AŞIRI
AŞIRI hakkında diğer dizin sayfaları >>AŞIRI
Özet:AŞIRI sıf. Alışılandan çok, pek fazla: Böylelerinin aşırı zekâları ve keskin buluşları vardır (Ş. S. Aydemir). Aslında Nermin aşırı titiz bir ev kadını değildi (K. Tahir). // Müfrit: İtilâf fırkasının içinden ayrılmış bir aşırı takım böyle bir kabineyi… (Y. K. Karaosmanoğlu). Aşırı solcular. || İ. Bir şeyin ötesinde: Deniz aşırı. \\ Zf. Ötede, uzakta: İki ev aşırı oturuyorlar.
Etiketler:Açık artırma, açıklama yapma, aerodinamik, Akıl hastalığı, AŞIRI, aşırı derece, aşırı salgılar, Aşırılık, Atma tarzı, Atmosfer, Ava gitmek, balıkçılık, Basınç, buharlaşma, cisim hali, Çocuk hastalığı, deniz parçası, Descartes, dikkatin azalması, din bilgini, Dini uygulama, donma derecesi, Elektronik, element, erimiş madde, Felsefe, fizikçi, Fosfor, fosfor yatakları, gaz tabakası, gliserin, Gruplanmış, hastalık, hava tabakası, helyum çekirdeği, İç hastalıkları, ilave olarak, ısı iletkenlikleri, ısıtma devresi, Jeomorfoloji, Kaynama noktası, kısaltma sonucu, klorlu bileşikler, Köşe atası, kristal, kristal yapı, kurşun yatakları, magnetik, magnetohidrodinamik, maliyet, metal tozları, Metalürji, Mıknatıs, mineral, orta irilik, patoloji, petrografi, ruh hali, Sağlam yapılı, Serbest dönme, sindirim, sindirim bozuklukları, sindirim hastalıkları, sinir bozuklukları, sıtma taşıyan, sıvının hareketi, sovyet fizikçisi, su buharı, Taşralı kadın, Teknoloji, tepkime, tepkime sonucu, tuz yatakları, uzakta kalma, yalıtkan, yana dönme hareketleri, yoğunlaşma noktası, yoğunluk, zaman parçası
AŞIRI hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AŞIRI hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ADAMKİEWİCZ (Albert)
ADAMKİEWİCZ (Albert) hakkında diğer dizin sayfaları >>ADAMKİEWİCZ (Albert)
Özet:ADAMKİEWİCZ (Albert), polonyalı hekim (Zerkow 1850-Viyana 1921). Krakov üniversitesinde patoloji hocası (1878).
Etiketler:ADAMKİEWİCZ, Damar, hekim, patoloji, sinir
ADAMKİEWİCZ (Albert) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADAMKİEWİCZ (Albert) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ABERCROMBİE (John)
ABERCROMBİE (John) hakkında diğer dizin sayfaları >>ABERCROMBİE (John)
Özet:ABERCROMBİE (John), ingiliz hekimi ve psikiyatrı (Aberdeen 1780-Edinburgh 1844).,
Etiketler:ABERCROMBİE, Araştırma, Edinburgh, fizyoloji, hastalık, hekim, ingiliz, ingiliz hekimi, omurilik, patoloji, Psikoloji
ABERCROMBİE (John) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ABERCROMBİE (John) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Abderhalden reaksiyonu
Abderhalden reaksiyonu hakkında diğer dizin sayfaları >>Abderhalden reaksiyonu
Özet:Abderhalden reaksiyonu, fizyolojik (gebelik) veya patolojik (kanser, virüs bakteri, parazit) bir ajan tarafından sokulan protein cinsinden bir yabancı maddeye karşı savunabilmek için. organizmanın saldığı proteolitik mayanın serumda ortaya çıkmasını sağlayan reaksiyon. Gerçekleştirmede karşılaşılan zorluklar yüzünden Abderhalden reaksiyonundan her zaman kesin sonuç alınamaz, (L)
Etiketler:ABDERHALDEN, Abderhalden reaksiyonu, Bakteri, fizyoloji, organizma, patoloji, protein, protein cinsi, serum
Abderhalden reaksiyonu hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Abderhalden reaksiyonu hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SARA veya SAR’A
SARA veya SAR’A hakkında diğer dizin sayfaları >>SARA veya SAR’A
Özet:
Etiketler:Ahmed Rasim, algı kaybı, av köpeği, bağırsak, baygınlık, Bel sinir ağı, bulaşıcı hastalığın adı, Cerrah, cerrahî tedavi, Çırpınma, Çocuk hastalığı, çocukluk, döküntü, Duygusal, ek gram, görme, hareket sinirleri, Hasta, hayvanlar, Hücre, hücre zarları, hücrelerin yok olması, ilâçlar, insan beyni, kafatası, KASLAR, kimyasal, kimyasal ilâçlar, kutuplanma, nöbeti gelme, patoloji, rastgele, ruh hali, Ruhsal, ruhsal hayat, SARA, sara hastalığı, Sara krizleri, sara nöbeti, Saranın sebepleri, Saranın tedavisi, semiyoloji, şiddetli koma, sinir, sinir bozuklukları, sinir hastalığı, sinir hücreleri, taraf tutma, Tat duygusu, tedavi, Vücut zarları, zarlar
SARA veya SAR’A hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SARA veya SAR’A hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAPPEY (Marie Philibert Constant)
SAPPEY (Marie Philibert Constant) hakkında diğer dizin sayfaları >>SAPPEY (Marie Philibert Constant)
Özet:SAPPEY (Marie Philibert Constant), fransız anatomi bilgini (Bourg-en-Bresse 1810-Paris 1896). 1868-1886 Arasında Paris Tıp fakültesinde profesörlük yaptı.
Etiketler:anatomi bilgini, fakülte, fizyoloji, fizyoloji bilgini, fransız anatomi, Omurga, patoloji, profesör, SAPPEY, Tıp fakültesi
SAPPEY (Marie Philibert Constant) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAPPEY (Marie Philibert Constant) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SANRI
SANRI hakkında diğer dizin sayfaları >>SANRI
Özet:SANRI i. (sanmak’tan). Uyanık bir kişinin kendi dışında var sandığı ama gerçekte yok olan olayları algılaması. (Eşanl. BİRSAM.)
