ALİVRE
ALİVRE hakkında diğer dizin sayfaları >>ALİVRE
Özet:ALİVRE sıf. (fr. â ve livrer, teslim etmek). Mahsul henüz tarladayken ve yetiştiği zaman teslim edilmek üzere önceden pey verilerek yapılan satış.
Etiketler:ALİVRE, satış mukavelesi, teslim etmek, Yapılan satış
ALİVRE hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: ALİVRE hakkında >>
SANAYİDE iktisadî faaliyetlerde sanayinin yeri
SANAYİDE iktisadî faaliyetlerde sanayinin yeri hakkında diğer dizin sayfaları >>SANAYİDE iktisadî faaliyetlerde sanayinin yeri
Özet:SANAYİDE iktisadî faaliyetlerde sanayinin yeri
Etiketler:çelik, çelik sanayii, çelik üretimi, Demir sanayii, demir-çelik, Elektrik, elektrik enerjisi, elektrik tüketimi, elektrik üretimi, gaz üretimi, iktisadî faaliyetler, İlkel tarım metotları, kauçuk, Kok kömürü, kömür, kumaş, kumaş sanayii, latin medeniyeti, levha, maden kömürü, Mali yönetimi, Metalürji, metalürji sanayii, otomobil, Otomobil sanayii, Petrol üretimi, SANAYİ, sınaî faaliyet, üretim, Yapılan satış
SANAYİDE iktisadî faaliyetlerde sanayinin yeri hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SANAYİDE iktisadî faaliyetlerde sanayinin yeri hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
SAFKA
SAFKA hakkında diğer dizin sayfaları >>SAFKA
Özet:SAFKA i. (ar. safha). Huk. Esk. Bey (satış) akdinde tarafların uyuşmaları sonucu ellerini birbirine vurarak el sıkışmaları. (Bu hareket, alım satım akdinin yapıldığını gösterdiği için, zamanla bey akdine de safka denildi.) || Yapılan satış. || Safkai vahide, pazarlık sonucunda satıcı ile alıcının anlaşarak el sıkışması. (M)
Etiketler:SAFHA, SAFKA, Yapılan satış
SAFKA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: SAFKA hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RÜSUM
RÜSUM hakkında diğer dizin sayfaları >>RÜSUM
Özet:RÜSUM çoğl. i. (ar. resm’den rüsüm). Vergiler: Kapitülasyonların ve gümrük rüsumunu tezyit mecburiyetinin borçlarımızı ödeyemeyeceğimize sebep olacağını irae ve ispat ederek… (Atatürk). || Esk. Usuller, kurallar: Bilir hâki Stanbul’dur rüsum-i şive vü nazı (Nabi).
— Huk. Bk. RESİM.
Etiketler:akla aykırı, alınan vergi, arap emîri, aykırı hareket, Balık avlama, Ceza işleri, ferman, Gümrük idaresi, hayvanlar, kuşlar, Osmanlı devleti, rus devleti, RÜSUM, şarap, Tanzimat, temsilciler, Tilki, toprak sahipleri, türk emiri, yabancı ortak, Yapılan satış
RÜSUM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RÜSUM hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
RESMÎ
RESMÎ hakkında diğer dizin sayfaları >>RESMÎ
Özet:RESMÎ sıf. (ar. resm’den resmî). Kaynağını hükümetten veya yetkili yerden alan: Çünkü resmî makam ve sıfatım buna mani oluyordu (Atatürk).
Etiketler:açık arttırma, Ağrı, Atatürk, Borç, Cetvel, dava, Devlet, devlet memuru, gayrimenkul, Hüküm, hükümet, iflâs, ihtiyar, İkametgâh, ince kum, Irak, izin almak, Karışık olmayan, Kural dışı yapılmış, mahkeme, miras kalan, pazar yeri, resim, RESMÎ, resmî olma, Sahte para, Sakin olma hali, senet, sulh hâkimi, şüphe bildirir, tahsil, talep, teminat, türkçe, Türkiye, üniforma, vasiyetname, Yapılan satış, Yetkili, zarara uğrama
RESMÎ hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: RESMÎ hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
REKLAM
REKLAM hakkında diğer dizin sayfaları >>REKLAM
Özet:REKLAM i. (fr. reclame). Ticarî, sınaî v.b. bir kuruluşu tanıtmak veya herhangi bir malın satışını artırmak amacıyle kullanılan çeşitli yolların genel adı: Bu yazılar «Akbaba» için ayrı bir reklam olur, inan bana! (Y. Z. Ortaç).
