkitçisi, Şam sultanı, SANAT, Sanat öğrenimi, Sanat tarihi, sanat tarihi profesörü, saray nazırı, ses sanatçısı, Sinop ili, siyaset adamları, siyasî coğrafya, süsleme ressamları, süsleme sanatı, tanınmış yazar, tarihi belge, tarihi romanlar, Testelin kardeşler, Ticari ambalaj, tiyatro çalışmaları, tiyatro tenkitçisi, türk arkeologu, türk gazeteci, türk ressamı, türk ses sanatçısı, türk uzmanlar, uzmanlaşmış bilgin, Versailles sarayı, Versailles sarayları, Yardımcı alfabe, yasama gücü, Yeni Akademinin kurucusu, Yüksek Askerî okulu, yunan matematikçi
Sanatın tarihi ve tenkidi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Sanatın tarihi ve tenkidi hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SADREDDİN KONEVÎ
SADREDDİN KONEVÎ hakkında diğer dizin sayfaları >>SADREDDİN KONEVÎ
Özet:SADREDDİN KONEVÎ, türk mutasavvıfı (Malatya 1210-Konya 1274). Hayatının ilk dönemleri kesinlikle bilinmiyor.
Etiketler:Akla dayanmayan, Anadolu, Anadolu Selçuklular, Ayan beyan, Aydın, basamak, Bel sinir ağı, belli olmak, Çok uzak, değişik varlıklar, din bilgini, Felsefe, gerçek olarak, İbni Sina, ilkel hayat, İMLÂ, islâm din bilgini, kas gücü, kırk hadis, Kirman Selçukluları, kolay olan, Konya, kuş bilgini, Malatya, mevlevî, Moğol, Mutasavvıf, SADREDDİN KONEVÎ, Şahabeddin Sühreverdi, Selçuklu, sınırsız, sübjektif olay, Tasavvuf, Türk Düşüncesi, Van
SADREDDİN KONEVÎ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SADREDDİN KONEVÎ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAAT
SAAT hakkında diğer dizin sayfaları >>SAAT
Özet:SAAT i. (ar. sâ
Etiketler:akrep gibi, Alarm durumu, alarm İşareti, Aleut adaları, ALEV MAKİNESİ, alışveriş merkezi, alman astronomi, alman mühendisler, Anadolu Selçuklular, Anahtar, atomla ilgili, Av üretme, ayar vazifesi, BATI AVRUPA, cami avlusu, Cezayir, daire parçası, demir kafes, Doğum, duvar kaplama, düzeltme işareti, Gaziantep, geleneksel olay, gerdanlık takma, giyim eşyası, gölge karışımı, Greenwich rasathanesi, Güney Cezayir, harekete geçiş, ilkel hayat, insan sesi, İran kralı, iranlı edip, işaret çubuğu, işaretlerle anlatma, ışınlar salan, kervansaray, Kiska adaları, kol saatleri, kristal yapı, kütle ağırlığı, meridyenden geçiş, Mezopotamya, mıknatıs parçası, ölçen cihaz, ölçmek için kullanılan, SAAT, Saat bürosu, saat kulesi, SAATÇİ, SAATÇİLİK, saatin devresi, Saatler dilimi, SAATLİ, SAATLİK, Sağlam yapılı, saray prensi, Selçuklu imparatorluğu, su deliği, Takma aygıt, tamir etmek, tayin etmek, Telefon, türk saatçi, uzun zincirler, Varlıklı kimseler, vurgu işareti, Washington, Yün Gömlek, Zaman, zincir halkası
SAAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAAT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RÜYA
RÜYA hakkında diğer dizin sayfaları >>RÜYA
Özet:RÜYA i. (ar. rü>yet’ten rü>yâ). Bir kimsenin uyku sırasında zihninden geçen hayal dizisi, düş: Hele bir başka gece, gördüğüm rüyada o kadar realite çeşnisi vardı ki, gözlerimi açtıktan sonra bile, uzun bir süre gerçeği rüyadan, rüyayı gerçekten ayırt edemedim (Y. K. Karaosmanoğlu). Babanızı rüyanızda kendi çehresiyle gördünüz mü iş değişir, her şey düzelir (A. H. Tanpınar)’.
Etiketler:Açı birimi, acı duyumu, açık kanal, akla aykırı, Akla dayanmayan, asıl madde, av malzemesi, Bel sinir ağı, Birleştirme, bozuk mal, büyük aşk, Büyük çanlar, Büyük İskender, Büyük Umut, damar bozuklukları, dil hâkimiyeti, Dokunma duygusu, duru temiz, Duygusal, Duyu organı, duyumun kaybolması, esenlik duygusu, eskiçağ, Esnek, Gelecek zaman, her akşam, içgüdü, ilgi uyandırıcı, ilkel hayat, korkma, PSİKANALİZ, PSİKİYATRİ, REFLEKS, REHBER, ruh hastalıkları, Ruhsal, RÜYA, rüya görmek, Sağlam hal, Sağlam yapılı, sinir bozuklukları, soyut tanrılar, Tapınak, Tat duygusu, tedavi metodu, temiz olma, toksik etkiler, Uyanık, yunan dili, Yunanlı, Zeus, Zihnin Analizi
RÜYA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RÜYA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RUSYADA «Rus toprağı»:Büyük Kiev prensliği ve siyasî parçalanma (XI-XII. yy.)
