» mekanizma hakkında arşivlenen resim, video, animasyon vs. gibi kayıtlar görüntüleniyor.

Google
Özel Arama

Güvenlik

Güvenlik hakkında diğer dizin sayfaları >>Güvenlik

Özet:

Güvenlik
Başlığın diğer anlamları ve ilgili diğer yazılara ulaşabilmek için Güvenlik sayfasına bakınız.
X-ışını makineleri ve metal dedektörleri bir havaalanı güvenlik çemberinde unsurların geçmesine izin verilip verilmediğini kontrol etmek için kullanılır.
Bu tür Güvenlik uygulamaları Londra’nın çeşitli kesimlerinde halkı korumak için çok sık kullanılır.
Atlanta’daki Delta Air Lines merkezine girişinde güvenlik kontrolünden geçmeden içeri girilemez.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 02 Ekim 2009 Tarihi ve Saat 12:01 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Güvenlik hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ADELER, AHKEM, Akademi, alınan tedbir, alışveriş merkezi, Altın, Amerika Birleşik devletleri, Anahtar, Araştırma, ATIF, ATLANTA, ATMAK, AUTHENTES, AYAN, AYAR, banka kasası, bankacılık, Başkaları, belge, benzerlik, bibliyograf, bilgisayar, bilim adamları, Birleşmiş Milletler, Cambridge, ceza mahkemeleri, çoğaltma, damla, dekorasyon, demokrasi, Deprem, Devlet, Devlet kasaları, diplomat, diplomatik, dirilme, Doğum, Dünya, ekmek, ekonomi, Elektrik, Elektronik, Emanet ambalajı, Ergin, ev kasa, fizik, Fotoğraf, gazeteci, gelenek, Gerçek, görme, günlük, güvenlik, Harvard, Hasta, Hava kuvvetleri, Havacılık, Hüküm, hükümet, iç savaş, ifade kolaylığı, ilaç, inşaat, insan Hakları, internet, istihbarat, kabul etme, kanun, kılavuz, kimyasal, Kişisel, kolektif, konferans, kontrol etme, Kooperatif, kopya, Kuvvet, laboratuvar, Londra, madde, mahkeme, makale, makine, Marshall, Matematik, mekanizma, Merkez bankası, Michigan, Minnesota, mühendis, mühendislik, Mülkiye, Nükleer, objektif, Olduğu gibi, örgü, parlamento, parmak, Parti, PENCERE, perspektif, POSTA, Potansiyel, profesör, PROFESYONEL, PROGRAM, PROTOKOL, RASGELE, RASYONEL, REFERANS, Rekabet, RUMAL, SAAT, SAC, sağlamak, SAHTE, SAHTECi, SALLA, sanatın anahtarı, siyasi, sosyal, Takdir, tanıdık, Tarih, Teknoloji, Telefon, televizyon, Toplum, Türkiye, Uygun, vatandaş, YAZARLAR, yetersiz, Yetkili, yetkisiz, Yunanca, zamanlar, zarlar, zirveye çıkma

Güvenlik hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Güvenlik hakkında >>

Kategori Genel | Yorum yap

RÖLE

RÖLE hakkında diğer dizin sayfaları >>RÖLE

Özet:

RÖLE i. (fr. relais). Elektr. Bir devrede, ister aynı devre içinde olsun, ister başka bir devre içinde olsun bazı şartlar gerçek­leştiği zaman belli bir değişim meydana getirmeğe yarayan âlet. (Bk. ANSiKL.).

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Eylül 2009 Tarihi ve Saat 7:05 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RÖLE hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Açık artırma, akımın etkisi, Arı kapanı, asma kilit, bağlı olmayan, cebirsel toplamı, çoğaltma, diferansiyel denklem, dişi cinsi, elektrik akımı, elektrikli cihazlar, Elektronik, elektronik cihaz, elektronik devre, etle beslenen, Evrensel alıcı, Gramın yüzde biri, iç organları, ilim bilmek, ışık enerjisi, kör olan, mekanik, mekanizma, Mıknatıs, organlar, ROLE, Telefon, televizyon, ters takla, yayın organları

RÖLE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RÖLE hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

ATEŞ

ATEŞ hakkında diğer dizin sayfaları >>ATEŞ

Özet:

ATEŞ i. (fars. âteş). Yanıcı cisimlerin tu-tuşmasıyle beliren ısı ve ışık: Ateş bir mey­dan ateşiydi. îri ağaç kütükleriyle yeşil çam dalları tatlı bir çıtırtı çıkararak alev alev yanıyordu (Ş.S. Aydemir).

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 05 Eylül 2009 Tarihi ve Saat 21:01 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı ATEŞ hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:acele ola­rak, ağaç cinsi, ağaçtan doğmuş, Ağırlık sistemi, Akıl hastalığı, Alaz alaz olma, alev ağacı, Alev saçağı, alınan para, Alkol tespit testi, antibiyotik, Arzu hissetmek, askeri birlikler, Ateş, Ateş tanrısı, ateşe tapan, ateşi düşürmek, Ateşleme sistemi, ateşli silâhlar, Atom mermileri, Av koruma, Ava gitmek, Avar dili, Avuç içi, ayrı tutulan, balistik füze, Bez salgıları, Birinci Dünya savaşı, bombardıman, cephe kumandanlığı, cerrahlık âletleri, çevik olmak, cisim hali, Çocuk hastalığı, dağ sırası, değişik his, deniz parçası, dikey doğru, Dini uygulama, Doğum yapan kadın, Duygu belirtisi, Evleri ısıtma, fransız dans, fransız ordusu, Gal prensi, gelişme yetersizliği, görevli rahipler, Gözetleme yeri, güç birliği, Güneş tanrısı, hareket noktası, Hareket ordusu, hastalık yapıcı mikrop, Hava kuvvetleri, haziran böceği, Hedefe atış, hint ermişi, hint kırmızısı, icat ettiği âlet, idare merkezi, İkinci Dünya savaşı, ilâçlar sınıfı, ileri doğru fırlatılmak, ilim adamı, imanın esasları, insanda görülen hastalıklar, ışık saçar, ısıtma âletleri, işkence âleti, istihbarat, karanlık rivayetler, Kıskançlık, kıvılcım saçan, küçük kabile, kuş türü, kutsal dağ, kutsal Doğan, Kutsal kimse, laboratuvar, lokomotif çeşidi, mahkum oldu, Med savaşları, mekanizma, meşe kütükleri, metabolizma, mevlevî, Modern Sanat müzesi, oksijensiz kalma, ölüme mahkum, Ömer Seyfeddin, özitmeli mermi, para çekmek, Patlama noktası, patlayıcı madde, patlayıcı maddeler, Rahip okulu, ruh hali, rus donanması, Rus-Japon savaşı, Salgı bezleri, Savaş gemisi, savaş planları, Semender cinsi, Silâhın menzili, sindirim bozuklukları, sırlı cam, surla çevrili, tahta kürek, Tank alayı, taraf tutma, taş yığınları, tayin etmek, tehlikeli sonucu olan, tehlikeye düşürme, Temiz kimseler, topçu alayı, türk halk, türk ilim adamı, türk mimarı, türk şair, ünlü tapınağı, uzakta kalma, Uzun atlamak, vücut gücünün azalması, vücut ısısı, yalan söyleyen, yapılan tapınak, yıldırım sesi, yiyen kadın, yog yemeği, Yün Gömlek, yunan dili, zarara uğrama, zavallı alil

ATEŞ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ATEŞ hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

AŞINMAK

AŞINMAK hakkında diğer dizin sayfaları >>AŞINMAK

Özet:

AŞINMAK geçz. f. Sürtüne sürtüne incel­mek: çabuk aşındığı için musluk günün bi­rinde tutmaz olmuştu (Burhan Felek). || Çı­kıntıları silinmek, düzleşmek: Dişlisi aşındı, kadranı çevirmiyor. || Eskimek, yıpranmak: Kadınların vücutlarını aşınıp eriyecek ka­dar mukavemetsiz yaratmamış (H. R. Gürpı­nar).

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 03 Eylül 2009 Tarihi ve Saat 4:02 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı AŞINMAK hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ağzının payı, akarsu, Akarsu yatağı, Alüminyum, aşınma, AŞINMAK, Atmosfer, Av hayvanı, bakır paralar, bitki örtüsü, Bitki türü, bozuk oluşumlar, buz örtüsü, buzul olayları, çizgisel şekil, çöküntü devresi, dayanıklılık derecesi, Da­yanıklı, değişikliğe uğrayan, derin etki, dik yamaçlar, elektroliz, Elektronik, Elektrostatik, fosfat, gaz tabakası, Gelecek zaman, Geri gelme, hava tabakası, hemen gelmek, iklim şartları, Jeomorfoloji, Kaplan, kenar bölgeleri, kendine gelme, kireç kayalar, klorür, kuş türü, mekanizma, morfojenez, morfolojik incelenme, nikel, paslanmaz çelik, şehir yolu, sert esmek, sülfür, Sülfürik asit, sürü hayvanı, toprak ürünleri, tropik bölgeler, Venedik, Yeryüzü, yeryüzü şekilleri, yeryüzüne getirmek, Yıpranmış, yumuşak

AŞINMAK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AŞINMAK hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

AEROELEKTRONİK

AEROELEKTRONİK hakkında diğer dizin sayfaları >>AEROELEKTRONİK

Özet:

AEROELEKTRONİK i. (fr. aeroelectronique). Elektronik tekniğinin havacılık ala­nında uygulanması.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 5:10 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı AEROELEKTRONİK hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:AEROELEKTRONİK, askeri işbirliği, bombardıman, Çağdaş ilim, Elektronik, elektronik cihaz, elektronik devre, Havacılık, mekanizma, meydana getiren

AEROELEKTRONİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AEROELEKTRONİK hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

Kiralık Kasa

Kiralık Kasa hakkında diğer dizin sayfaları >>Kiralık Kasa

Özet:

Kiralık Kasa
Kişisel_kiralik_kasaDeğerli eşya, nakit para, önemli evrak ve dökümanlarınızı koruma altına alabilmek için değerlendirebileceğiniz diğer bir seçenek de kiralık kasa hizmetidir.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 24 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 12:30 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Kiralık Kasa hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ad vermek, Altın, Anahtar, belge, bilgisayar, çelik, çelik kasa, döküm, Elektron, Elektronik, güvenlik, Kapı, Kiralık Kasa, Kişisel, mekanizma, mücevher, para, personel, SAKLAMAK, Teknoloji

Kiralık Kasa hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Kiralık Kasa hakkında >>

Kategori Genel | Yorumlar kapalı

ACHARD (Charles)

ACHARD (Charles) hakkında diğer dizin sayfaları >>ACHARD (Charles)

Özet:

ACHARD (Charles), fransız hekimi (Paris 1860-Versailles 1944). Paris Tıp fakültesi te­davi kliniği profesörü, Tıp akademisi üyesi (1911), aynı kurumun genel sekreteri (1921).

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 21 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 5:30 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı ACHARD (Charles) hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ACHARD, Akademi, Akademi üyesi, Araştırma, biyoloji, Charles, doğuştan, fransız hekimi, genel sekreter, hastalık, mekanizma, profesör, Tıp akademisi, Tıp fakültesi, Versailles

ACHARD (Charles) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ACHARD (Charles) hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

ABREJE

ABREJE hakkında diğer dizin sayfaları >>ABREJE

Özet:

ABREJE i. (fr. abrege). Müz. Org klav­yelerinin tuşlarıyle yatak supaplarını birbirine bağlayan mekanizmanın bir parçası, (L)

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 20 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 10:03 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı ABREJE hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ABREJE, mekanizma

ABREJE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ABREJE hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

Sıradan martılardan farklı olan Jonathan

Sıradan martılardan farklı olan Jonathan hakkında diğer dizin sayfaları >>Sıradan martılardan farklı olan Jonathan

Özet:

Martı Jonathan Livingston
Richard Bach
Epsilon Yayınevi.
Martı Jonathan Livingston, Amerikalı yazar Richard Bach tarafından yazılmış, bir martının hayatını ve sürüyle birlikte olan yaşamını anlatan fabl türünde hikâye.Bu kitapta Jonathan’ın hayatı,uçuş denemeleri vb. olaylar anlatılıyor.Bütün martıların amacı uçmak değil yemek bulmaktır;ama Jonathan’ın amacı uçmak ve yeni şeyler öğrenmektir.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 18 Ağustos 2009 Tarihi ve Saat 1:39 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Sıradan martılardan farklı olan Jonathan hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ayakkabı, balıkçı limanları, çamaşır, çocuklar, dans, domates, Düşünce, düşünmek, eğitim, gezegen, Gökyüzü, Hayat Ansiklopedisi, hikâye kitabı, hükümet, ingiltere, kıyafet, konferans, Kuvvet, mekanizma, mermi, öğretmen, parmak, Psikoloji, Ren şarabı, Richard, Ruhsal, Rüzgar, sabah, sıradan, tanrı, televizyon, Yağmur, yeni liman

Sıradan martılardan farklı olan Jonathan hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Sıradan martılardan farklı olan Jonathan hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

SAHNE

SAHNE hakkında diğer dizin sayfaları >>SAHNE

Özet:

SAHNE i. (yun. skhene > ar. şahn’dan veya fr. scéne’den Osmanlıca şahne). Se­yircilerin kolayca görebilmeleri için genel­likle zeminden belli bir ölçüde yüksek tu­tulan ve her tür gösteri (oyun, müzik v.b.) yapmağa yarayan yer:

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 30 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 2:23 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı SAHNE hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Açık sarı, Af çıkmak, av malzemesi, belli olmak, Beyoğlu, Charles, dans etmek, donuk akik, düşey doğrultu, eskiçağ, eskiçağ sanatı, foto malzemesi, fotoğraf yönetmeni, gelenek, geleneksel olay, gösteriş, Günümüz müziği, Halid Ziya Uşaklıgil, hareketli dans, hayat seviyesi, Hollanda, isim yapma, kabartma, kahraman, kolay olan, koyu olmak, Kural dışı yapılmış, Louis Jouvet, mekân adları, mekanizma, müzik bölümü, müzik yönetmeni, Orkestra, Ortaçağ, ortaçağ sanatı, ortaya çıkmak, oyuncular, pazar yeri, perde arkası, perspektif, piyes, RAYMOND, Rene, resimler, Roman sanatı, romantik, Romantik okul, ROULEAU, SAHNE, savaş sahnesi, ses taklidi, Shakespeare, taklit etmek, tiyatro, tiyatro eseri, tiyatro oyunu, yangına karşı, yönetmen, yunan müziği, Yunanlı, yunanlı mimar

SAHNE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAHNE hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

RUH

RUH hakkında diğer dizin sayfaları >>RUH

Özet:

RUH i. (ar. rüh). Vücutta bulunduğuna inanılan maddesiz hayat ilkesi, hayatın özü, can, manevî benlik: Cismimden ayrılarak demin önümde giden ruhumun tekrar içime girdiğini duyuyorum (R. H. Karay). Ruhları ve vücutları birbirlerinden tamamıyle ayrılmamıştı (A. Ş. Hisar). ||

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 16 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 12:22 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RUH hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Ağrı, ahlâk dı­şı davranış, akla aykırı, Aldatan Kadın, Allah Kulu, alman mekanikçi, anlama yeteneği, Araştırma, asıl madde, Az konuşan, bağlama sistemi, bağlı olmayan, bilgi işleme, Birleştirme, bozuk mal, Büyük İsken­der, cevher olan, çocuk olma hali, Descartes, Descartes felsefesi, Descartes teorisi, dinî görüş, diyalektik maddecilik, Dünyanın yaratılışı, Duyu organı, Eflatun, etil alkol, evren ruhu, Evrensel alıcı, evrensel gök ilkesi, evrensel kanun, Farabi, felsefe doktrini, Gelecek zaman, gelecekten haber, Geri dönme, gezegen, gizli niyetler, göç eden, göz perdesi, gurbet, hayata bağlayan, her sabah, hikayeler, Hıristiyanlik, Hoş kokulu, Hz. İsa, Hz. Muhammed, ikili bağıntı, ilâhiyatçı, ilgili olmayan, İnançlar, ince kemik, inkâr eden, İslâm dini, İyi niyet, kabul törenleri, kemik zarı, kişiliği olmayan, koku alma, kol saatleri, kötü ruhlar, Köy evleri, Kutsal Kitap, kutsal yer, kuvvet verici, mekanizma, Metafizik, Molekül, mülayim olma, Mutasavvıf, Ortaçağ, panteist, Paulus, Phaidon, Psikoloji, Roma devri, Roma kanunu, Rücu hakkı, RUH, Ruh çağırma, ruhbilim, Rum Ali Ağa, Şaşma, sayma, saz semaisi, sinir sistemi, sınırsız, skolastik, Sofya, Tanrısal tabiat, Taş devri, Taş duvar, Tasavvuf, tasavvuf yolu, teslim etmek, Türk - Rus ilişkileri, türk musikisi, üreme evreleri, vücut hastası, yüce yer, Yunan klasik devri, Yunanistan, zenci halk

RUH hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RUH hakkında >>

Kategori Arkeoloji, Bilgi, Kimya, Psikoloji | Yorumlar kapalı

RİNANSEFAL

RİNANSEFAL hakkında diğer dizin sayfaları >>RİNANSEFAL

Özet:

RİNANSEFAL i. (yun. ris, rinos, burun ve kephale, baş’tan fr. rhinencephale).