Etiketler:akım üretici, âlet, Almanya, Anka kuşu, basın ajansları, belçika, besin ürünleri, Britanya, dava, deterjan, devlet hizmetleri, donanım işini yapan, duru temiz, Elçi, Elektrik, gazete, görevli, günlük gazeteler, haber, Haber ajansı, Hollanda, İkinci Dünya savaşı, iktisadî faaliyetler, İsveç, İsviçre, kolektif, Lyon, mekân adları, meslek hizmetleri, Metalürji, Millî Savunma, mistik görüş, modern reklam, ölçmek için kullanılan, otomobil, parfüm, PERAKENDE, PROFESYONEL, PROPAGANDA, Psikoloji, radyo, radyo yayın, reklam, resmî anıtlar, resmî olma, Rol dağıtmak, sigorta, Sınai kimya, sinema, talep, tarak, televizyon, Temiz kimseler, Temizlik, ticarî marka, Toplum, Türkiye, Ural dağı, üretim, uzun elbise, uzman, var olmama, Yabancı ajanslar, Yapılan satış, yürütme, Yüz gösteren
REKLAM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REKLAM hakkında >>
REKABET veya RAKABET
REKABET veya RAKABET hakkında diğer dizin sayfaları >>REKABET veya RAKABET
Özet:REKABET veya RAKABET i. (ar. rakb’dan rekabet). Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme: Kendi güzelliğine, zekâ ve tecrübesine güvendiği için, etrafına topladığı kızların ve kadınların rekabetinden korkmuyordu (Vâ-Nû).
Etiketler:Akıcı olma, akla aykırı, arz ve talep, asma türü, bahçe, Berlin, bitkide gelişme, bitkiler, Borç, çalışma analizleri, Can çekişme, canlılar, damla, demir, eğilim gösterme, ek sözleşme, ekonomi, Elçi, Gözetleme yeri, gözlem, Güzel bahçe, Güzelliğin Analizi, Hüküm, iktisat, ince kum, işle meşgul, kara Samsun, Kıskançlık, kışkırtma hareketi, Korku, kötüye kullanılma, meşgul etmek, RAKABE, REKABET veya RAKABET, reklam, reşit olmayan, resmî olma, Samsun, satış anlaşması, satış sözleşmesi, Şirket sözleşmesi, SOYUT, sözleşme şartları, talep, temin etmek, teminat, teori, ticaret, üretim, Yapılan satış, yaşama, Yetişkin, yolu izleyen, yükselme hareketi
REKABET veya RAKABET hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: REKABET veya RAKABET hakkında >>
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
Reform
Reform hakkında diğer dizin sayfaları >>Reform
Özet:Reform, XVI. y.da Avrupa’nın büyük bir bölümünü papaların hâkimiyetinden çıkaran ve protestan kiliselerinin kurulmasına yol açan dinî hareket.
Etiketler:alman rahibi, Almanca, Almanya, Amsterdam, Anglikan kilisesi, anglikan mezhebi, Aragon, asma türü, Augsburg, Avrupa parlamentosu, Avusturya, Basel, Brüksel, burjuva, Cambridge, Cambridge üniversitesi, Çay özü, çene bağı, Cenevre, Ceza işleri, Clemens akademisi, çocuk olma hali, Cumhuriyetçi, Danimarka, Devletin kurulması, devrimci, diyet, doktrin, Dominiken, Edward, elik açma, engizisyon hakimi, fransız fransa, Fransızca, Fransa, Friedrich, Genç Romalılar, Geri dönme, Güney İskoçya, haçlı seferi, Hagenau, halk toplulukları, hıristiyan sapkınları, Hollanda, hükümet, ihtilâl, ilâhiyatçı, imzalanan antlaşma, ingiliz askeri, ingiltere, inka imparatoru, inkâr eden, ırmak, İskandinavya, İskoç, İskoçya, İskoçya kralı, İskoçya kraliçesi, ısrar eden, İsveç, İsviçre, katolik İspanya, Katolik kilisesi, kilise adamları, Kişisel, konuşma dili, Kraliçe, Krallık, krallık otoritesi, kurban edilme, Kurtuluş savaşı, Kutsal, Kutsal kimse, Leipzig, liberal, Louis, Lyon, Macaristan, Marburg üniversitesi, Martin, Millî Savunma, monarşi, Norveç, Norveç hükümeti, öğrenci, Ölüme bağlı, oşanma, Papalık, paris fransa, parlamento, Paulus, Paris, Piskoposluk, Polonya kralı, Polonya kraliçesi, polonya seferi, PROPAGANDA, PROTESTANLIK, rahip, Rahip okulu, REFAKAT, Reform sonucu, reformcu, REN NEHRİ, resim uzmanı, resimler, resmî olma, Roma eyaletleri, Roma hâkimiyeti, Roma imparator, roma italya, Rum imparatorluğu, Sadık olmayan, Saksonya, Saksonyalı, saksonyalı kilise, saltanat mücadelesi, san pietro kilisesi, Savoia kraliçesi, seçim mücadelesi, şehir yönetimi, Sen nehri, Serbest dönme, Şia mezhebi, silâh, silâh gücü, siyasi memur, Şövalye, Strassburg, terk etme, teşkilât, Wittenberg, yana dönme hareketleri, Yapılan satış, yönetim bölgesi, Yüz çevirme
Reform hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Reform hakkında >>
PUL
PUL hakkında diğer dizin sayfaları >>PUL
Özet:PUL i. Eskiden kullanılan akçeden küçük madenî para: Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul (N. F. Kısakürek). Gerçi ne parası, ne pulu, ne malı, ne mülkü var
(N. Araz).
