Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi
Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi hakkında diğer dizin sayfaları >>Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi
Özet:Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi. Sağlık ve Sosyal Yardım bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma yapan sağlık müessesesi.
Etiketler:akıl hastaları, Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi, ruh hastalıkları
Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Bakırköy Sinir ve Ruh hastalıkları hastahanesi hakkında >>
Psikopatolojide analiz
Psikopatolojide analiz hakkında diğer dizin sayfaları >>Psikopatolojide analiz
Özet:Psikopatolojide analiz
Varoluşçu analiz. Asıl üzerinde durulan nokta, ruh hastalıkları uzmanının tutumu’dur: uzman hastasını «dünya içinde bir vaılık» ve bir «oluş» olarak ele alır: içinde bulunduğumuz zaman geçmişe indirgenemez. Ayrıca uzman, hastasıyle kurduğu ilişkiye tam mânâsıyle katılmak, bu ilişkiyi «yüklenmek» zorundadır.
Etiketler:ANALİZ, Hastalık Hastası, Psikopatolojide analiz, ruh hastalıkları
Psikopatolojide analiz hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Psikopatolojide analiz hakkında >>
ALİENİST
ALİENİST hakkında diğer dizin sayfaları >>ALİENİST
Özet:ALİENİST i. (fr. alieniste). Ruh hastalıkları uzmanı hekim. Bugün PSİKİATR denilmektedir, (L)
Etiketler:ALİENİST, hekim, ruh hastalıkları
ALİENİST hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ALİENİST hakkında >>
SALOMON (Thomas William)
SALOMON (Thomas William) hakkında diğer dizin sayfaları >>SALOMON (Thomas William)
Özet:SALOMON (Thomas William), amerikalı sinir ve ruh hastalıkları hekimi (Lansiburg 1876-New York 1927). 1903′te A.B.D. Deniz kuvvetlerinde Nöropsikiyatri servisini teşkilâtlandırdı. 1912′de National Committee For Mental Hygiene’e müdür oldu. 1921′de Colombia üniversitesinde psikiyatri dersleri vermeğe başladı. (M)
Etiketler:Deniz kuvvetleri, New York, ruh hastalıkları, SALOMON, üniversite
SALOMON (Thomas William) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SALOMON (Thomas William) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Sakal kürü
Sakal kürü hakkında diğer dizin sayfaları >>Sakal kürü
Özet:Sakal kürü, bir dizi ensülin komasıyle ruh hastalıklarını tedavi metodu. Elektroşok tedavisiyle birlikte kullanılan bu metot erken uygulanıp uygulanmadığına ve olayın ağırlığına göre değişik sonuç verir; başlıca uygulama alanı şizofrenidir. (L)
Etiketler:hastalık, ruh hastalıkları, Sakal kürü, tedavi metodu
Sakal kürü hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Sakal kürü hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Sağlık müzesi
Sağlık müzesi hakkında diğer dizin sayfaları >>Sağlık müzesi
Özet:Sağlık müzesi, İstanbul’da Sultanahmet’te müze. Dr. Hikmet Hamdi tarafından kuruldu (1918).
Etiketler:anatomi, bulaşıcı hastalık, fizyoloji, ruh hastalıkları, Ruh Sağlığı, SAĞLIK, Sağlık müzesi, Zührevî hastalıklar
Sağlık müzesi hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Sağlık müzesi hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RÜYA
RÜYA hakkında diğer dizin sayfaları >>RÜYA
Özet:RÜYA i. (ar. rü>yet’ten rü>yâ). Bir kimsenin uyku sırasında zihninden geçen hayal dizisi, düş: Hele bir başka gece, gördüğüm rüyada o kadar realite çeşnisi vardı ki, gözlerimi açtıktan sonra bile, uzun bir süre gerçeği rüyadan, rüyayı gerçekten ayırt edemedim (Y. K. Karaosmanoğlu). Babanızı rüyanızda kendi çehresiyle gördünüz mü iş değişir, her şey düzelir (A. H. Tanpınar)’.