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 03 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 16:41 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RİNANSEFAL hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:boynuz, Burun, burun kökü, deniz, Duygusal, duygusal davranış, hortum, içgüdü, koku alma, mekanizma, RİNANSEFAL, sinir, tepe, Teratoloji, yarımküre

RİNANSEFAL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİNANSEFAL hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

RHUMBLER (Ludwig)

RHUMBLER (Ludwig) hakkında diğer dizin sayfaları >>RHUMBLER (Ludwig)

Özet:

RHUMBLER (Ludwig), alman biyoloji bil­gini (Frankfurt-am-Main 1864 – Münden 1939).

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 01 Temmuz 2009 Tarihi ve Saat 3:03 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RHUMBLER (Ludwig) hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Akademi, biyoloji, böcek, Frankfurt, Hannover, Hücre, mekanizma, RHUMBLER

RHUMBLER (Ludwig) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RHUMBLER (Ludwig) hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

REY (Abel)

REY (Abel) hakkında diğer dizin sayfaları >>REY (Abel)

Özet:

REY (Abel), fransız filozofu (Chalon-sur-Saöne 1873-Paris 1940).
Dijon edebiyat fa­kültesinde ve 1919′dan sonra Sorbonne’da profesörlük yaptı.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 30 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 14:28 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı REY (Abel) hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:edebiyat, Felsefe, filozof, fizik, fizikçi, fransız filozofu, mekanizma, Paris, profesör, Psikoloji, REY-REY, Sorbonne, Tabiat Tarihi, tarih bilimi, teori, yunan filozofu, yunan teorisi, Yunanlı

REY (Abel) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REY (Abel) hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

REİNTEGRASYON

REİNTEGRASYON hakkında diğer dizin sayfaları >>REİNTEGRASYON

Özet:

REİNTEGRASYON i. (fr. reintegration’dan). Biyol. Bireyin ahenkli, fonksiyonel bir bütün haline gelmesini ve organizmanın çevreye uyumunu sağlayan mekanizmaların tümü. (Reintegrasyon, sinir sistemiyle iç suyuklar sistemi sayesinde gerçekleşir.) [L]

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 10:38 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı REİNTEGRASYON hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:mekanizma, organizma, REİNTEGRASYON, sinir

REİNTEGRASYON hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REİNTEGRASYON hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

RENİN

RENİN hakkında diğer dizin sayfaları >>RENİN

Özet:

RENİN i. (fr. renin e). Biyokim. Hasta, kansız (kan dolaşımı bozulmuş) böbrek ta­rafından salgılanan enzim; yumacığın ya­nındaki hücrelerce salgılanır ve yüksek da­mar basıncı (hipertansiyon) mekanizmasın­da rol oynar.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 27 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 10:00 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RENİN hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:atardamar, böbrek, Damar, damar basıncı, enzim, Hasta, hipertansiyon, Hücre, inaktif, mekanizma, RENİN

RENİN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RENİN hakkında >>

Kategori Bilgi, Kimya | Yorumlar kapalı

REFLEKS

REFLEKS hakkında diğer dizin sayfaları >>REFLEKS

Özet:

REFLEKS i. (fr. reflexe). Fizyol. ve Psikol. Dıştan gelen bir uyarım sonucunda doğan ve hareket, salgı v.b. tepkisine yol açan istemsiz sinir etkinliği.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 26 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 11:08 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı REFLEKS hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Akıcı olma, AKSON, av köpeği, besin bezleri, canlılar, çiğneme hareketleri, damar sistemi, deneme metodu, doğuştan, Elde örülmüş, Elektrik, Elektron, elektron akışı, fizik tedavi, fizyoloji, fizyolojik etkiler, Fotoğraf, Gerçek, Göz kapağı, gözbebeği, hayvan, hayvanlar, iç organları, içgüdü, idrâk etme, iğne, insan vücudu, İşitme yolu, kalp bölgesi, karanlık, KASLAR, kasların çalışması, kimyasal, Madrid, mekanizma, omurilik, omurilik soğanı, organizma, organlar, radyo, Radyotek, RAPOR, REFLEKS, Ruhsal, rüya görmek, Sidik salgısı, Sidik torbası, sindirim, sinir hastalığı, sinir yolları, soğan, solunum, solunum organları, solunum sistemi, tedavi, tedavi metodu, ters gören, tıp kolu, Tiroit bezi, tükürük, Tükürük bezleri, üst solunum yolları, uyarıcı etkisi, uydurulmuş, yardımcı organlar, yarımküre, yetersiz, Yüz gösteren, Yüz sürme

REFLEKS hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REFLEKS hakkında >>

Kategori Bilgi, Psikoloji | Yorumlar kapalı

REDÜKTÖR

REDÜKTÖR hakkında diğer dizin sayfaları >>REDÜKTÖR

Özet:

REDÜKTÖR i. (fr. reducteur). Elektr. Ters yönlü bir elektromotor kuvvet taşıyan ele­manları (akümülatör elemanları, trans­formatör veya indükleme bobini sarımları v.b.) bir devreye sokup çıkarmak için özel olarak yapılmış komütatör.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 26 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 9:22 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı REDÜKTÖR hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Akım, akümülatör, asit, dişli, dönme hızı, elektromotor gücü, kademe, küçük kutu, mekanik, mekanik enerji, mekanizma, Motor, oranını düşürmek, REDÜKTÖR, Yüz sürme, zincir çıkarma

REDÜKTÖR hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REDÜKTÖR hakkında >>

Kategori Bilgi, Kimya | Yorumlar kapalı

RADYOASTRONOMİ

RADYOASTRONOMİ hakkında diğer dizin sayfaları >>RADYOASTRONOMİ

Özet:

RADYOASTRONOMİ i. (fr. radio-astronomie). Evrenin, birkaç milimetreden aşağı yu­karı 20 m’ye kadar uzanan dalga boyları bölgesinde, yani görülebilir ışımaların çok daha ötesinde gözlemlenmesini konu alan bilim.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 18 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 10:32 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı RADYOASTRONOMİ hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:alçak frekans, Alıcı gözle, Alıcı radyo, alman astronomi, astronomi, astronomi gözlemleri, Atmosfer, Atomlar arasında, bilim metotları, Çarpma, Çay özü, elektromagnetik dalgalar, Elektron, formül, gök gürültüsü, gözlem, güneş, gürültü, harita, hidrojen, iyonosfer, kuvvet verici, Lyon, magnetik, magnetik fırtınalar, mekanizma, optik, radyo, RADYOASTRONOMİ, Sınır işaretleri, soğurucu madde, su buharı, teleskop, teori, uzay, yapılan gürültü, Yeryüzü, yeryüzü İlkesi, Yıldız, yıldız atmosferi, yıldız sistemi, yıldızlar ilmi, yoğunluk, yoğunluk Ölçer

RADYOASTRONOMİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RADYOASTRONOMİ hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

PSİKOZÖNCESİ

PSİKOZÖNCESİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOZÖNCESİ

Özet:

PSİKOZÖNCESİ blş. i. Psikopatol. Has­tanın nevrotik savunma mekanizmalarıyle hastalık sürecine karşı mücadele ettiği du­rumların tümü. (Hasta bu mücadele meka­nizmalarını mükemmelleştirmediğinden bun­lar hastalık sürecinin gitgide ilerlemesine karşı yetersiz kalır. Hasta, durumla başa çıkamaz olur; rahatsızlıkları psikotik bir yoldan gelişir. Psikozöncesi kavramı bazı psikanalizciler tarafından benimsenmiş ve özellikle şizofreni için kullanılmıştır.) [L]

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 12 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 19:55 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PSİKOZÖNCESİ hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:hastalık, mekanizma, PSİKANALİZ, PSİKOZÖNCESİ, şizofren

PSİKOZÖNCESİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOZÖNCESİ hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

PSİKOLOJİ

PSİKOLOJİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOLOJİ

Özet:

PSİKOLOJİ i. (yun. psykhe, ruh ve logos, bilim’den fr. psychologie). Ruhsal olgular bilimi. || Karakter: Bir roman kahramanının psikolojisi.
— Sosyol. Kolektif psikoloji, bir sosyal gru­bun «kolektif bilinç»iyle ilgili psikoloji. (Her şeyi bireyler arası ilişkiye indirgeyen kişilerarası psikoloji’den farklıdır.)
— Ansikl. Psikoloji terimi, XVI. yy.da or­taya çıktı (Melanchthon). XVIII. yy.da Wolf, antropolojiyi, somatoloji ve psikoloji olmak üzere ikiye ayırdı. Psikolojiyi de iki bölümde ele aldı: ampirik psikoloji ve ras­yonel psikoloji. İnsanları tanımak bakımın­dan pratik bir değer taşıyan ve halk arasın­da yaygın olan ampirik psikoloji insanlık kadar eskidir. Bu pratik psiokloji edebiya­tın tasviri psikolojisiyle gelişmiş ve bugün kullandığımız terimlerin çoğu bu kaynaktan çıkmıştır, öte yandan, zihin ve bilinç prob­lemlerine yönelen felsefe, psikolojiyi, ken­dine bağlı bir dal gibi ele aldı. özellikle Bergson’un eserlerinde bu durum açıkça görülür. Ama psikoloji, XIX. yy .dan sonra ayrı bir bilim dalı haline gelerek kendili­ğinden veya deneylerle yaratılabilen bilinç olgularının içebakışla incelenmesi üstünde temellendi, daha sonra da davranışların ve tavırların bilimi olmağa yöneldi. Watson’un bu anlayış içinde savunduğu teorik görüş, A.B.D.’de, «davranışçılık» adı altında, psi­kolojiyi bir karikatür haline getirir gibi ol­du. Çünkü davranışçılık, bilinç olgularına ve iç fizyolojik süreçlere yönelmeyi kesinlikle reddediyor; sadece dış belirtilere dayanarak gözlemler yapmayı kabul ediyordu. Bugün alman «Tiefenpsychologie»si veya sezgiye önem veren ve kavrama amacını güden «de­rinlikler psikolojisi» de felsefe dayanmak­tadır. Oysa, karşılaştırmalı psikoloji tabiat bilimlerine bağlanır: hayvan psikolojisi (zoo­lojik psikoloji), çocuk psikolojisi pedolojik psikoloji), ilkel insan psikolojisi (etno­lojik psikoloji), akıl hastaları psikolojisi (patolojik psikoloji), insan tipleri psikolojisi (farklar psikolojisi), kalıtım psikolojisi (ge­netik psikoloji) ve «etoloji» (karakterlerin farklılık açısından incelenişi) gibi. Deneysel psikoloji ve psikometri araştırmaları, Fechner’in psikofizik’i ile (1860) başladı ve fizik olgularla bilinç olguları (uyartı ve duyum) arasındaki ilişkilerin incelenmesine yöneldi (Wundt’un ilk laboratuvarı 1879′da Leipzig’de, ilk fransız laboratuvarı olan Beaunis ve Binet’nin Sorbonne’daki laboratuvarı ise 1889′da açıldı). Bu araştırmalar, uygulama­lara yol açan kanunların ve olguların bulun­masını sağladı. Bununla ilgili olarak deney­lerin uygulanması (testler) için duyu-hareket işlevlerini ve zihnî işlemleri ölçmeğe yarayan bir metodoloji temellendirildi. Da­ha çok eğitim alanında kullanılan bu psikoteknik, bağlaşıklık indisleri ve faktör analizleri sayesinde deneylerin taşıdığı değe­rin (uygunluk, geçerlilik) istatistik bakımın­dan denetlenmesiyle tamamlandı, insanın, gelişimi sırasında kendisini sosyalleştiren kolektiviteye bağlı bir organizma oluşu, dav­ranışların nazarî ve uygulamalı incelemesin­de iki ayrı alanın ortaya çıkmasına yol açtı: biyolojik alan (psikofizyoloji) ve sos­yal alan (psikososyoloji). Sovyet psikoloji­si, bilince büyük önem vermekle birlikte, yüksek sinir faaliyetini esas olarak ele alır; bu faaliyetin temeli Pavlov’un şartlandır­ma sürecidir; dil de, «ikinci bir işaret sis­temi» olarak sosyal şartlanmanın sonucu­dur. Bilimsel psikoloji’nin birçok uygula­ma alanı vardır:
1. eğitimde, pedagoji me­totlarının etkinlik bakımından incelenmesi, zekâ düzeyinin ve gelişiminin belirlenmesi, karakter bozukluklarının analizi, dil bozuk­luklarının düzeltilmesi;
2. sanayide, meslek seçme ve iş teşkilâtlandırılması;
3. askerlik­te, acemi erlerin belli yerlerde görevlendi­rilmesi ve kadroların düzenlenmesi;
4. ada­lette, suçları önleme, mahkûmların eğitimi;
5. nöropsikiyatride, teşhise ve psikoterapiye yardım; çeşitli ilâçların ve tedavi metotla­rının, özellikle ruhî cerrahlık müdahalele­rinin doğurduğu etkilerin belirlenmesi. Uy­gulamalı psikolojiyle uğraşanlar, bir de on­toloji kanunu kurma endişesiyle dernekler ve sendikalar halinde toplanmışlardır.
Böyle­ce, eğitim psikologları, danışmanlar, sanayi psikologları ve kliniklerde çalışanlar grup­lar halinde teşkilâtlandı. A.B.D.’deki Psikoloji derneğinin 1955′te 13 000 üyesi (pro­fesyonel, öğretici ve araştırıcı) vardı.
Bu­gün psikoloji biliminin başlıca alanları şun­lardır: hayvan davranışları (hayvan psiko­lojisi)] fizyolojik ve nörolojik incelemeler (psikofizyoloji); çocuktaki gelişmenin incelenmesi (psikogenetik [GENETİK PSİKOLO­Jİ]); çocuğun okul ve meslek bakımından yönlendirilmesi (psikopedagoji); çeşitli dav­ranışların, sinir sistemiyle ve özellikle dil ile ilişkilerinin ele alınması (psikolengüistik); acı duyma, yorgunluk v.b. hallerde gösteri­len çeşitli tepkilerin, kişisel performans’lar (icralar) arasındaki farkların (farklar psi­kolojisi) ve grup halindeki davranışların in­celenmesi (sosyal psikoloji). Psikolojinin ele aldığı bu yeni alanların kavlaklarında çeşitli bilimler ortaya çıkmıştır. Bu yeni bilimler arasında en önemlilerden biri, in­sanın makineye, makinenin de insana uyma­sını inceleyen bilimdir (ergonomi). Psiko­lojiye bağlı araştırmaların başka bir kolu da, şartlanmanın incelenmesine ve çocuğun tanınmasına yönelmiştir. Bu alanda, bilgi-işlem bakımından, elektronik tekniklerin or­taya çıkmasından faydalanılmaktadır. Nite­kim programlı öğretim, bu alana girer. Pskolojik bilimlerin her biri, bir yandan, insan davranışlarında, en genel kanuna uy­gun olanı, öte yandan da, bu genel kanun­dan ayrılarak tıbbın marazî diye nitelendir­diği davranışlara dayanan özellikleri kendi inceleme hedefleri olarak ele alır. özellikle farklar psikolojisi, zihnî yetersizlikleri (oligofreniler), nicelik bakımından farklı kılan yönü tespit eder. Bundan başka, sosyal psi­kiyatri de sosyal psikolojiye bağlanabilir. Nihayet, algılama, hafıza, zekâ v.b. fonksi­yonların ve öğrenme, alışkanlık v.b. davra­nışların eskiden beri yapılan deneysel ince­lenmesine, bunlarla ilgili bozuklukların in­celenmesi de eklenmiştir. Meselâ hafıza bozukluklarının incelenmesi, hafızanın bazı temel mekanizmalarını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, bu vesileyle, yeni bir bilim dalı da doğmuştur. Bu bilim dalının amacı, bazı maddelerin davranış üstündeki etkisini sı­nıflamak ve ölçmektir. Bu yeni dal, psikofarmakoloji’dir. (->Bibliyo.) [L]