— ÇEŞ.DEY. Bir pul etmemek, değersiz olmak. || Bir pula satmak, hiç önem vermemek, (birine karşı) sadakatsiz davranmak: Ben senin âşıkınım / Bir pula satma beni (Halk türküsü). || Para pul. Bk. PARA.
— Bot. üzerinde bulunduğu organa sımsıkı yapışık, şekil ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Bk. ANSiKL.
— Böcekbil. Çiftkanatlı böceklerde kaşıkçık. || Diviklerde düşen kanatın yerinde kalan çotuk. || Kelebeklerde ufacık bir sivri nokta ile kanatların derisine tutunan çok küçük plak. (Kelebeklerin kanadında sürekli olarak «toz» görünüşünde yer alan ve onlara gerek yansıma yoluyle [kimyasal renkler], gerek ışığın enterferans oyunlarıyle [fizik renkler] çeşitli renkler veren ve renklere parlaklık kazandıran kısımlar, bu pullardır.)
— Huk. Pul sahtekârlığı, devlet tarafından çıkartılan kıymetli evrakın bir türü olan pulun, yetkili olmayan kişilerce basılması. (Resmî evrakta sahtekârlık suçu sayılır. [Bk. sahtekârlık.])
— înş. Çatı kaplama işlerinde madenî örtü elemanıyle çivi başı arasına konan küçük boyutlu çinko veya bakır parçası.
— Mim. üst üste konmuş, düz veya hafif kabarık dairesel küçük plakalardan meydana gelen süsleme.
— Oyun. Tavla oyununda kullanılan yuvarlak küçük levha.
— Pulc. PTT idaresi tarafından, postanın alacağı ücretleri göstermek üzere çıkarılan basılı kâğıt. (POSTA pulu da denir.) [Bk. ANSiKL.] || Damga pulu. Bk. DAMGA.
— Saatçilik. Bir mihvere desteklik etmesi için, bir kol veya duvar saatinin platinine perçinlenmiş pirinç parça.
— Sürüngenler bilimi. Bazı deniz kaplumbağalarının bağasını kaplayan ve çeşitli eşya yapımında kullanılan madde.
— Süs. santl. Ortası delik maden levhacık. (Bk. ANSIKL.) || Pul iğnesi, pulun deliğinden geçecek kadar küçük ve ince iğne.
— Teknol. Vida, cıvata v.b. şeylerin boynuna geçirilen ortası delik madenî levha.
— Terz. Bir kumaşın üzerine süs olarak dikilen küçük, yuvarlak, ince ve delikli, maden, jelatin, sedef v.b. parçası. (Bk. ANSiKL.) || Pul işlemek, bir kadın elbisesinin üzerine pullar işleyerek süslemek.
— Zool. Balıkların, sürüngenlerin ve bir kısım kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levha. Bk. ANSiKL.
— ANSiKL. Bot. Pul’lara köksaplarda, bazı asalak bitkilerin (canavarotu) yer üstü saplarında, soğanlarda, bileşikgillerin bürümlerinde rastlanır. Bunlar ya tomurcuklarda olduğu gibi koruyucu veya soğanlarda olduğu gibi besleyici bir görev yapabilir. Kozalaklıların meyve yapraklarına da pul denir.
— Pulc. Ortaçağdan beri, yolların güvensizliği yüzünden, ağırlık ve mesafeye göre hesaplanan gönderme ücretini mektubu alan kimsenin ödemesi âdet olmuştu. Ama bu ödeme şekli dağıtım işini güçleştiriyordu. Kendisine bir şey gönderilen kimseye kabul etmemek hakkının tanınması da mektuplaşanların birtakım hilelere başvurmalarına yol açıyordu (adres üzerinde belirli değişiklikler yaparak veya zarfın üzerine önceden kararlaştırılmış bazı işaretler koyarak parasız haberleşmeyi sağlamak gibi). Ayrıca, ücret tarifesinin yüksekliği dolayısıyle gizli yapılan mektup ulaştırma işleri de büyükçe bir para kaybına sebep oluyordu. Buna karşı ilk defa, 8 ağustos 1653′te Paris’te petite poste’un kuruluşu sırasında, Paris parlamentosu danışmanı Renouard de Villayer bir çare bularak taşıma ücretinin önceden ödenmesi usulünü getirdi. Bu usule göre, gönderilmek istenen mektubun gönderme ücreti mektubun varışında alıcıdan değil de, mektup gönderildiği zaman mektubu gönderen kimse tarafından ödeniyor ve bu durum da bugünkü posta pullarının yerini tutan bir belgeyle mektubun üzerinde belirtiliyordu. Ancak, mektup gönderen kimsenin bu önceden ödeme işini postahanede yapması zorunluluğu bu usulün yaygınlaşmasını önledi. Bu durumu önlemenin tek yolu, ücret tarifesini hafifletmek ve sadeleştirmek (ücret değişikliklerini mektubun ağırlığına göre değil de gideceği yere göre uygulamak), ayrıca ödeme muamelesini elden geldiğince basitleştirmekti. İsveç’te De Treffenberg (1823), İngiltere’de Charles Knight (1834) ve Charles Whiting (1837-1838), Fransa’da da Piron (1838) ile Grasset (1839) bunun için, basılı veya üzeri damgalı kâğıt veya zarflar kullanmayı tasarladılar. 1819-1836 Arasında, bu sistem özellikle, gönderme işlerini tekelinde bulunduran Sardunya krallığı tarafından bile kullanıldı. Bu ülkedeki posta idaresi, yazışmaların ulaşımını tekelinde bulundurarak, özel ulaklarla gönderdiği mektuplar için bir çeşit mektup kâğıdı satıyordu. İngiliz James Chalmers’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838). Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışmadan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840′tan itibaren İngiltere’de kullanılmağa başlandı (10 ocakta bütün İngiltere toprakları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 mayısta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı), ücretin peşin ödendiğini gösteren bir belge olduğu için de, 28 ağustos 1848′den itibaren, Posta idaresi genel müdürü Etienne Arago’nun isteği üzerine, posta pulu usulünü Fransa da kabul etti. Oysa Fransa’da bu yenilik, daha önceleri, ücret indirimleri dolayısıyle hazinenin zorunlu olarak kayba uğrayacağı gerekçesiye birkaç kere reddedilmişti. 1 Ocak 1849′da Fransa’da posta ücretleri yeniden düzenlendi.
