Avrupa ekonomisi
Avrupa ekonomisi hakkında diğer dizin sayfaları >>Avrupa ekonomisi
Özet:Avrupa ekonomisi
Toptan ele alındığında, Avrupa ekonomisinin İmtiyazlı bir durumda olduğu açıkça görülür. Bu kıtada dünya nüfusunun dörtte biri yaşar ama dünya gelirinin yüzde 40′ı bu nüfusun payına düşer.
Etiketler:Avrupa ekonomisi, Avrupa Tarihi, BATI AVRUPA, Batı devletleri, Batı Yunanistan, Demir sanayii, din işleri, Dokuma sanayi, dünya ekonomisi, farklı olmayan, haberleşme merkezi, Halk demokrasileri, hayat seviyesi, Hesap makinesi, İkinci Dünya savaşı, iktisadi gelişme, işlerin sonucu, kapitalizm, karma düzenli, Kimya alanı, Kömür ocakları, köy ekonomisi, Kuzey Portekiz, kuzeyde Avrupa, Nüfus yoğunluğu, ölçü birimleri, Petrol üretimi, Satın alma, savaş ekonomisi, Sosyal düzen, Sosyal düzen, sosyalist devletler, Tire yolu, toprak ürünleri, Türkiye ekonomisi, üretimin artması, verimli bölge, yapma uydu, Yeryüzü, yıllık gelir
Avrupa ekonomisi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Avrupa ekonomisi hakkında >>
Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri
Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri hakkında diğer dizin sayfaları >>Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri
Özet:Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri
Atom patlamalarından yayılan ışınlar canlılar üzerinde ya doğrudan doğruya (mekanik ve ısı etkileri) veya patlama sırasında ortaya çıkan parçalanma ürünleri ve radyoizotoplar yoluyle etki yapar. Bunların etkileri, X ışınlarının, radyoaktif cisimlerin ve nötronların sebep olduğu biyolojik bozukluklara benzerse de daha geniş ölçüdedir.
Etiketler:Aklı durmak, Alanlar teorisi, ALIŞMAK, Atom ışınları, atom patlama merkezi, Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri, atom teorisi, atomla ilgili, Beklenmedik, doku bozuklukları, doku unsurları, kapitalizm, kılların dökülmesi, mal atma, mide ağrısı, parçacık, Patlama noktası, radyoaktif cisimler, radyoaktif madde, radyoaktif unsurlar, sebep olan, sindirim bozuklukları, üstü açık yer, X ışınları, yayılan ısı
Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Atom patlamalarının canlılar üzerindeki etkileri hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ASYA
ASYA hakkında diğer dizin sayfaları >>ASYA
Özet:ASYA i. (yun. asia). Dünyanın beş kıtasından en büyük ve en kalabalık olanı: İlmî tababet ilk defa Roma imparatorluğu za-manında Asya’da doğmuştur (Peyami Safa). İnsaniyetin ninesi Asya! (A.H. Müftüoğlu).
Etiketler:Afrika, Akdeniz, Altay dağları, Aral gölü, Aristoteles, Asya, Asya kıtası, Attike yazısı, Avrupa kıtası, beş kıta, burjuva, Charles, Demokrat, Demokratik, demokratik devrimler, devrim, devrimci, durgunluk, eski mitos, Fransızca, fransızca eser, Halid Ziya Uşaklıgil, Hazar denizi, Hindistan, Hindu, ilk günler, imparator, ispanyol, İspanyol imparatorluğu, Japon, Japonya, Kalabalık, kapital, kapitalizm, Karadeniz, karanlık, kölelik, Komünist Partisi, konferans, koyu olmak, Kurtulma, kuş türü, latin tarihçisi, Madagaskar, mahkûm, Marmara, Medeni ayet, Mısır, Moskova, Mülkiye, ön Asya, Peyami Safa, Rodos üslûbu, Roma imparator, romalı vatandaş, savaşçı topluluğu, sergiler, sosyal, sovyet tarihçisi, taraf tutma, Tarih öncesi, tarihçi, teori, vatandaş, yapma uydu, Yönetici, Yunanistan, Yunanlı
ASYA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ASYA hakkında >>
Kategori Asya | Yorumlar kapalı
RADİKALİZM
RADİKALİZM hakkında diğer dizin sayfaları >>RADİKALİZM
Özet:RADİKALİZM i. (ing. radicalism’den). Siyaset. Büyük Britanya’da ve bazı ülkelerde, geçmişteki kurumlardan tamamıyle kurtulmak amacını güdenlerin düşünce tarzını ve öğretisini belirten terim. Bk. ansikl.