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 12 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 14:52 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PSİKOLOJİ hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Analizle uğraşan, biyoloji, biyoloji ilimleri, biyolojik metot, biyolojik özellik, biyolojik teşhis, Cerrah, çocuk, deneysel patoloji, eğitim, Elektron, Elektronik, ev ilâçları, Felsefe, fizik, fizik ilimleri, fizyoloji, fizyolojik etkiler, gözlem, hayvan, icra, inceleyen bilim, insan, insanın incelenmesi, istatistik, karikatür, Klinik psikoloji, kolektif, Kumlar, laboratuvar, makine, marazî bozukluklar, Marazı hareket, mekanizma, öğretim, ölçmek için kullanılan, organizma, patoloji, pedagoji, PERFORMANS, PROGRAM, psikolog, Psikoloji, psikoteknik, PSİKOZ, PSYKHE, ruh hastaları, ruhi bozukluk, ruhî bozukluklar, Ruhsal, sinir bozuklukları, Sorbonne, sosyal, tanımak, tedavi, teori, teşkilât, tıp araştırmaları, tıp kolu, Uygulama alanları

PSİKOLOJİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOLOJİ hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

PSİKOKOMAND

PSİKOKOMAND hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOKOMAND

Özet:

PSİKOKOMAND i. (fr. psychocomman-de). Bir kimsenin, düşüncesini yoğunlaş­tırarak bir mekanizmayı uzaktan harekete geçirmesini sağlayan usul.
— ANSiKL. Psikokomand’ı ilk olarak 1962′de fransız mühendisi J. Dusailly, alfa ritimli beyin dalgalarının genişliğindeki değiş­meden yararlanarak gerçekleştirdi. Duyu ve düşünce yönünden dinlenmeye geçmiş olan kişi, iradesini yoğunlaştırdığı zaman, beyin dalgalarının genişliğindeki değişme yakalanıp daha da genişletilerek bir elektromagnetik dalga jeneratörüne kumanda verir; jeneratör de bir mekanizmayı hare­kete geçirir. Uyanık koma halindeki bir hasta ile çevresi arasında ilinti kurmak için psikokomanddan yararlanılabilmiştir. (L)

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 12 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 14:29 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PSİKOKOMAND hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Beyin, Dişi alfa, elektromagnetik dalgalar, magnetik, mekanizma, mühendis, PSİKOKOMAND, ritimli hareket, Uyanık

PSİKOKOMAND hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOKOMAND hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

PSİKANALİZ

PSİKANALİZ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKANALİZ

Özet:

PSİKANALİZ i. (fr. psychanalyse). Nev­roz durumlarının tedavisine yönelen ve her şeyden önce yapıcı yorumlara dayanan psi­koterapi metodu. || Psikanalize tabi tutmak, psikanalizle tedavi etmek. || Denetlemeli psikanaliz, psikanalizcinin yetişmesinde, di­daktik psikanalizden sonra gelen analiz dönemi. Yetişen psikanalizci bu dönemde, tecrübeli analizciye, bir hasta üstüne yap­mış olduğu analizin hesabını verir. || Didaktik psikanaliz, psikanalizcilik mesleğine, aday olan kişiye uygulanan psikanaliz. || Kaba psikanaliz, analitik ilişkiyi hesaba kat­mayan, malzemenin ancak Sınırlı bir yanı­nı ele alan, karşı koymaları ve aktarmaları ihmal eden yersiz yorum. (Fantasmalar üs­tünde yapılan bu doğrudan doğruya yorum, hem güçlü olma arzusu gibi kişisel sebeplere, hem de psikanaliz nazariyesinin «şeyleşmesi» gibi genel sebeplere dayanır.)
— ANSiKL. Psikanaliz’i bugünkü gelişim­lerine kadar, tüm olarak Sigmund Freud’a borçluyuz. Freud’un klinik ve teorik çalış­maları (metapsikoloji) üç dönemde incele­nir:
1. «libido» (veya çocuktaki cinsel itki­lerin [içgüdüsel eğilimler] bütünü), gerçek­likle çatışır. Çocuklukta yaşanan travma­larla ciddileşen itilmeler, nevrozluları sem­bolik olarak belirtilerin diliyle konuşmağa; zorlar;
2. cinsel travmaların genelliği ve gerçekliği, düşlerin açıklanmasıyla ilgilen­diği sıralarda Freud tarafından şüpheyle karşılandı. Freud «yaşanan geçmiş»e bağlan­ması gereken fantasmalar (rüyalar) üstünde özellikle duruyor ve bu yaşanan geçmişi gerçekliğin işlenişi olarak görüyordu;
3. beşerî çatışmaların «tekrarlanma otomatikliği»ni gözönünde tutan Freud, cinsel içgü­dülerin karşısına, hareketsizliğe götüren güçleri veya ölüm içgüdülerini koyuyor ve psişik organın üçlü kuruluşunu açıklıyordu: «Es» (bilinçsiz itkilerin bulunduğu yer); «ben» (dış gerçeklik ve bu gerçekliğin kıs­men bilinçsiz olan iç anlatımı ile itkiler arasındaki dengenin sağlandığı yer) ve «benüstü» (çocuğun ana babasıyle özdeşleşme­sinden türeyen ve sansürün kaynağı olan ahlâkî ve bilinçsiz kademe).
Kişiler arası çatışmalar, çocuğun çatışmalarını tekrarlar ve bunun patojen etkisi kompleksleri mey­dana getirir (Jung’un görüşü). Oidipus ça­tışması çocuğu aynı cinsten ana baba ile ça­tışma haline sokar; çocuk bu sırada karşıt cinse bağlanma yolundadır. Bu isteğe bağlı olan saldırganlık, suçluluk duygusuyle kat-merleşir. Hem hayranlık hem nefret duyan çocuğun iki yanlı davranışı, suçluluk duy­gusunu açıklar, özdeşleşmeyle çözülen bu durum, cinsel itkilerin «prejenital» düzeylerde, özellikler de «oral» ve «anal» düzey­lerde dile geldiği uzun bir gelişimden sonra gerçekleşir. Freud’cu çalışmalar, bazı yakın dostlar tarafından tutku ile desteklenmiş ama öte yandan pek çok kişiyi öfkelendir­mişti. Psikanaliz bütünüyle Freud’un dehasının eseridir.
Aynı zamanda, bazı öğrenci­lerinden ayrılmasına yol açan bilimsel ta­viz vermezliğinin de eseridir. Bu öğrenciler arasında özellikle C.C. Jung, A. Adler ve O. Rank, apayrı görüşler ortaya attılar. Bunların tekniği ve teorileri, Freud’a da­yanmak isteyen psikanalizden farklıdır. Freud’un psikanaliz adı altında geliştirdiği doktrinin şu özellikleri vardır:
1. psikana­liz, başka bir metotla ulaşılması imkânsız zihin süreçlerinin araştırılması usulüdür;
2. bu araştırmaya dayanan psikanaliz, nev­rozların bir tedavi metodudur;
3. psikana­liz, yukarıdaki usullere göre elde edilmiş bulunan bir psikolojik bilgiler tümüdür. Bunlar, hem yeni bir ilmî disiplin, hem ge­nel bir psikoloji, hem de bir psikapatoloji meydana getirir. Freud’un doktrini, kendi­sinin bu noktayı açıkça belirtmemesine rağ­men, bir antropolojinin de temellerini atar. Bu antropoloji, insanlar arasındaki ilişkileri ele alır.
Freud’cu psikanaliz, gözlem ko­nusu olan iki olguyu açıklamak için har­canan bir çabadır. Bu iki olgu, aktarma ve karşı koymadır. İki olgunun dayandığı temel kavramlar ise, itilme, çocuk cinselliğinin kabul edilmesi ve ayrıca, rüyaların yorumlanması ve kullanılmasıdır. Ruh ha­yatını farklı kategorilerle açıklayan daha başka psikanaliz okulları da vaıdır. Mese­lâ Jung’un analitik psikolojisi özellikle, ko­lektif bilinçdışına ve Oidipus kompleksinin sembolik yorumuna önem verir. Bundan başka, Adler’in ferdî psikolojisi de, cinsel­liğin rolünü azaltarak saldırganlığın önemi üstünde durur. Psikanalizin şimdiki eğilim ve yönlerine gelince, bu açıdan, şu okulla­rı ayırt etmek mümkündür:
— İngiliz okulunun temsilcileri Kari Abraham ve Melanie Klein’dır. Bu okul, çok daha uzak bir geçmişten gelen daha derin bir bilinçdışına ulaşmağa çalışır;
— temsilcisi Karen Horney olan görüş. Bu akım, kişi ile içinde yaşadığı çevre arasın­daki gerçek çatışmalar üstünde durulması gerektiğine inanır;
— Anna Freud’un görüşü, «ben»in, gerek dış âlem gerek içgüdüsel itkilerin iç ale­miyle olan bütünleyici fonksiyonuna önem verir. Anna Freud’a göre, «ben»in, iç uyar­tılara tepki olarak kullandığı savunma mekanizmaları, dış âleme tepki olarak kullan­dığı mekanizmaların aynıdır.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 12 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 13:30 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PSİKANALİZ hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Ağrı, ahlâk dı­şı davranış, Analizle uğraşan, anglosakson, Antropoloji ilmi, bilgi nazariyesi, bilinç durumları, Borç, burjuva, cinsel sapıklık, çocuk, Çok sabırlı, demokrasi, di­daktik, doktrin, Duygusal, eğilim gösterme, erkek çocuk, Fikir, fizik, fizik ilimleri, gözlem, Halk demokrasileri, hayat, hekim, içgüdü, iktidar, ingiliz kadın, insan, kaba saba, Kadın, Klinik psikoloji, konuşma dili, köy çocuğu, kültür, latin, mekanizma, nefret duygular, öğrenci, organın gelişmesi, patoloji, perspektif, PSİKANALİZ, Psikoloji, psikolojik analiz, PSİKOZ, psişik, ruh hastalıkları, Ruhsal, ruhsal hayat, rus etnografı, Sabır göstermek, sabırlı olan, Saldırgan olma, Sapık olma, sayma, Sembolik analiz, sinir ağrısı, sinir hastalığı, sosyal, sosyal teoriler, suçluluk, tedavi, tedavi etmek, tedavi metodu, tedavi usulü, teknik ilimler, teori, Yüz sürme, Zihin dengesi bozuk, Zihin karışıklıkları

PSİKANALİZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKANALİZ hakkında >>

Kategori Bilgi, Fransa | Yorumlar kapalı

PROGRAM

PROGRAM hakkında diğer dizin sayfaları >>PROGRAM

Özet:

PROGRAM i. (fr. programme). Bir tören, temsil, gezi v.b.nin ayrıntılarını tespit eden ve bunları tanıtmak amacını güden basılı kâğıt: Bir seyahat acentesi herkesin eline bir program tutuşturdu (F. R. Atay). Kon­ser programı. // Bir kimsenin tasarılarını kapsayan maddelerin bütünü: Elverir ki iş programımız gittikçe zenginleşerek devam etsin
(R.N. Güntekin). Halit Beyi tanımı­yorsunuz da onun için… Siz zannediyorsu­nuz ki programla hareket eder (A. H. Tanpınar). || Bir siyasî partinin tasarılarının ge­nel açıklaması.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 10 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 16:26 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PROGRAM hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Ağrı, Aritmetik işlem, Bilgilerin tümü, Birleştirme, Delikli kartlar, Ekin sapları, Elektrik, Elektron, Elektronik, Gramın yüzde biri, Hesap makinesi, insan, kağıt, kartlar makinesi, Kuvvet, magnetik, makine, Matematik, matematik bilgileri, matematikçi, mekanizma, öğrenci, öğretim, pedagoji, pedagoji dersleri, PERFORMANS, PROBLEM, PROGRAM, programlama, sınırlı semboller, siyasi parti, takım tezgâhı, tezgâh âletleri, Yüz çevirme

PROGRAM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROGRAM hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı

PRES

PRES hakkında diğer dizin sayfaları >>PRES

Özet:

PRES i. (fr. presser, sıkıştırmak, bastır-mak’tan presse). Mekanik veya hidrolik bir kumanda ile birbirlerine yaklaşan ve ara­larına konulmuş şeyleri sıkıştırmağa yara­yan iki tabladan yapılmış makine. Bk. CEN­DERE.
— Ciltc. Kitabın iyice sıkıştırılmasını gerek­tiren ciltleme işlemleri (msl. sırt geçirme) sırasında, arasına kitabın yerleştirildiği ci­haz veya âletlerin tümü. || Kenar kesme presi, bir veya iki vida ile kumandalı ikiz iki parçadan meydana gelen ve aralarına ciltler yerleştirildikten sonra, bir kundağa bağlı bıçakla kenarları tıraş etmeğe yara­yan pres. || Renkli veya siyah baskı presi, kâğıt veya bez cilt kapaklarını süslemek için siyah veya renkli tipo mürekkebiyle baskı yapan pres. || Sıkıştırma presi, kâğıt­lara forsa baskı yapmağa, bağlanmış ciltle­rin kırışıklık ve forsalarını düzeltmeğe, kaplama ve kapak geçirme süresince ciltleri sıkıştırmağa yarayan, tablaları vida ve vo­lanla kumandalı ahşap veya dökme de­mirden pres. (Sanayide bu preslerin yerine hidrolik veya pnömatik presler kullanılır.) ||Yaldız presi, cilt kapaklarına baskı yap­mak ve yaldız vurmak için kullanılan pres. (Bazı yaldız preslerinde, yaldızlama demir­lerini yeterli derecede ısıtmak için bir ısıt­ma düzeneği ve altın yaldız, bronz veya renkli mürekkep merdanelerinin otomatik olarak ilerlemesini sağlayan bir sistem bu­lunur.)
— Foto. Bk. ANSiKL.
— Kâğıtç. Basınç etkisiyle veya hem ba­sınç, hem vakum etkisiyle kâğıdın suyunu almağa yarayan karton veya kâğıt makine­si elemanı. || Emici pres, biri yekpare, öbürü üstü kauçuk kaplı madenî bir kovan halindeki iki silindirden meydana gelen pres; içi boş silindirin bütün yüzeyini kaplayan delikler dışarının havasını emer: Emici pres, hem basınç hem de vakum etkisiyle suyu alır. || Keçeli pres, kâğıdın suyunu yalnız basınç yoluyle alan içi dolu iki si­lindirden yapılmış pres. || Ofset presi, ku­rutma tesisinin başlangıcına yerleştirilen ve kâğıdın yüzeyini yumuşatmağa yarayan iki silindirden yapılmış pres. || Platinli pres, kutu yapımında, karton veya kâğıdı yaprak yaprak kesmeğe yarayan pres. || Tutkal presi, kurutma tesisinin ortasına konan ve kâğıt veya kartona özel nitelikler vermek için yüzeylerini tutkallamağa yarayan iki silindirden yapılmış pres.
— Malzeme. Beton kalıbına basınçla (hidro­lik pres), darbe veya titreşimle yığılan be­tonu tokmaklarla sıkıştırmağa yarayan ma­kine.
— Marang. Kontrplak, kaplama veya for­mika gibi tabakaları iş yüzeyine tutkalla­makta kullanılan baskı âleti. Bk. ansikl.
— Plast. mad. Plastik malzemeyle döküm yapan makine. || Bloklu pres, haddelenmiş bir levhadan kare şeklinde kesilen ve had­delemeden doğan anizotropiyi azaltmak için 90° çapraz olarak üst üste yerleştirilen plas­tik malzemeyi isiyle yapıştırmağa yarayan pres. || Çift pistonlu pres, sırasıyle püs­kürtme, aktarma ve sıkma kuvveti uygula­yacak aynı türden (hidrolik veya mekanik) veya farklı türden iki ayrı sistemle donatıl­mış pres. || Püskürtme presi, püskürtme yoluyle döküm yapan pres. || Sıkıştırma pre­si, kalıbın alt matrisine yerleştirilen kalıpla­nacak madde üzerine gerekli basıncı kalı­bın üst matrisinin uyguladığı basit düşey pres. || Yukarı basınçlı pres, ana pistonu hareketli alt tablanın altında bulunan ve bu tablanın çıkış hareketiyle basınç uygu­layan hidrolik pres.
— Şekercilik. Pancar presi, pancar küspe­lerinde kalan bir miktar suyu basınçla gi­deren âlet.
— Teknol. Kumaşları, elbise veya astarlan apreleyerek güzel bir görünüş kazandırmak için, sıcakta basınç altında tutmağa yara­yan ısıtıcı tablalı makine. || Çekme presi, madenleri art arda darbelerle veya kade­meli basınçla çekmeğe yarayan pres.
— Tekst. Keten elyafının taranmasında, elyaf demetini sıkıştıran madenî plakalar. || Bazı tip trikotaj tezgâhlarında, tığ gaga­larını, aşağıya inmeden önce kapatmağa ya­rayan mekanizma.
— Zır. sanay. Üzüm, elma, zeytin ve daha pek çok meyveyi sıkarak suyunu çıkarma­ğa yarayan cihaz. (Bk. ASNiKL.). || Ot pre­si. Bk. ansıkl. // Peynir presi, peynircilik­te, kalıba konan pıhtılaşmış sütün baskı altında süzülmesini çabuklaştırmak için kul­lanılan peynir cenderesi.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 09 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 13:09 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PRES hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:ağaç, alıp satma işi, Anahtar, asit, asit püskürtme, ayar makinesi, bağlama düzeneği, bağlama sistemi, Basınç, bronz, bronz levha, çapraz olarak uzanan, çelik, çift bağlama, dayanıklı gömlek, demir, dikey doğru, doğa, ekilen yer, Elektrik, eleman, elyaf, emir kâğıdı, Fotoğraf, geometri, geometrik, Gömlek, harman, huni biçimi, ikinci cilt, insan, ışık demeti, ısıtma âletleri, izin kâğıdı, kağıt, Kanalın suyu, kare matris, karton, kauçuk, keten, Keten sanayi, kırışıklık, kumaş, Kuvvet, latin, maden suyu, makine, marangozluk, Ma­kine sanayi, Ma­kine yapımı, mekanik, mekanizma, meyve, meyve çeperi, meyve suyu, mürekkep, pancar, peynir, PIHTILAŞMA, plastik kalitesi, POSA, PRES, Saman, sayma, sıkıştırmak, silindir, süsleme, süslemek, tezgâh âletleri, tıp kitabı, üzüm, yaprak, yatay hareket, yoğunluk, yumuşatma, Yün Gömlek, Yuva yapmak, zeytin, zincir çıkarma