Etiketler:alıp satma işi, altı köşeli, Anka kuşu, Ankara, Antil adaları, Arles krallığı, asalak böcek, asma yaprakları, Atatürk, Atma tarzı, Avrupa parlamentosu, Bakır, basılacak yer, basılan tahta, Basınç, besleyici madde, Bileşikgiller, Birinci Dünya savaşı, bitkiler, böcek, böcekler grubu, boynuz, canavarotu, Charles, çift kanadı olan, çinko, çocuk oyunu, daire parçası, dantel, dar kanatlı kuş, davul derisi, Değersiz, delik açma, demir, Demiryolu, deniz kuşu, denizci, derisi pullu, desen çıkarma, desen kâğıdı, dikdörtgen, dikilen taşlar, dış asalak, duvar kaplama, Edirne, eksik bir yanı olan, eleman, emir kâğıdı, fırça izi, fizik, geometri, geometrik, görev dağıtımı, Gövdesi dik, Göz kapağı, güzel kelebekler, halk oyunu, Hava kuvvetleri, hayvan, Hile yaparak, hükümet, ihtiyacı olmayan, ilgili olmayan, İmparatorluk dönemi, ince kemik, ingiliz kadın, işini sağlam tutan, iskelet, İstiklâl, İsveç, İznik, jelatin, kadife, kağıt, kahve, kahverengi, Kalay, Kaplumbağa, kaplumbağa türü, kelebek, kemik, kemikli balık, kertenkele, kimyasal, köpek, Kozalak, küçük kutu, küçük uzantı, kumaş, kürek, Kurtuluş, kuşlar, Kuvvet, latin, Londra, Lozan, Madagaskar, Madalya, makine, memeli, Meşrutiyet, meyve, meyve çeşidi, Meyve veren, Nar çiçeği, Ortaçağ, Osmaniye, Osmanlı devleti, paket, Paris, paris fransa, Parlaklık, parlamento, pirinç, Portekiz, POSTA, Posta birliği, posta kutusu, POSTAHANE, PUDRA, PUL, pulkanatlılar, resim, resimler, Rönesans, Sadeleştirmek, Sahte para, Sedef otu, sinir yolları, sivri kanatlı kuş, soğan, sulh hâkimi, süsleme, süslemek, süslenmiş, taahhütlü eşya, tahta kürek, tahta levhacık, tarih bilimi, tarihi belge, timsah, tiyatro, tomurcuk, Tuna, Türkiye, Türkiye Büyük Millet meclisi, türkü, Tütün, Uzakdoğu, uzun elbise, Vergilius, Viyana, yanar döner parçalar, Yapılan satış, yapışık, yaprak, yelpaze, yeşil renkli, Yıldız, yuva tutan, Yüz sürme, zamk gibi, zooloji
PUL hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PUL hakkında >>
Forex ve Döviz Piyasaları
Forex ve Döviz Piyasaları hakkında diğer dizin sayfaları >>Forex ve Döviz Piyasaları
Özet:Döviz piyasaları
Yatırım, hedging, spekülasyon amacıyla yapılan hareketlerin gerçekleştiği döviz piyasaları 24 saat açıktır. Açılış Sidney ve Tokyo’da olur, Hong Kong ve Singapur, Bahreyn ile sürer Avrupa piyasalarına geçer. Frankfurt, Zürih, Londra’dan New York, Chicago piyasalarına ve Los Angeles ve San Fransisco’ya devam eder. İşlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazladır. İşlemlerde ağırlık Amerikan doları ve Alman markı, Amerikan doları ve yen üzerindedir. Günlük işlem hacmi, milyar dolar temelinde en fazla İngiltere, ABD, Japonya, Singapur’dadır.
