ALBUGO
ALBUGO hakkında diğer dizin sayfaları >>ALBUGO
Özet:ALBUGO i. (lat. beyaz leke). Patol. Gözün saydam tabaka dokusunda meydana gelen beyaz leke. || Beslenme bozukluğu sonucu, tırnaklarda görülen beyaz lekeler.
Etiketler:ALBUGO, beslenme, Beslenme bozukluğu, beyaz leke, bitki takımı, saydam tabaka, tabaka dokusu
ALBUGO hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ALBUGO hakkında >>
AKBENEK
AKBENEK hakkında diğer dizin sayfaları >>AKBENEK
Özet:AKBENEK blş. i. Tıp. Gözde bir çeşit leke. Porselen beyazlığındadır. Saydam tabakadaki bir yara veya çıbandan sonra görülür, (L)
Etiketler:AKBENEK, saydam tabaka
AKBENEK hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AKBENEK hakkında >>
ATAKSİ
ATAKSİ hakkında diğer dizin sayfaları >>ATAKSİ
Özet:ATAKSİ i. (a, bulzl. eki ve yun. taksis, düzenleme’den fr. ataxie). Nöroloji. Düzensiz hareket. (Ataksi, isteğimize bağlı hareketlerde kas gücünün birlik ve bütünlüğüne karşıt olarak beliren düzensizliği gösterir.) Bk. ansİkl.
Etiketler:ATAKSİ, Beyincik bozuklukları, damar bozuklukları, Damar genişlemeleri, damar genişlemesi, Damar sertleşmesi, kas gücü, marazî bozukluklar, Marazı hareket, saydam tabaka, sinir bozuklukları, Tabaka eğimi, tepkime sonucu, vücut savunması
ATAKSİ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ATAKSİ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAPPHİRİNİDAE
SAPPHİRİNİDAE hakkında diğer dizin sayfaları >>SAPPHİRİNİDAE
Özet:SAPPHİRİNİDAE çoğl. i. Kopepodlardan enginlerde yaşayan kabuklu hayvanlar familyası. (Bunlar diğer hayvanlara özellikle salpalara tutunarak zaman zaman yarı asalak yaşayan hayvanlardır; hayvanın gövdesi yaprak biçiminde az veya çok yassı, gözleri iki taraflı dışbükey mercek biçiminde, kitinsi saydam tabakalıdır.) [L]
Etiketler:asalak, dış asalak, dış bükey, hayvanlar, kabuklu hayvan, SALPALAR, SAPPHİRİNİDAE, saydam tabaka
SAPPHİRİNİDAE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAPPHİRİNİDAE hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RETİNA
RETİNA hakkında diğer dizin sayfaları >>RETİNA
Özet:RETİNA i. (lat. rete, ağ’dan retina). Anat. Gözün dibinde bulunan ve görme siniri tellerine bağlı sinir hücrelerinden oluşan ışığa duyarlı zar. Eşanl. Ağ tabaka.
Etiketler:akla aykırı, AKSON, Bolu, Boyalı cam, çomak hücre, Damar, Hasta, hastalık, hastalık yaratma, Hücre, hücre zarları, karanlık, Pulfrich olayı, Renk, RETİNA, saydam tabaka, sinir, sinir hücreleri
RETİNA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RETİNA hakkında >>
RESİM veya RESM
RESİM veya RESM hakkında diğer dizin sayfaları >>RESİM veya RESM
Özet:RESİM veya RESM i. (ar. resm). örnek olarak alınmış herhangi bir şeyin karakalem veya boya ile kâğıt v.b. bir yüzey üstüne çıkarılmış biçimi: Sonra kiliselerde görülen azizlerin resimlerine benzer bir hal aldı (H. R. Gürpınar).