Etiketler:Açı birimi, acı duyumu, açık kanal, akla aykırı, Akla dayanmayan, asıl madde, av malzemesi, Bel sinir ağı, Birleştirme, bozuk mal, büyük aşk, Büyük çanlar, Büyük İskender, Büyük Umut, damar bozuklukları, dil hâkimiyeti, Dokunma duygusu, duru temiz, Duygusal, Duyu organı, duyumun kaybolması, esenlik duygusu, eskiçağ, Esnek, Gelecek zaman, her akşam, içgüdü, ilgi uyandırıcı, ilkel hayat, korkma, PSİKANALİZ, PSİKİYATRİ, REFLEKS, REHBER, ruh hastalıkları, Ruhsal, RÜYA, rüya görmek, Sağlam hal, Sağlam yapılı, sinir bozuklukları, soyut tanrılar, Tapınak, Tat duygusu, tedavi metodu, temiz olma, toksik etkiler, Uyanık, yunan dili, Yunanlı, Zeus, Zihnin Analizi
RÜYA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RÜYA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RİYAZET
RİYAZET hakkında diğer dizin sayfaları >>RİYAZET
Özet:RİYAZET i. (ar. riyazet). Esk. Züht ve takva maksadıyle dünya zevklerinden kaçınma, nefsin isteklerini yenmeğe çalışma: Ruhuna da riyazetle, irade ile tahakküm edilebilir. Emin ol bir gün bu perhiz, bu riyazetten dolayı insan mükâfatını görür (H. E. Adıvar).
Etiketler:ALIŞMAK, beden eğitimi, büyük takva, dil kuralları, Dinî ilimler, evlenme maksadı, Fenike, gelenek, gösteriş, hastalık, Hıristiyan dinleri, Hıristiyanlik, İbadet eden, İnançlar, insan sevgisi, İslâm dini, Mevlana, Mezopotamya, musevî, RİYAZET, Roma mükâfatı, ruh hastalıkları, Tapınak, tarikat, Zevk alma
RİYAZET hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RİYAZET hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REZERPİN
REZERPİN hakkında diğer dizin sayfaları >>REZERPİN
Özet:REZERPİN i. (fr. reserpine). Eczc. Rauwolfia serpentina (zakkumgillerden) bitkisinin kök ve rizomlarında bulunan alkaloit.
Etiketler:alkaloit, bitki, güvercin, Hasta, hastalık, kurbağ, Kurbağa cinsi, kurs, memeli, REZE, REZERPİN, ruh hastalıkları, Tavşan, tedavi
REZERPİN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REZERPİN hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REJİM
REJİM hakkında diğer dizin sayfaları >>REJİM
Özet:REJİM i. (lat. regimen, yönetmek eylemi’nden fr. reğime). Yönetme, düzenleme tarzı, düzen.
Etiketler:akarsu, Alpler, Amerika Anayasası, Anayasa, aşınma, başkanlık görevleri, beslenme imkânı, böbrek, bolluk, bozuk mal, buharlaşma, çocuk olma hali, çocuklar, Çoğalma, Devletin kurulması, dil bozukluğu, diyabet, diyet, doku bozukluğu, dönme hızı, Dordogne, Doubs, eksik bir yanı olan, fizyoloji, fransız fransa, Fransız Pireneler, Gebe kadınlar, Gümrük idaresi, Güney Amerika, hafif yiyecek, hastalık, hava akımları, Hava kuvvetleri, her akşam, hukuk, Hukuk doktoru, hükümet, idare hukuku, iklim şartları, ince kum, insanda görülen hastalıklar, insanların beslenmesi, ırmak, Jüralar, Kabarmalar, kanada, karaciğer, karaciğer hastalığı, Karmaşık eylemler, kaynağın suyu, Kızılnehir, Kolesterol, Kura havzası, Loire, Maden dağları, maden suyu, Massif Central, Meuse, okyanus iklimi, patoloji, personel, Pirene, Pireneler, POTAMOLOJİ, Potasyum, protein, PROTiT, REJİ, REJİM, RİZE, RİZE dağları, ruh hastalıkları, sağlık hizmetleri, Senegal, Serbest dönme, sıcak bölgeler, sıcak su kaynağı, sindirim, sindirim hastalıkları, Sinop ili, Tanzimat, tedavi etmek, Tropikal, türk yemekleri, Türkiye, tuzlar, umumi haller, üstünlük ifade eder, var olmama, vitamin, Vosges, Yağmur, yeme ihtiyacı, Yetişkin, yiyecek, yolu izleyen, Yüksek mahkeme, Yürütme gücü, Zayıflamak
REJİM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REJİM hakkında >>
RAMUZ (Charles Ferdinand)
RAMUZ (Charles Ferdinand) hakkında diğer dizin sayfaları >>RAMUZ (Charles Ferdinand)
Özet:RAMUZ (Charles Ferdinand), fransızca yazan isviçreli yazar (Culiy, Vaud kantonu 1878 – Pully, Lozan yakını 1947).