Etiketler:Açı birimi, Ağırlık sistemi, alman parası, antlaşma, ARBİTRAJ, arz ve talep, belçika, Borç, Çay özü, Ceza işleri, Chicago, Coğrafya, Dalgalanma, devletçe satılma, döviz, düşünme yöntemi, düşünmek, edib olma, eğitim, ekonomi, Elektron, Elektronik, fizik, forex, Frankfurt, Fransızca, Gelecek günler, Gelecek zaman, haber, hazine bonoları, Hong Kong, hükümet, ihtiyacı olmayan, iktisadî gelirler, iktisat, ilgili olmayan, İngiliz altını, İngilizce, kağıt, kambiyo, kapalı olmayan, Kuzey Amerika, Londra, Lozan, Maliye bakanlığı, maliye işleri, Merkez bankaları, Merkez bankası, müsteşar, Orman genel müdürlüğü, para birimi, Paris, PERFORMANS, periyodik değişme, PROFESYONEL, Saat ticareti, senet, Singapur, sınırsız, tarihi belge, Telefon, teminat, Teminat karşılığı, temsil yetkisi, ticaret, Tokyo hükümeti, Türk Ticaret kanunu, türkçe, Türkiye, Türkiye bankaları, Yapılan satış, yastık, yürütme, Yürütme yetkisi
Forex ve Döviz Piyasaları hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Forex ve Döviz Piyasaları hakkında >>
PRİM
PRİM hakkında diğer dizin sayfaları >>PRİM
Özet:PRİM i. (fr. prime). Huk. Sosyal Sigortalar kanununa bağlı olan işçilerin ve bunları çalıştıran işverenlerin Sosyal Sigortalar kurumuna ödemek zorunda oldukları ve ücretin belli bir yüzdesiyle ifade edien paralara verilen ad. (Sosyal sigorta primleri, ödenmesindeki zorunluluk sebebiyle özel sigorta primlerinden ayrılır. Bk. ANSiKL. ve SİGORTALAR, SOSYAL SİGORTALAR.)
— İkt. Bk. ANSiKL. || ihracat primi, yurt içinde üretilen bir malın veya maddenin dış ülkelere satışını kolaylaştırmak amacıle fiyatını düşürebilmek için, bu mal veya maddeyi üreten veya ihraç edenlere verilen para. Bk. ANSiKL.
— Spor. üstün bir randıman gösteren oyuncuları mükâfatlandırmak için verilen bir miktar para, armağan veya hediye.
— Tic. Primler cetveli, bir menkul kıymetin alıcı veya satıcısı olmasına göre, bir spekülatöre, elde edeceği kâr veya uğrayacağı zararı önceden gösteren cetvel.
— ANSiKL. Huk. Bugün sosyal sigorta prim’leri iş kazaları ve meslek hastalıkla-rıyle, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları karşılığı alınır. Sosyal sigortaların son gelişmelerinden biri olan «işsizlik sigortası» henüz Türkiye’de kabul edilmemiştir.
(Bk. İŞSİZLİK sigortası.) Prim oranlan ve bunlara işçiyle işverenin katılma payı, sigorta çeşidine göre değişir.Türkiye’de genel olarak uygulanan prim tarifesi için bk. Tablo.
Etiketler:aile, Borç, çocuk, döviz, hastalık, hastalık sigortası, hediye, hediye edilen, ihracat, ikramiye, itibar toplamak, komisyon, mahkeme, Oyun, para yardımları, PRİM, sigorta, sigorta, sosyal, Spor, Takdir etmek, teminat, Teminat karşılığı, Türkiye, ücret karşılığı, verilen teminat, Yapılan satış, Yaşlılık
PRİM hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PRİM hakkında >>
POMPA
POMPA hakkında diğer dizin sayfaları >>POMPA
Özet:POMPA i. (ital. k.). Bir akışkanı yükseltmeğe veya basmağa yarayan makine, / Bir kapta boşluk meydana getirmek için, o kaptaki havayı emmeğe yarayan âlet.
Bk. ANSiKL. Mekan, bölümü.
— Denizc. Bk. ANSiKL.
— Fiz. Molekül pompaları, civa buharlı pompalar. Bk. ANSiKL.
