ADALE
ADALE hakkında diğer dizin sayfaları >>ADALE
Özet:ADALE i. (ar. ^adale). Kas: Gözleri kurumuş, yüzünün adaleleri bütün bütün gerilmişti (Ahmed Rasim). Ne adale sıkılığı bazuda (Peyami Safa). Bk. kas.
Etiketler:ADALE, Ahmed Rasim, belli olmak, KASLAR, Kuvvetli, PEYAM, Peyami Safa, sağlam
ADALE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ADALE hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PEYGAMBER
PEYGAMBER hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYGAMBER
Özet:PEYGAMBER i. (fars. peyam veya peyğâm, haber ve -ber, getiren’den peyam-ber, peyğüm-ber). Tanrı’nın emirlerini bildiren kimse: Bizim vali bey eskiden gelseydi peygamber olurdu. (M.Ş.Esendal). Çakmakçılarda Yeni Han … «Yeni» dedimse Nuh peygamber zamanından kalma… (Kemal Tahir). [Eşanl. NEBİ. RESUL.] || özel olarak Hazret! Muhammed (bu anlamda, özel isimdir): Ey ulu Peygamberimiz nerdesin? / Dinle minaremde öten gür sesin (M.Â. Ersoy). / Teşm. yol. Tahmin veya rastlantı sonucu geleceği, olacakları haber veren kimse./ Yalancı peygamber, peygamberlik taslayan kimse.
— ÇEŞ. DEY. Allah’ın emri Peygamberin kavliyle. Bk. KAVİL. / Nuh der peygamber demez. Bk. DEMEK.
— ANSiKL. Din. Tanrı ile insanlar arasında habercilik ve elçilik görevlerini yapan kimselere değişik adlar verilir. Farsça’da «haber getiren» anlamında pey-amber (peygamber), Arapçada gene «haber ulaştıran» karşılığı nebi, «elçi» anlamına gelen resul kelimeleri kullanılır. Bu kavramlarla nitelenen kimselerin islâm dinine göre Tanrı tarafından özel olarak görevlendirilmeleri gerekir.
Kur’an’da peygamber kelimesinin karşılığı olarak nebi ve resul’ün yanında beşır (sevinçli haber getiren) [Bakara süresi, 119; Sebe suresi, 28; Fatir suresi, 24; Fussilet suresi, 4 v.d.] ve nezir (ihtar edici, korkutucu, uyarıcı) [Fatır suresi, 24; Maide suresi, 19; Hud suresi, 25; Sebe suresi, 44 v.d.] kelimeleri de kullanılır. Din deyimleri arasında nebi ve resul kavramları bazen birbirinden farklı anlamlarda kullanılır. Yeni bir şeriat ve yeni bir kitap getiren peygambere resul, yeni bir şeriat ve kitap getirmeyen, yalnız kendisinden önce gelen bir resulün bildirdiği şeriat kurallarını uygulayan ve kitabını bildiren kimselere de nebi adı verilir. İslâm inancına göre peygamberlerle öteki insanlar arasında maddî yaşayış bakımından bir ayrılık yoktur; bütün peygamberler de birer insandır (Enbiya suresi, 7-8). Onları öteki insanlardan ayıran şey daha çok Cebrail aracılığıyle kendilerine Tanrı tarafından gönderilen vahiy (bk. VAHİY) ve taşıdıkları bazı niteliklerdir. Bu nitelikler ismet (masum olmak ve günah işlememek), emanet (kendine güvenilir ve emin olmak), sıdk (doğru sözlü olmak, yalan söylememek), fetanet (akıllı ve anlayışlı olmak) ve tebliği şeriat’tır (Allah tarafından bildirilen şeriat hükümlerini ümmetlerine bildirmek). Kur’an’a göre her ümmete kendilerine doğru yolu göstermek ve Tanrı’nın buyruklarını bildirmek için bir peygamber gönderildi (Yunus suresi, 47). Fakat bu peygamberlerin hepsinin adları bildirilmedi. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin sayısı 25′tir: Âdem, Idris, Nuh, Hut, Salih, ibrahim, Lut, ismail, Ishak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Ilyas, Elyesa, Zulkifl, Yunus, Zekeriya, Yahya, Isa, Hz. Muhammed. Ayrıca Kur’an’da adı geçen Lokman, Zülkarneyn ve üzeyr’in peygamber oldukları kesin olarak bildirilmediğinden bunların peygamber veya veli sayılmaları konusunda görüş ayrılığı vardır. Kur’an birçok peygamberin kendilerine inanmayan kimseleri ikna etmek için Allah’ın kudreti ve izniyle tabiatüstü başarılar gösterdiklerini bildirir ve örnekler verir (bk. MUCİZE).
islâm inancına göre Allah bazı peygamberlerine emirlerini bir kitapla bildirdi. Peygamberlerden Davud’a Zebur, Musa’ya Tevrat, isa’ya incil ve Hz. Muhammed’e de Kur’an-ı Kerim adlı kitaplar indirildi. Bu kitapların dışında, bazı peygamberlere de Allah, emirlerini sayısı değişen sayfalarla (suhuf) bildirdi. Âdem’e 10, Şife 50, Idris’e 30, ibrahim’e 10 sayfa gönderildi. Bütün peygamberlerin tanrı katında ayrı ayrı dereceleri vardır, islâm dinine göre bunların en yücesi (ekmel) Hz. Muhammed’dir. ilk peygamber Âdem, son peygamber ise Hz. Muhammed’dir. Ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
♦ Peygamberan çoğl. i. Esk. Peygamberler.
