ASİYE
ASİYE hakkında diğer dizin sayfaları >>ASİYE
Özet:ASİYE, Musa peygamberi Nil nehrinde bulup büyüten kadın, Mısır firavununun karısı. Tevrat’a göre Âsiye, firavun’un kızı, Kur’an’a göre ise karışıdır.
Etiketler:ASİYE, Mısır firavunu, Musa peygamber, Nil nehri
ASİYE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ASİYE hakkında >>
AŞAR
AŞAR hakkında diğer dizin sayfaları >>AŞAR
Özet:AŞAR çoğl. i. (ar. ‘uşr, Osmanlıca ‘öşr, onda bir’den a’şâr). Esk. Toprak ürünlerinden beytülmal (hazine) giderleri için onda bir oranında alınan vergi: Ancak, devlet, halk yoluna yaptıkları bu hizmetten dolayı onları her türlü vergiden, aşardan, hattâ askerlikten affederek, hizmetlerini mükafatlandırmıştı (N. Araz). Bilseydim bu sene hiç aşar almazdım (S. F. Abasıyamk). Bk. ansİkl. || Onda birler. // Kur’an-ı Kerim’in onar ayetlik parçaları.
Etiketler:Adalet divanı, Ak hale getirmek, alınan para, alınan vergi, Allah vergisi, Arabistan, AŞAR, Cumhuriyet devri, Demiryolu, din adamları, Fransa, güçlü adam, harman, Hiç olmazsa, Hıristiyan, Hıristiyanlik, Hıristiyanlık çağı, hükümet, Hümayun, ingiltere halkı, kara ordusu, Karaman, Kosova Meydan savaşı, Kosova savaşı, maliye işleri, meyve ağaçları, Musa peygamber, müslüman hükümdar, Osmanlı devleti, peygamber, Rumeli, sancak bey, Selâhaddin Eyyubî, Tanzimat, Tanzimat devri, toprağın verimli olması, toprak, toprak sahipleri, toprak ürünleri, vergi işleri, vergi usulü, vergiden muaf
AŞAR hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AŞAR hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ABARİM
ABARİM hakkında diğer dizin sayfaları >>ABARİM
Özet:ABARİM. Esk. coğ. Lût gölü ile Moab yaylası arasındaki sıra dağlar. Bu dağlardaki Nebo tepesinden, Musa peygamber, ölmeden önce son bir defa mev’ud toprakları seyretmişti, (L)
Etiketler:ABARİM, Lût gölü, Musa peygamber
ABARİM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ABARİM hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAMİRİLER
SAMİRİLER hakkında diğer dizin sayfaları >>SAMİRİLER
Özet:SAMİRİLER, Filistin’de Nablus yöresinde oturan bir topluluk. Tarihleri oldukça eskidir ve Babil devrine kadar uzanır.
Etiketler:Arap krallığı, Arapça, Araplar, Babil, babil dili, Babil krallığı, Bolu, Campania, Çay özü, Devrin tarihleri, dinî eserler, dut çeşidi, edebî çalışmalar, edebiyat topluluğu, eklem, eklem tipi, er meydanları, Filistin, Floransa, Gelo çayı, Hıristiyan, ilim adamı, ilim topluluğu, kutsal Doğan, Kutsal Kitap, Kuzey Filistin, Mezopotamya, minyatür, Musa peygamber, musevî, müslüman, müslüman topluluğu, Paris, peygamber, Rembrand, ROSSANO, SAHNE, sami lehçeleri, SAMİRİLER, San Luca topluluğu, savaş sahnesi, siyasî hürriyet, tıp kitabı, Van, Van Gogh
SAMİRİLER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAMİRİLER hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAHİP , SAHİB
SAHİP , SAHİB hakkında diğer dizin sayfaları >>SAHİP , SAHİB
Özet:SAHİP veya SAHİB i. ve sıf. (ar. şahb’dan şühib). Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan ve onu kanun sınırları içinde istediği gibi kullanma hakkını elinde bulunduran kimse:
Etiketler:Af çıkmak, Ahmed Rasim, ayrı tutulan, Halid Ziya Uşaklıgil, halife Osman, hibe etmek, Hindistan, Hükümdar, Hz. Muhammed, içinde bulunulan, islam köyü, Kars, koruyan görevli, köy çocuğu, koyu olmak, Kutsal kimse, Kutsal Kitap, malik olanlar, Mülkiye, Musa peygamber, namuslu, namuslu savaşçı, olgunluk çağı, Osmanlı, Osmanlı devleti, otomobil, peygamber, sadrazam, SAHİB, SAHİP, şanslı olmak, saygı sözü, Sıffin savaşı, Sikke, Tımar etme, üstün kudret
SAHİP , SAHİB hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAHİP , SAHİB hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SABUN
SABUN hakkında diğer dizin sayfaları >>SABUN
Özet:SABUN i. (ar. şâbün). Sabun sanay. Bir alkalinin yağlı bir madde üzerine etkisiyle elde edilen, temizlik ve yıkama işlerinde kullanılan madde. (Bk. ANSiKL.)