Etiketler:amonyak, aşınma, asit, asit fazlalığı, Ateşleme sistemi, ayar makinesi, azot, Azot hacmi, Basınç, benzin, Bisiklet, Ceviz, çevre, Deniz seviyesi, Deniz suyu, Denizaltı, dişli, el açıklığı, Elektrik, elektrik lambaları, elektrik motoru, Elektron, Emniyet, fotosel, gazların sıvı hali, Gemi, gerilim şebekesi, güneş, hareketli dans, hava pompası, Hindistan, hindistancevizi, ince çamur, ısı farkı ölçülür, ışınlı taş, kaba saba, Kanalın suyu, kaynağın suyu, kelebek, kömür, küçük saçak, Kumlar, kuru soğuk, Londra, maden suyu, makine, Makine sanayi, Makine yapımı, mekanik, Molekül, motosiklet, otomobil, PERAKENDE, POMPA, Sabit olma, SANTRİFÜJ, Sarnıç, sıcak su kaynağı, silindir, su buharı, Suların akması, tabanca, üstünlük, vantilatör, Yapılan satış, yolcu gemisi, yüksek sıcaklık
POMPA hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: POMPA hakkında >>
Polonya’dan Türkiye’ye İhracat
Polonya’dan Türkiye’ye İhracat hakkında diğer dizin sayfaları >>Polonya’dan Türkiye’ye İhracat
Özet:POLONYA’DA YABANCI YATIRIM ORANI:
“DEĞERLENDİRME”
Etiketler:akaryakıt gemileri, alıcı cihazları, Almanya, Ankara, aşınma, asit, besin ürünleri, boyacı, ceket, cumhuriyet, demir, Dış Ticaret, Dokuma, ekonomi, Elektrik, Elektron, Elektronik, elyaf, fazla büyümüş, fener, Fosfor, fotosel, Gemi, giyim eşyaları, gümrük birliği, ihracat, iktisat, istatistik, İstatistik enstitüsü, kağıt, Kazak cumhuriyeti, kimyasal, kömür, Kükürt, kumaş, Litvanya, Macaristan, makine, Merkez bankası, meyve, meyve üretimi, mineral, modernleşme, otomobil, pantolon, PERAKENDE, polimer, POLONYA HABERLEŞME, Potasyum, proje, rafineri, reçine, sabun, Sabun hali, sabun taşı, sentetik, sıradan, taze ot, Teknoloji, ticaret, Türkiye, Türkiye cumhuriyeti, Tütün, üretim, vatandaş, Yapılan satış
Polonya’dan Türkiye’ye İhracat hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Polonya’dan Türkiye’ye İhracat hakkında >>
Petrolün coğrafyası
Petrolün coğrafyası hakkında diğer dizin sayfaları >>Petrolün coğrafyası
Özet:Petrolün coğrafyası
Bilinen petrol rezervleri, özellikle büyük kömür rezervleriyle karşılaştırılınca çok azdır. Bununla birlikte, yeni petrol yataklarının bulunması, üretimden biraz daha hızlı bir tempoda gelişmektedir.
Etiketler:Abdülhamid, açılmış kuyu, Adana, Adıyaman, Afrika, Almanya, Amazon, Amazon bölgeleri, Anayasa, Antiller, Arabistan, araştırma enstitüsü, Avusturya, Aydın, Azerbaycan, Bakır, Bakır işletmeleri, BATI AVRUPA, Batman, benzin, besin ürünleri, Boğa, Borneo, Cezayir, cezayir sahrası, Coğrafya, demir atmış, deniz kanunu, deniz laboratuvarları, Dere, Diyarbakır, döviz, Elektrik, erimiş madde, fransız filosu, Gemi, Güney Cezayir, ham petrol, ihracat, iktisadî faaliyetler, ingiliz, ingiltere, işini sağlam tutan, İskender, Japonya, jeolog, Kaliforniya, keten, Keten sanayi, kimya sanayi, kömür, küçük saçak, kurt, Kuzey Amerika, laboratuvar, liman, Londra, maymun, meksika, Musul havzası, Ortadoğu Fransa, otomobil, Oyun, Panama, parafin, Pennsylvania, Petro, PETROKİMYA, Petrol, petrol kuyuları, petrol kuyusu, Petrol rezervleri, Petrol sanayii, Petrol üretimi, petrollü ürünler, Petrolün coğrafyası, protein, rafineri, S.S.C.B., Saç kıran, Saç maddesi', Silvan ilçesi, sosyal, Sosyalist, tarihi belge, Tetkik etmek, Texas devleti, ticaret, Ticaret filosu, Türk Ticaret kanunu, Türkiye, üretim, Uzakdoğu, uzman, Venezuela, Yapılan satış, Yuda dağı
Petrolün coğrafyası hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Petrolün coğrafyası hakkında >>
Petrol sanayii
Petrol sanayii hakkında diğer dizin sayfaları >>Petrol sanayii
Özet:Petrol sanayii
Yuda bitümü gibi petrol aflörmanları, Eskiçağdan beri, eczacılıkta veya kaba yağlamada kullanılmak için işletilmiştir. Daha XVIII. yy.da Rusya ve Alsace’ta petrol damıtıldığı halde, gerçek petrol sanayii 1859′da TitusvilleMe (Pennsylvania), Drake tarafından açılan ilk petrol kuyusuyle başladı. Teknik gelişmenin bunu izleyen büyük aşamaları şöyle sıralanabilir: 1860-1885, gazyağı devri; diğer damıtma ürünleri henüz uygulama alanına girmemiştir;
1885-1900, petrol yağlarının, sanayide ve evlerde yağlama yağı olarak kullanılan bitkisel yağların yerini alması;
1900-1914, benzin devri; otomobilin yaygınlaşması yeni petrol bölgelerinin bulunmasını ve işletilmesini gerektirdi; 1914-1930, sürekli damıtma, ısıl cracking işlemlerinin ortaya çıktığı, fuel’lerin kullanıldığı devir;
1930-1940, ısıl reforming ve eriticiyle işleme usullerinin uygulandığı devir; bu usuller ürünlerin kalitesini arttırmıştır.