Etiketler:ADRENALİN, akıl hastalıkları, alkol, Araştırma, Basel, benzerlik, benzerlik hali, bilinç durumları, Delirium tremens, diş kökü, garip olaylar, görme, Görmesi normal, hayvan hastalıkları, iç sıkıntısı, işitme sanrısı, kimyacı, kimyasal, koku alma, koyabilecek ilâç, laboratuvar, mantar, müzik dili, objektif, organlar, patoloji, PSİKANALİZ, PSİKİYATRİ, psişik, ressam, RH grubu, ruhi hal, SAĞLIK, SANMAK, SANRI, sentetik, Sıkıntı, tedavi, tedavi etmek, tehlikeli durumlar, Uyanık, uyuşturucu madde, vakanüvis, yalan sözler
SANRI hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SANRI hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SALPENJİT
SALPENJİT hakkında diğer dizin sayfaları >>SALPENJİT
Özet:SALPENJİT i. (fr. salpingite). Jinekoloji. Fallop borularının iltihaplanması.
Etiketler:antibiyotik, Cerrah, cerrahî müdahale, dölyatağı, enfeksiyon, iltihap, jinekoloji, NEZLE, ölü yumurta, patoloji, peritonit, SALPENJİT, üzücü
SALPENJİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SALPENJİT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SALKOWSKİ (Ernst Lecpold)
SALKOWSKİ (Ernst Lecpold) hakkında diğer dizin sayfaları >>SALKOWSKİ (Ernst Lecpold)
Özet:SALKOWSKİ (Ernst Lecpold), alman kimyacısı, fizyoloji ve patoloji uzmanı (Königsberg 1844-Berlin 1923). Königsberg tıp kliniğinde, Heidelberg fizyoloji enstitüsünde ve Berlin patoloji enstitüsünde çalıştı. Sidikte pentoz bulunmasıyle belirlenen ve az rastlanan bir hastalığı tanımladı.
Etiketler:Berlin, fizyoloji, Heidelberg, kimya uzmanı, kimyacı, patoloji, pentoz, SALKOWSKİ
SALKOWSKİ (Ernst Lecpold) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SALKOWSKİ (Ernst Lecpold) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAĞIR-DİLSİZLİK
SAĞIR-DİLSİZLİK hakkında diğer dizin sayfaları >>SAĞIR-DİLSİZLİK
Özet:SAĞIR-DİLSİZLİK i. (sağır-dilsiz’den sa-ğır-dilsiz-lik). Sağır olma hali.
Etiketler:Ayırım yapma, fiil sistemi, patoloji, ruh hali, ruhi hal, Sağır olma hali, SAĞIR-DİLSİZ, SAĞIR-DİLSİZLİK
SAĞIR-DİLSİZLİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAĞIR-DİLSİZLİK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROUSSY (Gustave)
ROUSSY (Gustave) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROUSSY (Gustave)
Özet:ROUSSY (Gustave), fransız hekim ve bilgini (Vevey 1874-Paris 1948).
Etiketler:anatomi, diyabet, fransız anatomi, fransız anatomi bilgini, Fransız Enstitüsü, hekim, Paris, patoloji, Patolojik anatomi, ROUSSY, şekersiz diyabet
ROUSSY (Gustave) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROUSSY (Gustave) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROUS (Peyton)
ROUS (Peyton) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROUS (Peyton)
Özet:ROUS (Peyton), amerikalı biyoloji bilgini (Baltimore 1879-New York 1970). öğrenimini Johns Hopkins hastahanesinde yaptı ve 1909′da bu hastahanede patoloji profesörü oldu, daha sonra Rockefeller enstitüsüne geçti.
Etiketler:biyoloji, biyoloji bilgini, din bilgini, Din profesörü, hastahane, hayvanlar, kan hücresi, Nobel, Nobel Enstitüsü, patoloji, profesör, ROCKEFELLER, Rockefeller enstitüsü, ROUS, tıp bilgini
ROUS (Peyton) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROUS (Peyton) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROSENBACH (Ottomar)
ROSENBACH (Ottomar) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROSENBACH (Ottomar)
Özet:ROSENBACH (Ottomar), alman hekimi Krappitz, Silezya 1851-Berlin 1907). 1887′de Breslau’da Allerheiligenhospital’e başhekim oldu.
Etiketler:alman hekimi, aşırı görüşler, Berlin, Breslau, bulaşıcı hastalık, organik, organik hastalık, patoloji, ROSEN, ROSENBACH
ROSENBACH (Ottomar) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROSENBACH (Ottomar) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROGER (Henri)
ROGER (Henri) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROGER (Henri)
Özet:ROGER (Henri), fransız hekimi ve bakteriyologu (Paris 1860-Saint-Leu-la-Foret 1946). 1905′te deneysel patoloji profesörü oldu; 1925′te fizyoloji kürsüsüne geçti. 1917′den 1930′a kadar Paris Tıp fakültesi dekanı idi. Çalışmaları arasında bakteriyoloji, kendi kendine zehirlenmeler, karaciğerin zehirler üstündeki etkisi ve akciğerlerin yağları ortadan kaldırmasıyle ilgili çalışmaları önemlidir. (L)
Etiketler:akciğer, Akciğer ağları, Bakteriyoloji, deneysel patoloji, Din profesörü, fizyoloji, fizyoloji kürsüsü, fizyoloji profesörü, fransız hekimi, karaciğer, Paris, patoloji, profesör, ROGER, Tıp fakültesi, tıp profesörü
ROGER (Henri) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROGER (Henri) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ROBİN (Charles)
ROBİN (Charles) hakkında diğer dizin sayfaları >>ROBİN (Charles)
Özet:ROBİN (Charles), fransız anatomi bilgini (Jasseron, Ain 1821 – ay.y. 1885). Bir patolojik anotomi kürsüsü ve bir karşılaştırmalı anatomi laboratuvan kurdu; 1862′de Histoloji kürsüsüne tayin edildi. 1876′da Ain senatörü oldu.
