RUMENCE
RUMENCE ı. (rumen’den Rumence). Romanya’nın resmî ve edebî dili.
— ANSiKL. Leng Romanya’nın resmî ve ödebî dili olan Rumence Romanya’da yaşayan halkın büyük kısmı tarafından konuşulur. Bu dil roman dillerinin en doğuda olanıdır. Romanya’nın coğrafî yüzeyinde ortaya çıkan lehçe farkları önemli değildir. Tuna’nın kuzeyindeki bütün bölgelerde konuşulan ve dış lehçelerden farklı olan ağza Daçya Rumencesi denir.
Dış lehçeler ise şunlardır: 1. Arumence veya Makedonya Rumencesi, Özellikle Kuzey Yunanistan, Yugoslavya’nın güneyi, Bulgaristan ve Arnavutluk’ta 350 000 kişi tarafından konuşulur. Bu lehçenin morfolojisi ve söz dizimi, dildeki eski biçimleri muhafaza eder. XII. yy.dan itibaren Daçya Rumencesinden ayrılan bu lehçe, Halk Latincesinin özelliklerini orijinal bir şekilde geliştirmiş ve komşu halkarın konuştuğu Yunancadan, yapısında bozulmalar meydana gelecek ölçüde etkilenmemiştir;
2. Meglena Rumencesi, Selânik’in kuzeyinde, Vardar yakınında, Meglena vadisinde 15 000 kişi tarafından konuşulur. Bu lehçe, Makedonya Rumencesinin yapılaşmış değişik bir biçimidir;
3. istria Rumencesi, Doğu İstria’da, Opatija ile Labin arasında yaklaşık olarak 2 500 kişi tarafından konuşulur. Bu dil adacığı, komşu islav ve italyan ağızlarının etkisinde kalmıştır.
Trajanus’un M.S. II. yy.da aldığı Daçya’da, kalıntıları yazıt veya arkeoloji belgelerinden çok dilde yaşayan yüz yetmiş yıllık bir daçya-rumen medeniyeti, bu bölge 275′te Aurelianus tarafından boşaltılıncaya kadar yaşadı (barbar istilâları ülkeyi birçok kere alt üst etmişti). XIII. yy. sonuna doğru ilk siyasî yapılar (Eflak ve Moldavya) ortaya çıktıktan sonra tuna ülkelerinde morfoloji yapısı ve sözdizimi bakımından batı roman dillerine bütünüyle benzeyen bir ağzın belirmesi, roman varlığının devam ettiğini gösterdi.Bu ağzın kelime hazinesi islav dillerinin etkisinde kalmıştı ama dilin temel sistemleri (msl. zamir ve fiil sistemi) Latinceden farklılaşmamıştı. Daha sonra, çeşitli kaynaklardan gelen kelimeler Rumenceye girdi. Bu kelimelerin ortaya çıkışı ve kayboluşu tarihî değişikliklere bağlı kaldı. Meselâ XVIII. yy.da Türkler adına ülkeyi yöneten istanbullu rum prensler devrinde, Rumenceye bugün birçoğu unutulan sayısız yeni-yunanca kelime girdi.
Gene siyasî olaylara bağlı olarak, özellikle XIX. yy.da, rumence kelime hazinesinin oluşumunda fransız etkisinin oynadığı rol de önemlidir. Ayrıca, bir istatistik yapılacak olursa, Sırpça, Bulgarca, ruten dili, Lehçe, Macarca, Rusça ve Türkçeden gelme kelimelerin oranını da (bunlar, sayıları ve canlılıkları bakımından farklıdır) belirlemek gerekir. Bir dili sadece kelime hazinesine dayanarak nitelemek mümkün olsa bile bu karışıklık Rumence için büyük bir önem taşımaz. Çünkü yabancı unsurların oranı, bölgelere, toplumsal çevrelere, yazılı edebiyatta ise türlere ve işlenen konulara göre değişiklik gösterir.
Ayrıca dilin yapısı Latinceden gelen çoğul soneklerin etkisinde kalmamış ve islavca, yunanca, macarca menşeli bütün fiiller Latincenin zaman bildiren soneklerini almıştır. (Bu ekler öbür roman dillerine oranla Rumencede fonetik yönden Latinceye çok daha yakın bir biçimde muhafaza edilmiştir.) Rumence yazılmış ilk belgeler (bunlar kiril alfabesiyle yazılmıştır; çünkü bazı diyakritik işaretlerle tamamlanan latin alfabesi Romanya’da ancak 1860′tan sonra kesinlikle benimsenmişti) orijinal islav eserlerinden çevrilen dinî kitaplardır (XVI. yy.).
Romanya’da ilk basılan eserler de din kitaplarıdır (1544 Kateşizmi). Kısa süre sonra millî dilde tarih yazarlığı yaygınlaştı ve 1830′lardan sonra büyük ölçüde gelişen orijinal bir edebiyat ortaya çıktı. (Bk. ROMANYA.) Rumen edebiyatının iki büyük temsilcisi şair Alecsandri ve Eminescu’dur. Ama öteki yazarlar (bunlar arasında hikayeci Creanga, komedi yazarı Caragiale, romancı Rebreanu sayılabilir) rumen nesrini (bu nesir halk ağzının veya okumuşların edebî nesrinin şu veya bu ölçüde yansısıydı) ilgi çekici bir seviyeye ulaştırdılar. İki savaş arasında rumen edebiyatı çok verimli bir dönem yaşadı.
Bu dönemde rumen edebiyatında iki kaygının ağır bastığı görülür: dikkatli bir araştırma sayesinde rumen milletinin manevî değerlerini iyi tanımak ve bu değerleri çağın hümanizmi içine yerleştirmek. Dilin ortaya çıkardığı güçlük ve sağlam tercümelerin nispeten az olması, bugüne kadar, öteki roman dili edebiyatları arasında hak ettiği yeri alacak bir rumen edebiyatının gelişmesini engelledi. (L)
Kategori Bilgi | Yorumlar kapalı
17 Temmuz 2009 Tarihinde Saat 10:15 de sitemize eklenen bu döküman için Etiketler:Alfabe sistemi, Arkeoloji, arnavut, Arnavutluk, Arnavutluk halkı, batı edebiyatları, Bolu, Bulgaristan, Çay özü, dikkatli ol, eski slav alfabesi, Fonetik, Gelecek zaman, istatistik, italya halkı, İyi niyet, karışıklık, kelime hazinesi, komedi, latince, Makedonya, Milli Arkeoloji, millî edebiyatı, Roma devri, Roma Tarihi, Romanya, RUMEN, RUMENCE, sağlam tarafı, tanımak, tarihi belge, Türk alfabesi, türk edebiyatı, türk hikâye yazarı, Yunan alfabesi, Yunan klasik devri, Yunanca, Yunanistan, Yugoslavya
RUMENCE hakkında bilgi içeren tüm dizin yazıları için tıklayınız: RUMENCE hakkında >>
Yorum yap
Eğer yorum yapmak istiyorsanız aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