RUSYADA «Rus toprağı»:Büyük Kiev prensliği ve siyasî parçalanma (XI-XII. yy.) hakkında diğer dizin sayfaları >>RUSYADA «Rus toprağı»:Büyük Kiev prensliği ve siyasî parçalanma (XI-XII. yy.)
Özet:RUSYADA «Rus toprağı»:Büyük Kiev prensliği ve siyasî parçalanma (XI-XII. yy.)
Etiketler:Açı birimi, alınan vergi, Çene altı, Cenevizliler, Deniz kıyısı, derebey, Din kavgaları, erkek kardeş, erkek soydan, ferman, Hıristiyanlik, idare etme, ilkel hayat, İskandinav ülkesi, Kazan dolayları, köy çocuğu, Macarlar, manastır, Moskova, Moskova şehri, muhafız, mülk idaresi, polonya seferi, Ren kıyısı, rus devleti, rus idaresi, rus işçisi, Rusların himayesi, Rusya, Saltanat zamanı, sen ırmakları, Sermaye, siyasî parçalanma, tarım merkezleri, Veraset yolu, Zaman
RUSYADA «Rus toprağı»:Büyük Kiev prensliği ve siyasî parçalanma (XI-XII. yy.) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RUSYADA «Rus toprağı»:Büyük Kiev prensliği ve siyasî parçalanma (XI-XII. yy.) hakkında >>
Rus sineması
Rus sineması hakkında diğer dizin sayfaları >>Rus sineması
Özet:Rus sineması
İkinci Dünya savaşı sonunda rus sineması kötü şartlar içinde bulunuyordu. Stüdyolar tahrip edilmişti, teknik donanım pek ilkeldi. 1946′da sinema sanayiinin gelişmesini öngören beş yıllık bir plan kabul edildi. Ama sovyet sineması ancak 1954′e doğru büyük bir atılım yapabildi. Gerçekten, 1946′dan 1953′e kadar, yapılan filimlerin sayısında sürekli bir düşüş görülüyordu (1946′da 21, 1948′de 17, 1949′da 16, 1950′de 15, 1951′de 5 uzun metrajlı filim).
Etiketler:Alınyazısı, Avuç içi, Ayzenştayn, beyaz adamlar, bilgin, Çekoslovak, Çekoslovakya, Çok yaşlı, Duygulu, edebiyat eleştirmeni, Geyik, geyik şekli, Gökyüzü, Güzel kadın, Hamlet, hikâye kahramanları, İkinci Dünya savaşı, ilim adamı, ilkel hayat, kadın kahraman, Kiev, Kırgız kızı, Köy evleri, küçük geyik, kuş avlamak, kuvvet verici, Kuzey iran, Milletlerarası, milli atelye, ölü yumurta, Ordu, Petro devri, RADYAN, Rus sineması, Sadık olmayan, Sanat tarihi, Slovakya, sosyal, Sosyalist, Tavşan, temsilciler, ticarî merkezi, türk sineması, üstün olma, uzun tüyler, yeni bitmiş, yönetmen, yüce yer, Yücelik, Yüz çevirme, Yüzü ak
Rus sineması hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Rus sineması hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROSS (Edward Alsworth)
ROSS (Edward Alsworth) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROSS (Edward Alsworth)
Özet:ROSS (Edward Alsworth), amerikalı sosyolog (Virden, İllinois 1866-Madison, Wisconsin 1951). 1891′de Johns Hopkins üniversitesinde felsefe doktoru oldu.
Etiketler:akademik felsefe, Chicago, Edward, Felsefe doktoru, Harvard, ilkel hayat, Illinois, Köy hayatı, Nebraska, öğretim, öğretim üyeliği, Psikoloji, rica eden, ROSS
ROSS (Edward Alsworth) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROSS (Edward Alsworth) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROMANTİZM
ROMANTİZM hakkında diğer dizin sayfaları >>ROMANTİZM
Özet:ROMANTİZM i. XVIII. yy. sonuyle XIX. yy. başında Avrupa’da ortaya çıkan edebiyat, felsefe, sanat ve siyaset hareketi. (Başlıca özelliği, içtenlik ve bireyin yaratıcı gücü adına bütün kural ve kalıpların reddi, duygu ve içgüdünün yüceltilmesi, pozitif dinlerin, gelenek kültünün ve millî özelliklerin değer kazanmasıdır.) [Bk. ANSiKL.]