Etiketler:anatomi bilgini, Cerrah, Charles, fizyoloji, fizyoloji bilgini, fizyoloji kürsüsü, fransız anatomi, fransız bilgini, fransız cerrahı, Karşılaştırmalı anatomi, kılcal damar, patoloji, ROBİN, tıp bilgini
ROBİN (Charles) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ROBİN (Charles) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RİVERA (Vincenzo)
RİVERA (Vincenzo) hakkında diğer dizin sayfaları >>RİVERA (Vincenzo)
Özet:RİVERA (Vincenzo), italyan botanikçisi (Aquila 1890). 1927′den sonra Perugia üniversitesinde bitki patolojisi, 1945′ten sonra Roma üniversitesinde botanik profesörü oldu.
Etiketler:bitkiler, Bitkisel dokular, biyoloji, botanikçi, general, Hasta, hastalık, Hücre, italyan botanikçi, metabolizma, milletvekili, patoloji, profesör, radyo, RİVERA, Roma imparator, X ışınları
RİVERA (Vincenzo) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİVERA (Vincenzo) hakkında >>
RİNDFLEİSH (Georg Eduard)
RİNDFLEİSH (Georg Eduard) hakkında diğer dizin sayfaları >>RİNDFLEİSH (Georg Eduard)
Özet:RİNDFLEİSH (Georg Eduard), alman anatomi bilgini (Cöthen, Anhalt 1835-Würzburg 1908).
Etiketler:anatomi, anatomi bilgini, bilim kitabı, patoloji, RİNDFLEİSH
RİNDFLEİSH (Georg Eduard) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİNDFLEİSH (Georg Eduard) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Rieder hücreleri
Rieder hücreleri hakkında diğer dizin sayfaları >>Rieder hücreleri
Özet:Rieder hücreleri, lösemi gibi bazı hastalıklarda kanda görülen patolojik akyuvar; hemopoyetik dokunun anormal çalıştığının belirtisidir. (M)
Etiketler:akyuvar, Hasta, Hücre, patoloji, patolojik belirti, Rieder hücreleri
Rieder hücreleri hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Rieder hücreleri hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RİCHET (Charles)
RİCHET (Charles) hakkında diğer dizin sayfaları >>RİCHET (Charles)
Özet:RİCHET (Charles), fransız hekimi (Paris 1882-ay.y. 1966), fizyolog Charles Richet’nin oğlu. Paris Tıp fakültesinde profesör oldu.
Etiketler:Charles, fakülte, fizyoloji, fransız hekimi, hekim, içsalgı, İkinci Dünya savaşı, Milletlerarası, Paris, patoloji, profesör, RİCHET, sürgün, Tıp fakültesi, yetersiz
RİCHET (Charles) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİCHET (Charles) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RİCHARDS (Dickinson Woodruff)
RİCHARDS (Dickinson Woodruff) hakkında diğer dizin sayfaları >>RİCHARDS (Dickinson Woodruff)
Özet:RİCHARDS (Dickinson Woodruff), amerikalı hekim (Orange, New Jersey 1895).
Etiketler:alman hekimi, Araştırma, araştırma enstitüsü, atardamar, atardamar hastalıkları, Basınç, başkan, bebek, Cerrah, cerrahî tedavi, Columbia, Columbia üniversitesi, Damar, doğuştan, doktor, fizik tedavi, fizyoloji, Hasta, hastahane, hastalık, hekim, isim yapma, kalb hastalıkları, Londra, New Jersey, New Jersey koleji, New York, Nobel, patoloji, profesör, Richard, RİCHARDS, tedavi, tıp araştırmaları, tıp profesörü
RİCHARDS (Dickinson Woodruff) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİCHARDS (Dickinson Woodruff) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Rhesus faktörü (rhesus maymunundan)
Rhesus faktörü (rhesus maymunundan) hakkında diğer dizin sayfaları >>Rhesus faktörü (rhesus maymunundan)
Özet:Rhesus faktörü (rhesus maymunundan), 1941′de amerikalı Landsteiner ve Wiener tarafından bulunan kan özelliği; çeşitli alanlarda (kan nakli, yeni doğmuş çocuk patolojisi v.b.) uygulanır.
Etiketler:akıl azlığı, Akıl hastalığı, Alyuvar, alyuvar miktarı, Amerika maymunu, amerikalı kadın, antikor, Araştırma, aynı soydan, Çocuk hastalığı, çocuklar, Damar, formül, frengi antikorları, gebelik, Hasta, Hastalığı olmayan, kan uyuşmazlıkları, maymun, patoloji, RHESUS, Rhesus faktörü, serum, şırınga, Tavşan, tedavi
Rhesus faktörü (rhesus maymunundan) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Rhesus faktörü (rhesus maymunundan) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REVERDİN (Auguste)
REVERDİN (Auguste) hakkında diğer dizin sayfaları >>REVERDİN (Auguste)
Özet:REVERDİN (Auguste), isviçreli cerrah (Cenevre 1848-ay.y. 1908).
Etiketler:âlet, ameliyat, Araştırma, Cenevre, Cerrah, fakülte, Hasta, hastahane, iğne, patoloji, profesör
REVERDİN (Auguste) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REVERDİN (Auguste) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RENORENAL
RENORENAL hakkında diğer dizin sayfaları >>RENORENAL
Özet:RENORENAL sıf. (fr. reno-renal). Patol. Renorenal refleks, hastalanan bir böbreğin öteki böbrekte de aynı hastalığa yol açmasına sebep olan görevdeşlik refleksi (msl. refleks anüri). [L]
Etiketler:böbrek, Hasta, hastalık, patoloji, REFLEKS, RENORENAL
RENORENAL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RENORENAL hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REJİM
REJİM hakkında diğer dizin sayfaları >>REJİM
Özet:REJİM i. (lat. regimen, yönetmek eylemi’nden fr. reğime). Yönetme, düzenleme tarzı, düzen.