1940′tan günümüze kadar, katalizörler yardımıyle rafinaj işleminin ve petrokimyanın doğması.
Petrol sanayiinin yüzyıllık tarihi, petrolden elde edilen işlenmiş ürün sayısının, kalite ve miktarı olarak sürekli bir artış gösterdiğini ortaya koyar; Batı Avrupa’da kişi başına yılda 500 kg petrol ürünü tüketildiği halde, A.B.D.’de bu miktar 2 500 kg’ı bulur.
• Araştırma ve arazinin incelenmesi. Petrol araştırmalarına yön veren tek kesin bilgi, petrolün yalnız tortul havzalarda bulunmasıdır. Petrol yatakları bakımından o güne kadar incelenmemiş bir arazide petrol aranacağı zaman, havzanın tortul yapısını belirleyebilmek için yüzeyin jeolojik durumunu dikkatle incelemek ve sızıntı olup olmadığını araştırmak gerekir; daha sonra yüzeyde ve toprak yüzeyine yakın yerlerde ya yerçekiminin veya tabiî magnetizmanın, ya da sunî olarak yaratılan esnek dalgaların ölçülmesini hedef tutan jeofizik araştırmalara başvurulur; çünkü bu büyüklükler toprak altındaki tabakaların yapısına göre değiştiğinden arazi hakkında bilgi verir. Magnetik metot ile kayaların mıknatıslanma özelliklerinde ve kalıcı mıknatıslanma değerlerinde meydana gelen değişikliklere bağlı olan yer magnetik alanının distorsiyonları kaydedilir. Tortul araziler genellikle magnetik olmadığı için, bu araştırma özellikle tabanın, eski yanardağ kayalarının incelenmesini sağlar. Uçakla yapılan magnetik alan ölçümleri, çok geniş bölgelerin rölövesinin çıkarılmasını ve önemli yapı aykırılıklarının tespit edilmesini sağlar. Bu araştırmalarda kullanılan uçağın altında, Yer’in magnetik alanının vektörüne göre otomatik olarak yönelen ve Yer magnetik alanının toplam şiddetini ölçen bir cihaz bulunur.
Yerçekimi metodu’yla, değişik yoğunluktaki tortul kayaların etkisiyle Yer’in çekim alanında meydana gelen değişimler ölçülür. Pratikte, yerçekimi ivmesinin g değerlerini birbiriyle karşılaştırmak yeterlidir; bu karşılaştırma «gravimetre» denen küçük bir burulma terazisiyle yapılır.
Sismik metot’ta, patlayıcı maddelerle yaratılan sunî dalga alanı meydana getirilir; bu alanın yayılması, toprak altındaki tabakaların esnekliğine bağlıdır. Toprak yüzeyine yerleştirilen detektörler, kırılarak (kayalar tarafından kırılan ve incelenen kayaların derinliğinden çok daha büyük mesafeleri aşarak geri dönen dalgalar) veya yansıyarak (sismograflar empülsiyon yayma bölgesine daha fazla yaklaştırıldığında, çeşitli tabakalar tarafından peş peşe yansıtılan dalgalar) geri dönen empülsiyonları kaydeder. Diğer bütün usuller arasında, yapı aykırılıklarının muhtemel konumu üzerine en fazla bilgi veren bu usuldür, fakat, araştırmanın en emin yolu yine de kuyu açmadır. Yalnız, maliyetinin çok yüksek olması (en ucuz kuyularda 50 000 ile 100 000 dolar, «wild-cat» tipi kuyular için 1 milyon dolar) jeofizik metotların daha çok kullanılmasına yol açar.