Etiketler:ahlâk konuları, Akdeniz, akılcılık ideali, allem etmek, Asya asıllı, Asya sanatçıları, ATHENA, aydınlatma aracı, aydınlık günler, aydınlık hal, Bahçe Kültürleri, besteci, bilim dünyası, Bin Bir Gece Masalları, dil kuralları, din bilgini, durumu yansıtan, Düşünce, Duygu belirtisi, duyguları belirtmek, Duygusal, Duyu organı, edebiyat, EROS, Eski İspanyol kalesi, estetikçi, Felsefe, filozof, Francesco, fransızca roman, geçmişi bilen, geleneklere bağlılık, germen şiiri, güçlü adam, gücüne gitme, Halide Edip Adıvar, Heinrich, ilhamını veren, ilkel hayat, ilkel organ tipi, İskandinav mitolojisi, ispanyol kitap bilgini, ispanyol romantik şairi, İspanyol tiyatrosu, katolik İspanya, kış uykusu, klasik türk sanatı, kötü duygular, kuş bilgini, Kuzey İrlanda, lirik dram, masal şairi, medeni imparatorluk, milli duygular, miras bilinci, mistik görüş, modern bilgin, müzik bilgini, müzik terimi, orkestra şefi, PELLİCO, piyes yazarlığı, polonyalı besteci, pön savaşı, Risorgimento, romantik, Romantik okul, romantik tiyatro, RUBENS, SAiNTE-BEUVE, şair, Serbest dönme, Shakespeare, şiir, tarihi romanlar, tabiat ilimleri, tiyatro, Tiyatro yazarlığı, toplum meseleleri, türk halk ezgileri, türk ilim adamı, Victor Hugo, Westminster, yakın dostu, yasama gücü, YAZARLAR
ROMANTİZM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROMANTİZM hakkında >>
Kategori Kültür Sanat | Yorumlar kapalı
Roma hukuku
Roma hukuku hakkında diğer dizin sayfaları >>Roma hukuku
Özet:Roma hukuku, kıta avrupası hukuklarının, bu arada türk hukukunun dayandığı kavramların çoğunun kaynağı olan roma hukukunun tarihsel gelişimi üç aşamada ele alınmalıdır: birinci aşama, milâttan önceki 1. yüzyıla kadar devam eden «kanun davaları» aşamasıdır.
Etiketler:âdet hukuku, Aydın, Çin imparatoru, fakülte, iktidar, ilkel hayat, İsviçre, magistratus, monarşi, Paulus, PRAETOR, Roma hâkimiyeti, roma hukuku, Roma hukuku, Roma imparator, Roma imparatoru, Roma kanunu, Türk Medeni Hukuku, Türk medeni kanunu, Türkiye, Ural dağı, uydurulmuş, yasama gücü, Yunan klasik devri
Roma hukuku hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Roma hukuku hakkında >>
Kategori ROMA | Yorumlar kapalı
ROMA Erken imparatorluk
ROMA Erken imparatorluk hakkında diğer dizin sayfaları >>ROMA Erken imparatorluk
Özet:ROMA Erken imparatorluk
Senatonun Augustus unvanını verdiği (M. ö. 27) Octavius, devleti yeniden teşkilâtlandırdı. Eski magistraların yetkilerinin çoğunu üstüne aldı; tribunus yetkisi, imperium proconsulare majus; en büyük din adamının dinî yetkisi, imparator unvanıyle (bk. roma imparatoru) öbür generallerin üstüne çıkmıştı. Roma’nın yönetimini üstüne aldı ve eyaletlerin yönetimini senato ile paylaştı.
Etiketler:Aşk tanrıçası, Asur saltanatı, Ateş tanrısı, Augustus kültleri, Avar imparatorluğu, Aydın, Baltık eyaletleri, baş tanrıça, belediye, Britanya, burjuva, çıkmış olan, Çin imparatoru, dış siyaset, Duygu belirtisi, Esnek, Galya halkı, Galya şehri, Galya toplumu, Galya ülkesi, Genç Romalılar, Germania, güçlü adam, Hadrianus, Hata eden, hıristiyan topluluğu, Hıristiyanlik, Hukuk ve adalet işleri, ilkel gelenekler, ilkel hayat, İmparatorluk dönemi, İran, kas gücü, Köy hayatı, Kudüs, Kuzey Afrika, Kybele, lejyon, Makedonya, Mısır tanrısı, Paulus, Petrus, PYTHAGORAS, resmî anıtlar, resmî unvan, Roma eyaletleri, Roma imparatoru, roma tanrısı, romalı devlet adamı, romalı general, Romalı imparatorlar, romalı vatandaş, Sağlam yapılı, şehir yönetimi, siyaset, tabaka, Tarih, teşkilât, Tiberius zamanı, Uzakdoğu, Van, vatandaş, Veraset yolu, Vergilius, Yer tanrısı, Yunan isyanı, yunan piskoposu, Yunanistan, Yüz sürme
ROMA Erken imparatorluk hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROMA Erken imparatorluk hakkında >>
Kategori Kültür Sanat, ROMA | Yorumlar kapalı
RİMSKİY-KORSAKOV (Nikolay Andreyeviç)
RİMSKİY-KORSAKOV (Nikolay Andreyeviç) hakkında diğer dizin sayfaları >>RİMSKİY-KORSAKOV (Nikolay Andreyeviç)
Özet:RİMSKİY-KORSAKOV (Nikolay Andreyeviç), rus bestecisi (Tihvin, Novgorod 1844-Lyubensk, Petersburg yakınları 1908).