Etiketler:akarsu, Alpler, Amerika Anayasası, Anayasa, aşınma, başkanlık görevleri, beslenme imkânı, böbrek, bolluk, bozuk mal, buharlaşma, çocuk olma hali, çocuklar, Çoğalma, Devletin kurulması, dil bozukluğu, diyabet, diyet, doku bozukluğu, dönme hızı, Dordogne, Doubs, eksik bir yanı olan, fizyoloji, fransız fransa, Fransız Pireneler, Gebe kadınlar, Gümrük idaresi, Güney Amerika, hafif yiyecek, hastalık, hava akımları, Hava kuvvetleri, her akşam, hukuk, Hukuk doktoru, hükümet, idare hukuku, iklim şartları, ince kum, insanda görülen hastalıklar, insanların beslenmesi, ırmak, Jüralar, Kabarmalar, kanada, karaciğer, karaciğer hastalığı, Karmaşık eylemler, kaynağın suyu, Kızılnehir, Kolesterol, Kura havzası, Loire, Maden dağları, maden suyu, Massif Central, Meuse, okyanus iklimi, patoloji, personel, Pirene, Pireneler, POTAMOLOJİ, Potasyum, protein, PROTiT, REJİ, REJİM, RİZE, RİZE dağları, ruh hastalıkları, sağlık hizmetleri, Senegal, Serbest dönme, sıcak bölgeler, sıcak su kaynağı, sindirim, sindirim hastalıkları, Sinop ili, Tanzimat, tedavi etmek, Tropikal, türk yemekleri, Türkiye, tuzlar, umumi haller, üstünlük ifade eder, var olmama, vitamin, Vosges, Yağmur, yeme ihtiyacı, Yetişkin, yiyecek, yolu izleyen, Yüksek mahkeme, Yürütme gücü, Zayıflamak
REJİM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REJİM hakkında >>
RECKLİNGHAUSEN (Friedrich Daniel)
RECKLİNGHAUSEN (Friedrich Daniel) hakkında diğer dizin sayfaları >>RECKLİNGHAUSEN (Friedrich Daniel)
Özet:RECKLİNGHAUSEN (Friedrich Daniel), alman patolojik anatomi uzmanı (Güters-loh, Westfalen 1833 – Strasbourg 1910).
Etiketler:anatomi, Friedrich, hastalık, patoloji, Patolojik anatomi, RECKLİNGHAUSEN, Strasbourg
RECKLİNGHAUSEN (Friedrich Daniel) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RECKLİNGHAUSEN (Friedrich Daniel) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REANİMASYON
REANİMASYON hakkında diğer dizin sayfaları >>REANİMASYON
Özet:REANİMASYON i. (fr. reanimation). Ted. Had ve ağır hastalık hallerinde, suyuk ve fonksiyonlardaki dengeyi normale döndürmek amacıyle başvurulan fizik, kimyasal ve biyolojik yolların tümü.
Etiketler:Akciğer borusu, akıl bozukluğu, Akıl hastalığı, Alternatif akım, ameliyat, anestezi, antibiyotik, atardamar, bağlama sistemi, biyolojik metot, biyolojik olay, biyolojik özellik, böbrek, Böbrek nakli, böbrek yetersizliği, bozuk mal, Çarpma, Cerrah, cerrahî tedavi, Çocuk hastalığı, damar bozuklukları, dans etmek, deri solunumu, dikkatli ol, dil bozukluğu, Döndürmek, duyu kaybı, elektrik deşarjı, elektron tüpü, Elektronik, fonksiyon bozuklukları, Gramın yüzde biri, hastalık, kalp yetersizliği, kansızlık hali, kimyasal ilâçlar, komplikasyon, kontrol etme, Kulak kiri, kuvvet verici, maden suyu, Nabız bozukluğu, paroksistik, patoloji, reanimasyon, Sağlam yapılı, Sakin olma hali, ses borusu, sinir hastalığı, sinir yolları, solunum, Solunum deliği, solunum yetersizliği, solunumun durması, söz dinleme, su deliği, tedavi etmek, toplardamar, yabancı cisim, yağ giderici, zehirlenme halleri
REANİMASYON hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REANİMASYON hakkında >>
QUİNTON (Rene)
QUİNTON (Rene) hakkında diğer dizin sayfaları >>QUİNTON (Rene)
Özet:QUİNTON (Rene), fransız fizyolojisti (Chaumesen-Brie 1867 – Paris 1925). College de France’ta Patolojik Fizyoloji laboratuvarında asistan olarak çalıştı, özellikle L’Eau de Mer, Milieu Organique (Organik Ortam, Deniz Suyu) [1904] adlı büyük eseriyle tanındı. Bu eserde, iç ortamımızın, hayatın başlangıcı olan deniz suyunun bir devamı olduğunu gösterir ve deniz suyunun hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği sonucuna varır. (L)
Etiketler:Deniz suyu, fizyoloji, hayat, laboratuvar, organik, patoloji, QUİN, QUİNTON, tedavi
QUİNTON (Rene) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: QUİNTON (Rene) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PURPURA
PURPURA hakkında diğer dizin sayfaları >>PURPURA
Özet:PURPURA i. Patol. Deri, mukoza veya özekdoku içindeki kılcal damarların kanaması. (Derideki purpura kırmızı bir leke halindedir ve cam basma ile kaybolmaz.)
Etiketler:Ağrı, alerjik, arsenik, Arsenik yiyen, arsenik zehirlenme, Auvergne, bağırsak, bağırsak kanamaları, bitki, büyüme bozuklukları, dalak büyümesi, damar bozuklukları, derideki kıl, dil bozukluğu, doku bozukluğu, eğreltiotu, Hastalığı olmayan, hastalık, hayvan hastalıkları, hayvanlar, kan muayenesi, kan pıhtısı, karaciğer, kılcal damar, kılcal damarlar, kimyasal, köpek, mide, mikroplu hastalık, patoloji, PIHTILAŞMA, PURPURA, romatizma, Romatizma hastalıkları, sülfamit, süresi belirsiz, tedavi, Van, vitamin, vitamin etkisi, X ışınları, zehirlenme belirtisi, zehirlenme halleri
PURPURA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PURPURA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PULLANMA
PULLANMA hakkında diğer dizin sayfaları >>PULLANMA
Özet:PULLANMA i. (pullanmak’tan pullan-ma). Pullanmak işi.
— G. santl. Bir tablonun üzerindeki boya tabakasının pul pul veya incecik şeritler halinde kalkması. (Pullanmaya verniğin iyi olmaması veya kötü bir astarlama ya da tablonun tuvalinin ikiye katlanması yol açabilir.)
Etiketler:Astar boya, boynuz, deri hastalıkları, Dökülme, granit, hastalık, kağıt, kristal, kristal yapı, kurak iklimler, parçacık, patoloji, PULLANMA, Sedef otu, yaprak
PULLANMA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PULLANMA hakkında >>
PSİKOSOMATİK
PSİKOSOMATİK hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOSOMATİK
Özet:PSİKOSOMATİK sıf. (fr. psychosomatique). Tıp. ve Psikiyatr. Hem organik, hem ruhsal alanla ilgili olan: Organik psikozlar psikosomatik hekimlik alanına girer.