— Fels. Bilgi alanındaki çağrışımcılıkla iktisat ve siyaset alanındaki liberalizmi kaynaştıran felsefî, siyasî ve iktisadî öğretilerin genel adı. (özellikle, Beutham, James ve J. Stuart Mili tarafından temsil edilir.)
— ansikl. Siyaset. • Büyük Britanya’da, «radikal» sıfatı whig’ler, sonra da onların yerini alan liberaller arasında en kararlı reformcuları belirtmek için kullanıldı. Terim, aralarında, kurulu düzene ve özellikle monarşi ile kiliseye karşı belirli bir düşmanlıktan başka hiç bir ortak yan bulunmayan çeşitli eğilimleri karşılar. İlk radikalizm, George III devrinde onun otoriter siyasetine tepki olarak Wilkes meselesi sırasında ortaya çıktı. Amerika savaşı patlak verince, ayaklanan kolonları tutan radikaller Cartwright’ın çevresinde toplanarak, bir parlamento reformunun gerekliliği üstünde ısrarla durmağa başladılar. Fransız devrimi, Paine’in yazılarıyle desteklenen ve Fox tarafından hoşgörüyle izlenen yeni bir hareketin doğmasına yol açtı. Artık sosyal kaygıları da yansıtan siyasî talepler daha şiddetlendi ve hükümetin sert tepkilerine yol açtı (1795).
Etiketler:Ağrı, antlaşma, Arjantin, Aşırılık, asker, başkaldırma, başkan, Birinci Dünya savaşı, Britanya, Buenos Aires, burjuva, cumhuriyet, Cumhuriyetçi, Demokratik, derli toplu, devrim, Demokrat, dine bağlılık, durumu yansıtan, Düşman, eğitim, Faure, felsefi görüşler, felsefî topluluk, filozof, formül, fransız fransa, general, General Sebastian, halk toplulukları, hayat, Hedefi aşmak, hıristiyan demokratlar, hükümet, iktidar, ispanyol, ısrar eden, kapital, kapitalizm, Katolik, katolik İspanya, Katolik kilisesi, kilise, laik iktidar, liberal, Liberal parti, liberalizm, Louis, Martin, milletvekili, moda, monarşi, öğretim, oligarşi partisi, oligarşik parti, parlamento, Patagonya, PELLETAN, PERON, PROLETARYA, RADİKAL, RADİKALİZM, Reform sonucu, reformcu, reformcu filozof, San Sebastian, şehir yönetimi, Şili, siyasi haklar, sosyal, Sosyalist, taban, tarım, teşkilât, Tıp öğretimi, toprak köleliği
RADİKALİZM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RADİKALİZM hakkında >>
PROLETERLEŞTİRME
PROLETERLEŞTİRME hakkında diğer dizin sayfaları >>PROLETERLEŞTİRME
Özet:PROLETERLEŞTİRME i. (proleter > proleterleşmek > proleterleştirmek’ten proleter-leştir-me). Bağımsız bir üretici kategorisini (çiftçiler, zanaatçılar, esnaf), işgüçlerini üretim veya mübadele araçlarına sahip olanların emrine vermek zorunda bırakma.