Etiketler:armoni, besteci, çalgı, Çaykovski, deniz, Deniz Harp okulu, Gece Şarkıları, Göğüs anjini, harp gemisi, Harp okulu, hayat, horoz, ilkel hayat, ispanyol bestecisi, konçerto, Konservatuvar, masal, mezar, Mozart, müzik, Novgorod okulu, öğretmen, Opera, Orkestra, Orkestra eserleri, Paris, PETERS, Petersburg, RİMSKİY-KORSAKOV, rus bestecisi, Rusya, senet, senfoni, senfonik, senfonik müzik, Stravinskiy, voyvoda, zengin
RİMSKİY-KORSAKOV (Nikolay Andreyeviç) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİMSKİY-KORSAKOV (Nikolay Andreyeviç) hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı
RİCARDO (David)
RİCARDO (David) hakkında diğer dizin sayfaları >>RİCARDO (David)
Özet:RİCARDO (David), ingiliz maliyecisi ve iktisatçısı (Londra 1772-Gatcomp Park, Gloucestershire 1823), Londra’da yerleşmiş bir musevî simsarın oğlu.
Etiketler:âlet, Altın madeni, Araştırma, Av üretme, buğday, dolaylı nesne, Ergin, evlenmek, hayat, iktisat, ilkel hayat, ingiliz, ingiliz iktisatçı, ingiliz toprakları, ingiltere, işçi ailesi, liberal, liberalizm, Londra, makine, maliyet, mantık ilkeleri, Milletlerarası, musevî, Oynama, reform, RİCARD, RİCARDO, sosyal ilimler, tarım, ticaret, Toprağın verim gücü, toprak, toprak ürünleri, toprak verimi, üretim, Üretim gücü, üretimin artması, üstüne atma
RİCARDO (David) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİCARDO (David) hakkında >>
RİCA ebu ALİ
RİCA ebu ALİ hakkında diğer dizin sayfaları >>RİCA ebu ALİ
Özet:RİCA ebu ALİ, arap filozofu (VIII. yy.). Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur, islâm dünyasında dehriyun diye anılan ilk maddeci filozoflardandır, islâm inançlarına bağlı düşünürler tarafından zındık olarak nitelenir.
Etiketler:arap bilgini, dirilme, Felsefe, filozof, hint bilgini, hint felsefesi, hint filozofu, ilkel hayat, İnançlar, islâm din bilgini, islâm filozofu, müslüman, RİCA ebu ALİ, tanrı
RİCA ebu ALİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİCA ebu ALİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA
RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA hakkında diğer dizin sayfaları >>RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA
Özet:RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA, arap filozofu (öl. 910).
Etiketler:arap bilgini, asma türü, Bağcılık, büyücü, din felsefesi, Felsefe, filozof, hayat, ilkel hayat, islâm din bilgini, islâm filozofu, islâm kültürü, kelâm bilgini, kültür, peygamber, RAMA, RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA, sünnî mezhebi, tanrı, Tanrısal tabiat, yunan filozofu, yunan kültürü
RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RAVENDİ Ebül HÜSEYİN bin YAHYA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RAGUET (Condy)
RAGUET (Condy) hakkında diğer dizin sayfaları >>RAGUET (Condy)
Özet:RAGUET (Condy), amerikalı iktisatçı (Philadelphia, Pennsylvania 1784-ay.y. 1842). Pennsylvania üniversitesinde hukuk okuduktan sonra ticaret hayatına atıldı.
Kısa zamanda büyük servete kavuştu ve günün ticarî olaylarında önemli bir rol oynadı. 1815′te Yasama meclisine üye seçildi. 1822′de Rio de Janeiro’da, A.B.D. konsolosluğuna getirildi. 1825′te Brezilya’da maslahatgüzar oldu ve 1827′ye kadar bu görevde kaldı. A.B.D.’ye döndükten sonra, serbest ticaret doktrinlerini yayan birçok gazete yayımladı:
The Free Trade Advocate (1829); Examiner (1834-1835); The Financial Regis-ter (Malî Kayıtlar) [1837-1839] v.b. Ayrıca, Santo Domino ile ilgili iki küçük kitap ve Principles of Free Trade (Serbest Ticaretin ilkeleri) [1835]; On Currency and Banking (Tedavüldeki Paralar ve Bankacılık üstüne) [1839] v.b. eserler de yayımladı. (M)
Etiketler:bankacılık, Brezilya, doktrin, gazete, hukuk, iktisat, ilkel hayat, Pennsylvania, RAGUET, Rio de Janeiro, ticaret
RAGUET (Condy) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RAGUET (Condy) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RACİNE (Jean)
RACİNE (Jean) hakkında diğer dizin sayfaları >>RACİNE (Jean)
Özet:RACİNE (Jean), fransız trajedi yazarı (La Ferte-Milon 1639 – Paris 1699). Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybeden Racine Port-Royal rahibeleri tarafından yetiştirildi.