— ANSÎKL. Psikosomatik hekimlik hastayı organizmasının tümüyle incelemeğe çalışır; konusu, bilinçli ve bilinçsiz ruhsal hayat ile organik belirtiler, yani hastalıklar arasındaki derin ilişkileri incelemektir. Psikosomatik hekimlikte, başlangıcından bugüne kadar çeşitli akımlar görülür:
— alman psikosomatik okulu, antropolojik bir hekimliğe yönelir;
Etiketler:Ağrı, anglosakson, Arkadaş, atardamar, bağırsak, bağırsak rahatsızlıkları, Beyin, bilgi nazariyesi, Büyük çanlar, damar bozuklukları, damar rahatsızlıkları, deri hastalıkları, doğa, fonksiyon bozuklukları, Göden, göğüs hastalıkları, hareketsiz, hastalık, hayat, hekim, hipertansiyon, içsalgı, İkinci Dünya savaşı, ince bağırsak, Kalınbağırsak, Klinik psikoloji, mide, organizma, parmak, patoloji, PROBLEM, PSİKANALİZ, Psikoloji, psikolojik analiz, PSİKOSOMATİK, PSİKOZ, romatizma, Romatizma hastalıkları, ruh hastaları, ruh hastalıkları, ruhî bozukluklar, ruhi uyarma, Ruhsal, ruhsal hayat, sıkıntılar, sindirim, sindirim bozuklukları, sindirim hastalıkları, solunum, sosyal, tabiî ilimler, tedavi, teknik ilimler, tipik hastalık, uyku hastalığı, uyku veren, Yaşanmış olaylar, yutak
PSİKOSOMATİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOSOMATİK hakkında >>
PSİKOPATOLOJİK
PSİKOPATOLOJİK hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOPATOLOJİK
Özet:PSİKOPATOLOJİK sıf. (fr. psychopatho-logique). Psikopatoloji ile ilgili. (L)
Etiketler:patoloji, PSİKOPATOLOJİ, PSİKOPATOLOJİK
PSİKOPATOLOJİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOPATOLOJİK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKOLOJİ
PSİKOLOJİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOLOJİ
Özet:PSİKOLOJİ i. (yun. psykhe, ruh ve logos, bilim’den fr. psychologie). Ruhsal olgular bilimi. || Karakter: Bir roman kahramanının psikolojisi.
— Sosyol. Kolektif psikoloji, bir sosyal grubun «kolektif bilinç»iyle ilgili psikoloji. (Her şeyi bireyler arası ilişkiye indirgeyen kişilerarası psikoloji’den farklıdır.)
— Ansikl. Psikoloji terimi, XVI. yy.da ortaya çıktı (Melanchthon). XVIII. yy.da Wolf, antropolojiyi, somatoloji ve psikoloji olmak üzere ikiye ayırdı. Psikolojiyi de iki bölümde ele aldı: ampirik psikoloji ve rasyonel psikoloji. İnsanları tanımak bakımından pratik bir değer taşıyan ve halk arasında yaygın olan ampirik psikoloji insanlık kadar eskidir. Bu pratik psiokloji edebiyatın tasviri psikolojisiyle gelişmiş ve bugün kullandığımız terimlerin çoğu bu kaynaktan çıkmıştır, öte yandan, zihin ve bilinç problemlerine yönelen felsefe, psikolojiyi, kendine bağlı bir dal gibi ele aldı. özellikle Bergson’un eserlerinde bu durum açıkça görülür. Ama psikoloji, XIX. yy .dan sonra ayrı bir bilim dalı haline gelerek kendiliğinden veya deneylerle yaratılabilen bilinç olgularının içebakışla incelenmesi üstünde temellendi, daha sonra da davranışların ve tavırların bilimi olmağa yöneldi. Watson’un bu anlayış içinde savunduğu teorik görüş, A.B.D.’de, «davranışçılık» adı altında, psikolojiyi bir karikatür haline getirir gibi oldu. Çünkü davranışçılık, bilinç olgularına ve iç fizyolojik süreçlere yönelmeyi kesinlikle reddediyor; sadece dış belirtilere dayanarak gözlemler yapmayı kabul ediyordu. Bugün alman «Tiefenpsychologie»si veya sezgiye önem veren ve kavrama amacını güden «derinlikler psikolojisi» de felsefe dayanmaktadır. Oysa, karşılaştırmalı psikoloji tabiat bilimlerine bağlanır: hayvan psikolojisi (zoolojik psikoloji), çocuk psikolojisi pedolojik psikoloji), ilkel insan psikolojisi (etnolojik psikoloji), akıl hastaları psikolojisi (patolojik psikoloji), insan tipleri psikolojisi (farklar psikolojisi), kalıtım psikolojisi (genetik psikoloji) ve «etoloji» (karakterlerin farklılık açısından incelenişi) gibi. Deneysel psikoloji ve psikometri araştırmaları, Fechner’in psikofizik’i ile (1860) başladı ve fizik olgularla bilinç olguları (uyartı ve duyum) arasındaki ilişkilerin incelenmesine yöneldi (Wundt’un ilk laboratuvarı 1879′da Leipzig’de, ilk fransız laboratuvarı olan Beaunis ve Binet’nin Sorbonne’daki laboratuvarı ise 1889′da açıldı). Bu araştırmalar, uygulamalara yol açan kanunların ve olguların bulunmasını sağladı. Bununla ilgili olarak deneylerin uygulanması (testler) için duyu-hareket işlevlerini ve zihnî işlemleri ölçmeğe yarayan bir metodoloji temellendirildi. Daha çok eğitim alanında kullanılan bu psikoteknik, bağlaşıklık indisleri ve faktör analizleri sayesinde deneylerin taşıdığı değerin (uygunluk, geçerlilik) istatistik bakımından denetlenmesiyle tamamlandı, insanın, gelişimi sırasında kendisini sosyalleştiren kolektiviteye bağlı bir organizma oluşu, davranışların nazarî ve uygulamalı incelemesinde iki ayrı alanın ortaya çıkmasına yol açtı: biyolojik alan (psikofizyoloji) ve sosyal alan (psikososyoloji). Sovyet psikolojisi, bilince büyük önem vermekle birlikte, yüksek sinir faaliyetini esas olarak ele alır; bu faaliyetin temeli Pavlov’un şartlandırma sürecidir; dil de, «ikinci bir işaret sistemi» olarak sosyal şartlanmanın sonucudur. Bilimsel psikoloji’nin birçok uygulama alanı vardır:
1. eğitimde, pedagoji metotlarının etkinlik bakımından incelenmesi, zekâ düzeyinin ve gelişiminin belirlenmesi, karakter bozukluklarının analizi, dil bozukluklarının düzeltilmesi;
2. sanayide, meslek seçme ve iş teşkilâtlandırılması;
3. askerlikte, acemi erlerin belli yerlerde görevlendirilmesi ve kadroların düzenlenmesi;
4. adalette, suçları önleme, mahkûmların eğitimi;
5. nöropsikiyatride, teşhise ve psikoterapiye yardım; çeşitli ilâçların ve tedavi metotlarının, özellikle ruhî cerrahlık müdahalelerinin doğurduğu etkilerin belirlenmesi. Uygulamalı psikolojiyle uğraşanlar, bir de ontoloji kanunu kurma endişesiyle dernekler ve sendikalar halinde toplanmışlardır.