Etiketler:Charles, dans, Fransızca, gelenek, hastalık, hastalık yaratma, hikayeler, İsveç, isveç dili, konuşma dili, Kötü işaretle, Lozan, notlar, Paris, RAMUZ, ruh hastalıkları, Sen kantonu, Stravinskiy
RAMUZ (Charles Ferdinand) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RAMUZ (Charles Ferdinand) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKOZ
PSİKOZ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOZ
Özet:PSİKOZ i. (fr. psychose). Psikiyatr. Genel olarak nevrozların dışında kalan bütün akıl hastalıkları. // Sosyal menşeli bir sarsıntıdan ileri gelen kolektif ruh hali: Bir savaş psikozu yaratmak.
— ansikl. Psikoz’un nevrozla zıtlaştığı durum şudur: hasta, düşüncelerinin gerçek olduğuna ve normal nitelik taşıdığına kesin olarak inanır; bu inanç, hastanın kişiliğinde derin bir bozukluğa işarettir. Mani, melankoli (bu iki hastalık birarada olunca manyakodepresif psikozu meydana getirir), şizofreni, yaşlılık bunaması, paranoya, en tipik psikozlardır. (L)
Etiketler:akıl hastalıkları, depresif, hastalık, hastalık yaratma, kolektif, Manyako depresif, PSİKOZ, PSİKOZÖNCESİ, ruh hastalıkları, şizofren, sosyal, tipik hastalık
PSİKOZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOZ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKOSOMATİK
PSİKOSOMATİK hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOSOMATİK
Özet:PSİKOSOMATİK sıf. (fr. psychosomatique). Tıp. ve Psikiyatr. Hem organik, hem ruhsal alanla ilgili olan: Organik psikozlar psikosomatik hekimlik alanına girer.
— ANSÎKL. Psikosomatik hekimlik hastayı organizmasının tümüyle incelemeğe çalışır; konusu, bilinçli ve bilinçsiz ruhsal hayat ile organik belirtiler, yani hastalıklar arasındaki derin ilişkileri incelemektir. Psikosomatik hekimlikte, başlangıcından bugüne kadar çeşitli akımlar görülür:
— alman psikosomatik okulu, antropolojik bir hekimliğe yönelir;
Etiketler:Ağrı, anglosakson, Arkadaş, atardamar, bağırsak, bağırsak rahatsızlıkları, Beyin, bilgi nazariyesi, Büyük çanlar, damar bozuklukları, damar rahatsızlıkları, deri hastalıkları, doğa, fonksiyon bozuklukları, Göden, göğüs hastalıkları, hareketsiz, hastalık, hayat, hekim, hipertansiyon, içsalgı, İkinci Dünya savaşı, ince bağırsak, Kalınbağırsak, Klinik psikoloji, mide, organizma, parmak, patoloji, PROBLEM, PSİKANALİZ, Psikoloji, psikolojik analiz, PSİKOSOMATİK, PSİKOZ, romatizma, Romatizma hastalıkları, ruh hastaları, ruh hastalıkları, ruhî bozukluklar, ruhi uyarma, Ruhsal, ruhsal hayat, sıkıntılar, sindirim, sindirim bozuklukları, sindirim hastalıkları, solunum, sosyal, tabiî ilimler, tedavi, teknik ilimler, tipik hastalık, uyku hastalığı, uyku veren, Yaşanmış olaylar, yutak
PSİKOSOMATİK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOSOMATİK hakkında >>
PSİKOPATOLOJİ
PSİKOPATOLOJİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKOPATOLOJİ
Özet:PSİKOPATOLOJİ i. (fr. psychopathologie). Akıl ve ruh hastalıklarını inceleyen bilim. (L)
Etiketler:Akıl ve ruh hastalıkları, hastalık, inceleyen bilim, PSİKOPATOLOJİ, ruh hastalıkları
PSİKOPATOLOJİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKOPATOLOJİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKİYATRİ
PSİKİYATRİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKİYATRİ
Özet:PSİKİYATRİ i. (fr. psychiatrie). Akıl hastalıklarını inceleyen ve tedavi eden hekimlik dalı.
