AZER
AZER hakkında diğer dizin sayfaları >>AZER
Özet:AZER, Kur’an-ı Kerim’de (VI. 74.) [ibrahim, babası Azer'e... şeklinde geçtiği için, ayetin tefsirine göre] İbrahim Peygamberin babası.
Etiketler:AZER, İsrailoğulları, Kur'an-ı Kerim
AZER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AZER hakkında >>
Asr suresi
Asr suresi hakkında diğer dizin sayfaları >>Asr suresi
Özet:Asr suresi, Kur’an-ı Kerim’in CIII. süresidir. 3 Âyetten ibarettir. «And olsun asra ki» diye başladığı için bu adı almıştır. Mekke’de veya Medine’de indiği hakkında tereddütler vardır, (M)
Etiketler:Asr suresi, Kur'an-ı Kerim, Medine, Mekke
Asr suresi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Asr suresi hakkında >>
A’râf suresi
A’râf suresi hakkında diğer dizin sayfaları >>A’râf suresi
Özet:A’râf suresi, Kur’an-ı Kerim’in VII. süresidir. 206 Ayetten derlenmiş, Mekke’de inmiştir.
Etiketler:A'râf suresi, Kur'an-ı Kerim, Mekke, su noktası
A’râf suresi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: A’râf suresi hakkında >>
Ankebut suresi
Ankebut suresi hakkında diğer dizin sayfaları >>Ankebut suresi
Özet:Ankebut suresi, Kur’an-ı Kerimin XXIV. suresi. 6
Etiketler:Ankebut suresi, Kur'an-ı Kerim, Lût peygamber
Ankebut suresi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Ankebut suresi hakkında >>
Alâk
Alâk hakkında diğer dizin sayfaları >>Alâk
Özet:Alâk, Kur’an-ı Kerim’de doksan altıncı surenin adı. On dokuz ayetten ibarettir. Mekke’de açıklandı. İkinci ayette insanın kan pıhtısından (alâk) yaratıldığını bildirdiği için sure bu adı almıştır, (M)
Etiketler:Alâk, İkinci ayet, kan pıhtısı, Kur'an-ı Kerim
Alâk hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Alâk hakkında >>
ÂL
ÂL hakkında diğer dizin sayfaları >>ÂL
Özet:ÂL i. (ar. ehl, yakın mensup’tan âl. Ehl’deki h zamanla düşmüş e uzayarak a ya dönmüş, kelime de âl haline gelmiştir).
Etiketler:Abbas soyu, AL, Cengiz Han, ermiş kimseler, Horasan, Hz. Muhammed, Kur'an-ı Kerim, ölmüş müslümanlar, Osmanlı hanedanı, Selçuklu hanedanı, üçüncü sure
ÂL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ÂL hakkında >>
AKRE
AKRE hakkında diğer dizin sayfaları >>AKRE
Özet:AKRE sıf. (ar. kiralat, okumaktan akre^). Esk. Kur’an-ı Kerim’i en güzel ve en doğru okuyan.(M)
Etiketler:AKRE, doğru okuyan, Kur'an-ı Kerim
AKRE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AKRE hakkında >>
AHZÂB
AHZÂB hakkında diğer dizin sayfaları >>AHZÂB
Özet:AHZÂB çoğl. i. (ar. hizb, grup, bölük’ten ahzâb). Esk. Bölükler, kısımlar, zümreler. // Kur’an-ı Kerim’in cüzlerinden her birinin dörtte bir kısım. // Kur’an-ı Kerim’in otuz üçüncü suresinin adı. (M)
Etiketler:AHZÂB, Bölükler, Kur'an-ı Kerim, üçüncü sure
AHZÂB hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AHZÂB hakkında >>
AHSEN
AHSEN hakkında diğer dizin sayfaları >>AHSEN
Özet:AHSEN sıf. (ar. hasen, güzel’den ahsen). Esk. Daha güzel, çok güzel, en güzel: Sabitim ben bu fıkr-i ahsende (A. Hâmid). insanda bulunmaz bu ahsen suret // Melek midir bu hüsnü mâh dediler (Emrah). || Kadın adı.