Böylece, eğitim psikologları, danışmanlar, sanayi psikologları ve kliniklerde çalışanlar gruplar halinde teşkilâtlandı. A.B.D.’deki Psikoloji derneğinin 1955′te 13 000 üyesi (profesyonel, öğretici ve araştırıcı) vardı.
Bugün psikoloji biliminin başlıca alanları şunlardır: hayvan davranışları (hayvan psikolojisi)] fizyolojik ve nörolojik incelemeler (psikofizyoloji); çocuktaki gelişmenin incelenmesi (psikogenetik [GENETİK PSİKOLOJİ]); çocuğun okul ve meslek bakımından yönlendirilmesi (psikopedagoji); çeşitli davranışların, sinir sistemiyle ve özellikle dil ile ilişkilerinin ele alınması (psikolengüistik); acı duyma, yorgunluk v.b. hallerde gösterilen çeşitli tepkilerin, kişisel performans’lar (icralar) arasındaki farkların (farklar psikolojisi) ve grup halindeki davranışların incelenmesi (sosyal psikoloji). Psikolojinin ele aldığı bu yeni alanların kavlaklarında çeşitli bilimler ortaya çıkmıştır. Bu yeni bilimler arasında en önemlilerden biri, insanın makineye, makinenin de insana uymasını inceleyen bilimdir (ergonomi). Psikolojiye bağlı araştırmaların başka bir kolu da, şartlanmanın incelenmesine ve çocuğun tanınmasına yönelmiştir. Bu alanda, bilgi-işlem bakımından, elektronik tekniklerin ortaya çıkmasından faydalanılmaktadır. Nitekim programlı öğretim, bu alana girer. Pskolojik bilimlerin her biri, bir yandan, insan davranışlarında, en genel kanuna uygun olanı, öte yandan da, bu genel kanundan ayrılarak tıbbın marazî diye nitelendirdiği davranışlara dayanan özellikleri kendi inceleme hedefleri olarak ele alır. özellikle farklar psikolojisi, zihnî yetersizlikleri (oligofreniler), nicelik bakımından farklı kılan yönü tespit eder. Bundan başka, sosyal psikiyatri de sosyal psikolojiye bağlanabilir. Nihayet, algılama, hafıza, zekâ v.b. fonksiyonların ve öğrenme, alışkanlık v.b. davranışların eskiden beri yapılan deneysel incelenmesine, bunlarla ilgili bozuklukların incelenmesi de eklenmiştir. Meselâ hafıza bozukluklarının incelenmesi, hafızanın bazı temel mekanizmalarını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, bu vesileyle, yeni bir bilim dalı da doğmuştur. Bu bilim dalının amacı, bazı maddelerin davranış üstündeki etkisini sınıflamak ve ölçmektir. Bu yeni dal, psikofarmakoloji’dir. (->Bibliyo.) [L]
Etiketler:Analizle uğraşan, biyoloji, biyoloji ilimleri, biyolojik metot, biyolojik özellik, biyolojik teşhis, Cerrah, çocuk, deneysel patoloji, eğitim, Elektron, Elektronik, ev ilâçları, Felsefe, fizik, fizik ilimleri, fizyoloji, fizyolojik etkiler, gözlem, hayvan, icra, inceleyen bilim, insan, insanın incelenmesi, istatistik, karikatür, Klinik psikoloji, kolektif, Kumlar, laboratuvar, makine, marazî bozukluklar, Marazı hareket, mekanizma, öğretim, ölçmek için kullanılan, organizma, patoloji, pedagoji, PERFORMANS, PROGRAM, psikolog, Psikoloji, psikoteknik, PSİKOZ, PSYKHE, ruh hastaları, ruhi bozukluk, ruhî bozukluklar, Ruhsal, sinir bozuklukları, Sorbonne, sosyal, tanımak, tedavi, teori, teşkilât, tıp araştırmaları, tıp kolu, Uygulama alanları
PSİKOLOJİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOLOJİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKOLENGÜİSTİK
PSİKOLENGÜİSTİK hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOLENGÜİSTİK
Özet:PSİKOLENGÜİSTİK i. (fr. psycholinguis-tique). Dille ilgili olayları psikolojik görünümleri içinde inceleyen bilim.
— ANSiKL. Saussure’den beri modern dilbilime «dil» ile «söz» arasındaki ayırım hâkimdir. Dil, sosyal bir grubun üyeleri arasında alınıp verilen bütün sözlü bildirilerin gücül toplamına uygun bir sistemi belirtir. Söz, gerçekleştirilmiş sözlü bildirilerin, yani davranışlardan doğan dil olguları’nın somut çokluğunu belirtir. Dilbilim’in konusu dil ile dilin bölümlerinin (gramer, sözlük v.b.) ve işleyiş kurallarının incelenmesidir. Psikolengüistik in konusu, sözlü bildirilerin bazı görünümleriyle konuşanların ruhsal ö-zellikleri arasında bağlar aramaktır.
