ALEXANDER (Samuel)
ALEXANDER (Samuel) hakkında diğer dizin sayfaları >>ALEXANDER (Samuel)
Özet:ALEXANDER (Samuel), ingiliz filozofu (Avustralya’da Sydney 1859-Manchester 1938). 1893′ten 1924′e kadar Manchester Victoria üniversitesinde felsefe profesörü Mind dergisinde birçok makalesi çıktı;
Etiketler:ALEXANDER, dış ilişkiler, diyalektik maddecilik, felsefe eserleri, felsefe profesörü, ingiliz filozofu, iyi gelişmiş, Mind dergisi, rus filozofu, tabiat bakımı
ALEXANDER (Samuel) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ALEXANDER (Samuel) hakkında >>
AİNSWORTH (William Francis)
AİNSWORTH (William Francis) hakkında diğer dizin sayfaları >>AİNSWORTH (William Francis)
Özet:AİNSWORTH (William Francis), ingiliz tabiat bilgini ve gezgini (1807-1896); W. H. Ainsworth’ün yeğeni, Fırat çığırında ingiliz subayı Cherney tarafından yönetilen geziye katıldı (1835). Bu gezi sona erince ressam Th. Russell ile Doğu Anadolu’da ve Irak’ta araştırmalarına devam etti.
Etiketler:AİNSWORTH, Doğu Anadolu, ingiliz bilgini, ingiliz subayı, jeoloji, jeoloji yapı, orta çığırı, rus jeoloji, rus tabiat bilgini, tabiat bakımı, tabiat bilgini
AİNSWORTH (William Francis) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AİNSWORTH (William Francis) hakkında >>
AHMED EFENDİ Muid, Kazabadlı
AHMED EFENDİ Muid, Kazabadlı hakkında diğer dizin sayfaları >>AHMED EFENDİ Muid, Kazabadlı
Özet:AHMED EFENDİ Muid, Kazabadlı, osmanlı şeyhülislâmı (Tokat, ?-istanbul 1647). Tahsilini istanbul’da yaptı. Murad IV zamanında çeşitli memuriyetlerde bulundu. Şam, Mısır, Edirne kadılıklarına tayin edildi. Edirne kadılığından azledildikten sonra 1635′te İstanbul kadılığına getirildi.
Etiketler:AHMED EFENDİ Muid, Anadolu kazasker, Anadolu kazaskeri, Edirne kadılıkları, İstanbul kadılığı, Kadı çeşmesi, Kadılıklar, Kazabadlı, osmanlı şeyhülislâmı, tabiat bakımı
AHMED EFENDİ Muid, Kazabadlı hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: AHMED EFENDİ Muid, Kazabadlı hakkında >>
ATLAS (tel — lan)
ATLAS (tel — lan) hakkında diğer dizin sayfaları >>ATLAS (tel — lan)
Özet:ATLAS (tel — lan), Cezayir’de, Cezayir-Fas sınırından Annaba’ya kadar, 70-150 km genişlikte uzanan dağ sırası.
Etiketler:Atlas, Biban dağları, Biban sıra dağları, büyük ovalar, Cezayir, Cezayir ülkesi, çukur ova, dağ dizisi, dağ sırası, Konstantin ovaları, Şelif ovası, tabiat bakımı, Tel Atlasları, yüksek atlas
ATLAS (tel — lan) hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ATLAS (tel — lan) hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
ACI
ACI hakkında diğer dizin sayfaları >>ACI
Özet:ACI i. İç ve dış tesirlerin uzviyette meydana getirdiği rahatsızlık, sızı, sancı, ağrı: Acıdan kaskatı kesilmiş yüz..- (A. H. Tanpınar). O kadar hızlı vurdu ki, acıdan saatlerce kıvrandım. \ Mec. Uzvî sebeplere dayanmayan tesirler ve hâdiseler dolayısıyle duyulan rahatsızlık, üzüntü, keder, ıstırap: Eski acıları hatırlatmak, kapanmış yaraları deşmek doğru değil (B. Necatigil). Beyaz keten mendilinde sallanan ilk acı (O. V. Kanık).
Etiketler:ACI, acı duymak, Alçak gönüllü, Aristoteles, Atasözü, Bağrına basmak, Beyaz, boş hayat, çok kederli, deri tepkisi, Evlâtlar, evren ruhu, filozof, fizyoloji, Fizyolojik tesirler, görme, ıstırap, kanı dindirme, lezzet, musiki, Namık Kemal, objektif, Phaidon, savaş esirleri, soğan, sübjektif olay, tabiat bakımı, tasarım, tatlı, tepki yokluğu, yere yakın
ACI hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ACI hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RANT
RANT hakkında diğer dizin sayfaları >>RANT
Özet:RANT i. (fr. rente). İkt. Bir işe yatırılmış paranın veya kiraya verilmiş toprağın belirli bir süre içinde sağladığı gelir. || Şibih (veya yan) rant, arzla talep arasındaki kısa süreli bir uyuşmazlıktan doğan arz esneksizliğinin doğurduğu rant. (Yarı rant yeteri kadar ürün, alıcı, işçi olmadığı zaman meydana gelir.)