PRES hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PRES hakkında >>

Kategori Bilgi, Maden | Yorum yap

PİNYON

PİNYON hakkında diğer dizin sayfaları >>PİNYON

Özet:

PİNYON i. (fr. peigne, tarak’tan pignon). Mekan. Silindirik veya konik bir dişli çif­tinde, dişli çarklardan en küçüğü. (Büyü­ğüne çark denir.)
Hareket iletim pinyonu, bir mekanizmanın uzaktaki bir parçasına hareket iletmeğe yarayan pinyon dişli.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 05 Haziran 2009 Tarihi ve Saat 1:24 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PİNYON hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:dişli, mekanizma, otomobil, PİNYON, silindir, silindirik

PİNYON hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PİNYON hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

POLAROGRAFİ

POLAROGRAFİ hakkında diğer dizin sayfaları >>POLAROGRAFİ

Özet:

POLAROGRAFİ i. (fr. polarographie). Kim. Madenlerin tuzlu çözeltilerde analiz metodu; 1922′de Heyrovski tarafından bu­lunan bu metot, elektroliz içindeki kutup­lanma geriliminin ölçülmesine dayanır.
— ANSiKL. Kim. Bir elektrolizde, bir elek­troda, meselâ katoda bağlı akım yoğunlu­ğu, elektrotlar arasında uygulanan potansi­yel farkına göre değişir; kutuplanma eğrisi bu değişimi gösterir. Bu eğrinin biçimi birçok etkene bağlıdır. Çok küçük boyutlu bir katodun (mikrokatot) kullanıldığı ve elektrolit çalkalanmasının önlendiği özel durumlarda uygulanan potansiyel farkı art­tığı zaman kutuplanma limit im akım yoğunluğuyle (yayınma akımı) belirlenen bir biçim alır. Akım, mikrokatoda, boşalan iyonların bu elektrot yakınındaki derişme değeri hızlı bir elektroliz tarafından he­men hemen sıfıra düşürüldüğü için, bu şe­kilde sınırlanır. Bu andan itibaren, çökelti hızını yani i değerini, çözeltinin geriye ka­lan iyonlarının yayınma hızı verir; bu ya­yınma hızı prensip olarak çözeltinin iyon derişikliğiyle orantılıdır. Burada, elektrot­lar arasında uygulanan potansiyel farkı yü­zünden meydana gelen elektrik alanının et­kisiyle iyonların yer değiştirmesi değil de derişme gradyanının sürüklediği iyon yayı­nımı söz konusudur. Elektrolite, deney şartlarında incelenen elektrolit gibi elektrolize uğramayan, KCI gibi bir destek elektrolit fazla miktarda karıştırılırsa, incelenen iyon­lar için yayınım akımına oranla bu yer de­ğiştirme akımı ihmal edilebilir. Böylece elektrotlar dışında, çözeltinin hemen her noktasında, akım, destek elektrolitle iletilir; bununla birlikte aynı akım, elektrotlarda sadece elektrolize uğramış iyonlar tarafın­dan taşınır.

Devamı >>

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 30 Mayıs 2009 Tarihi ve Saat 9:57 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı POLAROGRAFİ hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:çözelti, Elektrik, elektrolit, elektroliz, gerilim dalgası, kimyasal, kutuplanma, mekanizma, plan çizmek, POLAROGRAFİ, yayın organı, yükseltgenme

POLAROGRAFİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POLAROGRAFİ hakkında >>

Kategori Bilgi, Kimya | Yorum yap

PODZOLLAŞMA

PODZOLLAŞMA hakkında diğer dizin sayfaları >>PODZOLLAŞMA

Özet:

PODZOLLAŞMA i. (podzol’dan). Bir toprağın podzol haline dönüşme mekanizması; bu olay, toprağın derinlerine sızan ve kili ayrıştırarak toprağın soğurucu bileşimini bozabilen hümik asitlerin etkisiyle meyda­na gelir. (L)

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 30 Mayıs 2009 Tarihi ve Saat 4:46 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı PODZOLLAŞMA hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:asit, mekanizma, PODZOLLAŞMA

PODZOLLAŞMA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PODZOLLAŞMA hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

P.N. testi

P.N. testi hakkında diğer dizin sayfaları >>P.N. testi

Özet:

P.N. testi, doktor Corman tarafından ço­cuklara uygulanmak üzere hazırlanmış projeksiyonlu test; «Kara Pençe» adındaki bir domuz yavrusunu sahneye koyan on altı resimden ibarettir. Testin birinci bölümün­de, çocuktan her resim hakkında serbestçe konuşması, sonra resimleri tercih sırasına göre dizmesi ve hikâyeden hangi kahrama­nın yerinde olmak istediğini söylemesi is­tenir.
Bu test psikanaliz kavramlarını kullanır; amacı, ailevî çatışmaları araştırmaktır. Tes­tin 16 resmi çocukluk hayatının başlıca eği­limlerini ele alır. Resimlerin tercih sırasına göre dizilişi, çocuğun «ben»inin kendi içtepileri karşısındaki tutumunu ortaya ko­yacaktır; çocuk, kendini hikâyedeki kişiler­den birinin yerine koyunca «ben»in sa­vunma mekanizması harekete geçer. (L)

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 30 Mayıs 2009 Tarihi ve Saat 2:48 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı P.N. testi hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:aile, çocukluk, doktor, domuz, hayat, köy çocuğu, koyun, mekân kavramları, mekanizma, Oyun, P.N. testi, proje, PSİKANALİZ, resim, resimler

P.N. testi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: P.N. testi hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

Petrolün kaynağı

Petrolün kaynağı hakkında diğer dizin sayfaları >>Petrolün kaynağı

Özet:

Petrolün kaynağı
Petrolün hammaddesinin, sularda yaşayan, denizlerde, denizkulaklarında veya ırmak ağızlarının kıyıya yakın kısımlarında çoğa­lan hayvansal veya bitkisel canlı organiz­ma (amipler, yosunlar, çok küçük hayvan­cıklar v.b.). artıklarından meydana geldiği sanılır; gerçekten de petrol ancak tortul arazilerde bulunur. Bu organik madde dibe çökeldikçe yavaş yavaş tortu tabakalarıyle kaplanır ve gittikçe daha derine gömülerek zamanla hidrokarbon haline dönüşür. En yeni teorilere göre bu dönüşüm, önceleri hava ile yaşar bakterilerin, sonra da daha uzun bir süre, havasız yaşar bakterilerin etkisiyle meydana gelmiştir. Dönüşüm sı­rasında, kükürt, oksijen ve azot, hidrokar­bonlar ve organik artıklarla karışmış uçu­cu bileşikler hailinde açığa çıkmıştır. Tortu tabaka ile karışan bu ürünler, taba­kanın ağırlığıyle katılaşan ve «ana kaya» denen bir olayla, kumtaşları ve kireçtaşları izleyen jeolojik devirde ise petrol, «göç» denen bir olayla, kumtaşları ve kireştaşları gibi daha gözenekli ve daha geçirgen ka­yalar ile kumlar tarafından emilerek yer değiştirmiş ve «depo kayalar» denilen bu­günkü petrol yataklarını oluşturmuştur (bk. şekil 1). Petrol göçünün sebepleri henüz ye­terince açıklanamamıştır; şistler içinde sı­vı hidrokarbonların bulunmasını, uzun süre, üst üste yığılan tortu tabakalarmın ağırlı­ğına bağlayarak açıklama yoluna gidildi; fakat bu mekanizma, hidrokarbonların bazı elektrolitik koloidal çözeltilerde erimesi ve belki de kil etkisiyle katalizi sonucunda fizikokimyasal bir olayla birlikte gelişebilir. Böylece petrol, erimiş ürünler halinde, yer­altı sularıyle gözenekli kayalara doğıu ile­tilir. Petrolde az miktarda bulunan kü­kürtten, azottan, vanadyumdan ve diğer başka madenlerden türeyen sayısız bileşi­ğin ve hatla asfalt gibi, damıtılamayan ağır petrol ürününün kaynağı hakkında ileri sü­rülen varsayımlar ne olursa olsun bir tah­minden ileri gitmez.

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 26 Mayıs 2009 Tarihi ve Saat 7:58 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Petrolün kaynağı hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:azot, Bakteri, bitki, çözelti, denizkulakları, denizlerde yaşar, elektrolit, erimiş madde, fizik, hayvan, hidrokarbon, jeolojik arazi, Kaplan, kimyasal, kireç, Kükürt, mekanizma, oksijen, Petrol, Petrolün kaynağı, tortu, yolu izleyen, Yosun

Petrolün kaynağı hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Petrolün kaynağı hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

Günlük

Günlük hakkında diğer dizin sayfaları >>Günlük

Özet:

11 Mart 2007 Pazar 07:06
Benim uyku saatim geceli cok oldu ama uykum yok.Halbuki erken yatmakti niyetim.Bir yerlerde ,bir seylere takili kaldim.Simdi yazmadan ayrilamayacagimi hissettim.
Dogum gunumde cok guzel bir hediye aldim sevgili dostumdan.Daha acikcasi yolun yarisina bir kala bana verilen tek armagandi.Demekki yillar gectikce buna alismam gerekecek.Ama olsun ben yinede mutluyum benim olanlarla.O gunun erken saatlerinden itibaren bir cok farkli cografyadan hatirlandim.Benim icin onemli olan ,benim onemli oldugum kisilerin seslerini duydum.Nankorluk etmek istemem.Ama 2007′den bana hatira sadece I-pod’im.
Efendim sozu uzatmayalim.Teknoloji ozurlusu olarak henuz sarkilari ipoduma aktaramadim.Bu gece oturmus birseyler kurcalarken bazi sarkilar buldum.Merak etmeyin henuz yukleyemedim.Ama baska seyler yakaladim.Tesaduf olarak 35-40 tane sarki arasindan bir tanesini henuz daha once hic dinlememis olsamda tanidik geldi bana.Icim acidi.Belki en az 15-20 kere dinledim son iki saattir.Bir kelimesinden bana gecenlerde anlatilan sarki oldugunu anladim.Herhalde o’dur diyemeyecegim kadar eminim.
” Cok uzun zamandir bu kadar guzel bir sarki dinlemedim” diyene o kadar cok katiliyorum ki anlatamam.Bende belkide yillardir bu kadar derinini dinlemedim.Evet nakaratlari dilime cok dolasanlar oluyor ama en fazla bir iki hafta sonra yerini baska birseylere birakiyorlar.Bu farkli.Kelimeler sade.Konusur gibi.
“Ama fazlada uzulme,hayat bitiyor birgun.Ayriliktan kacilmiyor.
Hem cok zor, hemde cok kisa bir macera omur.
Omur imtihanla geciyor.
Ben bu yuzden hic kimseden gidemem,GITMEM.
Unutamam aci tatli ne varsa hazinemdir.
Acinin insani kattigi degeri bilirim,kusemem.
Acindan gecmeyen sarkilar biraz eksiktir.”
Yeni yasim ve artik geride biraktigim yillarim diyebilecek kadar olan birikimimle bu sarkida cok sey buldum ben.Sevgili Sezen Aksu da boyle hissetmis olmali.Gecen her dogum gununde aldigimiz en degerli armagan yeni eklenen keder ya da mutluluk degil mi?Ama dedigi gibi ne bize gelen sevincler cok sevinmeye,ne de kederler icin kendimizi parcalamaya zaman yetmeyecek kadar omur kisa.Kapimiz hergun yepyenilerine acilmak uzere calinmiyor mu?Bir yerlere saklanma,gizlenme sansimiz oldugunuda dusunmuyorum acikcasi.Hayat bizi mutlaka er ya da gec bulusturacaktir her bir soz verilmis randevusu ile.
Musi Der”DOGUM GUNUNUZ KUTLU OLSUN”
03 Mart 2007 Cumartesi 15:56
Iste Mart ayinin ilk ozel gunu ile huzurlarinizdayim.
Ata ve Batu bugun uc yasina girdiler.Kocaman oldular masallah…Dun okullarinda ilk partilerini kutladilar.Eeee artik yasitlariyla daha cok zevk alacak yastalar.
Eda ve Cemcigim sizi de tebrik ederiz.Saglik,nese ve sevgi icinde gozbebeklerinizle birlikte daha nice dogum gunlerini kutlayalim.Ata ve Batu’nun ilk yaslarina girmelerinden bugune ne mutlu bize hep3 Mart’ta birlikte kutluyoruz.Benimde artik siz elimizde buyudunuz diyecegim,(ama lutfen Musi demeye devam edin,sakin”teyze”demeyin olur mu?)onlar buyudukce benim de buyudugumu hissedecegim etrafimda iki yakisikli var.
Zaman ne cabuk geciyor degil mi Edacigim?Daha hamilelik anilarin ne kadar taze zihninde kim bilir ama bak iste birdi ikidi derken uce geldiler.Ne zaman emekleyecekler diye beklerken,artik acaba ne zaman yorulup kosusturmalari bitecek diye bekler olduk.Enerjileri,neseleri,”is this mine?”diye sormalari bizlerin yuzune gulucukler konduruyor.Biraz kaslarimiz catilsa ,yuzlerini burusturuyor biraz karekter atiyorlar.Alinir bizim oglanlar,hassastirlar.(Hassas babalarina benzemisler)
Simdi bizim hazirlanmamiz gerekiyor.Yine yaninizda oldugumuz icin,paylastigimiz icin ve anilarimizi cogaltmamiza yardimci oldugunuz icin tesekkurler.Iyi ki dogdunuz ATA VE BATU!!!!!!
Caresizim ve ozur dilerim…
01 Mart 2007 Perşembe 18:40
Caresizlik icinde kendimi hissettigim o anlardan birindeyim.Halbuki Mart ayina daha guzel bir yazi ile baslamak niyetindeydim.Ama iste evdeki planin carsiya uymadigi anlardan biri.
Her sabah uyandigimizda ufak tefek sikayet edecek birseyler olur zaman zaman.Taa ki gercekten baska birinin sorununa ya da derdine kulak verinceye kadar.Sonra kendi kendimize kizariz.Duydugumuz ,ogrendigimiz seylerin yaninda bizim dokulen sutu sikayete ,bes on dakika gecikmeye verdigimiz tepkiler karsisinda hakkimiz olmadigini anlariz.Abarttigimiz hafif bas agrisi kus olup gider ve artik hissetmeyiz bile…
Sonra size ihtiyaci olan bir insanin yaninda olamadiginizi dusunur daha baska bir cikmaz sokaga girdiginizi anlar ve orda oylece dona kalirsiniz.Labirentin icinde donup durmaya baslarsiniz.Elinizden birsey gelmez.Kotu seylerin olmamasini temenni etmek disinda.
Yaninda degilim ,olmayi sana destek vermeyi ve hatta slkl slkl sarilip beraber aglamak isterdim.Eminim ikimizde kendimizi cok daha iyi hissederdik.Belki kitalar ve saatler farkli bir ulkeden ayri ayri nefes alsak bile birbirimizin varliginin kalbimizde birlestigini biliyorum.Bugun zor bir gun olacak.
Burdan ikinci seslenisimde; burada yakinimda oldugu icin cok sansli oldugumu bugun bir kez daha anladigim dostumun haftasonu planlarinda oyun bozanlik ettigim icin OZUR DILEMEK olacak.Beni anlayacagini umuyorum.Guzel bir aksam gecirmeniz ,tum kurtlarinizi dokmeniz dilegimle.
“Hayirdir insallah”
02 Şubat 2007 Cuma 17:31
Bazen icinde oldugumuz durumu anlatamayiz.Cunku henuz kendimiz bile bizi neyin bekledigini bilmezken acabalar uzerine birseyler insa etmeye calisiriz.Olma ihtimali yuzde elli olan her ne ise tartinin her iki tarafinada bir dolu ,bir bos koyup uzerinde dusunuruz.Cok yakin buldugumuz ile de paylasiriz.Dedim ya henuz ortada olan birsey yok ama bu paylasim bizi rahatlatir.En azindan beni rahatlatti.Kendi kendime dusunup kurmanin omuzlarima verdigi yuk bir anda hafifledi.Karsimdakinin bu yuku benimle paylasmasi,belki kurulan birkac cumlenin guzelligi ,arkanda ne olursa olsun birinin oldugunu hissetmek cok ayri bir duygu.Yaninda bulunulacagini gormek insanin kendi kendine kurdugu durumlarda bile olayin ruhsal agirligini hafifletmeye yetiyorda artiyor bile.
Cok ustu kapali konustum ama anlayan anladi.Tesekkur ederim.Bakalim onumuzdeki gunler bizi neler ile karsilastiracak.Bu ya da baska bir durumlarda manevi destek isin en zor bulunan tarafi ve benim cok guclu bir destegim var.COk ama cok sansliyim.(Bunu yazarken gozlerim doldu .Acaba endiselenmelimiyim bu duygusallik karsisinda?)
HAYIRDIR INSALLAH !!!!!
Iliskiler Uzerine…
23 Ocak 2007 Salı 19:49
Herhangi bir anlam ve onemi oldugu icin degil, konusulanlar uzerine yazmak istegim oldugu icin yazacagim bugun.Objektif olabilirsem ne mutlu bana.Ama olamazsamda dedigim gibi icimden geldi.
Hangi yasta olursak olalim,kiminle olursa olsun saglam temellere oturan iliskiler kurmak pek cok ozveri gerektiriyor.Tek basimiza verecegimiz kararlar,her iki tarafin lehine dahi olsa zaman zaman iki tarafin oyu olmadan maalesef yetersiz kaliyor.Bazen karsi tarafa dusuncelerimizi anlatmak guclesiyor.Karsimizdaki insana verdigimiz deger artikcada kendimizi yipratma payimiz yukseliyor.Kimi zaman konusmamayi,sessizligimizi bozmamayi,karsimizdakini kirmamak adina tercih etsekde ,gemici dugumu bile atsak ipler gevseyip cozulecek duruma geliyor.
Eee peki bu hale gelen iliskilerimiz ne oluyor?Gevseyen dugumler uzerine atilan s1k1 s1k1 yeni dugumler acilmaktan kurtarmaya yetiyor mu?Yipranan ipler kopma asamasina gelselerde tekrar atilan ilkmikler ne dercede daha once attigimiz ilkmikler ile uyum icerisinde ,bir butunu tamamalayabiliyor.Ve bunun gibi bir suru soru cevaplari bekliyor iliskilerde.
Peki ne anlatmaya calisiyorsun diyenlere cevabim yok.Beni dusunduren tum bunlar yasanirken yipranmalarimiz ve zaman gectikce s1kca tekrarlanan olaylarda artik bazi seylerin espirisini kaybetmesi,ayni heyecanlari yasatmamasi.Uzuldugum ise neden boyle oluyor?Nasil bu hale geliyoruz?Iliskilerimize sahip cikamiyoruz.Kurdugumuz seyleri boyle carcabuk yikarken ,sonradan pismanlik duymamiz bize birseyleri geri getirmedigi gibi cogu seyi de ayni akintida kaptirmamiza sebep oluyor.Arkadan oyle bakakaliyoruz ve uzerinden gecen her takvim yapraginin ardindan pismanlik yerini o cok kendimizden emin oldugumuz hislerin yerine birakiyor.Keskeler ile dusup kalkmaya basliyoruz.Gec kalmanin acisini,zamani geriye getirememenin gercegi ile birlikte yasayip gidiyoruz.
Benim en cok uzuldugum ise hani bazi insanlarin “konusmazsa konusmasin”,”gorusmeyiz olur biter “gibi basit kendini savunma mekanizmalari ile ic ruhlarini rahatlatmalari.Madem bu kadar onemsizdi neden basladin?Neden hem kendine ve karsindaki kisiye ondan bundan daha onemli oldugu hissini yasattin ,sonrada cekip gittin.
Her zaman oldugu gibi dagittim konulari.Ama kafami toparlayip devam edecegim.Baslattigimiz seyleri duzeyli bir sekilde devam etmeyi ogrenmeliyiz.Yoruldugumuz anlarda arkamizi donup cikmak isin cok kolayi.Bazen sadece kafamizi cevirmek ,gozgoze gelmek konusulmasi uygun ana kadar beklemek ,yeterli olabilir.
MASAL
12 Ocak 2007 Cuma 19:26
Bir varmis ,bir yokmus.Cok eskiden simdi ki gibi cok tembel olmayan bir blog sahibi varmis.2006 bitmis.Yeni bir yila girilmis,bayram seyran gecmis bu kiz bir turlu miskinligini bir kenara atip klavyenin uzerinde parmaklarini dans ettirmemis.Konular birikmis,yazilanlar silinmis ama kizimizin yuzunu kizartmayi basaran biri cikmis en sonunda.Gunlerden birgun kizimiza bir e-mail gelmis.(Masal 21. yuzyilda geciyor ya …)Zaten toputopu bir tane okuru oldugu icin ve onuda kaybetmenin esiginde oldugunu iliklerine kadar hisseden tembel kiz artik yazmasinin zamani geldigini anlamis.O ince cizginin diger tarafina gecmeye cok az kalmisken elindekilere sarilip,tutunmaya karar vermis.
Ilk cumlelerde parmaklarinin nasil agir agir harflerin uzerinde dolastigini hissetsede ,yilmadan ve yorulmadan azimle devam etmis.
Bakalim “kirmizi baslikli kizin”basina neler gelecek?
Nerden baslasam ve konulari birbirine nasil baglasam diye dusunmeden atladim bakalim.Hadi hayirlisi…
2007′ye ayik girdim desem inanir misiniz?Evet damarlarimda bir zerre kadar alkol olmadan yeni yila bilincli ve farkinda olarak girmenin keyfini cikardim.En onemliside 1 Ocak sabahi gune barisik baslamis olmamdi.Yataktan kazinmadan ,herekesden once ben firladim.Aferin bana degil mi?Birde boyle deneyelim bakalim yilimiz nasil gececek?
Efendim 2007′ye bu ulkede sahip oldugum en iyi dostlarimla girdigim icin dis etmenlere ihtiyac duyulmadi.Bizi evlerinde sicak bir atmosferde ,guzel ve lezzetli bir sofranin basinda tatli sohbetleri ile agirladilar.Bunun nesi ozel diyecek olursaniz bazen siradan gozuken seylerin insanlara cok siradisi seylerden daha fazla zevk verdigini soylemem yeterli olacaktir.Cocuklarimiz yanlarimizda,sevdiklerimizle yepyeni bir yila “Merhaba”dedik.Ve ben bu satirlari yazincaya kadar 2007′yi oniki gun eskitmis bile olduk.
Tabii her yeni yilin basinda oldugu gibi hayatimizda yapacagimiz degisiklikler uzerine kararlar aldik.En basta ne gelebilir ki?Tabii ki fazla kilolarimizdan kurtulmak.Bu konuya bugun deginmeyelim.(Az once yedigim muffin yuzunden yeterince suclu hissediyorum kendimi.)
Bu arada aklima geldi.Duzensizlik nasil gidiyor?Hala agir agir ilerlemeler kaydediyormusunuz efendim?Sevgili Dostumun resolutioni bu sene oyle herseyi derleyip toplamamak.Oldugu kadar ,yetildigi kadar.Hadi bakalim,pes etmek yok bu sene.
9 Ocak gunu ortanca kardesim mutlu bir haber icin aradi bizi.Esi hamile.Su siralar 5.ayinin icinde bildigim kadariyla.Bebeklerinin cinsiyeti belli olmus.Erkek bir yegenim olacak.Kucuk kardesimin kizi olmustu gectigimiz Eylul ayinda.Simdi ikinci kez minik oglumuza “hala” olacagim.Bu guzel haberi bizimle paylastiginiz icin tesekkurler Sevgili Efe ve Nesrin!Minik oglunuzla tanisacagimiz gunu sabirsizlikla bekliyoruz.Hamileligin geri kalan gunlerinin saglik icinde gecmesi icin duaciyim.
Baska neler oldu diye dusunuyorum gectigimiz gunlerde?Aaa dun saclarimi kestirdim.Sabah bir karar verdim.Sagolsun teyzemde bana randevu ayarladi ve artik saclarim omuzlarimda ve hafif katlari var.Ben sevdim,degisiklik oldu.Bakalim gorunce siz ne dusuneceksiniz?
Bu sabah cok dinamik uyandim saclarimdan olsa gerek.Ben degisiklikleri seviyorum.
Daha anlatmak isterdim ama birazda calissam iyi olacak.
Simdilik bu satirlarla idare edin.
Kirmizi baslikli kizin basina gelenler devam edecek…………..
Ikisinin tam ortasini buldum…
10 Aralık 2006 Pazar 04:14

Insanin iki yakin arkadasinin ,dostunun,ortaginin dogum gunleri boyle ardi arkasina oldumu isi zor.Bazilarina yazinca bazilari aliniyor.Ben de bu sene ikisinin tam ortasini buldum.Sevgili Eda’nin 7 Aralik ,Sevgili Cem’in 12 Aralik.Nasil ama bende mesajlarini 9′unda yaziyorum.Iki guzel gunun orta karari.
Efendim oncelikle her ikinizinde dogum gunleri kutlu olsun.Ne mutlu sizlere beraber kutluyor olabilmek.Cok uzun yillar boyle olmasi dilegimle,yeni yasiniz tum ozlediklerinizi,beklentilerinizi beraberinde getirsin.Sagliginiz,evinizin huzuru,yuzunuzun gulen yuzu hep daim olsun.Allah asamayacaginiz guclukler cikarmasin onunuze.Arada bir takilip dusecek gibi olursanizda once yaninizda birbirinizin elleri,sonrada dostum dedikleriniz bulunsun.Yureginizi actiginiz hepimiz ,sizlere “ah keske”dedirttirmesin.Uzattim degil mi?Farkindayim.Suslu puslu kelimeler yazmak cok kolay.Soylediklerimizi uygulamak,yaninda olurum dedikten sonra sirasi geldiginde olmak.Bir dilim pastayi oldugu kadar bogazimizdan lokmalar gecmezkende ayni masada oturmak degil mi onemli olan.Iste o yuzden ,sirf bu yuzden (ben cok severim bu sarkiyi)diyorum ki; birbirimizin kiymetini bilelim.Seneye ve cok daha sonraki yillarda 7 Araliklarda,12 Araliklarda birbirimizi buruk degil hep bu istekle ,sabirsizlikla bekleyelim DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN demek icin.”Beraber yaslanin” demiyorum,HEP BERABER YASLANALIM diyorum.
EDACIGIM HENUZ YAZAMADIM AMA GONLUM SENINLE
07 Aralık 2006 Perşembe 20:25
DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Yilin son ayindan ilk Merhaba….
01 Aralık 2006 Cuma 13:46

Cooook uzun zaman oldu buralari ziyaret etmeyeli.Yogun,heyecanli ve uzun bir kasim ayi gecirdik.Ama cok sukur bugun Aralik ayina girdik.Kasim bir gecis zamani gibidir.Aralik yeni umutlarin tekrar yesermeye basladigi ,tohumlarin ekilmek icin hazirlandigi,pismanliklarin bir kenara birakilip tekrar denenmeye deger oldugunun anlasildigi zamandir.Kasim ayi bitti gitti bazi seyleri tekrar yazip o tatsiz dakikalari geri getirmek gereksiz.
Hicbirimizin boyle seyleri bir daha yasamamasi ve evlatlarimiza saglik dolu gunler dileyerek bu konuya nokta koyuyorum.
Aralik ayi umutlari yaninda getirir ,bircok ozel gunude beraberinde…
DUN KI YAZININ FOTOGRAFLARI…
21 Ekim 2006 Cumartesi 14:26

Iste benim dun sabah kahvaltiya hazirladigim pufidik acma pizzalarim

Emek ve sabirla yapilmis,en onemlisi paylasilmis bir kart

Size bahsettigim arkadasim Iva (Kizinin dogum gununden)

Simdi bunlari tekrar yapip,hos bir sohbetle esliginde yenilecek dostlari bekliyorum…
Haftasonu yolda…
20 Ekim 2006 Cuma 18:27
Uzun bir aradan sonra tekrar birkac satir birsey yazmaya karar verdim.Gecen haftadan baslayacagim.
Gectigimiz cuma gunu gorunmez kaza dedikleri seyin ne oldugunu anladim.Yalniz lutfen okuyan dostlarim annemin haberi yok burda okunanlar burda kalsin olur mu?Zaten gecti bitti bile.Kizimi okula almaya giderken basimi arabanin acik olan kapisina carptim.Gerci kardesim bunun kaza degil dupeduz benim …. oldugumu dusunuyor ,bilmem belki de haklidir…Neyse efendim hizlica carpmis olmaliyim ki tam kasimin ustu hafifce acilmis.Ben bu tur durumlarda cok panik biriyimdir.Ama benim basima geldi ise daha sogukkanli oldugumu anladim.Kizimi almam gerektigi icin direkt ben yoluma devam ettim.Mc Donald’dan yuruttugum extra bir iki pecete isime yaradi.Okul zaten karsida ve hemsire var.Zil calmadan sagolsun temizledi ve bantlandi ama dikis gerekebilecegini soyledi.Bu arada derler ya her serde bir hayir vardir diye benim de ilk once yardimima aramizin pek sicak oldugunu dusunmedeigim okul mudur yardimcisi kostu.Artik birbirimizi daha iyi anliyoruz.Gorunmez kazanin gozle gorulur faydasi bu oldu.Artik daha cok selamlasiyoruz.Tum bunlar 5 yada 6 dakika icinde gerceklesti.Esas panik kizim beni kasimin ustunde yara bantlari ile gorunce yasandi.Onuda rahatlatmama komsum yardimci oldu.Uc tane kizi var kendisinin.Ben hastaneye giderken kendisi ile kalabilecegini soyledi.Hic ummuyordum ama sagolsun kizim kabul etti.Boylelikle bir sorun daha hallolduguna gore artik bende acilin yolunu tuttum.Teknoloji ne kadar ilerlemis bilemezsiniz.Artik boyle ufar yaralara dikis atmiyorlar.Yara temizlendikten sonra iki ucu uhu ile uhulaniyor.Kuvvetli bir japon yapistiricisi gibi.Boylelikle izde daha az kalmis oluyor.Kisacasi gecn cumaki maceramiz boyleydi.Iki,uc gun hafif bir sislik oldu ama simdi cok sukur iyi.Uhunun dusmesini bekliyorum.
Bu olaydan kendime gore dersler cikardim elbette.En onemlisi “acele ise seytan karisir ” sozu cok dogru.O gun ayin 13′u ve cuma idi.Bir inanisa gore 13 cuma ugursuz denilmekte.Benim gibi tum gun boyunca kendinizi paranoya yaparsaniz olcagi yoksa bile birseyin iste boyle olur.Bir de en onemlisi ben kizimin boyle olgun olabilecegini dusunmemistim.Tabii bunda guvenilir bir arkadasinizin olmasi ve gerektigi zaman yaninizda olmasi cok guzel bir duygu.Benim sevgili can dostumun disinda yeni bir arkadasim daha oldu.
Carsamba gunu kizimi okuldan almaya gittigimde size ismini soylemeyi unuttum komsumun “Iva” hemsirenin odasindan ciktigini gordum en kucuk kizi ile birlikte.Anika henuz yedi aylik.Ne oldugunu sordugumda 102* atesi var dedi.Cok uzuldum.Cocuklarin hasta olmalarina hic tahammulum yok hele birde boyle kucuk olduklari zaman.Yapabilecegim birsey olup olmadigini sordum.Eger doktora goturmek isterse cocuklarla memnuniyetle durabilecegimi soyledim.Doktoru aradi ve randevu aldi.Iva okuldan sonra diger iki cocugunda bakicisi.Dort arti birde benimkisi ile emin olup olmadigimi sordu.Diger cocuklarin annesi icin uygun ise bir mahsuru olmadigini belirttim.Zaten topu topu 1,5- 2 saat…Uzun lafin kisasi Iva Anikayi doktora goturdu.Bizde cocuklarla beraber onlar icin resim yaptik.Odevlerini bitirdik.Disleri cikmaya basladigi icin ates yapmis,korkulacak bir durum yok.Tum bunlari anlatmamin sebebi ise dun yine Iva ile okulda karsilastigimizda bana cok guzel el yapimi bir tesekkur karti vermesi.Size resmini cekip gosterecegim.(Bu satirlari iste yaziyorum da laf aramizda,ne yapayim isim bitti)Cok zarif bir davranisti.Yazdiklarida anlamliydi ve beni cok etkiledi.Insan zaman zaman boyle dostluklar kurdugu icin seviniyor.Hele etrafinizda ki boyle insan sayisi bir elin bes parmagini gecmiyorsa dahada seviniyor.Sonra bana tesekkur niyetine verilen baska bir sey aklima geldi ve aradaki farki dusundum.Aradaki yasanilan hisleri dusundum.Bakis acilarimiz tabii ki hepimizin cok farli.Ama ayni dusuncelerde ,ayni yollarda birlesebilecegimiz kisilerde mevcut.
Bu arada New York yolcusu kalmasin buralarda!Canim arkadasim haftasonu icin kisa bir kacamak yapacakalar.Sevgili esi dun balayi dedi ama ben bilmem artik.Gule gule gitsinler,gule gule gelsinler. Sevdigi kisilerin birkac gunlugune bile bir yerlere gideceklerini bilmek uzuyor insani.Ay Eda vallahi sen Turkiye gitsen ben dayanamam.Gozlerim doldu inan.Bu yaz da ben boyle hissetmistim.Size cok guzel bir haftasonu diliyorum…
En son olarakda bu sabah yaptigim acma pizzalardan bahsedecegim.Onunda resmini eve gidince ekleyecegim.Eda bak gelir gelmez denemelisin ilk defa bu kadar kabaran acmalarim oldu.Bir tane kizima ayirdiktan sonra gerisini dukkana gonderdim.Haftaya bizim icin yapayim.Artik tarifinide fotograflarla yazarim.
Uzun bir aradan sonra uzunca bir yazi oldu.Simdilik gidiyorum ben,mutlu bir bayram arifesi diliyorum herkese…
ISE BASLADIM VE ANNEM GELIYOR…
12 Ekim 2006 Perşembe 20:07
Gectigimiz pazartesi ise basladim.Esimin ve kardesimin yaninda odemelere yardimci olacagim.Eger ogreninceye kadar kurduklari sistemi cokertmezsem basarili olacagimi saniyorum.Zor degil fakat izledikleri yolu ogrenmem lazim.Bir de tabii herkesin yogurt yeme sekli farkli oldugu icin kasigi onlar gibi tutmaya calistigim icin arada bir doktugum oluyor simdilik.Bakalim ileride ki gunlerde daha iyi olur diye tahmin ediyorum.
Bu arada cok iyi bir acentadan ve o acentanin deneyimli elemanindan annemin biletini aldim.Bir problem olmazsa 2 Kasim aksami yanimizda olacak.Maalesef cok uzun sureli kalmayacak ama olsun hic yoktan iyidir.Yeni torunu ile tanisacak.Hepimiz heyecanli bir bekleyis icindeyiz.Benim kizim cok mutlu.O kisacik 14 gune sigdirmaya calistigi bir suru plan uzerinde calisiyor.Hadi bakalim hayirlisi!Allahtan kardesimle evlerimiz cok uzak degil.Farkli eyaletlerde yasasaydik isimiz cok zor olurdu.Zavalli annem arada kalacakti.
Simdi gitmem gerekli,iste oldugum icin daha uzun uzun yazamayacagim.
Bir tada ozlem son buldu….
01 Ekim 2006 Pazar 18:31