Etiketler:alıp satma işi, ameliyat, antiseptik, Atmosfer, Ayılma, Bakteri, baskı kalıpları, Bel sinir ağı, böcek, cam sanayi, camiin adı, Cerrah, cerrahî tedavi, Çöven, çözelti, demir âlet, deterjan, duru temiz, düz arazi, eklem, etanol, etil alkol, Filistin, flüorür, Gaziantep, geometri, geometrik, gerçek olarak, gliserin, gösteriş, Hindistan, hindistancevizi, İzmir, kestane, koku alma, kokulu sabun, kuru şeker, kütle ağırlığı, maden türevleri, manganez, Metalürji, Molekül, molekül ağırlığı, molekül yoğunluğu, Musa peygamber, öğüt verme, Ok şeklinde, öldürücü ilaçlar, organik, peygamber, PiREKAPAN, Potasyum, PULCUK, reçine, rengini kaybetme, sabun, Sabun hali, sabun karışımı, sabun taşı, Sağlam hal, Sağlam yapılı, sakin hava, Sakin olma hali, sentetik, Sermaye, sıcak hava, Sıcaklık, sırlı cam, soda çözeltileri, sodyum hidroksit, sodyum tuzu, soğuk hava, sülfür elde etme, taze ot, tedavi metodu, temiz olma, Temizlik, tepkime, tepkime, tıp kolu, Türkiye, tuvalet, viskozite, yağlı maddeler, Yıllık, yüksek sıcaklık, yumuşatma, yunan dili, Yunanistan
SABUN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SABUN hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PEYGAMBER
PEYGAMBER hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYGAMBER
Özet:PEYGAMBER i. (fars. peyam veya peyğâm, haber ve -ber, getiren’den peyam-ber, peyğüm-ber). Tanrı’nın emirlerini bildiren kimse: Bizim vali bey eskiden gelseydi peygamber olurdu. (M.Ş.Esendal). Çakmakçılarda Yeni Han … «Yeni» dedimse Nuh peygamber zamanından kalma… (Kemal Tahir). [Eşanl. NEBİ. RESUL.] || özel olarak Hazret! Muhammed (bu anlamda, özel isimdir): Ey ulu Peygamberimiz nerdesin? / Dinle minaremde öten gür sesin (M.Â. Ersoy). / Teşm. yol. Tahmin veya rastlantı sonucu geleceği, olacakları haber veren kimse./ Yalancı peygamber, peygamberlik taslayan kimse.
— ÇEŞ. DEY. Allah’ın emri Peygamberin kavliyle. Bk. KAVİL. / Nuh der peygamber demez. Bk. DEMEK.
— ANSiKL. Din. Tanrı ile insanlar arasında habercilik ve elçilik görevlerini yapan kimselere değişik adlar verilir. Farsça’da «haber getiren» anlamında pey-amber (peygamber), Arapçada gene «haber ulaştıran» karşılığı nebi, «elçi» anlamına gelen resul kelimeleri kullanılır. Bu kavramlarla nitelenen kimselerin islâm dinine göre Tanrı tarafından özel olarak görevlendirilmeleri gerekir.