— ANSiKL. Uzun zaman akıl hastalarının tabiatüstü bir kuvvetin etkisi altında olduğu zannedildi ve bu hastalar zaman ,zaman korku veya hayranlık uyandırdı. Ortaçağda bu halleri sihirbazlık, büyücülük veya şeytanla ilgili sayarlardı. Bununla beraber akıl hastalarına insanlık duygusuyle ilk yardım eli bu çağda uzatıldı. XVII. -XVIII. yy.larda özel kurumların sayısı arttı; amaç toplum içinde yaşayamayan akıl hastalarını barındırmaktı, ama bu insanların gerçekten hasta olduğu henüz kabul edilmiyordu. Ancak 1793′te Phillippe Pinel (1745-1826) bu hastaları doktorlara teslim etti ve Salpetriere bakımevindeki hastaları, ellerindeki, ayaklarındaki iplerden, zincirlerden kurtardı. Bu tarih psikiyatri’nin başlangıcıdır. Bundan sonra psikiyatride büyük ilerlemeler oldu.
Etiketler:biyoloji, biyolojik olay, büyücü, Cerrah, cerrahî tedavi, Descartes, diş hekimliği, doktor, fizik, fizik tedavi, hastalık, hekim, Hippokrates, ilişkileri inceleyen, insan, insan sağlığı, Kuvvet, PROGRAM, PSİKANALİZ, PSİKİYATRİ, Psikoloji, psikolojik analiz, psikolojik olaylar, ruh hastaları, ruh hastalıkları, Ruh Sağlığı, şehircilik, semiyoloji, şeytan, sihirbaz, sosyal, tedavi, Toplum, toplum sağlığı
PSİKİYATRİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKİYATRİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PSİKANALİZ
PSİKANALİZ hakkında diğer dizin sayfaları >>PSİKANALİZ
Özet:PSİKANALİZ i. (fr. psychanalyse). Nevroz durumlarının tedavisine yönelen ve her şeyden önce yapıcı yorumlara dayanan psikoterapi metodu. || Psikanalize tabi tutmak, psikanalizle tedavi etmek. || Denetlemeli psikanaliz, psikanalizcinin yetişmesinde, didaktik psikanalizden sonra gelen analiz dönemi. Yetişen psikanalizci bu dönemde, tecrübeli analizciye, bir hasta üstüne yapmış olduğu analizin hesabını verir. || Didaktik psikanaliz, psikanalizcilik mesleğine, aday olan kişiye uygulanan psikanaliz. || Kaba psikanaliz, analitik ilişkiyi hesaba katmayan, malzemenin ancak Sınırlı bir yanını ele alan, karşı koymaları ve aktarmaları ihmal eden yersiz yorum. (Fantasmalar üstünde yapılan bu doğrudan doğruya yorum, hem güçlü olma arzusu gibi kişisel sebeplere, hem de psikanaliz nazariyesinin «şeyleşmesi» gibi genel sebeplere dayanır.)
— ANSiKL. Psikanaliz’i bugünkü gelişimlerine kadar, tüm olarak Sigmund Freud’a borçluyuz. Freud’un klinik ve teorik çalışmaları (metapsikoloji) üç dönemde incelenir:
1. «libido» (veya çocuktaki cinsel itkilerin [içgüdüsel eğilimler] bütünü), gerçeklikle çatışır. Çocuklukta yaşanan travmalarla ciddileşen itilmeler, nevrozluları sembolik olarak belirtilerin diliyle konuşmağa; zorlar;
2. cinsel travmaların genelliği ve gerçekliği, düşlerin açıklanmasıyla ilgilendiği sıralarda Freud tarafından şüpheyle karşılandı. Freud «yaşanan geçmiş»e bağlanması gereken fantasmalar (rüyalar) üstünde özellikle duruyor ve bu yaşanan geçmişi gerçekliğin işlenişi olarak görüyordu;
3. beşerî çatışmaların «tekrarlanma otomatikliği»ni gözönünde tutan Freud, cinsel içgüdülerin karşısına, hareketsizliğe götüren güçleri veya ölüm içgüdülerini koyuyor ve psişik organın üçlü kuruluşunu açıklıyordu: «Es» (bilinçsiz itkilerin bulunduğu yer); «ben» (dış gerçeklik ve bu gerçekliğin kısmen bilinçsiz olan iç anlatımı ile itkiler arasındaki dengenin sağlandığı yer) ve «benüstü» (çocuğun ana babasıyle özdeşleşmesinden türeyen ve sansürün kaynağı olan ahlâkî ve bilinçsiz kademe).