Mubarek Ramazan ayinin ilk haftasini geride birakirken ancak ben buradan “Hayirli Ramazanlar”dileyebiliyorum.Olsun ne yapalim guc olmasinda gec olsun.Efendim ben bu sabah yine erkenden uyandim.Once biraz televizyona baktim.Grumpy old man’i seyrettim.Kacinci seyredisim bilmiyorum ama seyrederken hala zevk aliyorum.Ev halki hala uyudugu icin kahvemi ictim.Internetten gazetelere bir goz attim.Sonra sabah kahvaltisi icin ne hazirlayayim diye dusundum.Once pogaca yapmayi dusundum.Sonra yalanci su boregine takildim.Ama istedigim daha sade basit bir lezzetti.Ya da canim oyle birsey istiyordu.Ulkemizden uzakta olsam dahi oyle keske su olsa da yesek dedigim tatlar cok azdir.Olanlarda cogu zaman siradan lezzetlerdir.Gevregi yani sokak simidini en cok ozlerim.Yapmayi denedim ama sonuc basarili olmadi maalesef.Bir digeride resimlerden anlasildigi gibi ramazan pidesidir.Ramazan ayinda olmamiz bana firindan alinan sicacik pideleri hatirlatti.Bugune kadar denemeyi nasil dusunmedim diye biraz hayiflandim.Ufak bir arastirmadan sonra okudugum tarifleri harmanlayip sansimi denemeye karar verdim.Mayali tariflerde acikcasi pek basarili oldugum soylenemez.Bu sabah sans benden yana.
Fena olmadi acikcasi.Hamurumu mayaladiktan sonra kizimda uyanarak yardima geldi.Kizimin en sevdigi islerden biri hamur ile oynamak.Ufacik elleri ile yogurmaya basladi.15 dakika hamurun dinlenme asamasinda anneannemizle konustuk.Ve en sonunda pidelerimizi firina verip sabirsizlikla beklemeye basladik.Kizim cok heyecanliydi.Turkiyede anneannesi ile alirlardi pideyi zaman zaman.Guzel olmasi icin dua ettim.Heyecanla bekledigi lezzeti tada bilmesi icin.Sonuc resimlerden anlasildigi gibi,sizlerle tarifi paylasabilirim.Bize bu pazar sabahi kahvaltimizda bu pideler eslik etti.
Malzemelerimiz:
2 cup ilik sut
1 cup ilik su
1 1/2 yemek kasigi maya
1/2 tatli kasigi tuz
1 yemek kasigi toz seker
1/2 kap sivi yag
Aldigi kadar un
Uzeri icinde cirpilmis 1 yumurta (2-3 damla sivi yag ile)
Susam ve corek otu arzuya gore
Un disinda tum malzemelerimizi derin bir kaba koyduktan sonra yumusak bir hamur elde edinceye kadar azar azar unumuzu ilave ediyoruz.Yogurulan hamuru yarim saat dinlendirdikten sonra 4 tane bezeye ayirip islak parmak uclarimizla pide seklini verip,cirpilmis yumurtamizi ve susamlarimizida serptikten sonra 410* onceden isitilmis firinda pisiriyoruz.
Benim kisisel favorim ,guzel bir tereyagi ve lezzetli beyaz yada kasar peyniri bu pidelere eslik etmek icin yeterli.
Sonbahar aramizda…
30 Eylül 2006 Cumartesi 17:14
Artik yavas yavas sonbahar kapinin arasindan yuzunu gulumsetti bizlere.Ha inanmayanlar,hala benim gibi yazin etkisinde giyinip kusananlara ise biraz bogaz agrisi,biraz hapsirik ile kendini ispat etme cabasinda. Ve maalesef sonuclar sonbaharin yaza karsi galip oldugunu gosteriyor.Eee cok degil daha birkac ay once biz degilmiydik sicaklardan bunaldigimizi ballandira ballandira anlatan; oh olsun bize,simdi sira ruzgardan ,yagmurdan sikayet etmeye geldi.
Biz insanoglu zaten pek severiz sikayet etmeyi .Ne oldugu,kim oldugu pek onemli degil.Olumsuzu gormeyi,eksik bir taraflari gormek icin yarisiriz birbirimizle.Ama dedigim gibi yapimiz bu.Uc asagi bes yukari hepimizde bu mevcut.
Dun aksam bir dostumun evinde aksam yemegi yedik.Uc tane cocuk biraraya gelince,uyku saatleri ,duzenleri degisince eee birazcik huzursuzluk oldu.Bana gore normal.Bunu kibarlik olsun diye soylemiyorum.Ayrica oyle abartilacak kadar cok onemli birsey olmadi.Adi ustunde cocuk bunlar.Olmasa daha iyi olurdu.Bunu soylememin tek sebebi ev sahibinin icinin daha rahat etmesi ve yemegini bizim gibi oturarak yemesi icindir.Ama su bir gercek ki evimizde cocuklarimizla hersey dortdortluk olmuyor.Bu da o kadar anormal bir durum degil.Ama yaslari buyudukce bunlar degisiyor.Hep boyle kalmiyorlar.Ben ne olursa olsun,dostumunda hem fikir olacagindan hic suphe duymayarak onlara sahip oldugumuzdan arada boyle puruzler olsada olacak butun sikayetlerimizin ufak tefek mizmizliklar olmasindan yanayim.Bir dusunelim onlar rahatsiz olup bir kenarda sessiz yatsalardi acaba bal borek yiyecek olsak bogazimizdan gececek miydi?Yoksa o sessizlik mi bizi yiyip bitirecekti? Buyuklerimizin beklentileri farkli ama hani klasik olarak cag degisti diyoruz ya cok dogru.Sayginin gosterilme sekli farklilasti.Iyi mi kotu mu kisiden kisiye ve durumuna gore degisebilir.Hangisi daha dogru diye sormak ne kadar dogru bilinmez?
Gunumuzun sartlari geregi bizler sanki annelerimize gore daha az sabirliyiz bu bir gercek.Ama bir o kadarda daha hosgorulu oldugumuzu dusunuyorum.Kendi bilgilerimize ve az olan tecrubelerimizle elimizden gelenin en iyisini yapmaya calisiyoruz.Elestirilere acigiz.Dinlemeye haziriz.Ama su bir gercek ki davulun sesi uzaktan hos gelir derler ya cok dogru.
Her zaman oldugu gibi konuyu dagitmayi basardim ya tebrik ediyorum kendimi.Nasil bunu basarabildigimi kendim bile bilemiyorum.Sonbahardan yemege,yemekten yuzyil farkina baglanti kurabilmek birkac paragrafta zordur.Bravo bana!
Ben dun aksam emegi gecen herkese cok tesekkur ediyorum.Programa katilan herkesin,her konugun ayri bir anlam ve onemi oldugunu dusunuyorum.Gec saatlarde badana boya cikisi yinede bizleri kirmayarak aramiza katilan o iki beyinde hayatimizda ozel bir yerleri oldugu kesin.
Nazli Teyze hersey cok lezizdi,ellerinize saglik…Butun ev halki olarak guleryuzlulugunuz bence dun aksamin en onemli hatirlanmasi gerekeni idi.Iciniz rahat olsun.
Hepimize SOSYAL bir haftasonu temenni ediyorum…
Ve huzurlarinizda yegenim Tuana…HOSGELDIN AILEMIZE !
23 Eylül 2006 Cumartesi 06:36
Dun demedim mi ben size?Ha bugun ha yarin diye.Iste kucuk kizimiz bugun aramiza katildi.Bugun ogleden sonra saat iki sularinda acti kucuk gozlerini.Biraz erken geldi ama HOSGELDI…Ugur getirsin ailemize,saglikli ,mutlu bir yasami olsun.Onun omuzlarindan melekler ayrilmasin.Allah annesine babasina bagislasin evlatlarini.
Sabahin erken saatlerinden itibaren heyecanli dakikalar gecirdik.Akrep ve yelkovanin her yeni rakami ziyaretinde yeni bir haber aldik.Kilometrelerce uzaktaki annemin kalp atislarini ben duydum taa telefonun diger ucundan.Zaman zaman endiseler gecti aklimizdan ama hep hayirli cuma gunu,hayirli haberler duymayi diledik.Dualarimiz kabul oldu.Ben tum etrafimizdaki dostlarimizin bizlerle beraber olan dualari ve paylasimlari icin tesekkur ederim.Bebegimiz biraz sabirsiz davranip aramiza cabuk katilmak istedigi icin kucuk ama cok guzel masallah kirk bir kere! Iki kilo ve 130 gram.Biran once buyusun ku sevelim,o guzel eksi bebek kokusunu hissedelim.Anneside saglikli,babasi tabii ki gururlu.Benim kucuk kardesim “BABA”oldu.Hayirli ugurlu olsun.Yuzlerindeki yorgunluk cok guzel bir tebessume yerini birakti.Yeryuzunun en muhtesem hediyesi sunuldu onlara.Ve tabii ki bize…
Canim annemin unvanlarina bugun br yenisi eklendi;BABAANNE.Aylardir ne kadar endise duydugunu hem biliyorum hemde hissediyordum.Bak annecigim hersey guzel oldu.Seni de tebrik ederim “babaanne”.Ama artik seni aramizda gormek istiyoruz.Ramazan hayirlisi ile baslasin hemen gel.Hem o zamana kadar kucuk torununda buyur,geldigin zaman bagrina basarsin.Ben ayaklarina hayran kaldim.Nefes alip verirken o kucucuk bedenin bir kelebegin nazikliginde kimildamasi gozlerimin onunden gitmiyor.Ne guzel bir isik sactin sen bugun bize o kucucuk bedeninle.Ne cabuk sevdirdin kendini seninle tanisan herkese.Guzel Tuana siradan olabilecek bir 22 Eylul’u sen bize ozellestirdin.Hepimize yeni yeni unvanlari hediye ettin.Hatta laf aramizda geri cevirmeni tavsiye etmeyecegim bir kismetin bile var.Halacigim es olarak bir sey diyemem ama ondan daha iyi bir kayinvalide bulamayacagini sana garanti edebilrim.Bunlari dusunecek,kararlarini verecek saglikli,mutlu yillar diliyorum sana.
HOSGELDIN…
HA BUGUN HA YARIN OLDU OLACAK…
21 Eylül 2006 Perşembe 20:51
Sevgili kardesimin bebek mujdesini paylastim sizlerle.Dun ilk doktor randevularina gitmisler.Bebegimiz 25 gunluk olmus masallah.Kan testi yapilmis,sonuclar guzel.Bir problem yok.Bu arada bir iki dostumdan ufak birkac tepki aldim.Internete baglandigimda “simdide hala oluyorum”diye bir baslik cikiyor.Diger kardesimin bebek beklediklerini ogrendigimizde bazi ozel sebeplerden dolayi bir muddet beklenilmesi gerekti paylasilmadan once.Sizin anlayacaginiz biraz sansur vardi isin icnde.Bunada saygi duydugum icin hakkinda bir yazi ya da baslik atmadim su ana kadar.Benim icin iki yegeniminde yeri ayni.Bir tanesi Allah kismet ederse kisa bir sure icinde bizlerle birlikte olacak.Basliktanda anlasildigi gibi her an hala olabilirim.Ilk defa birsey olacagim.Yani hala teyze anlaminda.Insanin kucuk kardesinin bebeginin olmasi bile sasirtici.Adi ustunde o kucuk.Ama yillar o kadar cabuk gectiki simdi her ikiside baba olmaya hazirlaniyorlar bugunlerde.Ayni heyecani yedi yil once kizimi kucagima aldigimda tatmistim.O mutluluk,sevinc ,kelimelerle anlatmaya yetersiz maalesef.Hayatimizda alabilecegimiz en buyuk sorumluluk.En buyuk saadet,en guzel paylasim.
Acaba nasil bir hala olacagim?Yegenlerim benim onlari sevdigim kadar sevecekler mi?Kizim ile aralari nasil olacak?Tabii ki cok guzel hayallerim var ucu ustune kurulu.(Iki yegenim ve benim cimcimem)Umarim iliskileri hayallerimi susledigi gibi uyumlu olur.Birbirlerine destek,dost,kardes olurlar.Simdilik beklemek disinda yapabilecegim birsey yok.
Kizimi soracak olursaniz duruma isinmaya calisiyor.Efe’nin bebegini duydugu an sevindi.Hemen insallah kiz olur dedi.Hayirlisi olsunda.Ama belki de malum olmustur cocuga.Cem’in bebegi icinde heyecanli.Zaten Allah kismet ederse once onunla tanisacak.Ama kizimla kucuk dayisi arasinda anneannesi icin bir rekabet oldugu icin bilemem nasil olur durumlar.Annemin her ikiside gozbebegi.Simdi her ikisininde tahtini paylasacagi velihatlar geliyor.Halbuki disardan baktigim zaman bana cok komik geliyor halleri.Bu tatli kiskancliklarin birkac sene sonra cok guclu bir sevgi yumagina donuseceginden hic suphem yok.Bu uc torun ve sevgili evimizin gozbebegi kucuk kardesim Cem.Tabii ortanca kardes Efe ve ben abla olarak onlara bakip gulumseyecegiz durumlarina.
Bekleyelim ve gorelim gunler bize neler getirecek.Umarim hersey aklimdan gectigi gibi guzel olacak…
Super guzel bir gun yolda….
18 Eylül 2006 Pazartesi 10:05
Gece saat ikide once cep telefonunuz ve hemen ardindan ev telefonunuz calarsa hemen kotu seyler dusunuruz degil mi?Hele telefon ekranindan aranilan yer kilometrelerce uzakta,yedi saat fark var ise…Ama Allahima sukurler olsun boyle degil.18 Eylul sabahi bu kadar erken uyansam bile cok guzel bir haber icin uyandirildim.Ozellikle gectigimiz hafta yasadigimiz uzuntulerden sonra bana ilac gibi geldi.Efendim daha fazla sozu uzatmanin luzumu yok;HALA OLUYORUM!
Kucuk kardesimin esi hamile ve eli kulaginda.Bugun yarin insallah nur topu gibi bir kizi olacak.Ama diger erkek kardesimden bahsediyorum.Hani butun agustos ayi boyunca sizlerle dugun maceralarini paylasmistim.Iste arayan o idi.Sevgili Nesrin Ve Efe’nin bir bebekleri olacak.Vallahi ne diyeyim,hizli ciktilar.Masallah diyorum ve cok cok tebrik ediyorum.Demistim guzel birgun bizi bekliyor.Haftaya hayirli bir haber ile basladik erken saatlerde…Saglikli,rahat bir hamilelik donemi gecirmesini temenni ediyorum.Anne ve baba olmanin belkide en keyifli donemleri bunlar.Her donemi keyifli ama hamilelik doneminde hayallerimizle birseyler yaratiyoruz.Planlar yapiyoruz ,her sey daha oyun gibi geliyor insana.Cok almak istediginiz bir oyuncak bir bebek icin sanki para biriktieme donemi gibi…Belki benzetmem iyi olmadi ama dusunurseniz ne demek istedigimi anlayacaksiniz.Ve yavrunuzu elinize aldiktan sonra,sicakligini hissettikten sonra,kokusunu duyduktan sonra hergun sizi yeni bir supriz bekliyor.
Tek dilegim tum anne ve babalarin hep guzel suprizleri karsilamalari,hep kapiyi acmalari ve yavrularini karsilarinda gormeleri.Hep kucaklayip doya doya opmeleri,koklamalari.Hep ama hep acilarini gostermemeleri…
Tekrar tebrik ediyorum,guzelliklerin yanibasinizda olmasi dilegimizle,aramiza hosgeldin kucuk bebek.Alin yazin,kaderin guzel,kismetin bol olsun insallah…Bekliyoruz seni sevgiyle…
Not:Eylul ayinda cok tembeldim yazmak gelmedi icimden,biraz isimde vardi.Ama bak senin icin ilk yazimi yazdim eylulde ve gecenin bu saatinde.Gurur duymalisin kendin ile simdiden cok sevildin bile.
NICE YILLARA NAZLI TEYZECIGIM!!!!
25 Ağustos 2006 Cuma 14:25