— ANSîKL. Emekçilerin, şehirlerde yığınlar halinde toplanmasına sebep olan ve hem işçilerin hem de işverenlerin kendi aralarında rekabetine yol açan sanayi gelişimiyle birlikte, proleterlik modern sanayinin tabiî bir parçası halini aldı. Marx’a göre, sanayi ülkelerinde nüfusun gittikçe artan bir bölümü proleterleşmiş, yani yalnız emeğiyle yaşamak ve emeği sermayeyi artırdığı oranda iş bulabilmek durumunda kalmıştır. Bu proleterleşme’nin yanı sıra, gene Marx’a göre kütleler gittikçe daha fazla fakirleşecek ve bu fakirleşme, kütlelerin başkaldırmasına ve kapitalizmin ve sınıfların ortadan kalkması sürecini hızlandırmalarına yol açacaktır. Bütün XIX. yy. boyunca ve XX. yy.ın başında, sanayileşmiş büyük ülkelerdeki iktisadî gerçek, bu tahmini doğrular gibi görünmüştü.
Bu ülkelerde, emekçiler zamanla teşkilâtlandı ve böylece bilinçsiz bir proletaryanın yerini, yönetici çevrelere sözünü geçirmeyi bilen bir işçi sınıfı aldı; yöneticiler de özellikle hıristiyan kiliselerince benimsenmiş sosyal doktrinlerin etkisiyle kendilerine düşen görevi daha iyi anlamışlardı. Bunun içindir ki XX. yy. ortasında, «gelişmiş» ülkelerdeki sosyal gerçek Marx’ın ileri sürdüğü tahminden çok farklıdır. Alman marksistlerinin «Lumpenproletariat» diye adlandırdıkları ve özellikle bedenî, fikri, zihnî ve sosyal bakımdan intibaksız kimselerden meydana gelen zümrenin dışında, bütün sosyal çevrelerin hayat seviyesinde yükselme görüldü. Aynı zamanda, daha az yorucu ve çoğunlukla ücret bakımından daha tatmin edici üçüncül iktisadî faaliyetler, birincil ve ikincil iktisadî faaliyetlerin aleyhine gelişti. Bir ülkede büyük çoğunluğun (İngiltere’de yüzde 90) ücretinden başka geliri olmaması, hiç bir zaman bu çoğunluğun proleterleştirildiği anlamına gelmez. Gerçekten de idareci kadroda bulunan birçok kimse emekçilere tanınan sosyal ve malî imtiyazlardan yararlanabilmek için ücretli statüsüne geçmeyi menfaatlerine daha uygun bulmuştur. (Hattâ millî gelirde ücretlilere düşen nispî pay artışının bu «ücretlileşme»den doğduğu ileri sürülebilir.) Ne var ki, yukarıdaki açıklamalarla çelişen iki olaydan da söz etmek gerekir:
1. A.B.D.’de oldukça büyük sayıda işsiz bulunması. Her krizden sonra iktisadî faaliyet yeniden canlandığı zaman, işsiz sayısının azaldığı doğrudur. Ama bazı bilim adamları işsizlik azalma yüzdesinin, iktisadî faaliyetin canlanma yüzdesinden daha düşük olduğunu ve aradaki bu farkın her canlanmada biraz daha arttığını ileri sürmüşlerdir. Bu yüzden federal hükümet «otomasyon»un bu olayı daha belirgin bir hale getirmesinden şüphelenmeğe başlamıştır; bu da sermaye birikiminin sonuçları hakkında Marx’ın ileri sürdüğü fikirleri bir dereceye kadar doğrular gibidir;
2. üretim araçları ve zenginlikleri artmasına oranla dünya nüfusunun çok daha büyük bir hızla çoğalmasına yol açan azgelişmiş ülkelerin durumu; ortalama hayat seviyesinin yükseldiği gelişmiş ülkelerle ortalama hayat seviyesinin düştüğü azgelişmiş ülkelerin birarada yaşamaları bazı halk veya milletlerden proleter diye söz edilmesine imkân vermiştir. Gelişmiş ülkeler, Afrika’nın, Güney Amerika’nın ve Asya’nın azgelişmiş ülkelerine kısa zamanda, etkili bir yardım yapma yolunu bulamazlarsa, millî planda (Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da) yalanlanmış gibi görünen proletedeştirme ve fakirleşme teorileri, milletlerarası planda doğrulanabilir. (L)