Kişiler arası çatışmalar, çocuğun çatışmalarını tekrarlar ve bunun patojen etkisi kompleksleri meydana getirir (Jung’un görüşü). Oidipus çatışması çocuğu aynı cinsten ana baba ile çatışma haline sokar; çocuk bu sırada karşıt cinse bağlanma yolundadır. Bu isteğe bağlı olan saldırganlık, suçluluk duygusuyle kat-merleşir. Hem hayranlık hem nefret duyan çocuğun iki yanlı davranışı, suçluluk duygusunu açıklar, özdeşleşmeyle çözülen bu durum, cinsel itkilerin «prejenital» düzeylerde, özellikler de «oral» ve «anal» düzeylerde dile geldiği uzun bir gelişimden sonra gerçekleşir. Freud’cu çalışmalar, bazı yakın dostlar tarafından tutku ile desteklenmiş ama öte yandan pek çok kişiyi öfkelendirmişti. Psikanaliz bütünüyle Freud’un dehasının eseridir.
Aynı zamanda, bazı öğrencilerinden ayrılmasına yol açan bilimsel taviz vermezliğinin de eseridir. Bu öğrenciler arasında özellikle C.C. Jung, A. Adler ve O. Rank, apayrı görüşler ortaya attılar. Bunların tekniği ve teorileri, Freud’a dayanmak isteyen psikanalizden farklıdır. Freud’un psikanaliz adı altında geliştirdiği doktrinin şu özellikleri vardır:
1. psikanaliz, başka bir metotla ulaşılması imkânsız zihin süreçlerinin araştırılması usulüdür;
2. bu araştırmaya dayanan psikanaliz, nevrozların bir tedavi metodudur;
3. psikanaliz, yukarıdaki usullere göre elde edilmiş bulunan bir psikolojik bilgiler tümüdür. Bunlar, hem yeni bir ilmî disiplin, hem genel bir psikoloji, hem de bir psikapatoloji meydana getirir. Freud’un doktrini, kendisinin bu noktayı açıkça belirtmemesine rağmen, bir antropolojinin de temellerini atar. Bu antropoloji, insanlar arasındaki ilişkileri ele alır.
Freud’cu psikanaliz, gözlem konusu olan iki olguyu açıklamak için harcanan bir çabadır. Bu iki olgu, aktarma ve karşı koymadır. İki olgunun dayandığı temel kavramlar ise, itilme, çocuk cinselliğinin kabul edilmesi ve ayrıca, rüyaların yorumlanması ve kullanılmasıdır. Ruh hayatını farklı kategorilerle açıklayan daha başka psikanaliz okulları da vaıdır. Meselâ Jung’un analitik psikolojisi özellikle, kolektif bilinçdışına ve Oidipus kompleksinin sembolik yorumuna önem verir. Bundan başka, Adler’in ferdî psikolojisi de, cinselliğin rolünü azaltarak saldırganlığın önemi üstünde durur. Psikanalizin şimdiki eğilim ve yönlerine gelince, bu açıdan, şu okulları ayırt etmek mümkündür:
— İngiliz okulunun temsilcileri Kari Abraham ve Melanie Klein’dır. Bu okul, çok daha uzak bir geçmişten gelen daha derin bir bilinçdışına ulaşmağa çalışır;
— temsilcisi Karen Horney olan görüş. Bu akım, kişi ile içinde yaşadığı çevre arasındaki gerçek çatışmalar üstünde durulması gerektiğine inanır;
— Anna Freud’un görüşü, «ben»in, gerek dış âlem gerek içgüdüsel itkilerin iç alemiyle olan bütünleyici fonksiyonuna önem verir. Anna Freud’a göre, «ben»in, iç uyartılara tepki olarak kullandığı savunma mekanizmaları, dış âleme tepki olarak kullandığı mekanizmaların aynıdır.