— ANSiKL. Alanı başlangıçta dar olan rant kavramı genişlemekten geri kalmadı. Ricardo’dan (1772 – 1823) önceki yazarlar, rantla kirayı karıştırıyorlardı. Çiftlik kirası toprağın rantı, başka bir deyişle toprağın kullanımına ödenen ücretti. Toprak (gayrimenkul) rantı hakkındaki ünlü teoriyi Ricardo ortaya koydu. Ricardo, tarımda, azalan verim kanununa dayanıyordu ve ona göre en iyi topraklar en önce ekime ayrılıyordu. Ayrıca, tam rekabetin geçerli olduğu bir piyasada ürün belirli bir anda ve belirli bir ürün için, talebin karşılanması bakımından gerekli olan en az verimli toprakların en azından üretim maliyetine eşit, sadece bir tek fiyatın bulunabileceği ilkesini kabul etti.
Ricardo’nun iddiasına göre, verimsiz topraklara oranla üretim maliyetleri daha düşük olan en verimli topraklar, bir «rant» sağlayacaktır. Bu rant, tabiatın bir lutfu, bedavadan bir gelirdir; arz ve talebin genel şartlarının bir sonucudur. Fiyat teşekkülüne, üretim maliyetine girmez; verimli topraklara sahip olanların daha az verimli topraklar üzerindeki yüksek Clerden ötürü elde ettikleri bir kazançtır. Şu halde bu, diferansiyel bir gelirdir; duruma, şartların değişkenliğine bağlı ve bunu elde edenin gayretiyle ilişkisi bulunmayan bir fazlalıktır. Ricardo’ya göre, mal sahibi, «toprağın Öteden beri sahip bulunduğu ve ortadan kaldırılması imkânsız niteliklerinin» bir mükâfatı olarak bu rantı elde eder. Rant, ihtiyaçlara oranla, verimli toprakların azlığının sonucudur.
Ricardo’nun teorik analizi, rant fikrini iyice aydınlattı. Madem ki rant, arz ve talep hareketinin bir sonucudur; madem ki bir faktörün fiyatına oranla arzındaki esneksizlik (elastikiyetsizlik) durumuna bağlanabilir, o halde, tarım alanına has bir olay değildir ve gelir sağlanabilecek tüm alanlarda bu olaya rastlanabilir. Şu halde, rant kavramı, elastikiyetsizliğe bağlı bir gelir fazlalığı, bir fazladan kazanç gibi görünmektedir. Bu elastikiyet, toprak veya bir sanatçının yetenekleri gibi bazı faktörlerin az üretilebilirliğine bağlanabileceği gibi, belirli bir süre içinde arzın taleple uyuşmazlığına da tabi olabilir. Bu son durumda, az süreli bu rantlara «yarı rant» gözüyle bakılmıştır. Bunlar, üretim faktörlerinin geçici bir tam kullanma durumuyle ilişkili olabilir.
Etiketler:akıl azlığı, arz ve talep, asma türü, Aydın, Bedava, dava, diferansiyel denklem, gayrimenkul, maliyet, ödenen para, ödenen ücret, RANT, Sahibi bulunmayan, tabiat bakımı, taleb etmek, talep, Tarım piyasası, teori, üretim, üretim maliyeti
RANT hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RANT hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
PEYGAMBER
PEYGAMBER hakkında diğer dizin sayfaları >>PEYGAMBER
Özet:PEYGAMBER i. (fars. peyam veya peyğâm, haber ve -ber, getiren’den peyam-ber, peyğüm-ber). Tanrı’nın emirlerini bildiren kimse: Bizim vali bey eskiden gelseydi peygamber olurdu. (M.Ş.Esendal). Çakmakçılarda Yeni Han … «Yeni» dedimse Nuh peygamber zamanından kalma… (Kemal Tahir). [Eşanl. NEBİ. RESUL.] || özel olarak Hazret! Muhammed (bu anlamda, özel isimdir): Ey ulu Peygamberimiz nerdesin? / Dinle minaremde öten gür sesin (M.Â. Ersoy). / Teşm. yol. Tahmin veya rastlantı sonucu geleceği, olacakları haber veren kimse./ Yalancı peygamber, peygamberlik taslayan kimse.