Etiketler:ahlâk konuları, Albüm, Analitik Geometri, asma yaprakları, Astar geçirmek, ateşler içinde, aydınlatma aracı, aydınlık günler, aydınlık hal, azerbaycanlı türk, bakır levhalar, bakır paralar, Behram kalesi, bilgi hazinesi, Binanın alnı, boya maddeleri, daire parçası, donuk akik, durumu yansıtan, duvar boyası, elbise askısı, Elma Yeşili, Fotoğraf, fresk parçaları, gemici düğümü, gümrük memuru, Hesap makinesi, hint keneviri, imzasız resimler, intibak etmek, ısrar eden, kadılık, kadın kahraman, kas gücü, Kerem ile Aslı, küçük havuz, Küçük koro şefi, küçükbaş hayvan, kullanılan ibrik, kutsal Doğan, lamba levhası, Mimar sevgili, mürekkep, namaz mührü, osmanlı padişahları, Pamuk pazarı, PEHLİVAN, perspektif, PEYZAJ, Renk hatası, renkleri ayırma, Renkli fotoğraf, resim, Resim akademisi, Resim fakültesi, Resim incelemesi, Resim ve Heykel müzesi, Resim ve Heykel sergisi, RESİM veya RESM, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Rönesans, Sanat tarihi, saydam tabaka, sefere gidiş, siyah boynuzlu, siyahi halk, Sultaniye, süsleme, Tabiat engebeleri, tarihi belge, tebeşir sistemi, Temiz kimseler, türk ressamı, üstüne atma, uzun zincirler, yakın dostu
RESİM veya RESM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RESİM veya RESM hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorumlar kapalı
RENK veya RENG
RENK veya RENG hakkında diğer dizin sayfaları >>RENK veya RENG
Özet:RENK veya RENG i. (fars. reng). Işığın, kendi öz yapısına veya cisimler tarafından yayılma şekline bağlı olarak göz üzerinde yaptığı etki: Hakikatte annecikler altın sarısı ve gök mavisinden başka renklerde de olabilirdi (R.N. Güntekin).
Etiketler:Ağtabaka, Alev almak, altın sarısı rengi, Anlam kazandırma, asma türü, Ayırım yapma, basma fabrikası, besin ürünleri, beyaz leke, bitki boyası, boyarmadde, buharlaşma, Çelik fabrikası, cilâ fabrikası, Delacroix, Deniz suyu, Descartes, deterjan, dikkatin azalması, dış asalak, donuk akik, duvar kaplama, duyuma karşı, Erguvan, eskiçağ sanatı, gaz tabakası, Gizli anlamlar, gizli tutmak, göz perdesi, gümüşî renk, hava tabakası, hayvan kaynakları, hipokloritler, ince kumaşlar, Kâğıt fabrikaları, kaynağın suyu, kehribar sarısı, kimya terimleri, kumaş parçası, kuvvet verici, maden ocağı, maden suyu, mantık sistemi, meyve suyu, Meyve veren, modern bilgin, optik uzmanı, Organik cisimler, organizma, PERKOLASYON, Petro devri, Poemes Antiques, REDOKS, RENK veya RENG, resim uzmanı, ressam, rüya görmek, Saç kaplama, Saf teknik, saydam tabaka, sıcak su kaynağı, sinir yolları, sodyum tuzu, soğukluk duygusu, suyosunları, Tabakanın kendisi, Tabiat Tarihi, Tadı değişmek, taş örgü, Tat duygusu, tedavi etmek, tedavi metodu, tepkime sonucu, tıp kitabı, toprak ürünleri, Türk Düşüncesi, türk musikisi, türk ressamı, Ural dağı, ürik asit, üstünlük sağlayan, uzun elbise, var olmama, yağlı maddeler, yeşil renkli, yoldan ayrılmış, yoldan sapma, yüksek sıcaklık, zenci sanatı, Zevk alma
RENK veya RENG hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RENK veya RENG hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Purkinje görüntüleri
Purkinje görüntüleri hakkında diğer dizin sayfaları >>Purkinje görüntüleri
Özet:Purkinje görüntüleri. Fizyol. Gözün parlak yüzeylerinde yansıyan bir ışık kaynağının meydana getirdiği şekiller; bu şekiller üç tanedir: birincisi saydam tabakada, ikincisi gözbillûrunun iç, üçüncüsü dış yüzünde belirir. (L)
Etiketler:Purkinje görüntüleri, saydam tabaka
Purkinje görüntüleri hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Purkinje görüntüleri hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PTERİGİYON
PTERİGİYON hakkında diğer dizin sayfaları >>PTERİGİYON
Özet:PTERİGİYON i. (yun. ptergion, küçük kanat). Oftalmoloji. Konjonktivanın kısmen kalınlaşması; kalınlaşan zar üçgenimsi bir kıvrım şeklindedir; üçgenin tepesi saydam tabakanın ortasına kadar çıkabilir. Eşanl. TIRNAKÇIK. (L)
Etiketler:PTERİGİYON, saydam tabaka
PTERİGİYON hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PTERİGİYON hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PRİZMA
PRİZMA hakkında diğer dizin sayfaları >>PRİZMA
Özet:PRİZMA i. (yun. prizein, biçmek > pris-ma’dan). Mat. «Taban» denilen eşit ve paralel iki çokgen ile bu tabanların karşılıklı kenarları arasında kalan paralelkenar «yüz»lerle sınırlanmış katı cisim. (Bk. ANSîKL.) || Bir prizmanın dik kesiti, prizmanın, yanal ayrıtlarına dik bir düzlemle kesiti. || Dik prizma, yanal ayrıtları taban düzlemlerine dik olan prizma. || Düzgün prizma, tabanları düzgün çokgenler olan dik prizma. || Eğik prizma, yanal ayrıtları tabanlara dik olmayan prizma. || Kesik prizma, prizmatik bir yüzeyi, birbirine paralel olmayan iki düzlemle keserek elde edilen cisim.