♦ Peygamberane zf. Esk. Peygambere yakışır tarzda.
♦ Peygamberi i. Esk. Peygamberlik. Sıf. Peygamberle ilgili. (M)
Etiketler:Arapça, Çok anlayışlı, Davud, dini ayrılık, Farsça, Hz. İsa, Hz. Muhammed, insan, islâm peygamberi, kitap, Kur'an-ı Kerim, Lût peygamber, masum olmak, Musa peygamber, PEYAM, PEYGAM, peygamber, tabiat bakımı, tanrı, Yusuf suresi
PEYGAMBER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYGAMBER hakkında >>
PEYER (Hans Conrad),Peyer plakaları,
PEYER (Hans Conrad),Peyer plakaları, hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYER (Hans Conrad),Peyer plakaları,
Özet:PEYER (Hans Conrad), isviçreli anatomi bilgini (Schaffhausen 1653 – ay.y. 1712). Schaffhausen’da dersler verdi. Bağırsak bezlerini buldu. (L)
Peyer plakaları, bağırsak mukozasında kapalı foliküllerden meydana gelmiş lenf dokusu; özellikle kıvrımbağırsağın son kısmı ile sağ kalınbağırsakta bulunur. (L)
PEYGAM i. Bk. PEYAM.
Etiketler:anatomi, anatomi bilgini, Atom, bağ dokusu, bağırsak, İsviçre, kalın bağırsak, NATO, PEYAM, PEYER, Peyer plakaları, PEYGAM
PEYER (Hans Conrad),Peyer plakaları, hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYER (Hans Conrad),Peyer plakaları, hakkında >>
PEYDERPEY
PEYDERPEY hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYDERPEY
Özet:PEYDERPEY blş. zf. (fars. pey-der-pey). Esk. Yavaş yavaş, kısım kısım: Henüz mahiyetleri tahkik edilmektedir. Emri devletleri veçhile peyderpey arzı malûmat edeceğim (Atatürk). Müşrikin, bunca mucizatı görüp ve peyderpey nazil olan âyat-ı beyinatı işitip Resuli Ekrem hakkında ne diyeceklerini şaşırdılar (Cevdet Paşa). [M]
PEYEM i. Bk. PEYAM
Etiketler:Atatürk, Beyin, Cevdet Paşa, PEYAM, PEYDERPEY, PEYEM
PEYDERPEY hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYDERPEY hakkında >>
Peyam-ı Sabah,PEY-Cİ-Lİ
Peyam-ı Sabah,PEY-Cİ-Lİ hakkında diğer dizin sayfaları >>Peyam-ı Sabah,PEY-Cİ-Lİ
Özet:Peyam-ı Sabah, istanbul’da yayımlanan günlük siyasî gazete (16 kasım 1913 – 7 kasım 1922). Mihran tarafından çıkarıldı. Başyazarı Ali Kemal idi. Millî mücadele yıllarında Anadolu harekâtı aleyhinde sürekli yayın yaptı. (M)
PEY-Cİ-Lİ, Çin’in Ho-pey eyaletinin eski adı. (L)
PEY-Cİ-Lİ körfezi, Po-hay körfezinin eski adı. (L)
Etiketler:eyalet, gazete, günlük gazeteler, körfez, PEY, PEYAM, Peyam-ı Sabah, PEYCİLİ, sabah
Peyam-ı Sabah,PEY-Cİ-Lİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Peyam-ı Sabah,PEY-Cİ-Lİ hakkında >>
PEYAM veya PEYGAM veya PEYEM
PEYAM veya PEYGAM veya PEYEM hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYAM veya PEYGAM veya PEYEM
Özet:PEYAM veya PEYGAM veya PEYEM i. (farS. peygam veya peyam veya peyem). Esk. Haber, başkasından alınan bilgi: Verir peyam-ı hazin bir dem-i mukarrerden (Tevfik Fikret). Peyam-aver (peygam-aver, peyam-averde, peygam-güzar veya peyem-res), haber getiren: Ol dem getir andan bana ey bad-ı peyemres / Andan bana sen gizlice bir ses (Cenab Şahabeddin). / Peyam-averdegân (veya peyam-averan), haber getirenler. / Peyam-ber (veya peygamber).
Bk. PEYGAMBER. (M)
Etiketler:PEY, PEYAM, PEYEM, PEYGAM, peygamber
PEYAM veya PEYGAM veya PEYEM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYAM veya PEYGAM veya PEYEM hakkında >>