Etiketler:beden eğitimi, cinayet, çocuk oyunu, çocuklar, Duygusal, eğitim, Euripides, Felsefe, fransız tiyatro yazarı, halk oyunu, Hava, hava perisi, hayat, ilgili olmayan, ilkel hayat, İskender, Kutsal, Louis, Main nehri, öğrenci, Ölüme bağlı, Oyun, Paris, piyes, piyes yazma, Port-Royal, RACİ, RACİNE, rahibe, rahip, REN NEHRİ, şair, Sen nehri, su perisi, tanrı, tarihçi, tiyatro, tiyatro eserleri, trajedi yazmak, Vergilius, yazar, yumuşatma, yunan trajedisi
RACİNE (Jean) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RACİNE (Jean) hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı
PRENS SABAHADDİN
PRENS SABAHADDİN hakkında diğer dizin sayfaları >>PRENS SABAHADDİN
Özet:PRENS SABAHADDİN, türk sosyologu ve siyasetçisi (İstanbul 1877 – İsviçre, Neuchâtel 1948). Damat Mahmud Celâleddin Paşanın oğlu. Annesi, Sultan Abdülmecid’in kızı Seniha Sultan’dır. Saray geleneğince özel öğrenim gördü. Sonra babası ve kardeşiyle Paris’e gitti (1899). Paris’te jön türkler içinde bir grubun başına geçti. İkinci Meşrutiyetin ilânı (1908) üzerine Türkiye’ye döndü. Avrupa’da bulunduğu sürede La Revue dergisindeki yazılarıyle ilgi çekti. 1906-1908 Yılları arasında Terakki adlı aylık bir dergi çıkardı. Sosyal ve siyasî düşüncelerini Birinci İzah, İkinci İzah ve Üçüncü izah (İttihat ve Terakki ile kendi arasındaki görüş ayrılıklarını açıklar) adlan altında yayımladı. 31 Mart olayından bir süre sonra tutuklandı (1909); Mahmud Şevket ve Hurşid Paşaların araya girmeleri üzerine serbest bırakıldı. «Teşebbüsü şahsî ve ademi merkeziyet» (özel teşebbüs ve merkeze bağlı olmadan yönetim) diye adlandırdığı görüşleri yayılmağa başlayınca «Nesli Cedid kulübü adı verilen bir ocak kuruldu. Prens Sabahaddin’in düşüncesini benimseyen gençler bu ocağın çevresinde toplandılar. Zamanla ocağın faaliyetleri siyasî bir nitelik kazanmağa başladı, bunun üzerine ocak kanatıldı (1911). Prens Sabahaddin, ademi merkeziyetçi bir görüşü savunuyor, İttihat ve Terakki’ye karşı çıkıyordu. Bu tutum ve düşüncelerine rağmen Türkiye’de liberal görüşü benimseyenlerle açıkça birleşmedi, onları üstü kapalı bir şekilde tutar göründü. İttihat ve Terakki ile bağdaşmayan düşüncelerini yazılarıyle açığa vurunca gerginlik daha da arttı. Bir ara padişaha hitaben Tembellik ve merkeziyetçilik bizi mahvedi-or diye bir yazı yazdı. Balkan savaşının çaktığı yıllarda yazdığı bu yazı ittihatçıları büsbütün öfkelendirdi. Mahmud Şevket Pasa suikastine adı karıştı; mahkûm edildi. Bunun üzerine Paris’e kaçtı. Birinci Dünya savaşının çıkması üzerine padişaha barış yapılmasını ileri süren mektuplar yazdı. Savaş bitince Türkiye’ye döndü (1919). Türkiye’de bulunduğu sürece sosyal ve siyasî virüslerini açıklayan yazılar yayımladı. Bir süre sonra tekrar Avrupa’ya gitti (1920). Cumhuriyetin ilânından sonra Osmanlı hanedanın Türkiye’den çıkarılması üzerine bir daha yurda dönemedi, İsviçre’de yerleşti. Prens Sabahaddin, Türkiye’de Durkheim sosyolojisine karşı, kaynağını Le Play ve Edmond Demoulins’de bulan ferdiyetçi (bireyci) sosyoloji anlayışının kurucusu ve tanıtıcısı sayılır. Ona göre bir toplumun, bir devletin temelini fertler teşkil eder. Toklumu kuran, ona varlık bütünlüğü, yaşama gücü kazandıran fert olduğu için, sosyolojinin işe fertleri ele alarak başlaması gerekir. Ferdin varlık kurallarını, toplum içindeki yerini, görevlerini, fertler arasındaki karşılıklı