<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.8.6" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Bilgi</title>
	<link>http://www.vik2.com</link>
	<description>Türkçe Ayrıntılı Ansiklopedik Açıklamalar, Resim, Video ve Dökümanları bulabileceğiniz site.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Mar 2010 11:06:55 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>BALABAN</title>
		<description><![CDATA[BALABAN, Ankara yöresinde bir dere ve ova adı: Balaban deresi, Elma dağının do­ğusunda, Haymana yaylasından doğarak güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda akar ve tabanı kuru bir düzlük olan Balaban ovası&#8217;-ndan geçerek Irmak istasyonu yakınında Kızılırmak&#8217;a dökülür, (M)
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/balaban-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BALABAN</title>
		<description><![CDATA[BALABAN. Esk. Germiter, Doğu Anadolu&#8217;nun Uzun yayla yöresinde Malatya ilinin Darende ilçesinde bucak merkezi köy; 1 474 nüf. 

Kayseri-Malatya yolu üzerinde, İlçe merkezinin 18 km güney doğusundadır.
— Bucağın 13 köyü ve 8 554 nüfusu vardır. (M)
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/balaban/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BALABAN veya BARABAN</title>
		<description><![CDATA[BALABAN veya BARABAN i. Hazer do­ğusu Türkmenleri arasında ve Çin Türkistanı&#8217;nın müslüman çalgı takımında gevrek sesli bir çeşit oda zurnacıgı. &#124;&#124; Büyük da­vul ve davul tokmağı. Bk. ansîkl. // Oynatı­lan ayı. &#124;&#124; Mec. İyi cüsseli insan veya hay­van.

— Dil. bil. Bu kelime bazı lügatlerde Bulgarcadan alınmış olarak gösterilmekte ise de Orta Asya&#8217;da davul anlamında kullanı­lan [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/balaban-veya-baraban/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BA&#8217;LABAKKİ (Leylâ)</title>
		<description><![CDATA[BA&#8217;LABAKKİ (Leylâ), arap diliyle yazan lübnanlı kadın yazar (Beyrut 1936). 

Gele­neklerine bağlı şiî bir aile içinde yetişti; romanlarında babaerkil aile sistemini şid­detle eleştirdi. Kadınların içinde yaşadığı şartları ve aile ilişkilerini, şaşırtıcı bir açık-sözlülükle ele alır: Yaşıyorum (1958); Ca­navar Tanrılar (1960). [L]
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/balabakki-leyla/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BÂLÂ</title>
		<description><![CDATA[BÂLÂ, İç Anadolu&#8217;da Ankara ilinin bir ilçe merkezi; Ankara&#8217;nın güneydoğusunda Ankara-Kırşehir kara yolu üzerinde, baş­kente 69 km uzaklıktadır; yüksl. 1 300 m; 3 646 nüf. 

İlçe XIX. yy. da daha çok göçebe yörüklerin yaşadığı topraklara Kafkasya göçmenleri yerleştirmek suretiyle ku­rulmuş, önce ilçe (kaza) merkezi Karaali köyünde iken, sonra Kartal dağı eteğindeki Kartal köyüne taşınmıştır. Kazaya [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bala-3/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BALA</title>
		<description><![CDATA[BALA i. (fars. bâlâ). Esk. Yüksek, yukarı, üst: Bâlâda bil ki mai semalar durur tehi (Ahmet Haşim). Meselâ «bâlâda muharrer-» diyemiyoruz, «yukarıda yazılan» demeliyiz (Z. Gökalp). &#124;&#124; Sıf. Yüksek, yüce: İnip melâik-i rahmet cihan-ı bâlâdan (M. Â. Er-soy).