• Kuyu açma, kontrol ve üretime başlama. Petrol kuyuları, «matkap ucu» denilen bir âletin döndürülmesiyle «rotary» metoduna göre açılır; bu usul, darbeli sonda veya darbeli kuyu açma usulünün yerini tamamen almıştır. Matkap ucu, iç içe geçerek vidalanan sondaj çubuklarına bağlıdır; sonda çubuğu bir Dizel motoruyle veya ender olarak bir buhar makinesiye çalıştırılır. Bununla beraber, kuyu dibine indirilen döner bir cihaz da (elektrik motoru veya hidrolik türbin) matkabı döndürebilir. Türbinle kuyu açma denemeleri çok başarılı sonuçlar vermiş ve bu yeni usul S.S.C.B.’de oldukça yaygınlaşmıştır. Kullanılan metot ne olursa olsun, tahkimat borularının ve delgi çubuklarının kuyuya yerleştirilmesi için «derrick» denen bir kule gerekir. Yumuşak bir arazide âletin dönme hızı dakikada 500 devire çıkabilir ve saatte birkaç metre ilerler; fakat sert bir kayaya rastlandığı zaman hız dakikada 30 devire, ilerleme ise 15 sm’ye düşer ve matkap ucu birkaç saat içinde tamamen aşınabilir. Bu durumda, bütün boru dizisini, bocurgat ve makaralı palanga yardımıyle yukarıya çekerek matkap ucunu değiştirmek gerekir. Bu fırsattan yararlanarak, kuyunun içine, hem delme sırasında, hem de petrol fışkırdığı zaman kuyu çeperlerini destekleyecek bir boru sistemi döşenir ve çimentoyla sağlamlaştırılır. Bu boruların çapı kuyu dibine doğru küçülür ve kuyu açma işlemi gitgide daha küçük bir matkap ucuyle yürütülür; böylece kuyu, 200 m’ye kadar 38 sm, 1 200 m’ye kadar 28 sm, 2 000 m’ye kadar 20 sm, daha sonra da 15 sm çapında kademeli bir görünüş kazanır. Kuyu açma tekniğinde kaydedilen çok önemli bir gelişme de, kuyu dibine akıtılan sondaj çamurlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi olmuştur; bu çamurlar, kuyu içindeki kaya parçalarını dışarı atmağa ve petrol bulunduğu zaman, yatak basıncını dengeleyerek fışkırma tehlikesini azaltmağa yarar. Yoğunluğu ve başka özellikleri dikkatli bir şekilde incelenen çamur, pompalar yardimiyle, kuyu açma borularının içinden kuyu dibine gönderilir ve kuyu çeperiyle boru arasındaki halka şeklinde boşluktan yeryüzüne çıkar; burada toplanarak süzülür ve yeniden kuyuya gönderilir. Çamur içinden toplanan artıkların analizi, jeologa, kuyu açılan arazi hakkında fikir verir; fakat gerektiğinde incelemek için, özel bir matkap ucuyle araziden silindir şeklinde bir eşantiyon, «karot» kesilerek çıkarılabilir. Petrol arazileri okyanusların altında da uzanır ve denizde kuyu açma usulleri, son on yılda büyük bir hızla gelişmiştir; derrick ve bütün kuyu açma malzemesi bir sal üzerine veya su derin değilse, bir platform üzerine yerleştirilir. «Off shore» denen bu kuyu açma usulü tabiî ki karada yapılanları daha pahalıya mal olur; fakat petrol yataklarının, özellikle A.B.D.’dekilerin gitgide kuruması, petrolü karalardan çok açık denizlerde arama zorunluğunu doğurmuş pek yakında binlerce metre derinlikteki okyanuslarda kuyu açarak petrole rastlanacağı ümit edilmektedir.
Etiketler:A.B.D., Alkilasyon ürünü, asit, Asya, ayar makinesi, Aydın, azot, azotlu madde, Basınç, BATI AVRUPA, Bavyera, benzin, Bordeaux, boru hattı, Çabuk kırılan, çelik, çimento, Damıtma yerleri, demir, demir-çelik, Demiryolu, demiryolu malzemesi, Dere, dikkatli ol, doğa, donanım işini yapan, eczacı, elektrik motorları, elektrik motoru, fizik, fuel-oil, gazların bulunması, Gemi, ham petrol, hidrojen, hidrokarbon, ince çamur, İran, işini sağlam tutan, İsviçre, jeofizik araştırmaları, Jeoloji kürsü, Kafkas, Kafkasya, karton, katalizör, kimyasal, koku alma, Kükürt, kurşun, kuyu açma, laboratuvar, latin, liman, magnetik, magnetizma, makine, mobil, mürekkep, oksijen, Okyanus, otomobil, parafin, Patlama noktası, patlayıcı, patlayıcı madde, patlayıcı maddeler, Pennsylvania, PERO, Petro, PETROKİMYA, Petrol, petrol kuyuları, petrol kuyusu, Petrol sanayii, petrolün damıtılması, PİPE-LİNE, Platin yatağı, rafineri, Romanya, Rota değiştirmek, Rotterdam, Rusya, Saç kaplama, saklı tutmak, Sanayiin Yapısı, sıcak denizler, silindir, Sınai kimya, sülfür, Süt veren, tambur, tepkime sonucu, terazi, teşkilât, tıp araştırmaları, tortu, Tuna, tuzlu bölgeler, uçak motoru, uçak yakıtları, üretim, ürik asit, uzakta kalma, vagon, vektör, viskozite, yağ püskürtme tekniği, yağları damıtma, yanardağ, Yapılan satış, yoğunluk, Yuda dağı
Petrol sanayii hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: Petrol sanayii hakkında >>
PEŞİN
PEŞİN hakkında diğer dizin sayfaları >>PEŞİN
Özet:PEŞİN sıf. (fars. pîşîn). Bir alışverişte alışveriş yapıldığı anda ve alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen. (Zt. veresiye.)
Etiketler:alışveriş, Borç, iflâs, kefil olması, Kemalizm, PEŞİN, PEŞİNAT, sabah, semer vurma, Yapılan satış
PEŞİN hakkındaki tüm sayfalar için tıklayınız: PEŞİN hakkında >>