davranışları, fertlerin birbirleri karşısındaki tutumlarını, sorumluluklarını araştırmak, açıklamak sosyolojinin görevleridir. Fert, toplum için değil, toplum fert içindir. Devlet, fertlerin ortak bir başarısı olduğu için, ferde yönelmeli ye onun varlık ilkelerine göre düzenlenmelidir. . Devletin görevi ferdin mutlusunu sağlamaktır. Toplum ve devlet ancak fertlerle açıklanabilir; devletten ferde değil, fertten devlete varılır. Fert, devletin temel taşıdır. Devlet fertleri sağlam, yetenekli, yetişkin ve başarılı oldukları ölçüde bütünlük ve süreklilik kazanır. Başta devlet olmak üzere, bütün sosyal kurumlardan önce vardır, öğretim ve eğitimin amacı ferdin yetişmesi, devletin görevi ferdin güvenliğidir. Prens Sabahaddin Durkheim’in görüşlerini benimseyen, içlerinde Ziya Gökalp’in de bulunduğu ittihatçılarla anlaşamıyordu. özellikle Paris’te bulunduğu yıllarda yazmıs olduğu mektuplarda bu görüşleri savundu. Türkiye’nin kalkınmasını özel teşebbüsün geliştirilmesinde buluyordu. Ona göre üretimin düzenlenmesi, üretici güçlerin geliştirlmesi, bir tarım üfkesi olan Türkiye’de ırana geniş ölçüde önem verilmesi gereklidir. Bunların gerçekleştirilmesi de özel teşebbüsün gelişmesine, tekelci, belli ve tek bir merkeze bağlanmama anlamına gelen ademi merkeziyetçilik anlayışının yerleştirilmesine bağlıdır.
Etiketler:Aydın, Balkan savaşı, Birinci Dünya savaşı, çevre, cumhuriyet, Devletin kurucusu, diyet, eğitim, eleman, Ergin, Gelecek zaman, gelenek, hayat, ilkel hayat, İsviçre, Kız kardeş, Meşrutiyet, öğretim, Osmanlı devleti, osmanlı paşaları, padişah, Paris, PRENS, PRENS SABAHADDİN, sabah, siyasi memur, sosyal, sosyolog, tarım, Tembellik, Toplum, Türk Düşüncesi, türk hanedanı, Türkiye, Türkiye cumhuriyeti, Türkiye sınırları, üretim, üretim güçleri
PRENS SABAHADDİN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PRENS SABAHADDİN hakkında >>
PİRENELER -Beşeri coğrafya
PİRENELER -Beşeri coğrafya hakkında diğer dizin sayfaları >>PİRENELER -Beşeri coğrafya
Özet:• PİRENELER
Beşerî coğrafya.. Bearn yamacının yağışlılığına rağmen Pireneler’in ekonomisi yaylaya çıkma yoluyle davar yetiştiriciliğinin uzun süre ağır basması ve yüksek yerlerde tarımın devam etmesi (Andorra’da 1600 m’ye kadar) bakımından akdeniz tipindedir. Bu ilkel görünüşler yüzyıllardır biçilen çayırların, kışın hayvanların ovaya indirilmesinin ve yazın yaylaya çıkılmanın karmaşık bir şekilde birarada yürütülmesidir. Hayvancılık hareketleri vadide sürü sahiplerinin haklarını daha geniş siyasî kuruluşlarla (kontluklar [Comminges], krallıklar [Navarra]) tanıtmalarına ve ispanyol-fransız ilişkileri nasıl olursa olsun iki yamacın tamamlayıcı özelliğini «geçiş antlaşmaları»yle devam ettirmeğe elverişli sendikalar kurulmasına yol açtı. Sıradağlar gerçekten kütle özelliklerine ve «liman»larıyle breşlerinin çok yüksek olmasına (Somport ve Puymorens boğazları arasında 2 000 m’den çok) rağmen hiç bir zamna göç hareketlerini engellemedi. Batıda Basklar, doğuda Katalanlar iki yamaca yerleşti. Compostelle yolları, Aragon’un «Yeniden fetih» sırasındaki Önemi ve ispanya’ya akitanyalı kolonlar yerleştirilmesi ilişkilerin eskiliğini göstermeğe yeterlidir. Ama her iki yamaçta kurulan dağ devletleri (Navarra gibi), siyasî merkeziyetçiliğe karşı direnemedi ve saymaca bir sınır olan 1659 sınırı, Segro’nun kaynaklarını Fransa’da, Aran vadisini ise ispanya’da bıraktı. Sonradan