Etiketler:Ağrı, ahlâk dışı davranış, Analizle uğraşan, anglosakson, Antropoloji ilmi, bilgi nazariyesi, bilinç durumları, Borç, burjuva, cinsel sapıklık, çocuk, Çok sabırlı, demokrasi, didaktik, doktrin, Duygusal, eğilim gösterme, erkek çocuk, Fikir, fizik, fizik ilimleri, gözlem, Halk demokrasileri, hayat, hekim, içgüdü, iktidar, ingiliz kadın, insan, kaba saba, Kadın, Klinik psikoloji, konuşma dili, köy çocuğu, kültür, latin, mekanizma, nefret duygular, öğrenci, organın gelişmesi, patoloji, perspektif, PSİKANALİZ, Psikoloji, psikolojik analiz, PSİKOZ, psişik, ruh hastalıkları, Ruhsal, ruhsal hayat, rus etnografı, Sabır göstermek, sabırlı olan, Saldırgan olma, Sapık olma, sayma, Sembolik analiz, sinir ağrısı, sinir hastalığı, sosyal, sosyal teoriler, suçluluk, tedavi, tedavi etmek, tedavi metodu, tedavi usulü, teknik ilimler, teori, Yüz sürme, Zihin dengesi bozuk, Zihin karışıklıkları
PSİKANALİZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PSİKANALİZ hakkında >>
PROTOKSİT
PROTOKSİT hakkında diğer dizin sayfaları >>PROTOKSİT
Özet:PROTOKSİT i. (fr. protoxyde). Kim. Bir elementin çeşitli oksitleri arsında, en az oksijen kapsayanına verilen eski ad: Azot protoksit N2O (diazot monoksit).
— ANSiKL. Anestezi. Azot protoksit (bk. AZOT) anestezide ilk defa 1844′te Wells tarafından kullanılmıştır.
Azot protoksit organizmanın hiç bir dokusu için zehirli değildir; soğanilik merkezleri, hücre protoplazması, enzim faaliyetleri üstüne ne irkiltici, ne de güç düşürücü bir etki yapar. Bu durum karşısında, azot protoksidin gerçekten anestezik bir etkisi olup olmadığı şüphesi uyanmış, bu etkinin ilâç verilince meydana gelen hafif veya ağır anoksiye (sık Sık rastlanır) bağlı olup olmadığı sorusu ortaya atılmıştır. Bu madde akciğer yoluyle hemen soğurulur ve ilk üç dakika içinde dışarıya atılır; beş altı dakika sonra kanda izine rastlanmaz. Hafif dozlarda koklandığı zaman meydana çıkan ruhsal değişiklikler yüzünden bu gaz Birinci Dünya savaşı sırasında savaş gazı olarak kullanılmıştır (güldürücü gaz). Anestezide tek başına kullanıldığı zaman uyanma devresinde buna benzer olaylara (gülme veya ağlama) tanık olunmaktadır.
Azot protoksit, yarı kapalı veya yarı açık devreler içinde oksijenle karışık olarak verilir. Kasların gevşemesine ihtiyaç olmadığı kısa Süreli anesteziler için uygundur. Daha önemli anestezilerde anestezi öncesi bir ilâçla ve başka anesteziklerle (barbitü-rikler v.b.) beraber kullanılır. Barbitürikler-den başka kurar ve petidinle de kullanılabibilir.
Kullanılmasına engel olabilen durumlar, kalp hastalıkları, solunum yetersizlikleri, kansızlıklar veya kanamalar, şok, şeker hastalığı, asidoz gibi aslında anoksi yapan hastalıklardır. Bu hallerde anoksi’nin ağırlaşma ihtimali vardır. (L)
Etiketler:ağır kanama, anestezi, azot, azot monoksit, barbitürikler, element, enzim, Hafif zehirli, hastalık, Hücre, kan plazması, kas gevşemesi, KASLAR, oksijen, organizma, PROTOKSİT, ruh hastalıkları, Ruhsal, şeker, soğan, solunum, solunum organı, zehirli, zehirli organ
PROTOKSİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PROTOKSİT hakkında >>
PERİ
PERİ hakkında diğer dizin sayfaları >>PERİ
Özet:PERİ i. (fars. peri). Tabiatüstü bir güce sahip olduğu varsayılan, hayalî dişi varlık:
Etiketler:ağaç, Aksaray, aşınma, batıl inançlar, Bodrum, büyücü, büyücü kadın, çiçek, çiçek perisi, çocuk, çocuk masalı, cüce, efsun ilmi, Hastalığı olmayan, hastalık, islam köyü, Kutsal kimse, kutsal sayılan, Kuvvet, mağara, PERİ, Peri bacaları, ruh hastalıkları, sabah, sara hastalığı, şiir, su perileri, su perisi, tanrı, Ürgüp, uyuşmak, Van
PERİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PERİ hakkında >>