Kur’an’da peygamber kelimesinin karşılığı olarak nebi ve resul’ün yanında beşır (sevinçli haber getiren) [Bakara süresi, 119; Sebe suresi, 28; Fatir suresi, 24; Fussilet suresi, 4 v.d.] ve nezir (ihtar edici, korkutucu, uyarıcı) [Fatır suresi, 24; Maide suresi, 19; Hud suresi, 25; Sebe suresi, 44 v.d.] kelimeleri de kullanılır. Din deyimleri arasında nebi ve resul kavramları bazen birbirinden farklı anlamlarda kullanılır. Yeni bir şeriat ve yeni bir kitap getiren peygambere resul, yeni bir şeriat ve kitap getirmeyen, yalnız kendisinden önce gelen bir resulün bildirdiği şeriat kurallarını uygulayan ve kitabını bildiren kimselere de nebi adı verilir. İslâm inancına göre peygamberlerle öteki insanlar arasında maddî yaşayış bakımından bir ayrılık yoktur; bütün peygamberler de birer insandır (Enbiya suresi, 7-8). Onları öteki insanlardan ayıran şey daha çok Cebrail aracılığıyle kendilerine Tanrı tarafından gönderilen vahiy (bk. VAHİY) ve taşıdıkları bazı niteliklerdir. Bu nitelikler ismet (masum olmak ve günah işlememek), emanet (kendine güvenilir ve emin olmak), sıdk (doğru sözlü olmak, yalan söylememek), fetanet (akıllı ve anlayışlı olmak) ve tebliği şeriat’tır (Allah tarafından bildirilen şeriat hükümlerini ümmetlerine bildirmek). Kur’an’a göre her ümmete kendilerine doğru yolu göstermek ve Tanrı’nın buyruklarını bildirmek için bir peygamber gönderildi (Yunus suresi, 47). Fakat bu peygamberlerin hepsinin adları bildirilmedi. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin sayısı 25′tir: Âdem, Idris, Nuh, Hut, Salih, ibrahim, Lut, ismail, Ishak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Ilyas, Elyesa, Zulkifl, Yunus, Zekeriya, Yahya, Isa, Hz. Muhammed. Ayrıca Kur’an’da adı geçen Lokman, Zülkarneyn ve üzeyr’in peygamber oldukları kesin olarak bildirilmediğinden bunların peygamber veya veli sayılmaları konusunda görüş ayrılığı vardır. Kur’an birçok peygamberin kendilerine inanmayan kimseleri ikna etmek için Allah’ın kudreti ve izniyle tabiatüstü başarılar gösterdiklerini bildirir ve örnekler verir (bk. MUCİZE).
islâm inancına göre Allah bazı peygamberlerine emirlerini bir kitapla bildirdi. Peygamberlerden Davud’a Zebur, Musa’ya Tevrat, isa’ya incil ve Hz. Muhammed’e de Kur’an-ı Kerim adlı kitaplar indirildi. Bu kitapların dışında, bazı peygamberlere de Allah, emirlerini sayısı değişen sayfalarla (suhuf) bildirdi. Âdem’e 10, Şife 50, Idris’e 30, ibrahim’e 10 sayfa gönderildi. Bütün peygamberlerin tanrı katında ayrı ayrı dereceleri vardır, islâm dinine göre bunların en yücesi (ekmel) Hz. Muhammed’dir. ilk peygamber Âdem, son peygamber ise Hz. Muhammed’dir. Ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
♦ Peygamberan çoğl. i. Esk. Peygamberler.
♦ Peygamberane zf. Esk. Peygambere yakışır tarzda.
♦ Peygamberi i. Esk. Peygamberlik. Sıf. Peygamberle ilgili. (M)
Etiketler:Arapça, Çok anlayışlı, Davud, dini ayrılık, Farsça, Hz. İsa, Hz. Muhammed, insan, islâm peygamberi, kitap, Kur'an-ı Kerim, Lût peygamber, masum olmak, Musa peygamber, PEYAM, PEYGAM, peygamber, tabiat bakımı, tanrı, Yusuf suresi
PEYGAMBER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYGAMBER hakkında >>