Herkese hayirli cumalar efendim.Iste ozel birgun daha.20 Agustos gunu Fikret Bey Amcanin,25 Agustos da Nazli Teyzenin dogum gunu.Pazar gunu Nazli Teyze burada olmadigi icin kutlamalari ortak birgunde ikisininkini kutlamak uzere erteledik.Cumartesi gunu bize davet etmistim.Pazar gunu ise gelinimizin kardesinin kina gecesi var.Uzun lafin kisasi benim dusunceli arkadasim (Nazli Teyze ve Fikret Bey Amca Eda’nin anne ve babasi)hepsi ustuste telas olmasin diye baska bir aksama erteledik.Icime sinmedi ama telas edip misafirlerimi iyi agirlayamaktansa …
Nazli Teyzecigim aciklamalari bir kenara birakayimda dogum gununuzu kutlayayim.Nice yillar diliyorum size.Ailenizle birlikte,sevdikleriniz ve sevenleriniz ile birlikte yeni yasinizi karsilamaniz dilegimizle…
Cumartesi aksami simdilik iptal ama dogum gunu pastasiz dogum gunu olmaz diye dusundum.Keske o en ustteki kadar guzel yapabilseydim.Ama ne yapalim…Bende artik gelenek haline gelmis muzlu pastamizi yaptim.Acele ile nasil oldu bilmiyorum.Umarim begenirsiniz.Su Cem olmasaydi bu gelenek baslamazdi.Herseyi ona ve onun muzlu pastayi sevmesine borcluyuz…Tesekkurler Cemcigim,hicbir yenilik denemedim pastada,afiyetle tadina bakabilirsin.Bir de sekerparelerimiz var.Sizin gibi seker insanlar icin…
Hep birlikte daha nice ozel gunleri karsilamak dilegimizle…
Onlar erdi muradina, biz…
22 Ağustos 2006 Salı 15:41

Fotograflarim nedense pek guzel cikmadi.Fakat profosyonel cekilenler cok iyi cikmis.Onlar elime gecinceye kadar bunlarla idare edecegiz artik.Ayrica gelin ve damat o aksam pek mutlu idi.Yuzlerinden gulumsemeleri hic eksik olmadi.Hersey arzu ettikleri gibi ,puruzsuz ve sorunsuz gelisti o aksam.Iki ailede cocuklarinin mutlulugu ile sarhostu.Guzel bir uyum icinde saatler ilerledi.Konuklarin hepsi sicacik gulucuklerle karsilandi.Ozellikle Anneanneme yapilan ozel ilgiyi vallahi ben bile kiskandim.Herkese tekrar tesekkurler,onlar kendilerini bilirler.
Nikah kiyilirken yildizlar sahitleri oldu.(Sevgili kardesim beni sahidi olarak sectigi icin ayrica onur duydum.)Guverciler saliniverdi gokyuzunde onlar icin.Tum hazirliklar cok kisa bir sure icinde hazirlansada Nesrin cok zevkli ve detaylara onem veren bir gelindi.Zaman darliginda bircok seyi halletmeyi basardi.Umarim diledigi gibi,hayallerindeki gibi gerceklesmistir.Hem eksik kalan birkac sey var ise onlarida kizinin dugunune gerceklestirmeyi Allah nasib etsin.Icimden bir ses sanki cok kisa zamanda bir yegenim olacigini soyluyor,hayirlisi…
Mutlu ciftimiz ile ilgili yazdigim yazilarda simdi farkina vardigim bir durumu sizlerle paylasmadigimi gordum.Hani hep dedim ya tum nisan,kina gecesi,dugun cok kisa zamanda organize edildi.Ben buradan evlerinin icinde yapilan boyayi,esyalari,ceyizi vb. gibi telaslardan bahsetmiyorum bile.Az buz is degildi tumu.
Bir erkek olarak sevgili kardesimde vallahi cok marifetli.Ornegin dugun mekanini ,diger detaylari hep kendi basina organize etti.En onemlisi mustakbel gelin adayinin arzu ettigi gibi.Gurur duydum kardesimle.Cunku nedense erkekler bu tur seylerde gelin adayini yalniz birakirlar.Fikirlerini bile paylasmazlar”sen nasil arzu edersen”standart verilen cevaplaridir.Hatta bazen fazla detayci oldugu icin Nesrin’i ve beni cildirtti bile diyebilirim.Birde o kadar sakin ki…Bizim gibi tez canli kisiler icin zordu karsisinda sakin sakin beklemek.Adam damatligini dugunden iki gun once aldi dusunun artik.Nesrin ve ailesi kac defa damatlik dedi ben sahidim.O ise sakin sakin hallederiz deyip isin icinden siyriliyordu.Hakli oldugu taraflar var ama paylasmadigi icin nerden bilebilriz arkadasinin diktigini,hazirladigini.Gelin kadar sizde goz kamastirdiniz belirtmek gerekirse…
5 Agustos aksami birlikte onemli bir karar verdiniz.O aksamki mutlulugunuzun her zaman daim olmasini temenni ediyorum.Ayni yastiga yillarca bas koyun,cocuklarinizi saygi ve sevgi dolu bir yuvada yetistirin.Birbirinizi kirmamaya gayret edin,olaki kirsanizda cabuk barisin olur mu?Kirginliklarla gecirilecek kadar zamanimiz yok bu dunyada.Farkli dusuncelerinizi,kararlarinizi ortak bir noktada bulusturmaya calisin.Esasinda gecinmek cok kolay fakat bazen sabir gerekiyor.Evlilikleri zorlastiran,cabucak pes eden biz kendimiziz.Kendimizin hergun yeni bir tarafini kesfederken karsimizdaki insani tanidigimizi sanmak sadece kendimizi kandirmak olur.Kesfetmek ve kesfedilmek kulaga daha hos geliyor.Suprizler hayatimiza renk veriyor.
“Aaa seni boyle tanimamistim “demektense “bu tarafini hic bilmiyordum” diyerek olaylara bakmak isimizi kolaylastirir gibime geliyor.Benim inandigim su ki kim olursa olsun birseyleri guzel gozlerle gormekte ,gormemekte bize bagli.Kisiler iliskilerin baslangicinda bunu birbirlerine hissettiriyor.Guzel gozlerle bakitiginiz bir dostunuz o gun sizi kirsa bile hemen kusup arkanizi donmuyorsunuz ama bazende karsinizdaki ne yaparsa yapsin olumlu bakilmiyor.
Birbirinize hep guzel bakmaniz dilegimle,size omur boyu sonsuz MUTLULUKLAR diliyorum.Gozleriniz birbirinizdeki hep guzellikleri gorsun.
Iste bir masalin daha sonuna geldik,belki de daha cok basi…Hep birlikte sizin masalinizda ,sizlerle birlikte yasamak umuduyla…
BUGUN KANDIL,DOGUM GUNU VE PAZAR
20 Ağustos 2006 Pazar 16:45

Kandiliniz mubarek olsun.Bu guzel kandil gunune denk gelen Fikret Bey Amca’nin dogum gunu kutlu olsun.Ve bir de pazar olunca hamarat oluveriyorum.
Sabah sabah ne yapsam diye dusunup durdum.Evde pek fazla malzemem kalmamis.Bende yukarida gorduklerinizi yaptim.Su anda hamurum dinleniyor.O yuzden bu satirlari yazmaya firsatim oldu.Ev halki henuz uyuyor.Eee gunlerden pazar olunca “hadi hadi”diyerek uyandirmam gerekmiyor hicbirini.Birakin uyusunlar.Hele ben birseylerin pesindeysem …
Hani annelerimizi,anneannelerimiz zaman zaman elestirir ama bir o kadarda farkinda olmadan taklit ederiz.Kandillerde elimden geldigince birseyler yapmaya calisirim.Cunku anneannemden annemden “ocak koksun”terimini duymusumdur.Bir pisi,bir helva muhakkak yapilir.Gectigimiz kandilde (Temmuzda)Turkiyede idik.Anneannem onun en buyuk kandil oldugunu soyledi.Uc aylara girdik.Kizimla beraber lokmalari dagittik ese dosta.Hava cok sicakti arada bir ofledik pofledik.Annem kizdi bize daha dogrusu bana.Hayir boyle yapilirsa gunaha girersin dedi.Ama cok sicakti.Simdi ise ben sabahin korunde kalktim “ocagim koksun”diye su mubarek gunde.Allah kabul etsin.Hepimizi daha huzurlu gunler beklesin esimizle dostumuzla.Sunun surasunda Ramazana ne kaldi degil mi?
Vallahi daha yazmak isterim ama hamurumun basina donmem gerekli.
Sevgili Fikret Bey Amca yeni yasinizda size saglikli,sevdiklerinizle birlikte nice uzun yillar diliyorum.
Simdilik hoscakalin…
Ben geri dondum.Boreklerim hazir.Esim uyandi,kizim hala uyuyor.Bende cayimizin demlenmesi,kizimin uyanmasi icin beklerken yaptigim boregin tarifini yazayim dedim.
Hamurunu yapmak icin 4 cup unu derin bir kasenin icine koydum.Ortasini havuz gibi acip bir tatli kasigi tuz,bir tatli kasigi karbonat,uc yemek kasigi yogurt,iki yemek kasigi cicek yagi ve bir su bardagi sut ve su karisimi ilave ettim.10-15 dakika puruzsuz bir hamur elde edinceye kadar yogurdum.Uzerini temiz bir mutfak bezi ile ortup yaklasik 30 dakika dinlendirdim.
Icini ise evinizde bulunan,damak tadiniza uyan malzemelerle hazirlayabilirsiniz.Ben kiymali bir ic hazirladim.Daha vitaminli olmasi icin icine patates rendesi ,kucuk kucuk dogranmis kirmizi biber ve tabii ki incecik dogranmis maydanoz,sogan ve domates ekledim.
Dinlenmis hamurumu tatli tabagi boyutlarinda merdane yardimi ile actim.Bir kenarina icini koyup diger tarafini uzerine kivirdim.Catalla uclarini acilmamasi icin bastirdim.Simdi kizartilmayi ve afiyetle yenilmeyi bekliyorlar.Bu arada unutmadan yaptiklarimi yagli kagit uzerine biraz yapismamasi icin un serperek beklemeye aldim.Esasinda annem bize bu tur borek yaptigi zaman bir taraftan yapar,diger taraftan kizartir.Bizde afiyetle yerdik.Ben kizim henuz uyanmadigi icin bekliyorum.Hamur fazla bekletilmeden pisirilir ve yenilirse daha guzel sonuc veriyor.
Annesinin bir tanesi….
18 Ağustos 2006 Cuma 21:56

“Yuksek yuksek tepelere ev kurmasinlar,
Arsin arsin memlekete kiz vermesinler,
Annesinin bir tanesini hor gormesinler.”

Ne kadar herkesin bildigi,her kina gecesinin degisilmez turkusu olsa bile her gelin icin ayri ictenlikle soylenir.Her ana soylerken kendi caninin bir parcasi icin hisseder.Ve defalarca soylenip,defalarca dinlensede gozleri dolmadan bu dizeleri mirildanana rastlamadim ben.
Kina gecesi gelenegi nasil nicin basladi bilmiyorum.Fakat her gelin icin dugun kadar onem tasimaktadir.Duygusal bir gecedir aslinda.Bakildiginda her ne kadar oynayan dans eden halk tabiri ile gobek atan hanimlar gozumuzun onune gelsede tum bunlarin arkasina gizlenmis ayri bir buyu vardir gecenin karanliginda saklanan.(Yine becerdim ya bu kadar uzun cumle kurmayi,bravo bana.)
Masalin bakildigi yere gore sonu,baska taraftan bakildigi zaman basidir aslinda.Baba evine veda,kendi evine,aile cekirdegine giden yola baslangictir.”Hem giderim,hem aglarim”der gibi.Biraz huzun ,biraz yeni bir baslangic icin sabirsizliktir hissedilen.Artik bulundugumuz yolun sonu gelmis,donecegimiz yol gozukmustur.
Sevgili Nesrin cok mutlu idi kina gecesinde.Belli ki ciktigi yolculuk icin endise degil sabirsizlik hissediyordu.Hazirdi yeni evi,yeni ailesi icin.Tabii ki “baba evi” her zaman kalbinde ayri bir yere sahip olacakti.Kurulmasi icin ugrastiklari yeni evide birgun onun yavrulari icin “baba evi” olacakti.Allahismarladik derken onu sevgiyle saygi ile bekleyen esi hosgeldin demek icin sabirsizlaniyordu.
Gulundu,eglenildi o aksam.Kurtlar dokuldu,dugune on hazirlik yapildi.Sonra aile buyugu gelinin kinasini yakti avucuna. Misafirlere kucuk keseler icinde kina dagitildi.O aksam Nesrin iki ayri kiyafet giydi.Kina yakilmadan once tuvaletinin uzerine Bindalli giydi.Ben duymustum ama ilk defa gordum.Her iki kiyafetide cok yakisti.Ilk demisken benim kucuk cimcimem de eline ilk defa kina yakti.Allahtan ertesi sabah uyandiginda bu hala elimde diye kiyameti koparmadi.Gece yarisi eve donduk.Anneannemin yaninda kalan yardimci hanim bize cay demledi,kahvalti ettik ve dogruca yataga attik kendimizi.
Sevgili arkadsim Mader o aksam bizi yalniz birakmadi.Annesi ile birlikte geldi.Ona da tekrar tesekkur ederim.
MUTFAGIMA GERI DONDUM….
17 Ağustos 2006 Perşembe 14:17