— ÇEŞ. DEY. Allah’ın emri Peygamberin kavliyle. Bk. KAVİL. / Nuh der peygamber demez. Bk. DEMEK.
— ANSiKL. Din. Tanrı ile insanlar arasında habercilik ve elçilik görevlerini yapan kimselere değişik adlar verilir. Farsça’da «haber getiren» anlamında pey-amber (peygamber), Arapçada gene «haber ulaştıran» karşılığı nebi, «elçi» anlamına gelen resul kelimeleri kullanılır. Bu kavramlarla nitelenen kimselerin islâm dinine göre Tanrı tarafından özel olarak görevlendirilmeleri gerekir.
Kur’an’da peygamber kelimesinin karşılığı olarak nebi ve resul’ün yanında beşır (sevinçli haber getiren) [Bakara süresi, 119; Sebe suresi, 28; Fatir suresi, 24; Fussilet suresi, 4 v.d.] ve nezir (ihtar edici, korkutucu, uyarıcı) [Fatır suresi, 24; Maide suresi, 19; Hud suresi, 25; Sebe suresi, 44 v.d.] kelimeleri de kullanılır. Din deyimleri arasında nebi ve resul kavramları bazen birbirinden farklı anlamlarda kullanılır. Yeni bir şeriat ve yeni bir kitap getiren peygambere resul, yeni bir şeriat ve kitap getirmeyen, yalnız kendisinden önce gelen bir resulün bildirdiği şeriat kurallarını uygulayan ve kitabını bildiren kimselere de nebi adı verilir. İslâm inancına göre peygamberlerle öteki insanlar arasında maddî yaşayış bakımından bir ayrılık yoktur; bütün peygamberler de birer insandır (Enbiya suresi, 7-8). Onları öteki insanlardan ayıran şey daha çok Cebrail aracılığıyle kendilerine Tanrı tarafından gönderilen vahiy (bk. VAHİY) ve taşıdıkları bazı niteliklerdir. Bu nitelikler ismet (masum olmak ve günah işlememek), emanet (kendine güvenilir ve emin olmak), sıdk (doğru sözlü olmak, yalan söylememek), fetanet (akıllı ve anlayışlı olmak) ve tebliği şeriat’tır (Allah tarafından bildirilen şeriat hükümlerini ümmetlerine bildirmek). Kur’an’a göre her ümmete kendilerine doğru yolu göstermek ve Tanrı’nın buyruklarını bildirmek için bir peygamber gönderildi (Yunus suresi, 47). Fakat bu peygamberlerin hepsinin adları bildirilmedi. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin sayısı 25′tir: Âdem, Idris, Nuh, Hut, Salih, ibrahim, Lut, ismail, Ishak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Ilyas, Elyesa, Zulkifl, Yunus, Zekeriya, Yahya, Isa, Hz. Muhammed. Ayrıca Kur’an’da adı geçen Lokman, Zülkarneyn ve üzeyr’in peygamber oldukları kesin olarak bildirilmediğinden bunların peygamber veya veli sayılmaları konusunda görüş ayrılığı vardır. Kur’an birçok peygamberin kendilerine inanmayan kimseleri ikna etmek için Allah’ın kudreti ve izniyle tabiatüstü başarılar gösterdiklerini bildirir ve örnekler verir (bk. MUCİZE).
islâm inancına göre Allah bazı peygamberlerine emirlerini bir kitapla bildirdi. Peygamberlerden Davud’a Zebur, Musa’ya Tevrat, isa’ya incil ve Hz. Muhammed’e de Kur’an-ı Kerim adlı kitaplar indirildi. Bu kitapların dışında, bazı peygamberlere de Allah, emirlerini sayısı değişen sayfalarla (suhuf) bildirdi. Âdem’e 10, Şife 50, Idris’e 30, ibrahim’e 10 sayfa gönderildi. Bütün peygamberlerin tanrı katında ayrı ayrı dereceleri vardır, islâm dinine göre bunların en yücesi (ekmel) Hz. Muhammed’dir. ilk peygamber Âdem, son peygamber ise Hz. Muhammed’dir. Ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
♦ Peygamberan çoğl. i. Esk. Peygamberler.
♦ Peygamberane zf. Esk. Peygambere yakışır tarzda.
♦ Peygamberi i. Esk. Peygamberlik. Sıf. Peygamberle ilgili. (M)
Etiketler:Arapça, Çok anlayışlı, Davud, dini ayrılık, Farsça, Hz. İsa, Hz. Muhammed, insan, islâm peygamberi, kitap, Kur'an-ı Kerim, Lût peygamber, masum olmak, Musa peygamber, PEYAM, PEYGAM, peygamber, tabiat bakımı, tanrı, Yusuf suresi
PEYGAMBER hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEYGAMBER hakkında >>