— Opt. Işık ışınlarını saptıran ve ayrıştıran saydam maddeden yapılmış üçgen prizma. Bk. ANSiKL.
— Pirotekni. Prizma barut, ekseni boyunca bir kanal bulunan, altı köşeli, iri taneli kara barut.
Etiketler:altı köşeli, asit, birbiriyle birleştirilmiş, denklemler, düz tabanlı, Fresnel çift prizması, Gelecek zaman, kanada, Küçük taneli, kuvars, Nicol prizması, ölçmek için kullanılan, optik, Oyun, PRİZ, prizma, reçine, RİZE, Rochon prizması, saydam tabaka, Senarmont prizması, simetri ekseni, Wollaston prizması, yansıtma olayları
PRİZMA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PRİZMA hakkında >>
POZ
POZ hakkında diğer dizin sayfaları >>POZ
Özet:POZ i. (fr. pose). Vücudun duruşu. || Mec. Tabiilikten yoksun olma; gösteriş amacı güden yapmacıklı davranış, caka; bu türlü konuşma tarzı.
— DEY. Poz atmak (kesmek veya yapmak). Tekiz. Gösteriş amacıyle takınılan tavırlar için kullanılır.
— Foto. Poz saati, fotoğraf basma veya developman işlemlerinde, poz süresini sınırlamak için bir zil tertibatını veya bir devre kesiciyi harekete geçiren ayarlanabilir saat. il Poz süresi, iyi bir negatif veya pozitif elde etmek için, duyar tabakanın ışık etkisinde kalması gereken süre..
(Bk. ANSİKL.) || Poz verme, bir duyar tabakayı ışığa tutma.
— G. santl. Poz vermek, bir sanatçıya model olarak belirli bir durumda durmak. || Baş pozu vermek, gövde pozu vermek, yalnız başının veya bütün gövdesinin model olarak kullanılmasını sağlayacak biçimde poz vermek. || Sır modele poz verdirmek, resmini veya heykelini yapacak olan sanatçının çalışması sırasında nasıl durması gerektiğini göstermek.
— Koreografi. Bir an için hareketsiz kalan dansçının durumu.
— ANSİKL. Foto. Fotoğraf çekimi sırasında poz süresi, kullanılan emülsiyonun duyarlık derecesine, ışığın şiddetine, konunun cinsine ve objektifin bağıl açıklığına göre değişir. Konunun cinsine göre poz süresine belirli bir tolerans tanınabilir; bununla birlikte, süre kısa olduğu zaman «az poz verilmiş» bir klişe elde edilir ve negatif görüntünün gölgeli kısımlarında ayrıntılar seçilmez. Poz süresi çok uzun olduğunda «çok poz verilmiş» bir klişe alınır, negatif görüntü çok saydamsızdır ve baskı yapmak güçleşir. Huillard ve Cousin tarafından düzenlenmiş poz tablosu, yukarıda adı edilen çeşitli etkenlerle ilgili sayı sütunlarından meydana gelir. Uygun olarak seçilen rakkamlar eklenerek, gerekli poz süresi bulunur. Bu süre çoğu zaman fotoselle hesaplanır. (L)
Etiketler:Atma tarzı, dans etmek, Dans heykeli, dansçı, el açıklığı, Fotoğraf, fotosel, heykel, objektif, POZ, sanat bakanı, saydam tabaka, sütun gövdesi, Yapmacık, yapmacıklı konuşma
POZ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POZ hakkında >>
Kategori Bilgi, Kültür Sanat | Yorum yap
POLAROİT
POLAROİT hakkında diğer dizin sayfaları >>POLAROİT
Özet:POLAROİT i. (tes. edil. ad). Opt. Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak.