Akitanya ve İspanya’nın iktisadî dinamizminin zayıflığı ve «liman»ların yüksekliği, iki yamaç arasında demiryollarının çok geç bir tarihte döşenmesine sebep oldu. Somport hattı (Pau Zaragoza, 1928) ve Puymorens (Toulouse – Barcelona, 1929) hattı, Alpler’deki hatlara oranla çok yenidir. Bugünkü güzel karayolları sıradağların başlıca boğazlarından (Somport, Pourtalet, Venasque, Aran vadisi, Bonaiigue boğazı; Salau, Puymorens) veya tünellerden (Viella) geçer; aslında dağın boydan boya aşılması hâlâ güçtür. Yaz turizmine ayrılan Pireneler karayolu, vadilerin bölmeliliğini ortadan kaldıramaz. Bu yüzden Pireneler ekonomisinde sınırın her iki yanında batıdan doğuya doğru büyük farklılıklar görülür.ispanyol yamacı daha yoksuldur: her iki uç daha yağışlıdır, ama halkını Bilbao ve Barcelona sanayi merkezleri cezbeder; Aragon çok kuraktır ve Pamplona ile Jaca’nın yer aldığı karık, iktisadî bir önem kazanamamıştır. Buraya açılan dar ve yüksek vadilerde yaşayan halk için sürüleri yaylaya çıkarma, ot yetiştirilecek çayır bulunmadığından, kaçınılmaz bir gerekliliktir (Sobrarbe vadisi). Ama Yesa ve Aragon üzerindeki Ngibi büyük hidroelektrik ve sulama çalışmaları, kışlık otlakları azaltmaktadır. Katalonya demirhanelerinin gerilemesinden beri, ispanyol yamacının tek kurtuluş şansı ince tarıma geçilmesidir. Bölgede nüfus seyrelmesi devam eder ve binlerce ispanyol, Fransız yamacına göçmüştür. Oysa işçilerin dağ eteğindeki sanayi merkezlerine göçmesi yüzünden kuzey yamaçta hayat daha güçtür. Doğu Pireneler, bağcılık yapılan Aspres’in, Alberey’in ve Corbiere’in yukarısında «garrigueIerle örtülüdür. Çöküntü havzaları Conflent, Vallespir ve Cerdana’da meyve yetiştirilir; ama Capui ve Dorezan’-da tarım daha ilkeldir.
Etiketler:Akitanya, Alpler, ambar, And sıradağları, antlaşma, Aragon, Ariege Pireneleri, Aşağı Pirene, Aspe vadisi, Atlas, Atlas dağı, Bağcılık, Barcelona, Beşerî coğrafya, boğa kılığı, boksit çıkarma, Campan vadisi, demir, domuz, ekonomi, elektrik enerjisi, etçil hayvanlar, Fransız Pireneler, gelenek, hayvancılık, hayvanlar, hidroelektrik, ilkel hayat, İspanya, ispanyol Pireneleri, Katalonya, keçi, Krallık, kumaş, Kurtuluş, liman, makine, manzara, mermer, meyve, Orta Atlas dağları, Ossau vadisi, peynir, Pirene vadileri, Pireneler, ROKFOR, sayma, şehir, sığır, siyasî coğrafya, siyasi haklar, su akıtan, Tahıl, tarım, tarım merkezleri, tarıma elverişli, Toulouse, Turizm, uçak, Yağ imalâtı
PİRENELER -Beşeri coğrafya hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PİRENELER -Beşeri coğrafya hakkında >>
POLONYA EDEBİYAT
POLONYA EDEBİYAT hakkında diğer dizin sayfaları >>POLONYA EDEBİYAT
Özet:POLONYA EDEBİYAT
• Ortaçağ ve XVI. yy. Edebiyatını XII. yy.dan XV. yy.a kadar özellikle Gallus Anonymus, Kadlubek (1160-1223) ve J. Dlugosz’un (1415-1480) latin kronikleri temsil eder; bununla ‘beraber XII. yy.dan itibaren halk diliyle yazılmış bazı değerli dinî şiirlerle karşılaşıyoruz. En eski polonya şiiri Bogurodzica (Meryem) adlı dinî şarkı (XII. yy.) ve en eski nesir Kazanla Swietokrzyskie (Kutsal Haç Masalları) [XIV. yy. başı] adlı vaaz derlemesidir. Hümanizm, reform ve rönesans ile fikrî faaliyet canlandı. 1364′te Büyük Kazimierz tarafından kurulan, Sonra 1400′de kraliçe Hedwige’in bağışları sayesinde yeniden teşkilâtlandırılan Krakow üniversitesi, iki yüzyıl boyunca Avrupa’nın ünlü bir bilim merkezi olarak kaldı.