Etiketler:Afrika, Asya, azgelişmiş ülkeler, bilim adamları, doktrin, esnaf, federal hükümet, Fikir, hayat, hükümet, iktisadî faaliyetler, intibak etmek, işçilerin menfaatleri, kapitalizm, kilise, kilise adamları, Kuzey Amerika, PROLETERLEŞTİRME, Sanayinin gelişimi, sermaye birikimi, sosyal, teşkilât, üretim, üretim güçleri, var olmama, Yönetici, zanaatçılar
PROLETERLEŞTİRME hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROLETERLEŞTİRME hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
POHLE (Ludwig)
POHLE (Ludwig) hakkında diğer dizin sayfaları >>POHLE (Ludwig)
Özet:POHLE (Ludwig), alman iktisatçısı (Eisenberg, Thüringen 1869-Oberdorf 1926). Frankfurt (1901-1908) ve Leipzig (1918-1926) üniversitelerinde profesörlük ve Zeitschrift für Sozialwissenschaft’ın (1910-1921) yöneticiliğini yaptı. Tümdengelim ilkesini izleyen Pohle, tarihî okula ve bu okulun sosyalizm anlayışına karşı çıktı, birçok metodolojik ve sosyal-siyasî meselede, Theoretische Sozialökonomie (Nazarî Sosyal İktisat) [1918] adlı eserde işbirliği yaptığı isveçli G. Cassel’inkine yaklaşan bir tutum benimsedi. Pohle’nin ona fikri, iktisadî devreleri, nüfus artışıyle sermaye artışı arasındaki oransızlığın sonucu olarak yorumlamasıdır.
Etiketler:ekonomi, iktisat, kapitalizm, POHLE, profesör, siyasî ekonomi, sosyal, tarih bilimi, Yönetici
POHLE (Ludwig) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POHLE (Ludwig) hakkında >>
PERROUX (François)
PERROUX (François) hakkında diğer dizin sayfaları >>PERROUX (François)
Özet:PERROUX (François), fransız iktisatçısı (Lyon 1903). Lyon (1929) ve Paris (1939) Hukuk fakültelerinde profesör oldu. 1944′-te Uygulamalı İktisadî Bilimler enstitüsünü kurdu ve 1955′te College de France’ın İktisadî ve Sosyal Olayları Tahlil kürsüsüne getirildi. Revue d Economie Politiçue’in yardımcı müdürü, İktisadî ve Sosyal inceleme ve Geliştirme enstitüsünün müdürüdür.
Etiketler:fakülte, fransız iktisatçısı, hukuk, iktisat, İktisat müdürü, kapitalizm, Kürsü, marjinalizm, PERROUX, profesör, sendikacı
PERROUX (François) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PERROUX (François) hakkında >>
PERON (Juan Domingo)
PERON (Juan Domingo) hakkında diğer dizin sayfaları >>PERON (Juan Domingo)
Özet:PERON (Juan Domingo), arjantinli siyaset adamı (Lobos, Buenos Aires 1895). Albaylığa yükseldi (1941), haziran 1943 Askerî hükümet darbesine katıldı. Farrell’in savaş bakanı yardımcısı oldu. Çalışma bakanlığını da üzerine aldı (1944), hemen sonra da başkan yardımcılığına getirildi. Gömleksizler (des-camisados) ve sendikalar tarafından desteklendi, 9 ekim 1945′te tutuklandı, ama Eva Duarte’nin yönettiği adamları tarafından kurtarıldı (17 ekim).
Etiketler:Adalet bakanı, Anayasa, antlaşma, Arjantin, arjantinli devlet adamı, arjantinli siyaset adamı, asker, başkan, Bolivya, Borç, Buenos Aires, cumhuriyet, Cumhuriyet Gazetesi, demir, dış siyaset, Dış Ticaret, ekonomi, ekvator, federasyon, gazete, general, hükümet, ingiltere, İspanya, kapitalizm, kilise, kurt, Madrid, Merkez bankası, mezar, Nikaragua, Paraguay, PERON, Peron hükümeti, piskopos, piskopos yardımcısı, Rio de Janeiro, Şili, siyaset, siyaset adamı, siyasî ekonomi, sosyal, Tahıl, teşkilât, ticaret, Ticaret filosu, üretim, Venezuela
PERON (Juan Domingo) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PERON (Juan Domingo) hakkında >>