• Tarih. Dilbilimin tarihi eskidir ama psikolengüistik bilim olarak yeni ortaya çıktı: basılan bir eserde (Osgood ve Sebeok’un terim olarak ilk defa Amerika’da 1954′te yönetiminde yayımlanan Psycholinguistics) kullanıldı. Bilim dalları arasında ortaklaşa bir çalışma ile yazılan eser, yapısal dilbilimin metotlu ve nazarî bilgileriyle davranış psikolojisini birleştirmeğe çalışır. Eserde bildirim nazariyesi gibi bazı dış katkıların da «nemi büyük oldu. Dilbilimcilerle psikologların işbirliği, birçok güçlük yenildikten sonra sağlanabildi. İlk anlarda modern dilbilim kendi alanını biçimsel bir analiz olarak sınırladı ve dilin kullanılmasını sağlayan zihnî fonksiyonları psikologlarla tartışmayı konusu dışında saydı. Bu yüzden dilbilim, fonetik ve semantik gibi zihnî fonksiyonlarla da ilgili özel bilim dallarını bünyesine katmakta kararsızlık geçirdi. Diğer yandan bilimsel psikoloji özel söz davranışlarını, uzun zaman tanım veya deney yönünden inceledi ve dilbilim sisteminin bütününü kapsayan bir modele inmedi; onun için psikoloji, bu sistemin kullanılışıyle ilgili tümel edinme ve bozulma şekillerini (çocuğun dili, patolojik dil) anlamakta güçlük çekti. İki tarafın karşılaştığı bu güçlükler bilgi nazariyesi konusunda diyaloglara yol açtı ve çeşitli uygulamalardan doğan somut meseleler sonuç olarak iki bilimin kaynaşmasını ve psikolengüistiğin ortaya çıkmasını sağladı. Psikolengüistiğin bellibaşlı kurucuları arasında G.A. Miller, Osgood, Luria, Skinner ve Novrer sayılabilir.
Etiketler:bilgi hazinesi, bilgi nazariyesi, Birleştirme, çocuk, dilbilimci, doğa, Fonetik, fonksiyon bozuklukları, geri zekâlı çocuklar, gramer, haber, hayvan, hayvanlar, ilim dalları, inceleyen bilim, insan, istatistik, kelime hazinesi, Klinik psikoloji, konuşma dili, mantık sistemi, modern reklam, öğretim, ölümle ilgili, organik fonksiyonlar, patoloji, patolojik bozukluklar, PSİKOLENGÜİSTİK, Psikoloji, reklam, Ruhsal, semiyoloji, simge, sinir bozuklukları, sosyal, tarih bilimi, Teknoloji, Tıp öğretimi
PSİKOLENGÜİSTİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOLENGÜİSTİK hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKOFARMAKOLOJİ
PSİKOFARMAKOLOJİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOFARMAKOLOJİ
Özet:PSİKOFARMAKOLOJİ i. (fr. psycho-pharmacologie). insanların ilâç ve ecza etkisi altındaki davranışını inceleyen bilim dalı.
— ANSiKL. • Tarihçe. Psikotrop maddeler, çok esjkiden beri bilinmekle beraber, psikofarmakoloji oldukça yeni bir bilim dalıdır; ancak 1956′da bu adı aldı. Psikotrop maddelerin bu özelliğinin tecrübeyle anlaşıldığı (msl. haşhaş) ilk dönem bir yana bırakılırsa, psikofarmakolojinin doğuşu XIX. yy.dan itibaren sentetik kimyanın (kafein, mate), halüsinojenlerin (hayal gördürücüler), amfetaminlerin ve başlıca bartibüriklerin geliştirilmesi sayesinde gerçekleşti.
Psikofarmakoloji tarihinin çağdaş dönemi ağır psikozların tedavisinde etkili olan psikotrop maddelerin (bir nöroleptik olan klorpromazin [1952] ve sinir zayıflıklarına karşı kullanılan iproniazid [1957]) bulunmasıyle başlar. Şimdi araştırmalar, muhtemelen ruhsal bozuklukların kaynağı olan beyindeki biyokimya olaylarına ve bunların düzensizliğini gidermeğe yöneldi.
Etiketler:Akıl hastalığı, amfetaminler, Beyin, Biyokimya, deneysel patoloji, dikkatli ol, hastahane, hayat, hayvanlar, Hayvanlar Üstüne İnceleme, hekim, içsalgı, inceleyen bilim, insan, insan vücudu, kimyacı, kimyasal, klorpromazin, metabolizma, patoloji, PSİKANALİZ, PSİKİYATRİ, PSİKOFARMAKOLOJİ, PSİKOZ, ruhbilim, Ruhsal, ruhsal hayat, sentetik, sinir bozuklukları, sinir hastalığı, tedavi, toksik etkiler
PSİKOFARMAKOLOJİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOFARMAKOLOJİ hakkında >>
PSİKANALİZ
PSİKANALİZ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKANALİZ
Özet:PSİKANALİZ i. (fr. psychanalyse). Nevroz durumlarının tedavisine yönelen ve her şeyden önce yapıcı yorumlara dayanan psikoterapi metodu. || Psikanalize tabi tutmak, psikanalizle tedavi etmek. || Denetlemeli psikanaliz, psikanalizcinin yetişmesinde, didaktik psikanalizden sonra gelen analiz dönemi. Yetişen psikanalizci bu dönemde, tecrübeli analizciye, bir hasta üstüne yapmış olduğu analizin hesabını verir. || Didaktik psikanaliz, psikanalizcilik mesleğine, aday olan kişiye uygulanan psikanaliz. || Kaba psikanaliz, analitik ilişkiyi hesaba katmayan, malzemenin ancak Sınırlı bir yanını ele alan, karşı koymaları ve aktarmaları ihmal eden yersiz yorum. (Fantasmalar üstünde yapılan bu doğrudan doğruya yorum, hem güçlü olma arzusu gibi kişisel sebeplere, hem de psikanaliz nazariyesinin «şeyleşmesi» gibi genel sebeplere dayanır.)