Etiketler:AHSEN, çok güzel, inşa etme, Kur'an-ı Kerim, Yusuf kıssası, Yusuf suresi
AHSEN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AHSEN hakkında >>
Ahmedi
Ahmedi hakkında diğer dizin sayfaları >>Ahmedi
Özet:Ahmedi. Nümism. Tolonoğullarından Ahmed bin Tolon’un (868-884) Mısır’da kendi adına kestirdiği altın dinar; adına nispetle bu dinarlara «Ahmedî» denmiştir. Ahmedi dinarının çapı 23 mm. dir. Dinarın ortasında, etrafında, ön ve arka yüzünden Kur’an-ı Kerim’den ayetler vardır. (- Bibliyo.) [M]
Etiketler:AHMEDÎ, altın dinar, Kur'an-ı Kerim
Ahmedi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Ahmedi hakkında >>
ÂHİR veya ÂHIR
ÂHİR veya ÂHIR hakkında diğer dizin sayfaları >>ÂHİR veya ÂHIR
Özet:ÂHİR veya ÂHIR sıf. (ar. uhur, geri’den âhir). Esk. Son, sonraki, sonuncu: Evvelim ne, âhırım ne? (N. Araz). Bundan evveli ve âhırı bizim için karanlık (H. R. Gürpınar).
Etiketler:Ahı dağı, AHIR, Âhir ömür, Âhir zaman, Allah Kulu, Çarşamba suyu, dünyanın sonu, en akıllı, galib olmak, gök katı, hafif ağrı, Hint mitolojisi, hint müslümanları, Hz. Muhammed, ida dağı, ilk Hıristiyanlar, ilk müslüman, iskandinavya mitolojisi, korkulu düş, Kur'an-ı Kerim, ölüm gecesi, ölüm soluğu, Osmanlı Atları, savaş sahnesi, Sefer ayı, sefer dönüşü, son nefes, tanrı ruh, tefsir kitabı, türk mitolojisi
ÂHİR veya ÂHIR hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ÂHİR veya ÂHIR hakkında >>
AYET
AYET hakkında diğer dizin sayfaları >>AYET
Özet:AYET i. (ar. âyet). Kur’an-ı Kerim surelerini meydana getiren cümle veya cümleciklerden biri.
Etiketler:arapça ayetler, arapça kelime, AYET, kör olan, Kur'an-ı Kerim, Medeni ayet, Mekki ayet, Olduğu gibi, üçüncü sure
AYET hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AYET hakkında >>
ABESE
ABESE hakkında diğer dizin sayfaları >>ABESE
Özet:ABESE i. Din. Kur’an-ı Kerim’in 80. suresi. İniş sebebi şudur: islâmlığı anlatmak ve sevdirmek için Hz. Muhammed seçilmiş bir Kureyşli ile heyecanlı bir konuşma yaparken, gözleri görmeyen Mugîreoğlu Velid yanlarına geldi ve sohbeti keserek, «Ya Muhammed!» diye seslendi «Allahın sana öğrettiği ilimden sen de bana öğret».
Etiketler:ABESE, Allah, görme, güleryüz, Hz. Muhammed, KASLAR, Kur'an-ı Kerim, peygamber
ABESE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ABESE hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PEYGAMBER
PEYGAMBER hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYGAMBER
Özet:PEYGAMBER i. (fars. peyam veya peyğâm, haber ve -ber, getiren’den peyam-ber, peyğüm-ber). Tanrı’nın emirlerini bildiren kimse: Bizim vali bey eskiden gelseydi peygamber olurdu. (M.Ş.Esendal). Çakmakçılarda Yeni Han … «Yeni» dedimse Nuh peygamber zamanından kalma… (Kemal Tahir). [Eşanl. NEBİ. RESUL.] || özel olarak Hazret! Muhammed (bu anlamda, özel isimdir): Ey ulu Peygamberimiz nerdesin? / Dinle minaremde öten gür sesin (M.Â. Ersoy). / Teşm. yol. Tahmin veya rastlantı sonucu geleceği, olacakları haber veren kimse./ Yalancı peygamber, peygamberlik taslayan kimse.
— ÇEŞ. DEY. Allah’ın emri Peygamberin kavliyle. Bk. KAVİL. / Nuh der peygamber demez. Bk. DEMEK.
— ANSiKL. Din. Tanrı ile insanlar arasında habercilik ve elçilik görevlerini yapan kimselere değişik adlar verilir. Farsça’da «haber getiren» anlamında pey-amber (peygamber), Arapçada gene «haber ulaştıran» karşılığı nebi, «elçi» anlamına gelen resul kelimeleri kullanılır. Bu kavramlarla nitelenen kimselerin islâm dinine göre Tanrı tarafından özel olarak görevlendirilmeleri gerekir.