Tatilde oldugumuz surece mutfaga hic girmedim desem dogru olur.Annem guzel guzel pisirdi.Bizde afiyetle yedik.Annecigimin ellerine saglik.Evimize geleli bir hafta oldu.Mutfagimi ozlemisim.Yemeklerimi yapmaya basladim.Sade bir seyler dahi olsa cogu zaman evde yemek yememiz tercihimiz.Disarda yemek yemeyi ailece cok seviyoruz.Fakat dengeli beslenme ve disardan beslenme dengesini kurmak bence zor.Kizimin arzu ettigi seyleri elimden geldigince evde yapmayi uygun buluyorum.Tabii Amerikada her kose basi fast food oldugu icin benim disardan yemek yemeye karsit oldugum bu tur beslenme.Yoksa ailemizin ve dostlarimizin sevdigi cok guzel restorantlar var.Ozel tatlari tatmak istedigimiz zaman tercihimiz onlardan yana.
Mevsimin yaz olmasi dolayisiyla hafif zeytinyagli sebzeler,salatalar tercihimiz bugunlerde.Bir de benim kendi kizimda farkettigim ,eminim tum cocuklarda bu boyledir.Yeni seyleri degisik tarzda sunarak az dahi olsa deneyerek o gidaya karsi bir sempati saglamak cok kolay.Sabirli olmak yeterli.Dun aksam kizim yemegin sonunda elinde catalla yanima geldi.”Anne bak domates nasil?”dedi.Tadini begendin mi diye sordum,basini salladi.Bende ona begendigi seyin domates degil,salatanin icinde olan kirmizi biber oldugunu belirttim.Sasirdi.Ve ne kadar vitaminli oldugunu,gozlere faydali oldugunu soyler soylemez gulumsedi.Tabii deneyip agiz tadina hitap etmeyen seyler icinde ayni anlayisi gosteriyorum.Cunku dusunuldugu zaman hepimizin karsi koyamadigi ve burun cevirdigi gidalar var.Onemli olan bir sans verimesi ve tercih edilmeyenin yerine bir alternatifin sunulmasi.Ve bazen hic ummadiginiz lezzetlere karsi sempati saglamak hic de zor olmuyor.Usanmadan denemeye,sunmaya devam…
Dun aksamustu esim gec kalacagini bildirince kizim ile birlikte plan yaptik hemen telefonu kapatir kapatmaz.Ogleden sonra aldigimiz silikon kek kalibini denemek icin mukemmel bir firsat vardi.Biliyorsunuz sali gunu misafirlerimiz geldi Turkiye’den.Dun telefonla hosgeldiniz dedim.Malum uzun bir yolculuk dinlenirler diye dusundum.Bugun onlara ugramayi planladim.Eli bos olmaz.Eda caninin pogaca cektigini soyledi.Fikret Bey Amcanin sevdigi muzlu keki yaptim yeni kalibimda.Gelinimiz icinde mercimekli kofte yaptim.O da onun hamileliginde as erdigi bir tat.Mercimekli koftenin resmini cekmedim.Sanki biraz yumusak oldu.Yogurdum,bir gece dinlenmesi icin buzdolabina koydum.Bu sabah yazimi bitirince sekillendirecegim.Lezzetine baktim guzeldi.Dolayisiyla esimin gec gelecek olmasi kizimin ve benim mutfakta basbasa bir aksam gecirmemize sebep oldu.Bu arada dolapta duran blueberrylerde kendimize yaptigim kekin icinde degerlendirildi.Kizim sogumasini beklemeden ince bir dilimi bir bardak sut esliginde yatmadan once goturdu.Ben bu keki yillardir yapiyorum ama hic bir zaman ilgisini cekmedi.Dun aksam bizzat eli degdigi icinmi olsa gerek bilmem cok guzel olmus deyip duruyordu.Tarifi merak eden var ise arsivde var.
Cok basit ve besleyici.Az yag,az seker ve muz,ceviz ve arzu ettiginiz her turlu kuru meyve ilave edebilirsiniz.
Pogacalarimiza gelince ;Nazli Teyzeler gecen sefer geldiklerinde birgun evdeki peynir az gelince patates ile ic malzemeyi cogaltmistim.Boyle daha guzel oldugunu soylediler.Bende simdi bu tur ic hazirlliyorum.Bence de lezzetli oluyor.Tek puf noktam patatesleri cok haslamiyorum ve ezmek yerine rendeleyip evde bulunan peynir ve maydonoz ile karistiriyorum.
Bugun goturecegim,umarim her zaman ki lezzetlerindedir hepsi.Cunku benim icin hazirlayip,sevdiklerine sunmak en buyuk haz.
Bakin yine iki fotografla yola cikip neler anlattim sizlere.Bu arada unutmadan silikon kek kalibindan memnun kaldim.Umarim icide guzel pismistir.Kalibtan cikartmasi cok kolaydi.
Lezzetleri ile ilgili yorumlari yarin sizinle paylasmak uzere hoscakalin…
p.s. Aman nazar degmesin nerdeyse her gun birseyler ilave ediyorum bugunlerde…
Dugunden onceki diger ozel gunler…
16 Ağustos 2006 Çarşamba 15:31

Nisanin hemen ardisira ozel gunler biribirini takip etti.
20 Temmuz Esin Abla’nin ,21 Temmuz canim kizimin,23 Temmuzda gelinimiz Nesrin’in dogum gunuydu.Hepsine saglikli,huzurlu gunler diliyorum yeni yaslarinda.Kizimin dogum gunu sabahi Nesrin ile birlikte gelinlik alisverisine ciktik.Ugurlu bir gun olsa gerek ilk girdigimiz moda evinde Nesrin gonlune uygun cok guzel bir gelinlik secti.Daha sonra kina gecesi ile ilgili birkac gerekli olan seyide aldiktan sonra hepimiz sicaginda etkisi ile guzel bir yemek ile gune nokta koyduk.Gunun akisinda kizim dogum gununu falan unuttu.Suslu cimcimem o kadar gelinligin icinde kendi kendine ayri bir dunya yaratti.Ben ne kadar sade isem kizimda o kadar renkli,civil civil,tullu,dantelli seylere bayiliyor.Nesrin’in gelinligine karar verilince kizimda kara kara kendi kiyafetini dusunmeye basladi.O da ayri bir hikaye.Yine Eda’ya sonsuz tesekkurler.
Efendim ogleden sonra evimize geldik.Dinlendik.Unutmayan hatirlayan tum esimiz dostumuz telefonlarimizi caldirdi.Kutlamalara bizzat kucuk hanim kendisi cevap verdi.Eee… artik tam 7 yasinda! Gecen zamandan bahsetmek bile istemiyorum.
Isin guzel tarafi iki senedir kizim dogum gununde anneannesi ile birlikte.Yaninda cok sevdigi dayisi,buyukannesi en guzel hediye onun icin.Bizim gunumuz bu kadar yogun gecerken Efe’nin de gunu telasli ve stresli gecmekte idi.Gun icinde bir defa konustuk,dukkanda bir takim problemler oldugunu soyledi.Bunun uzerine ben dogum gunu pastasindan bile umudumu kestim.Kizimida bu duruma alistirdim.Acikcasi hicbir sorun yaratmadi.Buzlukta dondurma var onun uzerine mumlarini koyariz dedim ,itiraz etmedi.Bu duruma sasirmadim desem yalan olur,ben koca kadin bu yasimda dogum gunu pastam olmasa kiyameti kopariyorum.Utandim.Buyuklerinde kucuklerden ogrenmesi gereken durumlar oluyor iste boyle.
Aksam yemeginden sonra Nesrin ve ailesi bize geldiler.Efede eve cok guzel bir dogum gunu pastasi gonderdi Sedatla.Kucuk Hanim gormedigi icin hemen yukariya sakladim.Super ilk defa kizima supriz yapabilecegim.Tabii ben iki cumlenin arasina kizimi kizdirmaya calisiyorum pastan yok gibilerden.Efe beni azarliyor,cocugu uzme diye.Ama bugun benimki sabir tasi.Hic cit yok ,tepki yok.Kizmiyor,mutlu.Icimden gurur duyuyorum kizimla.Durumu caktirmiyorum.Hani tek cocuklar kaprisli,simarik vb. olurlar ya da olduklari sabit bir fikirdir kimi beyinlerde.Sinir oluyorum bu gibi dusunenlere.
Gelelim sonuca ,pastamizin uzerine mumlari koyduk.Dayisi ve yengesi ile birlikte iceri girdigimizde yuzundeki ifadeyi gormek gerekli idi.Cok mutlu,cok saskin,heyecanli.Satirlari okurken bunda abartilacak ne var diyenler olabilir.Benim gordugum gozlerle baktigimiz zaman cocuklari heyecanlandirmak zor oluyor kimi gunler de.Belki zamane cocuklari boyle.Belki de benim kizim bilemiyecegim.Onlerine sunabildigimiz o kadar cok sey varki ,sanki artik herseye olagan bakiyorlar.Bazende buyuk sandigimiz bir takim seyler yerine siradan seylere daha fazla tepki gosteriyorlar.Cocuklari mutlu etmek cok kolayda biz kendimiz bunu zorlastiriyoruz.Beklentilerini bilmek yeterli.Ve en onemlisi COCUK olduklarini hatirlatmak gerekiyor kendimize.
Pastanin uzerindeki mumlar birkac kez sonduruldu.Pozlar verildi.Pastanin uzerindeki maketler ozenle cikartildi,yikandi.Pamuk prenses ve 7 cuceleri cok sevdi.Sonra acelece ince bir dilimin tadina bakti ve maketlerle kendi dunyasinda oyunlar oynamaya basladi.Iste yeni yasimizi boyle karsiladik.Sade ama mutlu edici,kendini ozel hissettigi bir aksami sevdikleri ile birlikte…
HOSGELDINIZ ! AYNI YOLDA , AYNI YASTIGA BUNCA YIL
15 Ağustos 2006 Salı 15:53

Bu basligin yetersiz oldugunu dusunuyorum anlatmak istediklerime…
Bugun yaz maceralarina ara verecegim.Esasinda konu daha sonra kendiliginden yolun sonunda bulusabilir.Bakalim satirlar bizi nerelere goturecek.
Bazen cok kisa zamanda tanidigimiz insanlara cabuk kanimiz kaynayiverir.Hemen kalbimizin bir kosesinde kalici bir yerlere sahip olurlar.Zaman zaman cok uzaklarda olsalar dahi hep selamlar iletilir,hep gonderilen selamlar alinir.Sohbetlerimizde hep kendiliginden yer alirlar.Bir de tabii arada aracilar vardir bu iliskilere vesile olan .Zaten hep boyle baslar.Onlar kalbimizde olduktan sonra kime kefil olsalar gozu kapali iceri alinirlar.
Gideli 6 ay oldu,ama biz sizleri cok ozledik.Sohbetlerinizin tadi damagimizda kalmis siz giderken.Ne iyi ettiniz yine bizlerlesiniz.
HOSGELDINIZ,SEFALAR GETIRDINIZ…
Ne taraftan bakarsam bakayim gelisinize cok seviniyorum.Sevgili dostum adina bu mutlulugum esasinda.Onun hayatinda hizli degisiklikler var bugunlerde.Artik calisan bir hanim.Bu donemde harika oldu.Sevdiklerimizin yanimizda oldugunu bilmek herseyin ustesinden gelmeyi daha da kolaylastirmakta.
Sevgili kardesim Efe tam 10 gundur evli.Dun konustugumuzda sesi cok mutlu ve huzurlu idi.Butun dugun arifesinde hep aile buyuklerimizden duydugumuz seyler arasinda guzel gelinliklerin,mobilyanin,esyanin ortunun onemli olmadigi,bunlarin bir sekilde temin edilebilecegi fakat onemli olan bu geminin firtinalara karsi dumeni elden birakmadan yol almasiydi.Tum bunlari evinizin kapisini acip adimizi attiktan sonra anlamaya basliyoruz yasadikca.
Tabii onumuzde ornek alabilecegimiz o kadar ozel evlilikler var ki…
Sevgili Nazli Teyze ve Fikret Bey Amca bugun tam tamina 39 koca yili geride birakiyorlar.Darisi basimiza.Bu sayfadan onlara kocaman kucak dolusu sevgilerimi gonderiyorum.Kimbilir neler neler gecmistir baslarindan ama ayni yastiga 39 yil bas koymanin keyfide herhalde anlatilmaz sadece yasanir.Hepimize boyle uzun yillar suren birliktelikler diliyorum.
Sizlerede birbirinizle daha nice yillar temenni ediyorum.
Kizimin yeni arkadasi
15 Ağustos 2006 Salı 13:50

Nisan aksami Efe ile Nesrin icin bir baslangic oldugu kadar bizde yeni dostluklara baslangic yaptik.Nesrin’in ablasi Esin Abla’yi biz anne-kiz cok sevdik.Nisan aksami kizim ile Esin Ablanin oglu Burak guzel bir arkadasliga adim atti.Orda bulundugumuz surece birbirlerini gorduler,oynadilar.Birbirlerine sorduklari ilginc sorularla bizlerin yuzlerini gulumsettiler.
Burak ile kizimin en belirgin ortak ozelligi bir evin tek cocuklari olmalari.Belki de birbirlerini anlamada bu etken en buyuk ozellik oldu.Tabii ayni sebep biz anneler icin de gecerli.Hayata bakis acilarimiz cocuklarimiz yonunden ayni istikamette.Eger bu satirlari okuma sanslari olursa en kisa zamanda onlarin misafirlerimiz olmalarini istiyoruz.
Son aksam birbirlerine e mail adreslerini,posta adreslerini verdiler.Kizim cok sevmis olacak ki yeni arkadasini, sarilarak poz verdi bana.(Yakin iliskilerde pek opusmeyi ve sarilmayi sevmeyizde…)
Sarilmak ve ozlemek demisken baska birinden bahsetmeden gecemeyecegim.Turkiyede oldugumuz surece babamizdan sonra en cok ozledigi,gunde en az birkac defa kulaklarini cinlattigi diger kiside Eda.Bu ozlem her ikimiz icin gecerli.Cok cok andik seni Edacigim.Tum aileni ama ozellikle seni.Yakin cevremiz tanidi seni.Kisa bir sureligine uzak kalsak da birbirimizden ben seni cok ozledim.Dostlugunu,seninle paylastiklarimizi ozledim.Bazen siradan diye dusundugumuz,konustugumuz konular icin bile ozel kisiler gerekli yasamlarimizda.
Bir tarafta tohumu yeni atilmis ,hemen karsi tarafta iyice kok salmis iliskiler.Umarim hepsi zaman yolculgunda eskimeden,yipranmadan bizimle birlikte yola devam ederler.
Haksizlik etmeyelim ,nisan basari ile tamamlandi.Simdi sirada daha onemli bir adimi atmak icin hazirliklar basladi.Yeni evli ciftimiz tum bu isleri 8 Temmuz ve 5 Agustos gibi kisa bir surede halletti.Cok yoruldular ama sonuc basari ve saadet.
Size kaldigim yerden devam etmek uzere simdilik allahismarladik diyorum.

mekanizma hakkında yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek 02 Mayıs 2009 Tarihi ve Saat 8:16 de kayıtlara girmiş bu içerik dökümanı Günlük hakkında bilgi içermektedir ve mekanizma ile ilgili olduğu düşünülerek etiketlenmiştir.
Etiketler:Adana, aile, Akıcı olma, alıp satma işi, alman bardağı, aşırı seven kimse, asit, Bahse girme, bayram, bebek, Beyin, biber, Bucak, Ceviz, çince, Çok sabırlı, dans, dantel, diller, doktor, dökülen sular, domates, Duygusal, eğilim gösterme, ekilen yer, eleman, eyalet, gazete, gece kelebeği, Gelecek günler, Gelecek zaman, gelenek, Gemi, Gıdalar, gözbebeği, güleryüz, günlük, günlük gazeteler, haber, haber salmış, hamile, harman, hayat, hayata veda, hediye, hemen gelmek, hissetmek, huzuru bozan, ihtiyacı olmayan, indir, insan, internet, japon ailesi, japon yazarı, kaba saba, Kabara, kahve, kandil, kanın beyaz elemanı, kapalı olmayan, karbonat, Kars, Kas kuvveti, keyifli, Kına gecesi, Kıskançlık, Kıyamet günü, kızartma, kol saatleri, Komik, konuşmama, koşu anlamında, köy çocuğu, koyun, Koyun sütü, kurt, Kuvvet, labirent, lezzet, manevî önder, Maydanoz, mekanizma, Melek, mercimek, Meyve veren, mobil, Mobilya, moda, Mutfak, nemli, objektif, Oyun, Pamuk, parmak, pasta, patates, peynir, prenses, rahatsız etmeyen, Ramazan, Ren şarabı, resim, resimler, Ruhsal, sabah, sabırlı olan, Sabırsız olma, Saçak kök, Saf hale gelmek, Sağlam dostluk, sevgili, sıradan, Sonbahar, Sonbaharda ekilen, sosyal, taklit etmek, tatlı su kurtları, taze ot, Teknoloji, Telefon, televizyon, tohum zarı, Türk - Rus ilişkileri, türk doktoru, türk yemekleri, tuvalet, ufak parça, uzakta kalma, vitamin, yaprağı olan, yatak odası, Yavru kuş, yazar, yedi defa, yemek, yeni bitmiş, yorgun, Yorum, yumurta, Yuva yapmak, zeytin

Günlük hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Günlük hakkında >>

Kategori Bilgi | Yorum yap

Google
Özel Arama
1

ansiklopedi - Copyright © 2009 Bilgi video, seri ilan, resim, osmanlı alfebesi, soğuk varlık, amonyak,

casino on line