— ANSiKL. Psikanaliz’i bugünkü gelişimlerine kadar, tüm olarak Sigmund Freud’a borçluyuz. Freud’un klinik ve teorik çalışmaları (metapsikoloji) üç dönemde incelenir:
1. «libido» (veya çocuktaki cinsel itkilerin [içgüdüsel eğilimler] bütünü), gerçeklikle çatışır. Çocuklukta yaşanan travmalarla ciddileşen itilmeler, nevrozluları sembolik olarak belirtilerin diliyle konuşmağa; zorlar;
2. cinsel travmaların genelliği ve gerçekliği, düşlerin açıklanmasıyla ilgilendiği sıralarda Freud tarafından şüpheyle karşılandı. Freud «yaşanan geçmiş»e bağlanması gereken fantasmalar (rüyalar) üstünde özellikle duruyor ve bu yaşanan geçmişi gerçekliğin işlenişi olarak görüyordu;
3. beşerî çatışmaların «tekrarlanma otomatikliği»ni gözönünde tutan Freud, cinsel içgüdülerin karşısına, hareketsizliğe götüren güçleri veya ölüm içgüdülerini koyuyor ve psişik organın üçlü kuruluşunu açıklıyordu: «Es» (bilinçsiz itkilerin bulunduğu yer); «ben» (dış gerçeklik ve bu gerçekliğin kısmen bilinçsiz olan iç anlatımı ile itkiler arasındaki dengenin sağlandığı yer) ve «benüstü» (çocuğun ana babasıyle özdeşleşmesinden türeyen ve sansürün kaynağı olan ahlâkî ve bilinçsiz kademe).
Kişiler arası çatışmalar, çocuğun çatışmalarını tekrarlar ve bunun patojen etkisi kompleksleri meydana getirir (Jung’un görüşü). Oidipus çatışması çocuğu aynı cinsten ana baba ile çatışma haline sokar; çocuk bu sırada karşıt cinse bağlanma yolundadır. Bu isteğe bağlı olan saldırganlık, suçluluk duygusuyle kat-merleşir. Hem hayranlık hem nefret duyan çocuğun iki yanlı davranışı, suçluluk duygusunu açıklar, özdeşleşmeyle çözülen bu durum, cinsel itkilerin «prejenital» düzeylerde, özellikler de «oral» ve «anal» düzeylerde dile geldiği uzun bir gelişimden sonra gerçekleşir. Freud’cu çalışmalar, bazı yakın dostlar tarafından tutku ile desteklenmiş ama öte yandan pek çok kişiyi öfkelendirmişti. Psikanaliz bütünüyle Freud’un dehasının eseridir.
Aynı zamanda, bazı öğrencilerinden ayrılmasına yol açan bilimsel taviz vermezliğinin de eseridir. Bu öğrenciler arasında özellikle C.C. Jung, A. Adler ve O. Rank, apayrı görüşler ortaya attılar. Bunların tekniği ve teorileri, Freud’a dayanmak isteyen psikanalizden farklıdır. Freud’un psikanaliz adı altında geliştirdiği doktrinin şu özellikleri vardır:
1. psikanaliz, başka bir metotla ulaşılması imkânsız zihin süreçlerinin araştırılması usulüdür;
2. bu araştırmaya dayanan psikanaliz, nevrozların bir tedavi metodudur;
3. psikanaliz, yukarıdaki usullere göre elde edilmiş bulunan bir psikolojik bilgiler tümüdür. Bunlar, hem yeni bir ilmî disiplin, hem genel bir psikoloji, hem de bir psikapatoloji meydana getirir. Freud’un doktrini, kendisinin bu noktayı açıkça belirtmemesine rağmen, bir antropolojinin de temellerini atar. Bu antropoloji, insanlar arasındaki ilişkileri ele alır.
Freud’cu psikanaliz, gözlem konusu olan iki olguyu açıklamak için harcanan bir çabadır. Bu iki olgu, aktarma ve karşı koymadır. İki olgunun dayandığı temel kavramlar ise, itilme, çocuk cinselliğinin kabul edilmesi ve ayrıca, rüyaların yorumlanması ve kullanılmasıdır. Ruh hayatını farklı kategorilerle açıklayan daha başka psikanaliz okulları da vaıdır. Meselâ Jung’un analitik psikolojisi özellikle, kolektif bilinçdışına ve Oidipus kompleksinin sembolik yorumuna önem verir. Bundan başka, Adler’in ferdî psikolojisi de, cinselliğin rolünü azaltarak saldırganlığın önemi üstünde durur. Psikanalizin şimdiki eğilim ve yönlerine gelince, bu açıdan, şu okulları ayırt etmek mümkündür:
— İngiliz okulunun temsilcileri Kari Abraham ve Melanie Klein’dır. Bu okul, çok daha uzak bir geçmişten gelen daha derin bir bilinçdışına ulaşmağa çalışır;
— temsilcisi Karen Horney olan görüş. Bu akım, kişi ile içinde yaşadığı çevre arasındaki gerçek çatışmalar üstünde durulması gerektiğine inanır;
— Anna Freud’un görüşü, «ben»in, gerek dış âlem gerek içgüdüsel itkilerin iç alemiyle olan bütünleyici fonksiyonuna önem verir. Anna Freud’a göre, «ben»in, iç uyartılara tepki olarak kullandığı savunma mekanizmaları, dış âleme tepki olarak kullandığı mekanizmaların aynıdır.
Etiketler:Ağrı, ahlâk dışı davranış, Analizle uğraşan, anglosakson, Antropoloji ilmi, bilgi nazariyesi, bilinç durumları, Borç, burjuva, cinsel sapıklık, çocuk, Çok sabırlı, demokrasi, didaktik, doktrin, Duygusal, eğilim gösterme, erkek çocuk, Fikir, fizik, fizik ilimleri, gözlem, Halk demokrasileri, hayat, hekim, içgüdü, iktidar, ingiliz kadın, insan, kaba saba, Kadın, Klinik psikoloji, konuşma dili, köy çocuğu, kültür, latin, mekanizma, nefret duygular, öğrenci, organın gelişmesi, patoloji, perspektif, PSİKANALİZ, Psikoloji, psikolojik analiz, PSİKOZ, psişik, ruh hastalıkları, Ruhsal, ruhsal hayat, rus etnografı, Sabır göstermek, sabırlı olan, Saldırgan olma, Sapık olma, sayma, Sembolik analiz, sinir ağrısı, sinir hastalığı, sosyal, sosyal teoriler, suçluluk, tedavi, tedavi etmek, tedavi metodu, tedavi usulü, teknik ilimler, teori, Yüz sürme, Zihin dengesi bozuk, Zihin karışıklıkları
PSİKANALİZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKANALİZ hakkında >>