Kur’an’da peygamber kelimesinin karşılığı olarak nebi ve resul’ün yanında beşır (sevinçli haber getiren) [Bakara süresi, 119; Sebe suresi, 28; Fatir suresi, 24; Fussilet suresi, 4 v.d.] ve nezir (ihtar edici, korkutucu, uyarıcı) [Fatır suresi, 24; Maide suresi, 19; Hud suresi, 25; Sebe suresi, 44 v.d.] kelimeleri de kullanılır. Din deyimleri arasında nebi ve resul kavramları bazen birbirinden farklı anlamlarda kullanılır. Yeni bir şeriat ve yeni bir kitap getiren peygambere resul, yeni bir şeriat ve kitap getirmeyen, yalnız kendisinden önce gelen bir resulün bildirdiği şeriat kurallarını uygulayan ve kitabını bildiren kimselere de nebi adı verilir. İslâm inancına göre peygamberlerle öteki insanlar arasında maddî yaşayış bakımından bir ayrılık yoktur; bütün peygamberler de birer insandır (Enbiya suresi, 7-8). Onları öteki insanlardan ayıran şey daha çok Cebrail aracılığıyle kendilerine Tanrı tarafından gönderilen vahiy (bk. VAHİY) ve taşıdıkları bazı niteliklerdir. Bu nitelikler ismet (masum olmak ve günah işlememek), emanet (kendine güvenilir ve emin olmak), sıdk (doğru sözlü olmak, yalan söylememek), fetanet (akıllı ve anlayışlı olmak) ve tebliği şeriat’tır (Allah tarafından bildirilen şeriat hükümlerini ümmetlerine bildirmek). Kur’an’a göre her ümmete kendilerine doğru yolu göstermek ve Tanrı’nın buyruklarını bildirmek için bir peygamber gönderildi (Yunus suresi, 47). Fakat bu peygamberlerin hepsinin adları bildirilmedi. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin sayısı 25′tir: Âdem, Idris, Nuh, Hut, Salih, ibrahim, Lut, ismail, Ishak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Ilyas, Elyesa, Zulkifl, Yunus, Zekeriya, Yahya, Isa, Hz. Muhammed. Ayrıca Kur’an’da adı geçen Lokman, Zülkarneyn ve üzeyr’in peygamber oldukları kesin olarak bildirilmediğinden bunların peygamber veya veli sayılmaları konusunda görüş ayrılığı vardır. Kur’an birçok peygamberin kendilerine inanmayan kimseleri ikna etmek için Allah’ın kudreti ve izniyle tabiatüstü başarılar gösterdiklerini bildirir ve örnekler verir (bk. MUCİZE).
islâm inancına göre Allah bazı peygamberlerine emirlerini bir kitapla bildirdi. Peygamberlerden Davud’a Zebur, Musa’ya Tevrat, isa’ya incil ve Hz. Muhammed’e de Kur’an-ı Kerim adlı kitaplar indirildi. Bu kitapların dışında, bazı peygamberlere de Allah, emirlerini sayısı değişen sayfalarla (suhuf) bildirdi. Âdem’e 10, Şife 50, Idris’e 30, ibrahim’e 10 sayfa gönderildi. Bütün peygamberlerin tanrı katında ayrı ayrı dereceleri vardır, islâm dinine göre bunların en yücesi (ekmel) Hz. Muhammed’dir. ilk peygamber Âdem, son peygamber ise Hz. Muhammed’dir. Ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
♦ Peygamberan çoğl. i. Esk. Peygamberler.
♦ Peygamberane zf. Esk. Peygambere yakışır tarzda.
♦ Peygamberi i. Esk. Peygamberlik. Sıf. Peygamberle ilgili. (M)
Etiketler:Arapça, Çok anlayışlı, Davud, dini ayrılık, Farsça, Hz. İsa, Hz. Muhammed, insan, islâm peygamberi, kitap, Kur'an-ı Kerim, Lût peygamber, masum olmak, Musa peygamber, PEYAM, PEYGAM, peygamber, tabiat bakımı, tanrı, Yusuf suresi
PEYGAMBER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYGAMBER hakkında >>