— çeş. dey. Esk. Bâlâ-bülend, uzun boylu. &#124;&#124; Bâlâ-dest, eli üstün, galip gelen. &#124;&#124; Bâlâ-destî, üstünlük, zulüm. &#124;&#124; [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bala-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BÂL</title>
		<description><![CDATA[BÂL i. (ar. bal). Esk. Kalp, yürek, gönül, hatır: Bu bir ümiddir, teselli-i bâldir (Ab-dülhâk Hamid). Fakat hakikat-i aşkın samım-i bâlimde / Nasıl tecessüm eder, ey penâh-i ömrüm, bak (Tevfik Fikret). // Dik­kat, merak, // Durum, vaziyet.

— çeş. dey. Esk. Fârig-ül-bâl, endişesiz, kaygısız. // Ferih-ül-bâl, gönlü rahat. // Hâlis-ül-bâl, temiz kalpli, rahat yürekli. &#124;&#124; Mafil-bâl, [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bal-3/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKÜİ ABDÜRREŞİD</title>
		<description><![CDATA[BAKÜİ ABDÜRREŞİD, XIV. yy. islâm coğrafya bilgini. Telhis-ül-Âsâr fi Acayib-il-Aktar (Ülkelerin Bilinmeyen Tarafları hak­kındaki Kitapların Özeti) adlı arapça eseri, dünya ülkeleri ve bu arada türk ve rus ka­vimleri hakkında bilgi verir. Bu eser çeşit­li avrupa dillerine çevrildi, (M) 
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakui-abdurresid/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKÜ</title>
		<description><![CDATA[BAKÜ i. Kamboç kralının özel rahibi. Sarayda, kral için yapılan kutsallaştırma âyinlerine ve diğer çeşitli merasimlere baş­kanlık eder. (Eski brahmanlardan gelirler. 

Sayıları birkaç yüz aileyi geçmez. Hem hindu, hem de buddha dinine inanan Bakü&#8217;ler gerçek, dinî bir topluluk meydana ge­tirirler. Tayland sarayında da buna benzer merasim görevlileri [prahm] vardır.) [L]
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/baku-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ceviz Fidan Çeşitleri ve Ceviz Yetiştiriciği</title>
		<description><![CDATA[Ceviz Fidan Çeşitleri
YALOVA -1
Salkımda meyveler 1-2&#8242;li olup, kabuk orta kalınlıkta, az pürüzlü, oval şekilli bir çeşittir. Meyve ağırlığı 16 g, iç oranı % 49&#8242;dur. Yağ oranı % 70, protein oranı % 23 olup, kabuktan ayrılması kolaydır. Genellikle sahil ekolojilerinde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Kuru ve taze ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Erken çiçeklenir Yalova-4, Kaplan-86 ve Şebin [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/ceviz-fidan-cesitleri-ve-ceviz-yetistiricigi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKUTU&#8217;LAR</title>
		<description><![CDATA[BAKUTU&#8217;LAR, Kongo-Kinşasa&#8217;da, Ubangi kıyılarında yaşayan bantu halkı, (L)
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakutular/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ceviz</title>
		<description><![CDATA[CEVİZ  YETİŞTİRİCİLİĞİ
CEVİZ
Ceviz, Karpat dağlarından güneyden itibaren Doğu Avrupa ve Türkiye, Irak, İran&#8217;ın doğusundan ve Himalaya dağlarının ötesinde kalan ülkeleri içeren geniş bir alanın tabii bitkisidir.Ülkemizin de hemen hemen her bölgesinde yetişebilmektedir. Son yıllarda aşılı ceviz fidanı üretiminin artmasıyla kapama ceviz bahçeleri sayısında artışlar olmuştur. Uygun iklim, yer–yöney ve uygun çeşitlerin seçilmesi halinde ceviz yetiştiriciliği [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/ceviz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKUN (Tell-i)</title>
		<description><![CDATA[BAKUN (Tell-i), Persepolis harabeleri ya­kınında höyük. Burada geometrik bezekli, basit hayvan ve insan tasvirleriyle süslü, boyalı çanak-çömlekler ele geçirilmiştir. İran prehistoryasında önemli bir mevkii vardır, (LM)
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakun-tell-i/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKUMA</title>
		<description><![CDATA[BAKUMA, Orta Afrika cumhuriyetinde (M&#8217;Bomu bölgesi) yer. 