Etiketler:alçılı kol, Atina ahlâkı, Avrupa bilginleri, bilgi hazinesi, bilgin piskoposlar, çağdaş ansiklopedi, çağdaş şairler, çekici güzellik, derli toplu, edebiyat, fizik ilimleri, halk masalları, ilkel gelenekler, ilkel hayat, kahramanlık romanları, Kazı yapan, klasik türk sanatı, mahalli mücadele, manevî himaye, Manevî ilimler, mantık ilkeleri, medenî milletler, Moskova barışı, Nobel Edebiyat ödülü, Polonya, POLONYA EDEBİYAT, polonyalı cizvit, Roman Derlemesi, Romantik okul, şiir duygusu, Taşra hazine, tabiat ilimleri, tenkit gücü, Tiyatro metinleri
POLONYA EDEBİYAT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POLONYA EDEBİYAT hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat, Polonya | 1 Yorum
POLLOCK (sir Frederick)
POLLOCK (sir Frederick) hakkında diğer dizin sayfaları >>POLLOCK (sir Frederick)
Özet:POLLOCK (sir Frederick), ingiliz hukukçusu (Londra 1845-ay.y. 1937). Londra’da, sonra Oxford’da hukuk profesörlüğü yaptı.
Eserleri: Principles of Contract (Sözleşme İlkeleri) [1876]; Spinoza, his Life and Philosophy (Spinoza, Hayatı ve Felsefesi) [1880]; History of English Law (ingiliz Hukuk Tarihi) [1895, F. W. Maitland ile birlikte) v.b. Law Quarterly Review ve Law Reports dergilerini yönetti. (L)
Etiketler:Felsefe, felsefe profesörlüğü, hayat, hukukçu, hukuk felsefesi, ilkel hayat, ingiliz, Londra, Oxford, POLLOCK, profesör, tarih profesörlüğü
POLLOCK (sir Frederick) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POLLOCK (sir Frederick) hakkında >>
POE (Edgar Allan)
POE (Edgar Allan) hakkında diğer dizin sayfaları >>POE (Edgar Allan)
Özet:POE (Edgar Allan), amerikalı yazar (Boston 1809 – Baltimore 1849). Gezgin tiyatro oyuncusu olan ana-babası sefalet içindeydi; iki yaşında öksüz kalan Edgar’ı Richmond’lu tarım işletmecisi John Allan himayesine aldı ve öğrenimi için hiç bir fedakârlıktan kaçınmadı. 1815-1825 Yılları arasında Edgar, onu evlât edinen aileyle birlikte İngiltere’ye gitti ve öğrenimine Londra’da devam etti. 1825′te Richmond’a döndü, ama kötü davranışları yüzünden Virginia üniversitesinde bir yıldan fazla barınamadı (1826).
John Allan onu kendi işyerine aldıysa da, Edgar orada da durmayarak kaçtı. Orduya girdi (1827), West Point Askerî okuluna kaydolmayı başardı, ama disiplinsizlik yüzünden kovuldu (1831). O zaman zengin olmanın yollarını aramak üzere New York’a gitti; ilgi uyandırmayan küçük bir şiir kitabından sonra yazmağa başladığı hikâyelerle dikkati çekti. Dul ve fakir halası Maria Clemm’in yanma sığındığı Baltimore’a yerleşti, 1835′ten başlayarak, Richmond’da çıkan Southern Literary Messenger dergisine yazı göndermeğe ara vermedi; çalışmağa ve yoksulluğa alışıyor, ama bu arada, ilhamını ve gerçeği unutmanın çaresini gittikçe artan bir tutkuyle içkide arıyordu. Henüz on dört yaşında olan yeğeni Virginia Clemm ile evlendi (1836); 1837′de New York’a yerleştiler. The Narrative of Arthur Gordon Pym (Arthur Gbrdon Pym’in Hikâyesi) o yıl, sonra 1840′ta, daha önce gazetelerde çıkmış hikâyeler derlemesi olarak İşitilmedik Hikâyelerim (Tales of the Grote’sque and Arabesque) birinci cildi yayımlandı. Ertesi yıllarda Edgar Poe’nun çeşitli dergilerle ilişkisi, ardı gelmeyen huysuzlukları ve alkol krizleri yüzünden çok düzensiz oldu. İşitilmedik Hikâyeler’in yeni bir cildi 1845′te yayımlandı, The Raven-(Karga) adlı şiiri de bu yılın eseridir. Genç karısı 1847′de öldü. ümitsiz ve hastaydı, delirium tremens krizleri geçiriyordu; birara kendini toparlayacak gibi oldu, yaşlı ve zengin bir kadınla evlenmek üzereydi ki, Baltimore’da bir sabah onu, geceyi geçirdiği meyhanenin kapısında can çekişir buldular.
Etiketler:aile, aile ilişkisi, alkol, amerikalı oyuncu, amerikalı şair, asker, Avrupa, Cehennem, Cehennem Kapısı, Delirium tremens, Dokunaklı Aşk, evlenmek, fransız kadın oyuncu, fransız kadın şair, fransız oyuncusu, Fransızca, gazete, gezgin oyuncu, hayat, hikâye derlemesi, hikâye kitabı, hikayeler, ilkel hayat, ingiltere, Kadın, Londra, Mallarme, Meyhane, oyuncu, POE, romantizm, sabah, şair, su perisi, tercüme, tiyatro, ümit verme, yazar
POE (Edgar Allan) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POE (Edgar Allan) hakkında >>