— Foto. Duyar tabakaların çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi.
— ANSiKL. Foto. Fotoğrafları çok kısa bir süre içinde hazırlama metodu 1948′de, o güne kadar polarıcı filtreler yapımıyle tanınmış bir şirketin başkanı olan Dr. Edwin H. Land tarafından bulundu. Polaroit sistemi, duyar tabakanın poz verilmemiş kısımlarını, duyar tabakayla kontak halindeki bir destek üzerine koyu bir izhar maddesiyle «aktarma» ilkesine dayanır. Böylece siyah-beyaz için 15 saniyede, renkli için (1963′ten beri Polacolor’la [tes. edil. marka]) 60 saniyede bir pozitif elde edilir. 20′den fazla değişik makine, radyografi, fotomakrografi, fotomikrografi, sanayi fotoğrafı veya portre gibi çeşitli alanlarda enstantane pozitifler elde etme imkânı sağlar. Bu usulü sadece bir amatör merakı olarak ele almamak gerekir. Klasik emülsiyonların yanı sıra, çeşitli tipte emülsiyonlar (kızılaltı için, çizgili veya sürekli oylumlu diyapozitifler yapımı, asilofotografik kayıt) yapılmıştır. Başka tip de, hem bir pozitif, hem de daha sonraki baskılarda kullanılabilecek bir negatif elde etmeğe imkân verir.
Etiketler:amatör, başkan, Elektrik, elektrik işlemleri, Fotoğraf, magnetik, makine, POLAROİT, radyo, RADYOGRAFİ, reçine, saydam tabaka, sentetik, sentetik reçine, sınırsız, yaprak
POLAROİT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POLAROİT hakkında >>
POLARMA
POLARMA hakkında diğer dizin sayfaları >>POLARMA
Özet:POLARMA i. (ing. polar’dan). Opt. Yayılma doğrultularının çevresindeki ışık titreşimlerinin yönüyle ilgili ışık olaylarını belirtmeğe yarayan terim. || Polarma açısı, polarmanın tam olması için gerekli gelme açısı. || Polarma düzlemi, polarılmış ışıkta ışık titreşimlerinin doğrultusunu belirleyen düzlem. |] Dönmeli magnetik polarma, bir magnetik alanın etkisi altında polarma düzleminin dönmesi. || Optik polarma, bazı şartlarda yansımış veya kırılmış olan ve artık yansımayan veya kırılmayan ışığın uğradığı değişim.
Etiketler:Alev almak, asit, Atom, atomla ilgili, Billur cismi, çevre, Elektrik, Elektron, Elektronik, fizik, fizikçi, güneş, güneş ışığı, isli cam, kromatik, kuvars, Kuvvet, maden suyu, magnetik, magnetizma, Maxwell, Mıknatıs, nükleer uygulama, optik, optik cihaz, POLARMA, polarma düzlemi, prizma, saydam tabaka, zayıf kalmak
POLARMA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POLARMA hakkında >>
PERDAH
PERDAH hakkında diğer dizin sayfaları >>PERDAH
Özet:PERDAH i. (fars. perdâhten’den perdaht > perdah). Parlatma, parlaklık verme. || ■nâain hemen üstüne yapılan ikinci sakal Perdah etmek (veya vurmak), cilalamak patlatmak. Sakalı ikinci defa tıraş etmek: Saçını boyasa da, sinek kaydı traş etse de bel bükük, boyun bükük.
Etiketler:benzerlik, cilalama, eğer takımları, elmas, elmas tozu, hayvan, ışık saçar, kristal, kristal yapı, kumaş, Kuyumcu, makine, makine takımları, mermer, Metalürji, Parlatma, PERDAH, perdah makinesi, Sakalı olmayan, saydam tabaka, seramik, sinek, taklit etmek
PERDAH hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PERDAH hakkında >>