Kahve işletmeleri. Pamuk ayıklama. Halatcılık (sisal). 1966&#8242;da bu bölgede önemli uranyum yatakları bu­lundu, ama yataklardaki madenleşmenin yapısı fosfatlı olduğundan işletme yönünden Önemli güçlüklerle karşılaşıldı, (L)
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakuma/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKULİT</title>
		<description><![CDATA[BAKULİT i. (lat. baculus, küçük değ­nek). Ammonitler grubundan, kavkısı ta­mamen kıvrımsız, düz ve sivri, kafadanbacaklı fosil yumuşakça. (Bakulites&#8217;ler özel­likle tebeşir çağı üst tabakalarında çok bu­lunur.) [L]
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakulit/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BALA</title>
		<description><![CDATA[BALA i. (esk. türk. «kuş yavrusu»). Çocuk, yavru. &#124;&#124; Hayvan yavrusu. // Küçük, ufak, palaz.

— dey. Tatar balası (tatar çocuğu). Kuzey veya Doğu Türklerinin çocuklarına lâtife yollu söylenir.
— Dil bil. Bala, «çocuk» anlamında, özel­likle Doğu Anadolu ağızlarıyle azerî şive­sinde kullanılır.
♦ Balalı i. Folk. Balalı ceylan, Kars ve dolaylarında oynanan bir halk dansı. // Ba­lalı tavuk. [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bala/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BÂL</title>
		<description><![CDATA[BÂL i. (fars. böl). Esk. Kanat: Uçar bûl-i hayal açmış hakikatler semasında (Tevfik Fikret). &#124;&#124; Kol. &#124;&#124; Boy bos. // Üst kısım.

— çeş. dey. Esk. Bâl-güşa (veya bâl-küşa), kanat açan, uçan.&#124;&#124; Bâl-şikeste (veya şikestebât), kanadı kırık, çalışmaz hale gelmiş. &#124;&#124; Bâl ü per, kanat. &#124;&#124; Bâl-zen, kanat vuran, uçan.&#124;&#124; Kavi-bâl, kolu kanadı kuvvetli, &#124;&#124; Küşade-bâl, [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bal-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAL</title>
		<description><![CDATA[BAL i. Bazı böceklerin, özellikle halan­larının balözü dolu kursaklarında oluşan koyu şurup kıvamında şekerli madde (arı­lar bu maddeyi petek gözlerine yığarlar): Arı bal yapar, fakat balı izah edemez (N. F. Kısakürek). [Bk. ansİkl.] 

&#124;&#124; Çok olmuş meyvelerin (incir v.b.) kabuğundan sızan tatlısı. &#124;&#124; Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan ve yapışkan olan besi suyu. (Kedi balı da [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bal/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKUNTA&#8217;LAR</title>
		<description><![CDATA[BAKUNTA&#8217;LAR, Uganda&#8217;da yaşayan bantu kabilesi. Lunyoro dilini konuşurlar, (L)
]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakuntalar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BAKUNİN (Mihail Aleksandroviç)</title>
		<description><![CDATA[BAKUNİN (Mihail Aleksandroviç), rus anarşisti (Tver 1814-Bern 1876). Soylu aile­den yetişmiş topçu subayı. 

Ordudan istila etti, devrimci düşüncelerinden dolayı yur­dundan kaçarak Paris&#8217;e geldi; bu şehirde, Herzen, Marx ve Proudhon ile tanıştı (1842 -1847). Bütün devrimleri benimseyen Bakli­nin Paris, Prag (1848), Polonya (1863), Lyon ve Marsilya (1870) ayaklanmalarını doğru­dan doğruya veya dolaylı olarak destekledi. Düşüncelerinden ötürü [...]]]></description>
		<link>http://www.vik2.com/bakunin-mihail-aleksandrovic/</link>
			</item>
</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 2.335 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2010-03-18 15:07:55 -->
<!-- Compression = gzip -->